GÜNDEM - 31 Temmuz 2025 Perşembe 09:51

Milyonluk yerli ırk güvercinlere kavurucu sıcakta 5 yıldızlı otel konforunda hizmet

A
A
A
Milyonluk yerli ırk güvercinlere kavurucu sıcakta 5 yıldızlı otel konforunda hizmet

Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesindeki "güvercin oteli"nde sahipleri tarafından kiralanan odalarda konaklayan güvercinlere kavurucu yaz sıcaklarında klima ve pervanenin yanı sıra günde 1 saat leğende sirkeli suyla banyo hizmeti veriliyor.


Şehirdeki güvercin meraklıları için 2014 yılında kurulan güvercin oteli, "Gökela", "Atlas", "Zeytini", "Külreng", "Narenci" ve "Cigeri" gibi yerli ırklardan rengarenk binlerce güvercine ev sahipliği yapıyor. Toplam 100 odadan oluşan, 24 saat kamera sistemi ve bekçiyle korunan otelde konaklayan güvercinlere kentin 45 dereceleri aşan kavurucu sıcağında otel yönetimi tarafından klima ve pervane sistemiyle serinleten hizmet sunulurken, günde 1 saat sirkeli suyla banyo yaptırılıyor.


Otel yöneticisi Mehmet Batmaz, 15 yıldır güvercin otelini işlettiğini, onlara en güzel ortamı hazırlamak için ellerinden gelen hizmeti yaptıklarını söyledi. Otelde en az 100 kişinin güvercini olduğunu belirten Batmaz, "Daire şeklinde odaları var. Aşırı derecede sıcaklık var. Biz de hayvanlar sıcaktan bunalıma girmesinler diye, hasta olmasınlar diye klima getirmişiz. Her gün onları banyo yapıyoruz. Güvercin otelinde hayvanlara gözümüz gibi bakıyoruz. Üremeleri için elimizden gelen bütün bakımları yapıyoruz" dedi.


Batmaz, her güvercinin odası olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:


"Kendi odalarına gider, kuşlarına bakarlar. Herkesin kümesinde pervanesi olan, kliması olan, soğutucusu olan. Arkadaşlarımız bir şekilde güvercinlerin en güzel şekilde serinlemelerini sağlıyorlar. Günde en az bir yarım saat, 1 saat onların serinlemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Yemleri, ilaçlarını yapıyoruz. Bir de bu güvercinlerimiz nesli tükenmek üzere olan türler. Güvercin otelini açma nedenlerimizden biri de nesli tükenmekte olan kuşların ırklarının yok olmaması içindir."



"Bunlar Türkiye’nin yerli güvercinleridir"


Güvercin meraklılarının çok olduğunu kaydeden Batmaz, "Doktorundan hakimine, avukatından, milletvekilinden kaymakamına kadar var. İşine gücüne giden vatandaşımız da vardır. Bunlar Türkiye’nin yerli güvercinleridir. Yerli ırk olduğu için nesli tükenmek üzereydi. Kuş gribinde bunlar yok oldular. Güvercinlerimiz yok olmaya başladılar. En fazla 20-30 tane kalan bu güvercinlerimizin sayısını şu an 20 bine kadar güvercin otel sayesinde çıkartmışız. Güvercin otel sadece bırak buraya, yemini, suyu ver değil. Nesli tükenmek üzere olan kanatlı hayvanları alıp çoğaltıyoruz" diye konuştu.


Güvercin besicisi Mehmet Kabar ise, sıcaklardan güvercinlerin insanlardan daha çok etkilendiğini aktararak, "Genelde pervane açıyoruz, suyumuz var, banyo yaptırıyoruz. Bir şekilde serinletmeye çalışıyoruz. Yazın genelde hemen hemen her gün yaptırıyorum. Biraz serinliyorlar. Hem de iç ve dış parazitleri atıyorlar. Fiyatla biçmek biraz yanlış olur. Sevgisi bambaşka. Satarsam burada 1,5-2 milyon TL’ye yakın güvercin var. Benim yerim, özel kuşlarım. 25 yıldır soyları bende. Yukarıda, yanda herkesin burada kuşu var. Diyarbakır’ın kendine has güvercinleridir. Diyarbakır kuşlarının bin yılın üzerinde bir tarihi var. 21 çeşit kuşumuz var" dedi.



Milyonluk yerli ırk güvercinlere kavurucu sıcakta 5 yıldızlı otel konforunda hizmet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli 2. Denizli Opera ve Bale Günleri Troya ile başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, Homeros’un İlyada Destanı’ndan esinlenen epik "Troya" operasıyla kapılarını açtı. Muhteşem gösteri sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen organizasyon, ikinci yılında da sanatseverleri nitelikli eserlerle buluşturuyor. Bestesi Bujor Hoinic’e ait olan ve İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen "Troya", Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda izleyiciyle buluşarak büyük beğeni topladı. Programa Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. Sanat şehri Denizli vurgusu Açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Denizli’nin yalnızca üretimle değil, kültür ve sanatla da anılan bir şehir olması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Denizli’yi düşünen, hisseden ve sanatla yaşayan bir şehir haline getirmek istiyoruz" dedi. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören etkinliğin bu yıl ikinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Bozbaş, organizasyonun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türkiye’nin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline geleceğine inandıklarını ifade etti. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan ise Denizli Opera ve Bale Günleri’nin artık kentin kültürel kimliğine katkı sunan kalıcı bir organizasyona dönüştüğünü vurgulayarak, Denizli halkının sahne sanatlarına gösterdiği yoğun ilginin bu başarının en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Denizli Troya Operası’na akın etti Troya, görkemli sahne düzeni, Truva Atı dekoru ve epik anlatımıyla tarih ile sanatı aynı sahnede buluşturarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Gecenin sonunda Başkanvekili Ali Marım tarafından Barış Salcan’a plaket takdim edildi. Cuma ve cumartesi günleri iki ayrı gösterimle devam eden etkinlik, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.