ASAYİŞ - 03 Ekim 2025 Cuma 20:52

Narin Güran cinayeti davasında 15 kişiye verilen hüküm bozuldu

A
A
A

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, Narin Güran cinayeti davasında 15 sanık hakkında verilen hapis cezasını hukuka aykırı buldu.

Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın 30 Mayıs’taki karar duruşmasında, sanıklar Birsen Güran, Fuat Güran, Maşallah Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya, Muhammed Kaya, Şeyma Kaya, Hediye Güran, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran ile suça sürüklenen çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında verilen hükümlere ilişkin, sanık avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin (UCİM) avukatlarının yaptığı başvurular değerlendirildi.

Talepleri değerlendiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, "doğrudan suçtan zarar gören" sıfatı bulunmadığı ve kanun tarafından da "doğrudan katılma hakkı" tanınmadığını gerekçe göstererek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin (UCİM) avukatlarının istinaf başvurularının CMK’nin 279. maddesi uyarınca reddine karar verdi.

Kararda, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’ne itiraz yolunun açık olduğu kaydedildi.

Kararda, istinaf incelemesine konu 12 sanık ile suça sürüklenen çocuklar hakkında "suçluyu kayırma" suçunu işlediklerinden bahisle yürütülen yargılama ile halen Yargıtay nezdinde temyiz aşamasında olan "suçluyu kayırma" suçunun öncül suçu olan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yargılama dosyası arasında kanundan kaynaklanan şekilde CMK’nin 8/2 maddesi uyarınca bağlantı bulunduğu belirtildi.

Kararda, şunlar kaydedildi:

"Öncül suça ilişkin yargılama sonucunun ’suçluyu kayırma’ suçundan yapılan yargılamaya mutlak etki etmesi karşısında, mevcut yargılama dosyası ile halen Yargıtay nezdinde temyiz aşamasında olan maktul Narin Güran’ın öldürülmesine dair öncül suça ilişkin yargılama dosyasının sonucuna göre karar verilmesi, öncül suça dair yargılama dosyası sonucunun bekletici mesele yapılması, öncül suça dair yargılama kapsamında temyiz incelemesi neticesi bozma kararı verilmesi halinde her iki evrakın yüksek görevli ilk derece mahkemesi nezdinde birleştirilmesi ve kül halinde (bir bütün olarak) toplanan delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. İstinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, CMK’nin 280/1 ve 289/1 maddeleri uyarınca hükümler ve kararların ayrı ayrı bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir."

3 sanığın tahliyesine ilişkin verilen kararın gerekçesi

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, Narin Güran cinayeti davasında, "suçluyu kayırma" suçundan yargılandıkları mahkemece 3 yıl 6 ay hapis cezası verilen tutuklu sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran’ın tahliyesine yönelik verilen kararın gerekçesine ilişkin, şöyle denildi:

"Mevcut delil durumu, verilen hapis cezalarının miktarı, atılı suçun niteliği ve tutuklu kalınan süre, asliye ceza mahkemeleri yargılamalarında tutukluluk süresinin miktarının aşılma ve tutukluluğun infaza dönüşme ihtimallerinin bulunması, sanıkların kaçma ihtimallerinin orantılı şekilde adli kontrol tedbiri ile bertaraf edilebileceğinin değerlendirilmesi hususları göz önünde bulundurularak, 5271 sayılı CMK’nin 109/3-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı ’yurt dışı çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol altına alınarak sanıkların ayrı ayrı tahliyesine oy birliğiyle karar verilmiştir."

7. Ceza Dairesinin kararında, tahliye ve adli kontrol hükmüne ilişkin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’ne itiraz yolunun açık olduğu ifade edildi. İstinaf incelemesine konu hükmün bozulmasına ise CMK’nin 231, 284 ve 286. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildiği belirtilerek, dosyanın, hükümleri veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi istendi.

Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 30 Mayıs’ta görülen karar duruşmasında, "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan 15 kişiden tutuklu sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran hakkında 3 yıl 6 ay hapis cezası ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

Tutuklu sanıklar Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya hakkında 3 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, hükmedilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdikleri süre göz önüne alınarak sanıkların ayrı ayrı tahliyelerini kararlaştırmıştı.

Tutuksuz sanıklardan Hediye Güran’ı 3 yıl 6 ay, Şeyma Kaya, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran’ı 3 yıl hapis ile cezalandıran mahkeme, suça sürüklenen çocuklar R.A’ya (16) 1 yıl 3 ay, M.G. (16) ve İ.K’ye (17) ise 1 yıl 8 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetmişti.

Narin Güran cinayetine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.

Tahliyelerine karar verilen sanıklar Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, bulundukları cezaevinden dün tahliye edilmişti.

Rıdvan Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.