ÇEVRE - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:27

Ergani’yi ihya edecek hazine, Makam Dağı yatırım bekliyor

A
A
A
Ergani’yi ihya edecek hazine, Makam Dağı yatırım bekliyor

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Hz. Zülkifl Peygamber (Aleyhisselam)in makamının adını alan ‘Makam Dağı’ndaki sorunlar vatandaşların tepkisine neden oluyor. Vatandaşlar, bölgenin turizme kazandırılması için yapılacak çalışmaların ciddi anlamda turist çekeceğini dile getirdi.


2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen ve öncesine göre bir nebze olsun iyileştirilen Makam Dağı’na, başta yol olmak üzere el atılmasını isteyen vatandaşlar, makam dışında yıkık bir manastır ve kayıp şehri de bünyesinde barındıran bölgeye yapılacak yatırım ile ilçeye ciddi ekonomik katkı sağlanacağını söyledi. Ergani ilçesine 5 kilometre mesafede bulunan, 1.515 metrelik rakımıyla ilçeye adeta tepeden kuş bakışı bakan seyir terası niteliğindeki Makam Dağı, Hz. Zülkifl Peygambere uzun yıllar yurt olmuş bir inanç merkezi.


Geçmişte araçla ulaşımın adeta imkansız olduğu Makam Dağı, 18 yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. Yoluna yer yer parke yaşı döşenen, tehlikeli kavşaklara beton bariyer konulan Makam Dağı’na ulaşım, zaman içerisinde hava şartlarının etkisi ile yaşanan bozulmalar yüzünden özellikle yaz ve kış aylarında oldukça güç hale geldi. Restorasyondan bir süre sonra Kur’an-ı Kerim’de de adı geçen Hz. Zülkifl Peygamber’in makamının bulunduğu bu yerin, bakılıp korunmasını isteyen çevre halkı, uzun yıllar önce yapılan restorasyon çalışmalarının ardından özellikle yolların yeniden bozulduğunu ve kullanılamaz hale geldiğini ifade etti.



"En önemli sorunumuz su olmaması"


İşletmeci Kadri Ayık, turizm işletme mezunu olduğunu söyledi. Ayık, Makam Dağı’nın en önemli sorunun su olduğunu belirtti. Suyu tankerlerle getirdiklerini, ancak oldukça dik ve dar olan yollarda zorlandıklarını ifade eden Ayık, "Sorunun yerinde halledilmesi gerekir. Bu işi bilenler, dağda bulunan sarnıçlardan yararlanılarak su sorununun çözülebileceğini söylüyorlar. Belediye destek verirse buraları gül bahçesine çeviririz’’ dedi.



"Seyir terası ve teleferik yapılması gerek"


Ergani ilçesinin kuş bakışı göründüğü ‘Makam Dağı’na yapılacak bir seyir terasının turizme ciddi katkı sağlayacağını da savunun Ayık, yol sorununa değinerek "Yaz aylarında burası kalabalık oluyor. Ancak yol dar ve çok dik olduğundan arabalar sürekli hararet yapıp arızalanıyor. Bu da ulaşımı aksatıyor. Ulaşım sorununu teleferik ile çözmek mümkün. Böyle bir çözüm vatandaş açısından da çok güzel olur. Yetkililer çok gitti, geldi ama gündeme getirilen teleferik konusunda bir ilerleme maalesef sağlanamadı’’ ifadelerini kullandı.


Enbiya ve Sad surelerinde ismi zikredilen Hz. Zülkifl, İslam alimleri tarafından peygamber olarak kabul ediliyor. 1883, 1890 ve 1900 tarihli Diyarbakır salnamelerinde, Hz. Zülkifl’in makamının Ergani’de bulunduğuna yer veriliyor. Hz. Zülkifl’in kabrinin Eğil’de olduğu bilinse de, Makam Dağı’nda olduğu da rivayet ediliyor.



Dağın altında kayıp şehir iddiası


Söz konusu bu dağ, geçmişte farklı dinlere de yurt olmuş. Kadri Ayık, Makamın hemen altında bulunan ‘Meryem Ana Manastırı’nın ise yıkıldığını ve neredeyse görünmeyecek hale geldiğini de ifade ederken şöyle dedi:


"Bildiğimiz, burasının geçmişte dünyanın en büyük manastırlarından biri olduğu yönünde. Şimdilerde yıkıntı halde olan bu manastıra ait eski resimlerde 2 katlı ihtişamlı bir yer olduğu görülüyor zaten. Vatikan’ın elindeki kitaplarda burasının kayıp şehir olduğu bildiriliyor. Dağın altında 160 odalı bir şehir olduğu biliniyor. Daha yüksek olan kesimde Papazın evi olduğu bildirilen yer var, o da yıkılmış vaziyette. Buraların restorasyonunun yapılması turizm açısından ilçemize ve bölgeye çok büyük faydalar sağlayacaktır’’.


Makam Dağı’na inanç turizmi kapsamında Hz. Zülkifl Peygamber’in makamını ziyaret etmek için gelenler dışında, uzun yıllardır kanser, sinir hastaları, çocuk sahibi olmak isteyenler ile kekemeliğe çare arayanlar tarafından şifa umuduyla geldiği bildirildi. Halk arasında bu ziyaretlerin en az 3 kez gerçekleşmesi gerektiği belirtiliyor.



Ergani’yi ihya edecek hazine, Makam Dağı yatırım bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Gediz’de otizmli çocuklar için anlamlı farkındalık Kütahya’nın Gediz ilçesinde otizmli bireyler ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Sosyal hayatta karşılaşılan engellerin ve çevre duyarsızlığının masaya yatırıldığı çalışmada, otizmli çocuk annelerinin feryadı yürek burktu. Gediz’de gerçekleştirilen farkındalık etkinliği kapsamında, hem ilçe sakinlerine otizm hakkında sorular yöneltildi hem de otizmli bireylerin aileleriyle bir araya gelindi. Yapılan görüşmelerde, ailelerin sosyal yaşamda karşılaştıkları en büyük engelin fiziksel eksikliklerden ziyade, çevredeki bireylerin sergilediği "duyarsızlık" ve "tahammülsüzlük" olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. "Kendi evimize bile sığdırılmıyoruz" Çalışma kapsamında söz alan 11 yaşındaki otizmli Bartu Çeliköz’ün annesi Sema Çeliköz, yaşadıkları zorlukları çarpıcı bir dille anlattı. Toplumun her alanında dışlanma korkusuyla yaşadıklarını belirten acılı anne; "Biz hiçbir yere sığamıyoruz. Sadece sokaklara, parklara değil; huzur bulmamız gereken kendi evimize, dört duvarımıza bile sığdırılmıyoruz," dedi. Mülkiyeti kendilerine ait olan apartman dairesinde bile her an bir şikayet gelmesi korkusuyla yaşadıklarını ifade eden Çeliköz, gece gündüz demeden çocukları huzursuzlandığında komşular rahatsız olmasın diye sokağa çıktıklarını belirtti. Duyarlı davranan komşularına teşekkür etti. Vicdan ve hukuk arasındaki ince çizgi Yeni taşınan bir komşusunun "Bu çocuğu bir odada tutun, sizi apartmandan attıracağım, polis çağıracağım" şeklindeki tehditlerine maruz kaldığını dile getiren Çeliköz, tepkisini şu sözlerle sürdürdü: "Biz bu evi aldığımızda oğlum henüz dünyada bile değildi. Hayatın bize getirdiği bu zorlu sınavda, bir de insanların vicdansızlığıyla sınanmak zorunda mıyız? Oğlumun sesleri bir rahatsızlık değil, onun dünyayla kurduğu farklı bir iletişim biçimidir. Onu bir odaya hapsedemeyiz." "Buradayız, gitmiyoruz!" Tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya devam edeceklerini vurgulayan otizmli çocuk anneleri, yetkililerden seslerini duyurmalarını ve "özel" çocuklar için ilçede özel alanlar oluşturulmasını talep etti. "Otizm bir tercih değil, yaşamın bir parçasıdır" diyen aileler, toplumun her kesimini empati kurmaya ve daha duyarlı olmaya davet etti. Gediz’deki bu çalışma, otizmli bireylerin sadece ailelerinin değil, tüm toplumun bir parçası olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatırken; ailelerin kararlı duruşu "Sessiz kalmaya zorlanan ama en güçlü sesi olan anneleriz" mesajıyla ilçede yankı uyandırdı.
Muğla Akıllı şehirler için tüm paydaşlar bir araya geldi Muğla Büyükşehir Belediyesi "Akıllı Şehir Stratejisi ile Muğla’da Yeşil ve Dijital Dönüşüm Projesi" paydaş toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın katılımı ile Cengiz Bektaş Kent Belleğinde yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehircilik alanındaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi ve kent genelinde veri temelli yönetim anlayışını yaygınlaştırmayı hedeflediği ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından desteklenen "Akıllı Şehir Stratejisi ile Muğla’da Yeşil ve Dijital Dönüşüm Projesi" ilk toplantısı Cengiz Bektaş Kent Belleğinde yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan proje ile belediyenin tüm daire başkanlıkları, iştirakleri ve ilgili paydaş kurumları kapsayan bütüncül bir dönüşüm sürecinin yürütülmesi hedefleniyor. GEKA tarafından sağlanacak 400 bin TL tutarındaki teknik destek finansmanı ile yürütülecek proje kapsamında; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, veri yönetimi ve akıllı şehir uygulamalarına yönelik eğitim programları ile paydaş toplantıları başladı. Bu proje ile aynı zamanda Çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi yaklaşımı doğrultusunda yerelde veri temelli yönetim kapasitesinin güçlendirilmesini ve dijital dönüşüm altyapısının kurumsallaştırılması da hedefleniyor. İlk toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ev sahipliğinde GEKA yöneticileri, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, yerel yönetimler, odalar ve sivil toplum kuruluşları yetkilileri katıldı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şehirlerin iyi yönetilebilmesi için doğru ve güvenilir verilere ihtiyaç duyulduğunu söyledi ve bu verilerin oluşması için tüm kurum, kuruluşların iş birliği içinde olması gerektiğini belirtti. Başkan Aras; "Ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden biri olan Cengiz Bektaş’ın kentimize kazandırdığı bu güzel merkezde birlikteyiz. Burası hem kent müzesi haline gelecek hem de kenti bir araya getiren, aktif kullanılan bir merkez olacak. Bu vesile ile Cengiz Bektaş’ı saygı ile anıyorum. Akıllı Şehirler felsefesi sadece teknolojiden ibaret değil. Düzenli depolanmış, güvenilir veriler ve bu verilere ihtiyaç olduğunda ulaşabilmek. Daha sonra o verileri işleyerek projelere ve karar mekanizmalarına dönüştürmek. Plan yapmadan yola çıkmak doğru değil. Muğla Planlama Ajansı’mızı kurmamızın sebebi de buydu. Bugün akıllı şehirlerle ilgili yaptığımız çalışma yeni bir filiz. Kentin bütün paydaşları bir araya gelecek, fikirlerini ortaya koyacak ve beraber bir strateji oluşturacağız. Dünya’da Barselona örneğinde olduğu gibi her şey planlı, düzenli olunca ortaya huzurlu bir kent çıkıyor. Bir kent iyi yönetiliyorsa bilgi vardır, veri vardır. Örneğin vatandaşların sosyal durumları, ulaşım hareketlerindeki veriler, su sarfiyatı, kayıp kaçak, afetlere karşı hazırlık. Tüm bunlarla ilgili GEKA desteği ile başlattığımız proje ile verileri toplayacağız. Bu süreçte tüm kurumlarımızla iş birliği içinde olacağız. Çünkü herkesin söyleyecek sözü, tecrübesi var" dedi.