ASAYİŞ - 14 Nisan 2025 Pazartesi 09:50

Narin Güran cinayetine ilişkin 15 sanığın bulunduğu duruşma başladı

A
A
A
Narin Güran cinayetine ilişkin 15 sanığın bulunduğu duruşma başladı

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin haklarında dava açılan 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğa ilişkin açılan davanın duruşması başladı.

Merkez Bağlar ilçesinde Narin Güran cinayetine ilişkin "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle haklarında dava açılan tutuklu sanıklar Maşallah, Fuat ve Birsen Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz sanıklar Şeyma Kaya, İbrahim Halil Güran, Hediye Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran, çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) sabah saatlerinde adliyeye getirildi. Sanıkların Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşması başladı. Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin kendilerindeki dosyanın, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında açılan dava ile birleştirilmesi yönündeki talebi kabul edilmişti.

Rıdvan Kılıç - Mehmet Ali Kaya - Zehra Gayretli

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Uzmanlar, kolorektal kanserinde erken teşhise dikkat çekti Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanları, toplumda giderek artan kolorektal kanser vakalarına dikkat çekerek erken teşhis, düzenli tarama ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, kolorektal kanserin erken evrede yakalanmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, "Kolorektal kanser genellikle bağırsak iç yüzeyinde gelişen poliplerden kaynaklanır. Bu polipler, erken dönemde tespit edilip çıkarıldığında kanser gelişimi tamamen önlenebilir. Özellikle 50 yaş üzerindeki bireyler ile ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan kişilerin düzenli kolonoskopi yaptırmaları hayati önem taşımaktadır" dedi. "Genç yaş gruplarında da vaka artışı gözlenmektedir" Hastalığın risk faktörlerine değinen Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül ise, modern yaşam tarzının kolorektal kanser üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Düşük lifli beslenme, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketimi, obezite, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzı kolorektal kanser riskini artırmaktadır. Buna karşılık sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı kilo kontrolü koruyucu etki sağlamaktadır. Ayrıca son yıllarda daha genç yaş gruplarında da vaka artışı gözlenmektedir, bu nedenle belirtiler göz ardı edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Kolorektal kanserin belirtileri hakkında bilgi veren Gül, uzun süren kabızlık veya ishal, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık ve açıklanamayan kilo kaybı gibi tespit edilmesi ciddiye alınması gerektiğini ifade etti. "Kolorektal kanser tedavisinde cerrahi, en temel ve en etkili yöntemdir" Cerrahi tedavideki gelişmelere dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Başar Aksoy ise "Kolorektal kanser tedavisinde cerrahi, en temel ve en etkili yöntemdir. Erken evrede yapılan cerrahi müdahalelerle hastalarda tam iyileşme sağlanabilmektedir. Günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahi gibi minimal invaziv teknikler sayesinde hastalar daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme avantajı yaşamaktadır. İleri evre hastalarda ise multidisipliner yaklaşımla kemoterapi ve radyoterapi ile birlikte başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" şeklinde konuştu. Uzmanlar, tarama programlarının yaygınlaştırılmasının önemine de dikkat çekerek, 50 yaş üzerindeki bireylerin hiçbir şikâyeti olmasa dahi düzenli olarak tarama yaptırmaları gerektiğini vurguladı. Risk grubunda yer alan bireylerde ise bu yaş sınırının daha erkene çekilebileceği ifade edildi. Kolorektal kanserin büyük ölçüde önlenebilir ve erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen uzmanlar, toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalık çalışmalarının artırılmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Iğdır Ağrı Dağı eteklerinde kar depolama mesaisi Ağrı Dağı eteklerindeki otlaklara çıkan Bulakbaşı Köyü sakinleri, otlaklarda su olmadığı için yaşanabilecek su sıkıntısına karşı karı depolayarak hayvanları için doğal su kaynağı oluşturuyor. Iğdır’a bağlı Bulakbaşı köyünde yaşayan besiciler, ilkbaharın gelmesiyle birlikte 15 gün sonra hayvanlarını Ağrı Dağı eteklerindeki yüksek rakımlı yaylalara çıkaracak. Bölgedeki köylüler, otlaklarda su olmadığı için yaşanabilecek su sıkıntısını önlemek amacıyla geleneksel bir yöntemle kar depoluyor. Kış boyunca yağan karı belirli alanlarda kazdıkları derin çukurlara naylonlar bırakarak bir araya getiren köylüler, havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar sularını hayvanlarının su ihtiyacını karşılamak için kullanıyor. Doğal şartlardan yararlanarak oluşturulan bu yöntem, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu yaylalarda büyük önem taşıyor. Besiciler, her yıl benzer şekilde kar biriktirerek sezon boyunca su ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını belirterek, bu yöntemin hem pratik hem de maliyetsiz bir çözüm sunduğunu ifade ediyor. Ağrı Dağı eteklerinde sürdürülen bu geleneksel uygulama, bölge halkının zorlu coğrafi şartlara karşı geliştirdiği doğayla uyumlu yaşam biçiminin bir örneği olarak dikkat çekiyor. Köylülerden Emrah Kıyga, Ağrı Dağı eteklerindeki otlaklarda su olmadığı için bu yöntemi uyguladıklarını belirterek; "15-20 gün sonra hayvanlarımızı buraya getireceğiz. Burada bir su sıkıntımız var. Bu kar eriyor, bu eriyen kar suyunu hayvanlarımıza veriyoruz" dedi.