ASAYİŞ - 13 Eylül 2024 Cuma 15:29

Narin’in tutuklanan annesi Yüksel Güran, “O kadar titiz davranıyorlar ki benden bile şüphe ediyorlar

A
A
A

Diyarbakır'da 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın annesi Yüksel Güran, ‘Kasten öldürme suçuna iştirak etmek’ etme gerekçesiyle tutuklandı. Anne Güran'ın, İhlas Haber Ajansı’na verdiği röportajın bazı kısımlarında ağladığı bazı kısımlarında ise güldüğü gözükmüştü. Güran, şüpheli tavırlarıyla da gündeme geldi.

Diyarbakır’da 21 Aralık’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ‘Kasten öldürme suçuna iştirak etmek’ etme gerekçesiyle tutuklanan anne Yüksel Güran, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) verdiği röportajlarda, çalışmalarda titiz davranıldığını, kendisinden bile şüphe edildiğini ve bu çalışmadan dolayı çok mutlu olduğunu söylemişti.Yüksel Güran, 23 Ağustos’ta İHA muhabirine verdiği röportajda, kızından hiç haber alamadıklarını ve Çarşamba gününden bu yana kızının kayıp olduğunu söylemişti.

Kızının kaybolduğu gün saat 13.00'e kadar evde olduğunu, belirten Güran, “O vakitte evde yemek yedik. Yemekten sonra kızım saate bakıp Kur'an kursuna geç kaldığını söyledi. Saat 16.00'ya kadar kursunun devam edeceğini söyledi. Dersten sonra amcasının kızlarının yanına gideceğini söyledi. Kızım gitti, daha artık gelmedi. Kızımı görmek için tepeye çıktım. Baktım ki orada çocuklar oyun oynuyordu. Ben de orada olduğunu düşünerek bir şey yapmadım” demişti.

Narin’in tutuklanan annesi Yüksel Güran, “O kadar titiz davranıyorlar ki benden bile şüphe ediyorlar

Kızının bulunması için çağrıda bulunmuştu

Anne Güran, “Türkiye'ye sesleniyorum. Lütfen kızımı bana bulun. O benim pınar çiçeğimdir. O benim kalbimdir. Daha ben ne diyeyim. Lütfen, kim almışsa kızımı versin. Sizin de bir anne ve babanız var. Kızımı bir köşeye bırakıp gönderin bana. Allah rızası için yardım edin” şeklinde konuşmuştu.

Hayalindeki gelinlik tabutuna ve mezarına bırakıldı

Yüksel Güran, 24 Ağustos’ta verdiği röportajda ise Narin'in 6 çocuğundan tek kızı olduğunu söylemişti. Kızının hayalinin amcasının oğlunun düğününde gelinlik giymek olduğunu belirten Güran, “Son bir hafta boyunca sürekli gelinlik almam için ısrar ediyordu. Bugün kınamız vardı, bugün oğlum askere gidiyordu. Hiçbirini bırakmadılar gerçekleştirelim. Hayatımızı mahvettiler, hayallerimizi yıktılar. Neden bırakmadılar kızıma gelinlik giydireyim? Şimdi onların eline ne geçti? Benim yüreğimi yaktılar. Ellerine ne geçti? Bırakmadılar düğün alışverişimizi yapalım. Kızımı götürdüler. Ama bir türlü bulunmuyor. Başka Narin kaybolmasın, başka anne böyle ağlamasın. Yalvarıyorum, sen kimsin kızımı götürdün. Her gün kızımın fotoğrafına bakıyorum. Kızım evden çıktığı zaman ben bilmiyordum elbise giydiğini. Hatta ona şort giydiği için güldüm. Böyle mi camiye gidiyorsun dedim. Bana üstüne elbise alacağını söyledi. Ben sadece kızımı istiyorum. Hayalimizi yıkmayın. Bana Narin'i verin. Allah'tan başka bir şey istemiyorum. Ne olur bize yardımcı olun" diye konuşmuştu.

Yüksel Güran, 27 Ağustos’taki röportajında ise kızı Narin'i istediğini ifade ederek, başka annelerin ağlamaması ve başka Narin'lerin kaybolmaması dileğinde bulunmuştu. Sosyal medyada insanların kendilerini çok üzdüğünü belirten Güran, “O kadar çirkin yorumlar geliyor, benim çocuklarımı üzüyorlar. Devleti, polisi, jandarmayı meşgul ediyorlar, kendilerinden utansınlar. İnsan, böyle kız çocuğuyla dalga geçemez. Çok ayıp, bir çocukla, anne yüreğiyle, kardeşleri bu halde nasıl yorum yapıyorlar. Onlara yazıklar olsun. Sabahın köründe kalkıyoruz biri arıyor 'Narin ölmüş', cesedini görmüş, 'Narin burada' olmuş. Bize binlerce mesaj geliyor. Biz kendimizi bırakmışız, devletimizi meşgul etmesin. Bunu istiyorum, bunu dile getirmek istiyorum” dedi.

Yüksel Güran şöyle konuşmuştu:

“Şu anda beni de götürüyor, babasını da, komşuları da, çocukları da, ağabeyini de götürüyor. Gidiyoruz, geliyoruz. Teşekkür ederiz. O kadar titiz davranıyorlar ki benden bile şüphe ediyorlar çalışmadan dolayı çok mutluyum. Devletimiz iyi ki böyle bir şey yapıyor. Hepsini kızım için yapıyor. Beni götürsün, babasını, ağabeyini götürsün.”

“Bütün ailem mahvoldu, diyemiyoruz bu yaptı, şu yaptı”

“Kendimizi sorguluyoruz, bakıyoruz kendimizde bir şey bulamıyoruz” diyen anne Güran, “Kadın erkek kim olursa yalvarıyorum, Türkiye'nin önünde yalvarıyorum kızımı bir köşede, devlet kapısına bırak. Bütün ailem mahvoldu. Diyemiyoruz bu yaptı, şu yaptı, sen kimsin? Dünya malı istiyorsan elimizden ne gelirse, yatağımızı satarız sana veririz sana o parayı. Dünya malı Narin'den daha mı kıymetli. Beni bir kağıda bırakma bir ömür. Gücüm kalmadı. 5 oğlum var, tek kızım var. Eğer bu kimse biliyor ben ona düşkünüm” şeklinde konuşmuştu.

Okulların açılmasına da az kaldığını söyleyen anne Güran, “Bütün çocuklar kapımın önünden gidiyor. Okul karşımda, Narin olmaz ise yaşayamam. Babası dağ gibi düştü, ağabeyi askere gidiyordu, bize zehir ettiler. Bizi sorun, biz böyle bir aile değiliz. Kime zararımız var. Her yere sorun, ailem çok tatlı, ailemiz her gün barışa gidiyor. Narin karşıma çıksa, o kadar ki acı gördüm ben, o adam da olsa kadın da olsa ona teşekkür edeceğim. Güzel bir mevlit vereceğim. Kayınımın düğünü yapılacak ve Türkiye'nin önünde kızımla çiftetelli oynayacağım” ifadelerini kullanmıştı. 

Rıdvan Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Batı Akdeniz Kariyer ve İstihdam Fuarı kapılarını açtı Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Batı Akdeniz Kariyer ve İstihdam Fuarı (BAKİF26), yoğun katılımla kapılarını açtı. 10 binin üzerinde öğrencinin kayıt yaptırdığı fuarın ilk gününde binlerce genç iş ve kariyer fırsatlarıyla doğrudan buluşma imkânı yakaladı. Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinasyonunda "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen BAKİF26 Fuarı Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde yapılan açılış töreni ile başladı "Önümüzdeki 20 yıl çok üretken bir nüfusumuz var" Fuarın açılış töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Biliyorsunuz, 20 yıl öncesine kadar Türkiye, genç bir nüfusu olmakla övünürdü. Gerçekten genç bir nüfusumuz vardı ama henüz üretime gelecek bir çağda değildi. Bu yıllar ise, aradan geçen 20 yıl içinde ise Türkiye, kaba doğurganlık hızını hızla kaybetti. İnşallah çeşitli teşvikler ile şu anda Meclis’te de var, biz yeniden nüfus artış hızımızı arttırırız. Ama o 20 yıl önceki genç nüfus, şimdi üretken çağda bir genç nüfus. Yani şu anda Türkiye’nin uzun yıllar bulamayacağı bir fırsat penceresi var. Bu yaklaşık 20 yıl kadar devam edecek. Bizim için çok kritik. Bu 20 yıl içerisinde elimizde çok üretken, optimal yaşta bir nüfusumuz var. Bu nüfus ile işte biraz önce bahsedilen o "Türkiye Yüzyılı" var ya, işte bunu inşa edebiliriz." dedi. "Girişimciler üretebilecek mekanizmalar kurmalıyız" Kendi işini kuran, istihdam oluşturan girişimcilere ihtiyaç var diyen Antalya Valisi Hulusi Şahin "85 milyon nüfusumuz var ama oransal olarak belki 100-110 milyon nüfuslu ülkelerin istihdama esas nüfuslarından daha fazla bir nüfusumuz var. Bunu iyi kullanabilirsek çok ciddi sıçrama yapabiliriz ve Türkiye çok iyi noktalara gelir. Zaten belli bir trendde pozitif olarak gidiyoruz ama genç işsizliği mutlaka azaltmamız lazım. Sadece sıradan istihdam imkanları değil bu istihdam imkanları, onların potansiyellerini harekete geçirecek derecede yetkin, katma değerli işler olmalı. Ayrıca onların içinden girişimciler de üretebilecek mekanizmaları da kurmalıyız. Kendi işini kuran, istihdam oluşturan, insanlara ekmek veren girişimciler. Bunlar olmayacak işler değil. Bunlar için bizim elimizde her türlü potansiyel var." ifadelerini kullandı. "Biz çalışkanız, ahlaklıyız, karakterliyiz" Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Bizde bilgi var, vizyon var, biz her şeyiyle büyük bir sıçramaya hazır bir milletiz. Ben bugün böyle bir dinamizmi, böyle bir gücü yeni Türk neslinde görüyorum. Biz çalışkanız. Biz ahlaklıyız. Biz karakterliyiz. Bizde milli gurur var, pek çok ülkede olmayan. Biz haksızlığın karşısında sarsılmazlar gibi duruyoruz. Dünyaya meydan okuyoruz. Sadece duruş değil, yaptıklarımızla da herkese örnek oluyoruz. Ama tabii bu boş olmaz. TUSAŞ’lar, ASELSAN’lar. Oradaki binlerce mühendis arılar gibi çalışıyor. Sadece savunma sanayi değil Türk Hava Yolları dünyanın en büyük yedinci havayolu şirketi. Küresel firmalar kurduk, daha da kuracağız, sizler kuracaksınız. Ve yaptığımız çalışmalarla, üretkenliğimizle, her birimiz kendi alanımızda iyi çalışarak, iyi üreterek ama iş ahlakından asla taviz vermeyerek başaracağız ve geleceğin büyük Türkiye’sini işte bu gençler kuracak. Bu kariyer fuarı da buna giden yolda bir taşı döşemiş olsun, inşallah öyle olur." şeklinde konuştu. "Hedefimiz nitelikli istihdamı kalıcı hale getirmek" Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Gençliğin Üretim Çağı Bölgesel Kariyer Fuarına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, genç istihdamının yalnızca ekonomik bir veri değil, aynı zamanda milli bir mesele olduğunu vurguladı. Konuşmasında genel işsizlik verilerini paylaşan Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, "TÜİK verilerine göre genel işsizlik oranımızı 8,5 seviyelerine kadar çekmemize rağmen ancak asıl bizim odak noktamız yüzde 15,8 genç işsizlik oranını çok daha aşağılara çekmektir. Bugün ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizin sayısı 15-24 yaş aralığında 2,5 milyona 15-29 grubunda ise 4,5 milyona ulaşmış durumda. Bu tablo gençlerimizin istihdamla daha güçlü bir biçimde buluşturmanın önemini açıkça göstermektedir. Bizim hedefimiz sadece işe yerleştirmek değil, nitelikli istihdamı da kalıcı hale getirmektir. 2002’den 2026 yılı Mart ayı sonuna kadar İŞKUR aracılığıyla özel sektörde olmak üzere toplamda 16.802.000 kişinin işe yerleştirmesine aracılık edilmiştir. İşe yerleşenlerin 5 buçuk milyonu genç kardeşlerimizdir. Biz de bu birikimi bölgesel kariyer fuarlarıyla daha ileri bir noktaya taşımayı amaçlıyoruz. 7 bölgemizde 12 ayrı şehrimizde ve 115 üniversitemizin davetli olduğu organizasyonlarla gençlerimizi iş dünyasıyla buluşturmaya devam ediyoruz." diye konuştu. "Gençler için 473 milyarlık yatırım" Gençlerin istihdamına yönelik sunulan desteklerden bahseden Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, "Bu kapsamlardan bir tanesi staj desteği, Yine geleceğim meslekte programıyla meslek lisesi ve meslek yüksekokulu öğrencilerimize kariyer danışmanlığı için destekler veriyoruz. NİUP işgücü uyum programı, yine özellikle üniversiteli gençlerimiz için İŞKUR gençlik programı. Bu program ile de üniversite öğrencilerimizin eğitimlerini devam ederken, iş deneyimi kazanmalarını ve gelir elde etmeleri konusunda ciddi destekler sağlıyoruz. Elbette ortaya koyduğumuz bu güçlü vizyonla önümüzdeki üç yılda 3.000.000 gencimize istihdam kazandırmayı ve yine genç işsizlik oranını yüzde 11,5 altına düşürmeyi amaçlıyoruz. Bu hedefe ulaşmak için de yaklaşık 473 milyar liralık bir kaynağı gençlerimizin geleceği için seferber ediyoruz. İnanıyoruz ki bu yatırım Türkiye vizyonunun en stratejik yatırımlarından biridir. Bu ülkenin en büyük gücü sizlersiniz. Gençler için ne yapılsa azdır. Bu yatırımın sizinle birlikte ülkemize, milletimizin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu biliyoruz." açıklamasında bulundu. "Gençlerimiz artık ‘yapabilirim’ diyor" Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, Türkiye’nin mühendisleri, bilim insanları ve girişimcilerinin bugün dünyanın en kritik projelerinde söz sahibi olduğunu belirterek, "ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve ROKETSAN ve diğer kamu ve özel sektör şirketlerine kadar bugün dünyada o kadar çok ciddi işler üretiyoruz ki ve bu işi üretenler bizim gençlerimiz. En önemli mesele özgüven problemiydi geçmişte ve bugün biz bizim gençlerimiz ben yapabiliyorum diyor, ben üretebiliyorum diyor. İşte biz de bunun için buradayız. Sizin önünüzü açmak için destek olmak için yeter ki çalışın, çabalayın, emin olun çok daha fazlasını yapabilecek potansiyeliniz olduğuna bizler inanıyoruz. Bugün insansız hava araçlarından uydu teknolojilerine kadar birçok alanda dünya ile rekabet eden başarılı genç mühendislerimiz imza atıyor ve o mühendisler o başarı hikayeleri işte bu topraklardan çıktı. Sizin gibi onlar da bu sıralardan geçti." ifadelerini kullandı. "Güçlü olmak zorundayız" Sunulan imkanların ve teknik hazırlıkların arkasında büyük bir ideal olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, "Hedefimiz sizi adaletin sustuğu bu dünyada çok daha güçlü bir Türkiye’nin temsilcileri yapmak. Çünkü güçlünün haklı sayıldığı mevcut dünya düzenine baktığımızdaki maalesef bu dünyada olup bitenleri görüyorsunuz. Güçlü olmaktan başka bir şansımızın olmadığını sizler de görüyorsunuz. Evet, adaletsiz bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Ahlakın değer aşımına, erozyona uğradığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyayı düzenleyecek ileriye taşıyacak ve adil bir dünya düzenini beraber kuracak olan sizlersiniz. Bölgemiz maalesef kaosun ve istikrarsızlığın merkezi haline getirilmek isteniyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in coğrafyamızda pervasızca yürüttüğü saldırgan politikalar. Gazze’de yaşanan o insanlık dışı soykırım ve sistematik işgal. Sadece oradaki kardeşlerimizi değil, bölgedeki huzuru ve tüm insanlık onurunu maalesef hedef almaktadır. Dünyanın sessiz kaldığı bu vahşet bizlere şunu bir kez daha hatırlatıyor, güçlü değilseniz maalesef haklı olmanız yetmiyor. Onun için güçlü olmak zorundasınız." diye konuştu. "Gençleri doğru fırsatlarla buluşturuyoruz" İki gün boyunca dolu dolu geçecek fuarda gençleri doğru insanlarla, doğru kurumlarla ve fırsatlarla buluşturmayı amaçladıklarını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, sadece meslek edinmenin değil değişen dünyada kendine sağlam bir yer açabilmenin bilgiyi değere dönüştürebilmenin öneminden bahsetti. Bugün artık sadece mesleklerin değil, zihinlerin de sınırlarının zorlandığı bir çağda olunduğuna vurgu yapan Rektör Özkan "Eskiden yalnızca bir işin uzmanı olmak çoğu zaman yeterliydi. Bugün ise disiplinlerin birbiriyle konuştuğu, alanların iç içe geçtiği bir dünyadayız. Bir fizyoterapistin bir mühendisle yan yana gelip bir robotik rehabilitasyon sistemi geliştirmesi artık sıra dışı bir şey değil bir ihtiyaç. Bir hukukçunun bir yazılımcıyla birlikte çalışması, bir psikoloğun bir tasarımcıyla aynı masaya oturması artık geleceğin istisnası değil gerçeği. Çünkü dünyanın bugünkü meseleleri tek bir bölümün, tek bir bakış açısının içine sığmıyor." dedi. "Üretmeden güçlü bir gelecek kuramayız" Fuarın teması olan "Gençliğin Üretim Çağı" ifadesinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Rektör Özkan, "Üretmeden büyüyemeyiz. Üretmeden rekabet edemeyiz. Üretmeden güçlü bir gelecek kuramayız. Ama burada üretimi sadece fabrika, sadece yazılım, sadece sanayi olarak anlamamak gerekir. Üretim aynı zamanda fikir üretmektir. Karakter üretmektir. Sorumluluk üretmektir. Çözüm üretmektir. Bugün Türkiye de tam bu noktada çok önemli bir eşikten geçiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunmadan teknolojiye, diplomasiden sanayiye kadar birçok alanda daha güçlü, daha iddialı ve daha üretken bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Böylesine zorlu bir coğrafyada, böylesine karmaşık bir dönemde ayakta kalabilmek sadece güçlü bir devlet yapısıyla değil, aynı zamanda güçlü bir insan kaynağıyla mümkündür. Gençlerimizin bu büyük yürüyüşün sadece izleyicisi değil, asli öznesi olması gerekiyor. Ülkesine güvenen, çalışan, üreten, risk alan ve sorumluluk üstlenen bir gençlik, Türkiye’nin en büyük gücüdür." şeklinde konuştu. "Üretmek isteyene devletimiz sahip çıkıyor" Rektör Özkan konuşmasının devamında şunları söyledi: "Türkiye’nin geldiği noktayı sadece savunma sanayisinde, diplomaside ya da teknolojide görmüyoruz. Sağlıkta da aynı iradeyi görüyoruz. Bunun son örneklerinden biri de CAR-T oldu. Dünyada çok sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen, özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde yeni bir umut olan bu ileri tedavi altyapısını üniversitemize kazandırdık. Sayın Cumhurbaşkanımıza projemizi anlattığımızda destek vermesi, üretmek isteyene devletimizin nasıl sahip çıktığını gösteren çok kıymetli bir örnektir. Bunun için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Ama biz asıl teşekkürü sözle değil, işle göstereceğiz. Bu merkezde insanlara şifa ulaştırarak göstereceğiz. Bu altyapıyı yeni tedavilere kapı açan bir bilim zeminine dönüştürerek göstereceğiz. Kan kanserleri ve lenfomanın ötesine geçen yeni alanlarda da tedavi geliştirebilirsek, işte o zaman bu desteğin hakkını gerçekten vermiş oluruz." Gençlere seslendi Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Rektör Özkan, "Bir fikriniz varsa, eğer gerçekten çalışıyorsanız, eğer projenize inanıyor ve onun peşinden sabırla gidiyorsanız, Türkiye artık size omuz verecek güce sahiptir. Bu ülke artık sadece hayal kuran değil, o hayali destekleyen, büyüten ve imkâna dönüştüren bir ülkedir. Yeter ki siz işinize inanın, kendinizi iyi yetiştirin ve vazgeçmeden yürüyün. Çünkü bugün bu ülkede samimi emek, ciddi hazırlık ve gerçek üretim karşılıksız kalmıyor." diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından sponsorlara ve destek sunanlara plaket takdim edildi. Törene Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Av. Ahmet Aydın, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Antalya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, paydaş üniversite rektör ve rektör yardımcıları, Türkiye İş Kurumu Antalya İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Dr. Eli Evren İmre, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. BAKİF26 kapsamında 19 sponsor firma, 30 katılımcı firma ve birçok kamu kurumu yer aldı. Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Antalya, Burdur ve Ispartad’daki üniversitelerin katılımıyla 13-14 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Batı Akdeniz Kariyer ve İstihdam Fuarı’nda üniversite öğrencileri ve mezunların yanı sıra meslek lisesi öğrencileri ve iş arayan vatandaşlar kamu kurumları, meslek odaları ve özel sektörle bir araya gelecek. İki gün sürecek fuarda ayrıca salonlarda 64 söyleşi, panel ve atölye çalışması yürütülecek.
Ankara Bakan Bolat: "Jeopolitik riskleri sınırlandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Cari işlemler açığının şubatta 7,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bolat, böylece yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 35,4 milyar dolar olduğu dile getirdi. Bolat, yıllıklandırılmış altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının 30,8 milyar dolar fazla verdiğine dikkati çekerek, "Hizmet ihracatı, şubatta yıllıklandırılmış olarak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 122,3 milyar dolara ulaşmıştır. Seyahat gelirlerimiz şubatta 60,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz 42,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Mal ve hizmet ihracatı toplamı da geçen yıla göre yüzde 3,9 artarak 395 milyar dolara yükselmiştir" şeklinde konuştu. Küresel konjonktürde artan risk ve belirsizliklere rağmen cari işlemler açığının tarihi ortalamaların altında seyretmeye devam ettiğine işaret eden Bolat, açığın milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini aktardı. Bolat, bu yıla ilişkin öngörülerini de paylaşarak, "2026’da küresel konjonktüre bağlı olarak cari denge üzerinde ilave baskılar oluşabilecek olmakla birlikte, Türkiye’nin çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, genişleyen ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitesi, bu aşamada olası bozulmanın kontrol altında tutulmasına ve risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca Kovid-19 salgını döneminde olduğu gibi küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların ortaya çıkması halinde Türkiye’nin yeniden güvenilir tedarikçi olarak öne çıkması, yatırım ile lojistik açısından daha cazip bir merkez haline gelmesi mümkün görülmektedir. Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" ifadelerine yer verdi.
Denizli Merkezefendi Belediyesi MBLab Ai eğitimleriyle gençleri yapay zekanın geleceğine hazırlıyor Merkezefendi Belediyesi tarafından, dijital dönüşüme uyum sağlamak ve vatandaşların yapay zeka alanındaki yetkinliklerini artırmak amacıyla iki gün boyunca düzenlenen "MBLab Ai Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi Eğitimi" programı sona erdi. Başkan Doğan, "Yapay zekanın teorisini ve pratiğini bir araya getirerek, gençlerimizi geleceğe hazırlayan güçlü bir program gerçekleştirdik" dedi. Merkezefendi Belediyesi eğitim ve yenilikçi projeler alanında çalışmalarına devam ediyor. Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Merkezefendi Belediyesi MBLab Ai programına özellikle gençler başta olmak üzere çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Katılımcılar, yapay zekanın hızla gelişen dünyasında dijital içerik üretiminden sosyal medya stratejilerine, kriz yönetiminden marka yönetimine kadar birçok başlıkta hem teorik bilgi edindi hem de uygulamalı çalışmalarla deneyim kazandı. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla gerçekleştirilen eğitimlerde; yapay zekanın iletişim ve üretim süreçlerindeki rolü, doğru araç kullanımı, hızlı prototip geliştirme ve kampanya yönetimi gibi güncel konular ele alındı. Program süresince interaktif simülasyonlar ve uygulamalı anlatımlar sayesinde katılımcıların aktif öğrenme süreci desteklendi. Uzman eğitmenlerle beraber eğitime katılan vatandaşlar tarafından oylama yapılarak hep birlikte Atatürk Bilim Merkezi’nin yapay zeka ile tanıtım videosu yapıldı. Ankara Reklamcılar Derneği’nden gelen uzman eğitmenler; Amaç Ukav, Onur Kulaklıoğlu, Yalçın Beydilli, Özgür Özdemircan, Arda Engin, Yiğit Demir, Erkin Albayrak ve Uğur Özer’in sunumlarıyla gerçekleştirilen eğitimlerde, katılımcılara güncel dijital trendler ve yapay zeka destekli üretim teknikleri aktarıldı. Katılımcılar, eğitim süresince yalnızca bilgi edinmekle kalmayıp, uygulamalı çalışmalarla yapay zekayı etkin kullanma becerilerini geliştirme imkanı elde etti. Program sonunda uzman eğitmenlere Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan tarafından çiçek ve hediyeler takdim edildi. "Gençlerimizi yapay zeka ile buluşturarak geleceğe hazırlıyoruz" Merkezefendi Belediyesi MBLab Ai etkinliğini gençlerin ve vatandaşların yoğun katılımıyla tamamladıklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Yapay zeka hayattaki kullanımı sizlerle birlikte öğrenip, değerlendireceğiz. Yapay zeka tamamen hayatımızı içinde. Günlük hayatta çok kullanıyoruz ama nasıl kullanıyoruz? Doğru mu kullanıyoruz? Gerçekten verimli mi kullanıyoruz? Bu başlıkları sizlerle değerlendireceğiz. MBLab bizim için bir başlık olacak. Merkezefendi Belediyesi Laboratuvarı. Ai kısmını bugün ilkini gerçekleştiriyoruz. Bugün yapay zekayı konuşacağız ama salonda çıkacak fikirler ve değerlendirmeler sonucunda sizin istediğiniz bir konu ile değiştireceğiz. İkincisini Ekim ayında planlıyoruz. Merkezefendi Belediyesi Laboratuvarı kalıcı. Bu ne olabilir? Moda olabilir, kişisel gelişim, tekstil, turizm olabilir. Yapay zeka hayatımızın çok içinde. Bunu verimli kullanmak, teknolojinin içinde kaybolmamakta çok önemli. Bir doktor ameliyatını gerçekleştirirken yapay zekayla daha verimli hale getirebiliyor. Mühendisler yapay zekayı kullanarak daha iyi işler çıkarabiliyor. Kendimizi bu kadar da teknolojiye kaptırmalı mıyız? Eğitmenlerimiz bugün bize bunları anlatacak. Yapay zeka bence çok akıllı. Evet, onu da yapan bir insan ama yapay zekayı insanın vicdanıyla etik değerleriyle birleştirildiğinde daha verimli bir şekilde kullanılabileceğini ifade etmek istiyorum. Özellikle gençlere baktığımızda ‘Yapay zeka insanın yerini alır mı?’ endişesi var. Yıllarca bir işin eğitimi alıyoruz ama baktığımızda kendimde bir avukat olarak bir tuşla dilekçe yazıldığını görüyoruz. Bu bizi endişelendiriyor ama benim kişisel kanaatim yapay zekanın içinde sadece bir makineleşme değil, yine bir duygu, insanın vicdanı, insanın etik değerleri olmalı diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.