ASAYİŞ - 10 Eylül 2024 Salı 23:54

Narin’in cesedini dereye bırakan N.B.’nin, tutuklu Salim Güran tarafından ’tehdit edildiği’ iddiası

A
A
A

Diyarbakır’da Narin Güran’ın cesedini taşıdığını itiraf eden zanlı N.B. sulh ceza hakimliğindeki ifadesinde, tutuklu amca Salim Güran’ın, "Arif’in kızını öldürdüm, sen de bu cesedi alıp yok edeceksin. Yoksa seni ve aileni öldürürüm" şeklinde kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.

Merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’ndeki Eğertutmaz Deresi’nde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde, cesedi oraya götürdüğünü itiraf eden N.B. (48), jandarma ifadesinin ardından savcılığa ve buradaki ifade işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilerek "Çocuğu kasten öldürmeye iştirak" gerekçesiyle tutuklandı.

N.B. ifadesinde, Narin’in cesedini derenin kenarına bıraktığı zaman üzerine bir taş koyduğunu hatırladığını söyledi. Cesedin bulunduğu çuvalı suyun kenarındaki doğal kayanın dibine yerleştirdiğini, üstüne bir taş koyduğunu itiraf eden N.B., “Dışarıdan bakınca orada bir şey olduğu anlaşılmıyordu. Savcılıkta verdiğim ifademde geçen Salim’in bana dediği ’Arif’in kızını öldürdüm, sen de bu cesedi alıp yok edeceksin. Yoksa seni ve aileni öldürürüm’ şeklindeki ifade doğrudur. Daha önce ifademde bu durumdan bahsetmemiştim çünkü Salim Güran’dan korkmuştum" dedi.

Olay günü muhtar Salim Güran ile Narin’in cesedini kendi aracına yerleştirdiklerini söyleyen N.B., "Daha sonra ben kendi ikametimde Narin’in cesedini tek başıma çuvalın içerisine yerleştirdim. Ona benzer bir tedirginliği başka birinde gördüğümü hatırlamıyorum. Arama faaliyetleri sırasında Salim ve yanındaki jandarma personeli, annemin avlusundaki eski kuyuya bakmaya geldiler. Narin’in cesedini gömdükten sonra ilk defa Salim ile burada yüz yüze geldik. Jandarma personeli olduğu için bana bir şey sormadı. Bunun haricinde Narin’in hiçbir akrabası bana Narin’in cesediyle ilgili hiçbir şey sormadı. Daha önce de arama kayıtlarım arttığı için kayıtlarımı silmiştim. Olay günü ile alakalı da kayıtlarımı kendim sildim. Kimsenin bu yönde telkin veya tavsiyesi olmadı. Bu durumdan dolayı pişmanım” ifadelerini kullandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğinin kararında, N.B.’nin diğer şüpheli Salim Güran’ın kendisine teslim ettiği Narin Güran’a ait cesedi çuvala koyarak dere kenarına gömdüğüne dair ikrarda bulunduğu ifade edilerek, "Şüphelinin bir kısmını ikrar etmesine karşın bir kısım soruları cevapsız veya muğlak bırakması sebebiyle birtakım şüphelileri korumaya çalıştığı izlenimi uyandırdığı, şüpheli ifadelerinin kısmen çelişkiler barındırdığı" kaydedildi.

Kararda, şu ifadeler yer aldı:

"Soruşturmanın henüz tamamlanmamış oluşu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinde öngörülen geçerli şüphe sebeplerinin, Anayasanın 19. maddesinde belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nin 100/1. maddesinde öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin mevcut olduğu müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, müsnet suçun CMK 100/3. maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu, verilmesi beklenen cezaya göre şüphelinin kaçma ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunması, tutuklama tedbirinin ölçülü olması ve bu safhada adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından şüphelinin CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına karar verilmiştir."

Rıdvan Kılıç

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris Körfezi masaya yatırıldı Muğla’nın Marmaris ilçesinde SEAMAR Projesi kapsamında düzenlenen söyleşide Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu, bilimsel veriler ışığında değerlendirilirken; iklim değişikliği, kirlilik baskıları ve çözüm önerileri ele alındı. Marmaris’te deniz ekosisteminin korunması ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla önemli bir söyleşi düzenlendi. Marmaris Belediyesi tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortak finansmanıyla yürütülen Marmaris’te Deniz Ekosisteminin İyileştirilmesi ve İklim Dayanıklılığının Artırılması Projesi (SEAMAR) kapsamında gerçekleştirilen programda, Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu bilimsel veriler ışığında ele alındı. Marmaris Belediyesi Özel Kalem ve AR-GE Müdürü Didem Gamze Işıksal’ın ev sahipliğinde düzenlenen "Geçmişten Günümüze Marmaris Körfezi’nin Genel Çevre Sorunları ve Çözüm Önerileri" başlıklı söyleşide, körfezin geçmişten günümüze yaşadığı değişim, mevcut riskler ve çözüm alanları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Söyleşiye konuk olarak katılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Özdemir ise su kalitesi, ekosistem dinamikleri, kirlilik baskıları ve iklim değişikliğinin körfez üzerindeki etkilerini anlattığı bir sunum yaptı. Somut verilerin ortaya konduğu sunumda uzun dönemli ölçüm ve analiz sonuçları davetlilerle paylaşıldı. Söyleşide, körfezde artan çevresel baskılar, turizm ve insan faaliyetlerinin etkileri, iklim değişikliğine uyum ve risk yönetimi ile koruma ve iyileştirme odaklı çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca sürdürülebilir bir Marmaris için atılması gereken adımlar da vurgulandı.
Ağrı Lise öğrencisi kadın ölümlerini romanlaştırdı Ağrı Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Zelal Yılmaz son yıllarda artan kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak tepkisini roman yazarak dile getirdi. Daha hayatının baharında olan genç yazar, her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadaki gördüğü kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak isyanını zihin dünyası içinde oluşturduğu bir karekterle dile getirerek kanayan bu sosyal yaraya parmak bastı. Son yıllarda haber bültenlerinde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri art arda yer almaya devam ediyor. Bir olayın etkisi geçmeden bir yenisinin yaşanması, bu trajedilerin zamanla sıradanlaşmasına neden olurken, hayatını kaybeden kadınların isimleri ise hızla unutuluyor. Genç yazar Zelal Yılmaz da tam olarak bu noktadan yola çıkarak kaleme aldığı "Ölümsüz Kadınlar" adlı kitabında, unutulan hikâyelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yılmaz, özellikle kamuoyunda yankı uyandıran olaylardan etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verdiğini ifade ediyor. Bir olayın diğerini gölgede bırakması ve yaşananların kısa sürede gündemden düşmesi, yazarın en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmuş. Yılmaz, eserinde yalnızca toplumsal bir soruna dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda kurgusal bir karakter üzerinden adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Kitabın merkezinde yer alan "Ben Yürek" adlı karakter, 24 yaşında bir avukattır. İzmir’de kazandığı bir davanın ardından kaçırılarak işkenceye maruz kalan Yürek’in hayatı, yaşadığı travmalar ve karşılaştığı adaletsizliklerle derin bir kırılma yaşar. Akıl hastanesine düşen Yürek, burada sevgiyle tanışsa da hayatındaki zorluklar son bulmaz. Kendi ifadesiyle, bir taciz girişimine karşı kendini savunmak zorunda kalır ve bu olayın ardından yaşadıkları daha da ağırlaşır. Sonrasında ise kabul etmediği bir dava nedeniyle sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Hikâyesi, "Bu adalet değildi." sözleriyle okuyucuya güçlü bir mesaj bırakır. Yazar, bu eserle yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguluyor. "İnsan aslında öldüğünde değil, unutulduğunda ölür" düşüncesinden hareket eden Yılmaz, kadınların isimlerini ve yaşadıklarını yaşatmayı hedefliyor. Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Kasım Bozkurt; "Öğrencimiz toplumsal meselelere duyarlı akranlarına göre farkındalığı oldukça yüksek azimli örnek bir öğrencimizdir. Kendisi bütün öğretmen arkadaşlarımızın ve takdir ettiği öğrencilerin örnek aldığı biridir" dedi. "Ölümsüz Kadınlar", yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.
Giresun Cezaevinde 4 hükümlü hafız oldu Giresun’un Espiye ilçesinde bulunan Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü ve tutukluların dini ve ahlaki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hafızlık icazet programı düzenlendi. Düzenlenen programda 4 hükümlü hafızlık belgesi aldı. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Giresun İl Müftülüğü ve Espiye İlçe Müftülüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, kurumun konferans salonunda yapıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç başta olmak üzere il protokolü, kurum yetkilileri, personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Program, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Giresun Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, yaptığı konuşmada cezaevinde yürütülen eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekerek, "Cezaevimizin faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana 4 hükümlü hafız oldu. Türkiye genelinde ise 174 hükümlü ve tutuklu hafızlık belgesi almaya hak kazandı. Bu başarı bizler için gurur vericidir" dedi. Vali Koç ise hafızlığın sabır ve disiplin gerektiren önemli bir süreç olduğunu vurgulayarak, "Ceza infaz kurumu çatısı altında elde edilen bu başarı çok daha anlamlıdır. İnsan hayatının her döneminde yeni bir başlangıç yapabilir. Bugün elde edilen bu başarı, bunun en güzel örneğidir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olarak hafız olmaya hak kazanan hükümlü Ömer P.’ye Vali Koç tarafından Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı hediye edilirken, Başsavcı Akkiraz tarafından hafızlık belgesi ve para ödülü takdim edildi. Program, İlçe Müftüsü Haki Özgül’ün yaptığı dua ile sona erdi.