EKONOMİ - 23 Şubat 2026 Pazartesi 14:17

DTSO’dan teşvik sistemleri açıklaması

A
A
A
DTSO’dan teşvik sistemleri açıklaması

DTSO’dan, teşvik sistemleri ile ilgili yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir" sözlerine yer verildi.


Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) tarafından, teşvik sistemleri ile ilgili açıklama yapıldı. Odadan yapılan açıklamada, ’’Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sistemi, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltma hedefini karşılamamış, aksine bu farkı daha da derinleştiren bir sonuç üretmiştir. Yatırım teşviklerinin sistemli biçimde uygulanmaya başlanması, ekonomide planlı döneme geçilen 1963 yılına dayanmaktadır. 1980 sonrası dönemde ise teşvik uygulamaları kapsamlı biçimde hayata geçirilmiş, bugüne kadar yaklaşık 16 farklı yasa, kararname ve Bakanlar Kurulu kararıyla uygulamalar defalarca revize edilmiştir. Farklı uygulamalar altında yürütülen tüm bu düzenlemelerin temel amacı, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak olmuştur. Ancak aradan geçen on yıllara rağmen bu hedefin gerçekleşmediği, aksine bölgesel eşitsizlikleri derinleştiği açıkça görülmektedir. 1998 yılında kişi başına geliri bin 500 doların altında olan 22 ili kapsayan 4325 sayılı Teşvik Yasası yürürlüğe girmiş, 2002’de çıkarılan 5084 sayılı yasa ile teşvik kapsamındaki il sayısı önce 36’ya, 2005’te yapılan genişletmeyle 49 il ve iki ilçeye çıkarılmıştır. 2009 yılında ise tüm iller dört bölgeye ayrılarak yeni bir teşvik sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Ancak 2009’daki ölçümlerde 1. ve 2. bölgelerde yer alan 24 il teşviklerden yüzde 67,8 oranında faydalanırken, geriye kalan 57 il ise yalnızca yüzde 32,2 oranında pay almıştır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verileri üzerinden yapılan ve 2004-2013 dönemini kapsayan çalışmalar da bu tabloyu teyit etmektedir. Teşvik belgeleri, yatırım tutarları ve istihdam verileri incelendiğinde, 1. ve 2. bölgelerde yer alan 21 kentin tüm başlıklarda yüzde 60’ın üzerinde pay aldığı, buna karşın 5. ve 6. Bölgelerdeki 29 kentin teşvik yatırımlarında yüzde 12-14 bandında kaldığı görülmektedir. Özellikle en az gelişmiş 16 ilin yer aldığı 6. bölge, yatırım desteklerinden yalnızca yüzde 5 civarında pay alabilmiştir."


Açıklamanın devamında, istihdam açısından bakıldığında, 6. bölge emek yoğun sektörler sıralanarak, şu ifadelere yer verildi:


’’Yüzde 23,22 oranında bir istihdam payı oluşturabilmiştir. Ancak hazır giyim gibi sektörlerde yatırımların yurt dışına kayması en fazla bu bölgeleri etkiledi. Bu durum bölgenin istihdam açısından sahip olduğu tek avantajlı konumu da kaybetmesine neden olacaktır. 30 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi de önceki uygulamalardan farklı bir sonuç üretmemiştir. Aksine açıklanan veriler, bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak yerine daha da derinleştirmiştir. Eylül ayında 6. Bölge yatırımları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15, 5. Bölge yatırımları ise yüzde 53,6 oranında azalırken, 1. bölge yatırımlarında yüzde 50,6, 2. bölge yatırımlarında ise yüzde 29,9 artış yaşanmıştır. Aynı ayda toplam yatırımların yüzde 65’i 1. ve 2. bölgelerde yoğunlaşmış, 5. ve 6. bölgelerin toplam payı yüzde 14,5’te kalmıştır. Ekim 2025 teşvik verileri de benzer bir tabloyu ortaya koymaktadır. 2024-2025 karşılaştırmasında 5. bölge yatırımları yüzde 66,8, 6. Bölge yatırımları ise yüzde 84,2 oranında gerilerken; buna karşın 1. bölgede yüzde 63,4, 2. bölgede ise yüzde 2,20 oranında artış yaşanmıştır. Mevcut teşvik uygulamaları, Türkiye’nin genel ekonomik büyümesine katkı sunmuş olabilir. Ancak bölgesel kalkınma ve bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesi açısından beklenen sonucu vermemiştir. Bu tablo, mevcut teşvik sisteminde ısrar edilmesi halinde farklı bir sonuç alınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Teşvik sisteminde esas amaç bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmaktır. Ancak bu sadece emek yoğun ve kırılgan sektörleri az gelişmiş bölgelere kaydırarak çözülecek bir sorun değildir. Bu bölgelerdeki yatırımcının mali yetersizliğini ve az gelişmişlik dezavantajlarını minimize edecek, bürokratik süreçlerin en aza indirgendiği kapsayıcı ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Rıza Perçin: "Fenerbahçe maçında hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Fenerbahçe maçı öncesinde tüm şehri tribünlere davet ederek, "Fenerbahçe maçında stadın tamamen dolması gerekiyor. Bu maçta hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" dedi. Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Kayseri deplasmanında alınan yenilgi nedeniyle üzüntülü bir süreçten geçtiklerini belirten Başkan Perçin, "Biletler satışa açılmadan bir kale arkasını rakip takıma vereceğimiz yönünde dedikodular çıkmaya başladı. Böyle söylentilerin ortaya çıkmasına anlam veremiyoruz. Biz bu maçtan puan ya da puanlar bekliyoruz ancak bu maçta hasılat da bekliyoruz. 33 bin kişilik stadımızın tamamen dolmasını istiyoruz. Şu anda kulübümüz mali açıdan zor durumda. Örneğin, bu sabah yapılandırma ile ilgili vergi dairesinden geldiler. Cuma gününe kadar 23 milyon TL yatırmamız gerekiyor ki yapılandırma devam edebilsin. Zaten personelimizin maaşlarını ve forma giyen futbolcularımızın hak edişlerini ödemekte zorlanırken bir de bunlarla uğraşıyoruz" diye konuştu. "Her kesimden destek istiyoruz" Fenerbahçe maçında futbolcuların sahada, taraftarların da tribünde gerekeni yapacağına inandığını belirten Rıza Perçin, "Biz taraftarımıza çok güveniyoruz. Hepimiz bir olursak bu maçın üstesinden geliriz. Ancak bugünden beni ve yöneticilerimizi aramaya başladılar. Maça ücretsiz girmek isteyen çok sayıda insan var. Bu süreçte herkesin taşın altına elini koymasını bekliyoruz. Futbolcularımız sahada elinden geleni yapacak. Biz de yönetim olarak kulübü ayakta tutmak için mücadele ediyoruz. Taraftarımız da Antalyaspor Passolig kartıyla bilet alarak tribünleri doldurmalı. Stadımız 33 bin kişilik ve tamamen dolmasını istiyoruz. Bu maç kulübün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sadece taraftarımızdan değil, her kesimden destek istiyoruz. Antalya’daki milletvekillerimizi ve bürokratlarımızı da şehrin takımına daha güçlü şekilde sahip çıkmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Giresun Giresun’da CHP’li Belediye Başkanı ve İl Genel Meclis üyesinin taciz skandallarına CHP’li vekilin tavrı şaşırttı Giresun’da bazı CHP’li siyasetçiler hakkında ortaya atılan taciz ve parti içi destek iddiaları hakkında kamuoyunda tartışma devam ediyor. Giresun’un Görele ilçesinde Belediye Başkanı Hasbi Dede ve CHP Giresun İl Genel Meclisi Üyesi Semin Aydın cinsel tacizle gündeme gelirken, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık’ın ise bu isimleri koruyup adeta siyasi kalkan olduğu iddiası kamuoyunda tepkilere neden oluyor. 2024 yılı Haziran ayı sonunda yaşandığı öne sürülen bir olayda, CHP Giresun İl Genel Meclisi Üyesi Semin Aydın’ın üç çocuk annesi bir kadına yönelik tacizde bulunduğu, olayın ardından kadının şikayetçi olduğu ve Aydın’ın gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı ileri sürüldü. Söz konusu iddialarda, Aydın’ın yargılama süreci sonunda 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığı da öne sürüldü. Yaşananlardan sonra parti içerisinde bazı partililerin istifasını istemesine rağmen, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin Aydın’a kefil olduğu ve partiden ihraç edilmesini engellediği iddia edildi. Hasbi Dede’nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yakınlığı nedeniyle sürecin parti içinde büyümeden kapatıldığı yönünde değerlendirmeler de yer aldı. Tacizciye kefil olan Başkan da taciz iddiasıyla gündeme geldi Taciz suçlamasıyla ceza alan CHP İl Genel Meclis Üyesi Semih Aydın’a kefil olan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin de bu defa çocuk tacizi iddiasıyla gündeme gelmesi infiale neden oldu. Önce sosyal medya üzerinden ardından ise whatsapp hesabı üzerinden yazışmaları nedeniyle Dede tutuklandı. CHP’li vekilden çifte standart Daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde çocuk istismarına karşı düzenlenen protestoların organizasyonunda yer alan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ise partisinde yaşananlara tavrı ise pes doğrusu dedirtti. Hatta Milletvekili Gezmiş’in, hakkında mahkeme kararı bulunmasına rağmen Semin Aydın ile siyasi çalışmalar yürüttüğü ileri sürüldü. Öte yandan, 2025 yılı Şubat ayında Aydın’ın CHP Genel Merkezi’nde ağırlandığı ve genel başkan tarafından kabul edildiği iddiaları da paylaşımlarda yer aldı. Konuya ilişkin CHP Genel Merkezi’nden resmi bir açıklama yapılmadı. CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya’nın ise Meclis kürsüsünde yaptığı bir konuşmada, "Siz gözünüzün önündeki istismarı görmüyorsanız, sessiz kalıyorsanız siz ne işe yarıyorsunuz" ifadelerini kullandığı belirtilerek, bu sözlerin o iddialarla ilişkilendirildiği görüldü. İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Semin Aydın’ın partisinden istifa ettiğini açıkladığı ileri sürüldü. Söz konusu iddialarla ilgili adli makamlar ve adı geçen kişiler tarafından yapılmış güncel ve kapsamlı bir resmi açıklama bulunmazken, gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.