GÜNDEM - 31 Aralık 2023 Pazar 22:09

Diyarbakır’da yeni yıl tedbirleri: 170 noktada 2 bin 527 personel sahada

A
A
A
Diyarbakır’da yeni yıl tedbirleri: 170 noktada 2 bin 527 personel sahada

Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, yeni yıl öncesi emniyet ve jandarma kontrol noktasında ziyarette bulunurken, 170 noktada 292 ekiple 2 bin 527 personelle sahada olduklarını söyledi.


Vali Ali İhsan Su, Diyarbakır-Şanlıurfa yolunda bulunan jandarma ve emniyetin kontrol noktasında ziyarette bulunarak, durdurulan araçlarda vatandaşların yeni yılını kutladı, ikramlarda bulunup hayırlı yolculuklarında dileklerinde bulundu.


Vali Su, daha sonra görevli personelle çorba ikramında bulundu.


Burada gazetecilere açıklamada bulunan Vali Ali İhsan Su, öncelikle herkesin yeni yılını tebrik ettiğini, 2024 yılının Diyarbakırlı vatandaşlara ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını cenabı haktan niyaz ettiğini dile getirdi.


“Biz de bugün vatandaşlarımızın huzur ve güveni için, geceyi de yine huzur ve güvenle geçirmeleri için tüm ekiplerimizle beraber tedbirlerimizi aldık” diyen Vali Su, şu anda emniyet ve jandarmanın kent genelinde 170 noktada 292 ekiple 2 bin 527 personelle sahada olduklarını ifade etti.


Bu çerçevede kontrolleri yaptıklarını aktaran Vali Su, şöyle konuştu:


“Vatandaşlarımızın huzur ve güveni için güvenlik güçlerimiz çalışmalarını sürdürüyor. Bir taraftan hem emniyet ve jandarmamız asayiş ve güvenlikle ilgili vatandaşlarımızın huzuru için çalışmalarını sürdürürken, diğer taraftan da sağlık birimlerimiz, DİSKİ idaremiz, elektrik idaresi, gaz idaresi, itfaiyemiz, bugün vatandaşlarımızın ihtiyaç duyabileceği konularda yardımcı olmak üzere ekiplerimiz hazır vaziyette.”


Bugün yılbaşı nedeniyle oluşabilecek yoğunluklar nedeniyle ek personel takviyesiyle ekiplerin nöbetlerini sürdürdüğünü kaydeden Vali Su, “İnşallah herhangi bir olumsuzluk olmaz. Bu vesileyle bir kez daha tüm vatandaşlarımızın, tüm Diyarbakırlı hemşerilerimizin yeni yılını tebrik ediyorum. 2024 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.


Vali Su’ya İl Jandarma Komutanı Tüm General Selçuk Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, komutanlar ve amirler eşlik etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.