EKONOMİ - 09 Nisan 2026 Perşembe 12:49

Mavi Listeden Diyarbakır OSB’ye dönüşüm paketi

A
A
A
Mavi Listeden Diyarbakır OSB’ye dönüşüm paketi

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 9 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak seçimler öncesi mevcut başkan ve Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, sanayinin geleceğine yön verecek kapsamlı proje paketini kamuoyuna duyurdu. Fidan, OSB’nin sadece büyüyen değil, aynı zamanda yön veren bir üretim merkezi haline getirilmesini hedeflediklerini söyledi.


Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde seçim süreci başlarken, Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, kentin sanayi geleceğini dönüştürmeyi hedefleyen projelerini bir grup sanayici ile birlikte açıkladı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan OSB’nin mevcut başkanı Mustafa Fidan, mevcut potansiyelin bugüne kadar yapılanlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Diyarbakır’ın çok daha güçlü bir sanayi yapısına ulaşması mümkün. Biz bu hedefi somut projelerle hayata geçirmeye talibiz" dedi.


Görevde bulundukları süre boyunca açık, şeffaf, ulaşılabilir ve hesap verebilir ilkesiyle hareket ettiklerini belirten Fidan, "Bizler Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu olarak bu görevi üstlendiğimiz ilk günden itibaren şunu hiç unutmadık, bu makam bir yetki alanı değil, bir emanettir. Bu yüzden alınan her kararın bir ihtiyaca dayanmasına, yapılan her işin sanayicinin önünü açmasına dikkat ettik. Çünkü Diyarbakır OSB’de hiçbir hizmet kendiliğinden ortaya çıkmadı. Her biri planlandı, tartışıldı ve bu kentin üretim gücünü büyütmek için hayata geçirildi. Geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, Diyarbakır’ın mevcut kaynakları ve gelişim potansiyeli, bugüne kadar yapılanlarla sınırlı değil; çok daha güçlü bir sanayi yapısı kurmak mümkün" diye konuştu.


Organize Sanayi Bölgesini bir adım daha ileri taşımak, bu büyüme kararlılığını sürdürmek ve güçlendirmek için "Mavi Liste" olarak yeniden aday olduklarını belirten Fidan, şöyle devam etti:


"Biz OSB’yi yönetmeye değil, OSB’nin gerçek sahiplerine hizmet etmeye yeniden talibiz. Bu sorumluluğu en güçlü şekilde üstlenmeye hazırız. Bugün burada yalnızca bir adaylığı açıklamıyoruz. Diyarbakır’ın üretimle büyüyecek geleceğine dair yaklaşımımızı ortaya koyuyoruz. 4 yıl önce bu sorumluluğu devraldığımızda Dünya pandemiyle sarsılıyordu. Ardından 6 Şubat depremleriyle bölge olarak ağır bir sınavdan geçtik. Böylesi bir dönemde birçok yerde üretim yavaşlarken, Diyarbakır OSB’de fabrikalar çalışmaya devam etti. Üretim durmadı, istihdam gerilemedi. Çünkü biz ‘Sanayicimiz çökerse şehir çöker’ inancıyla hareket ettik. 4 yıl içinde OSB’de faaliyet gösteren firma sayısı 269’dan 370’e çıktı. Parsel sayısı 409’dan 597’ye yükseldi. İstihdam 14 binden 23 bine ulaştı. OSB alanı büyüdü, altyapı güçlendi, enerji kapasitesi artırıldı. Ama asıl önemli olan, bu büyümenin plansız değil, yönü olan bir büyüme olmasıdır. Mavi Liste olarak yeni dönemde hedefimiz, Diyarbakır OSB’yi yalnızca büyüyen değil, yön veren bir sanayi merkezi haline getirmektir. 9 Mayıs’taki seçim, Diyarbakır’ın üretim vizyonu açısından önemli bir seçim olacaktır. Mavi Liste olarak bu kente ve sanayicilerimize hizmeti bir adım daha ileri taşımak için önemli projelerimizle geliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız projeler, sadece OSB’nin mevcut kapasitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Diyarbakır’ın bölgesel ve ulusal ölçekte güçlü bir üretim ve yatırım merkezi olmasına katkı sağlayacaktır. Üreten Diyarbakır büyür. Üreten Diyarbakır güçlenir. Ve üreten Diyarbakır kendi geleceğini kendi emeğiyle kurar. Tüm sanayicilerimizi bu ortak hedefe sahip çıkmaya, Mavi Liste etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Kazanan bir liste olmayacak. Kazanan Diyarbakır olacak."


Mustafa Fidan, daha sonra Mavi Listenin projelerini açıkladı. Fidan’ın dile getirdiği projeler arasında özellikle enerji, eğitim, teknoloji ve altyapı yatırımları dikkat çekti. OSB’nin enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla 5 Megawatt kapasiteli Arazi Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinin ihale aşamasına getirildiği belirtilirken, yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirileceği ifade edildi.



Mavi Listeden Diyarbakır OSB’ye dönüşüm paketi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin lansmanını gerçekleştirdi. Festivali bir adım ileriye taşıyarak, düzenleyeceklerini belirten Başkan Dutlulu, konserlerden gastronomiye, bilimsel panellerden dev kortejlere kadar şehri 21-26 Nisan tarihleri arasında bir karnaval alanına çevireceklerini söyledi. Osmanlı tıbbının dehası Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’a şifa olan 41 çeşit baharatlı mesir macunu, 486. kez halkla buluşuyor. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin 2026 yılı programı, düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Lansman öncesi toplantıda Sultanlar Ligi’ne yükselen Vestel Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol takımını ağırlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, takımı tebrik ederek Sultanlar Liginde de büyük başarılara imza atacaklarını kaydetti. Festival programını kamuoyuyla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bir hafta boyunca dopdolu bir festival yaşanacağını müjdeledi. Toplantıya Başkan Dutlulu’nun yanı sıra Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık katıldı. "Üstüne katarak ilerleyeceğiz" Sözlerine vefa vurgusuyla başlayan Başkan Besim Dutlulu, "Çocukluğumuzun festivalidir bu. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada sayılı festivallerden bir tanesi. Hem biz ilçe belediyelerimiz dört koldan çalışıyoruz. Manisa’ya yakışan, Mesir’e yakışan bir festival olacak. Çok yönlü bir festival bu. Bu sene bunun üstüne katarak ilerleyeceğiz. Tüm Manisalıları, tüm ilçelerimizdeki halkımızı festivalimize bekliyoruz. Aylardır bu işe hazırlanıyoruz. Bu sene Mesir’i bir adım öteye taşıyacağız" dedi. Geleneksel şifaya bilimsel dokunuş Mesir macununun 1522’den beri süregelen bir inanç ve 41 çeşit baharatla yoğrulan bir emanet olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, bu yılki yenilikleri şu sözlerle aktardı: "Biz bu yıl geleneği bilimle buluşturuyoruz. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle ilk kez düzenleyeceğimiz Mesir Fitoterapi Günleri ve Hakkı İplikçi Parkı’ndaki Aromaterapi Panayırı ile bu kadim reçeteyi modern dünyanın standartlarına taşıyoruz. Hakkı İplikçi Parkı’nda 5 gün sürecek." 10 ton mesir saçılacak Toplantıda söz alan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, 10 ton mesir macununun saçılacağını müjdeleyerek festivalin geleneğe en yakın ve özüne uygun şekilde, tam bir bayram havasında geçeceğini vurgularken; Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Besim Dutlulu’nun bayrağı en iyi şekilde devralarak dolu dolu bir festival için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüğünü belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise organizasyonun Manisa için hayırlı olmasını dileyerek emeği geçen tüm ekiplere teşekkürlerini sundu. Doğa, spor ve turnuvalar 18-19 Nisan tarihlerinde Spil Dağı’nda kamp ve trekking etkinlikleriyle başlayacak heyecan; profesyonel kaya tırmanışçısı Zorbey Aktuyun ve ileri sürüş eğitmeni Orkun Olgar’ın katılımıyla zirveye taşınacak. Saruhan Otel’de düzenlenecek Uluslararası Satranç Turnuvası, atıcılık ve briç kupalarıyla sporun her branşı festival coşkusuna ortak olacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen Ulusal Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçıları, festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı ile başlayacak programda, bu yıl ikincisi düzenlenen 2. Manisa Mesir Tiyatro Festivali kentin dört bir yanını dev bir sahneye çevirecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açılacak "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi ile sanatın kalbi Manisa’da atarken, 21 Nisan akşamı saat 20.30’daki "Hoş Geldin Mesir" Korteji ile coşku sokaklara taşacak. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Mesir Fitoterapi Günleri, tüm bilim insanlarını Manisa’da buluşturacak. Hakkı İplikçi Parkı’nda kurulacak Aromaterapi Panayırı’nda ise "41 Derde Deva, 41 Çiçek" mottosuyla Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlı ürünler ve interaktif atölyeler halkla buluşacak. Yıldızlar geçidi ve dev organizasyon 21 Nisan’da Duman konseriyle başlayacak festivalde; Kibariye, Simge ve Zeynep Bastık gibi dev isimler sahne alacak. 23 Nisan coşkusunun Ezo Sunal Çocuk Konseri ve palyaço gösterileriyle kutlanacağı programda, 13 ülkeden gelen halk dansçıları Cumhuriyet Meydanı’nda görsel bir şölen sunacak. Ulupark’ta kurulacak Gastronomi Arenası; Danilo Zanna, Erkan Can, Güven Kıraç ve Taylan Kümeli gibi ünlü isimlerin söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Dokuz farklı ülkeden canlı tadım etkinliklerinin ve "Mesir İnovatif Lezzetler" yarışmalarının yapılacağı mutfak etkinlikleri, Manisa’nın lezzet vizyonunu dünyaya tanıtacak. "Toprağın Belleği" arkeoloji söyleşisinden Turizm Vizyonu paneline, Cahit Berkay’ın konuk olacağı Niobe Sanat/Edebiyat Söyleşileri’ne kadar pek çok kültürel durak kurulacak. 25 Nisan Cumartesi günü Serhan Asker’in sunduğu "Görkemli Hatıralar" programı, Manisa’dan canlı yayınlanacak. Büyük final ve geleneksel saçım 15 kadın işçinin elleriyle ve dualarla hazırladığı 10 ton mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin kubbelerinden halka saçılacak. Yeni Han’da düzenlenecek Uluslararası Mesir Defilesi ile taçlanacak bu tarihi an, 486 yıllık geleneği bir kez daha ölümsüzleştirecek.
Gaziantep Akıncı: "Gaziantep ve Kilis, birbirini tamamlayan bir ekonomik havzadır" Gaziantep ile Kilis’in üretim, ticaret ve lojistik açısından birbirini tamamlayan iki önemli merkez olduğunu belirten Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, bölge illeri arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından kritik rol oynadığını ifade etti. GTB heyeti, Kilis Valiliği görevine atanan Ömer Kalaylı’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. GTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Kenan Uygur ile Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Alagöz, Orhan Özdemir ve Tevfik Karslıgil’in de yer aldığı ziyarette, bölge ekonomisinin mevcut durumu ve tarım-ticaret eksenindeki gelişmeler ele alındı. Ziyarette konuşan Akıncı, Gaziantep’in güçlü sanayi ve ihracat altyapısı ile Kilis’in tarımsal üretim kapasitesi ve sınır ticaretindeki stratejik konumunun birbirini tamamlayan çok boyutlu bir ekonomik yapı oluşturduğunu belirterek, "Kilis’te ortaya çıkan üretimin bölgedeki işleme, ticaret ve lojistik imkanlarıyla katma değere dönüştürülerek ulusal ve uluslararası pazarlara taşınmasının yanı sıra, Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden yürütülen ticari hareketlilik de bölge ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Üretim, ticaret ve lojistiğin entegre olduğu bu yapı, Gaziantep ve Kilis’i ekonomik anlamda birbirinden ayrılmaz, bütüncül bir ticaret havzası haline getirmektedir" dedi. GTB’nin üyelerine yönelik faaliyetlerinin yanı sıra diğer çalışmalarına da değinen Akıncı, coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve tanıtımı, lisanslı depoculuk, laboratuvar hizmetleri ve üreticiye yönelik projelerle hem bölgesel hem de ulusal ölçekte katma değer oluşturduklarını belirterek, "Hedefimiz; üretim gücümüzü daha ileri taşıyan, ticaretimizi çeşitlendiren ve bölgemizi küresel pazarlarda daha güçlü temsil eden bir yapıyı birlikte inşa etmek" diye konuştu. Ziyarette, tarım ve gıda sektöründe yaşanan güncel gelişmelerin yanı sıra, iller arası ticari iş birliğini artırmaya yönelik atılabilecek adımlar da değerlendirildi. Kilis Valisi Ömer Kalaylı ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, nazik ziyaretleri dolayısıyla GTB heyetine teşekkür etti.
Sakarya Bir gazinin yürek yakan hikayesi Balkan Savaşları sırasında Saraybosna’dan Sakarya’nın Geyve ilçesine göç eden, Çanakkale Cephesi’nde savaşırken sağ kolunu kaybedip 5 yıl esir düşen ve memleketine döndüğünde tüm ailesini kaybettiğini öğrenen Gazi Hacı Osman Doğaç’ın yürek burkan hayat hikayesi, dinleyenleri hem ağlatıyor hem de gururlandırıyor. Sakarya’nın Akyazı ilçesinde kızı ve torunlarıyla birlikte yaşayan, şimdilerde Alzheimer hastalığıyla mücadele eden 98 yaşındaki Fatma Fazlıoğlu’nun babası Gazi Hacı Osman Doğaç ile ilgili hafızasında taşıdığı asırlık hatıralar, torunu Elif Desteci aracılığıyla gün yüzüne çıktı. Adeta bir dram filmini andıran hikaye; savaşın, esaretin, kayıpların ve bir ailenin küllerinden yeniden doğuşunun izlerini taşıyor. "5 yıl ailesinden hiç haber almadan esir kalmış" Büyük dedesi Gazi Hacı Osman Doğaç’ın yaşadığı zorlu yılları anneannesi Fatma Fazlıoğlu’ndan dinlediğini belirten Elif Desteci, ailenin Saraybosna’dan Türkiye’ye uzanan zorunlu göç ve savaş serüvenini anlattı. Desteci, "Anneannemler ailesi ile Saraybosna’da yaşamışlar. Balkanlar karışınca Türkiye’de Geyve ilçesine göç etmişler ama geldiklerinde burada da bir savaş çıkmış. Çanakkale Savaşı döneminde, anneannemin babası ve onun 3 erkek kardeşi birlikte cepheye gidiyorlar. Çanakkale’de Conk Bayırında savaşmışlar. Savaş başlayınca çok uzun sürmeden büyük dedemiz sağ kolundan bir bombanın şarapnel parçası gelmesi sonucunda yaralanmış. Sonrasında Fransa, Lizbon ve Mısır İskenderiye’de 5 yıl ailesinden hiç haber almadan esir kalmış. Geride cephede savaşan 3 erkek kardeşi, annesi, eşi, çocukları ve kız kardeşleri var ancak hiçbirinden haber alamamış" dedi. "Hayatında iki kere ağlamış" 5 yıllık esaretin ardından esir değişimiyle Türkiye’ye dönen Gazi Osman Doğaç’ın en büyük acıyı memleketine ayak bastığında yaşadığını ifade eden Desteci, şöyle konuştu: "Büyük dedemiz esirken, cephede savaşan 3 kardeşinin de künyesi köye gelmiş, yani şehit düşmüşler. Geride bıraktığı kız kardeşleri, annesi ve eşi ise savaş zamanı Geyve’de çıkan kolera salgınında vefat etmiş. Kendisi tabii esir kaldığı için bu yaşananlardan hiç haberi olmamış. Esir değişimiyle döndüğünde kendisini karşılamaya gelen ve hiç tanımadığı bir akrabasının ikinci eşine ’Siz kimsiniz?’ diye soruyor. O kişi de ’Ben senin her şeyinim; annen, baban, geride bıraktığın hanımın, çocukların, 3 erkek kardeşin savaşta şehit düştü, geride bıraktıkların ise hastalıktan vefat etti’ diyor. O anda bütün ailesinin öldüğü haberini alıyor. Anlatılanlara göre hayatında sadece iki kere ağlamış; biri kolu kesilince, diğeri ise bütün ailesinin yok olduğunu öğrendiği o an." Tüm ailesini kaybettikten sonra Geyve’ye dönen ve evinin kapısını mühürlü bulan Hacı Osman Doğaç’ın yeniden hayata tutunma çabasına değinen Desteci, sözlerini şöyle tamamladı: "Büyük dedemiz Geyve’de bir süre tek başına yaşadıktan sonra anneannemin annesi ile tanıştırılıyor. O kadının da eşi savaşta şehit düşmüş, ailesi salgında vefat etmiş. Benzer kadere sahip bu iki insanı tanıştırıyorlar ve evleniyorlar. Bu evlilikten anneannem ve erkek kardeşi dünyaya geliyor. Aslında 12 kardeşlermiş ancak diğerleri hastalıktan ölmüş. Anneannemin tek kardeşi de 50’li yaşlarında vefat ediyor. Anneannem de şu an burada, bizim yanımızda. İşte onların böyle eşsiz ve zorlu bir hayat hikayeleri var." "Tüm mahalle babamı görünce ayağa kalkardı" İlerleyen yaşı sebebiyle güçlükle konuşan 1928 doğumlu Fatma Fazlıoğlu ise babasının savaşta sağ kolunu kaybettiğini ve 5 yıl esaret altında yaşadığını hatırlatarak, onunla her zaman gurur duyduğunu dile getirdi. Babasının çok zorlu yıllar geçirdiğini vurgulayan Fazlıoğlu, "Ne günler görmüşler bir düşündüğünüz zaman... Hiç kimse arka çıkmamış, savaşa gitmiş. Ne ev görmüş ne rahatlık; hep korkular yaşamış. Ömür boyu babama yardımcı oldum. Ne istiyorsa getirdim, ne istiyorsa yaptım, helal olsun. Babamın çok iyi bir ahlakı vardı. Yalnız ben değil, tüm mahalle babamı görünce saygıdan ayağa kalkardı. Onu çok seviyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı görme hayali Asırlık çınar Fazlıoğlu, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisini de dile getirerek, onu yakından görmeyi arzu ettiğini söyledi. Devletin bekası için sürekli dua ettiğini belirten Fazlıoğlu, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Ben Cumhurbaşkanımızı çok seviyorum. Keşke onu görebilsem, buraya gelse de görsem. Allah nasip etsin inşallah. Ona ve devletimize her zaman dua ediyorum. Allah devletimize zeval vermesin. Allah’ım bize böyle güzel bir Cumhurbaşkanı nasip etti, çok şükür." Gazi Hacı Osman Doğaç’ın 1958 yılında 79 yaşındayken vefat ettiği öğrenildi.
Gaziantep Gaziantep’te öğrenciler içli köfte yaptı Gaziantep’in eşsiz gastronomi mirasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen etkinlik kapsamında öğrenciler, içli köfte yapımı için mutfağa girdi. Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik düzenlenen etkinlikte kentin geleneksel mutfağının en özel lezzetlerinden biri olan içli köftenin yapım aşamaları uygulamalı olarak öğretildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün bünyesinde barınma hizmeti alan 20 kız öğrencinin katıldığı etkinlik kapsamında öğrencilere yönelik düzenlenen içli köfte yapım atölyesinde şef Mithat Babacan, öğrencilere içli köfte yapımını öğretti. İçli köftenin yapım aşamalarının uygulamalı olarak öğretildiği etkinlikte kültürel değerlerin yaşatılması ve çocuklara sevdirilmesi hedeflendi. İçli köfte yapımının tüm inceliklerini detaylı bir şekilde öğrenen öğrenciler, keyif dolu bir gün geçirdi. Hünerli elleriyle içli köfte yapan öğrencilerin lezzetli köfteleri ise katılımcılar tarafından çok beğenildi. Katılımcılar tarafından da büyük ilgi ve beğeniyle karşılanan etkinlikte öğrenciler hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim imkanı elde etti. Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek, "Gaziantep’in gastronomi alanındaki güçlü kimliğini yansıtan bu tür çalışmalarla şehrimizin lezzet mirasını geleceğe taşımaya devam ediyoruz" dedi. Etkinliğe katılan Gaziantep Valisi Kemal Çeber’in eşi Neslihan Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zehra Ünal ve Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek, öğrencilerle yakından ilgilendi.
Gaziantep "Haydi Gaziantep Koruyucu Aile Olalım" ve "Sofranda Bana da Yer Var mı" temalı yemek altlıkları tanıtıldı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklığında, Gaziantep Valiliği koordinasyonunda, Gaziantep’te koruyucu aile modeline yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan "Haydi Gaziantep Koruyucu Aile Olalım" ve "Sofranda Bana da Yer Var mı?" temalı yemek altlıklarının tanıtımı yapıldı. Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen programda tanıtılan yemek altlıklarının, koruyucu aile modeline dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Gaziantep genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Hazırlanan materyallerin, başta Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait lokanta ve kafeler olmak üzere, ilerleyen süreçte çeşitli işletmelerde servis öncesinde vatandaşlara sunulması planlanıyor. Programda ayrıca, sosyal sorumluluk temelli bir çalışma olan koruyucu aile hizmet modelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamak amacıyla toplumun tüm kesimlerine destek çağrısı yapıldı. Tanıtım programına Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zehra Ünal, Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Gaziantep Valisi Kemal Çeber’in eşi Neslihan Çeber, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek, İl Müftüsü Mustafa Soykök ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. "Bir çocuğa dokunmak, tüm insanlığa dokunmaktır" Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zehra Ünal, "Valimizin himayelerinde bugün anlamlı bir lansman gerçekleştiriyoruz. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait restoranlarda eş zamanlı olarak servis altlıklarının dağıtımı yapıldı. Vatandaşlarımız artık bu çalışmayı doğrudan görebiliyor. Bu proje, toplumsal dayanışmayı güçlendiren çok kıymetli bir adım. Bir çocuğa dokunmayı, tüm insanlığa dokunmak olarak görüyoruz. Bu anlamlı çalışmanın mihmandarlığını üstlenen Sayın Neslihan Çeber Hanımefendi’ye teşekkür ediyorum. Projenin bir çocuğun hayatına umut olması temennisiyle hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Diğer illere örnek bir çalışma" Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur ise sosyal devlet anlayışıyla projelerin hayata geçirildiğini belirterek, "Günümüzde, anayasa gereği sosyal olarak korunması gereken yetim, öksüz, dul, şehit ve gazi aileleri daha çok hizmet alır duruma geldi. Gaziantep olarak üzerimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Tüm kurumlar sosyal devlet anlayışıyla büyük gayret gösteriyor. Burada diğer illere örnek çalışmalar yürütülüyor. Gastronomi şehri Gaziantep’te ilk önce kamuda olmak üzere bunun duyurulması noktasında, ileride de kafelerde, restoranlarda servis altlıkları tasarlandı. Başarılı olmasını diliyorum. Gazianteplilerin gönlüde sofrası da boldur. Mutlaka sofralarında evlatlarımızda yer bulacaktır" diye konuştu.