EKONOMİ - 22 Şubat 2024 Perşembe 09:41

Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor

A
A
A
Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor

Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir kuyumcunun atölyesinde eğitim gören 14-21 yaş arasındaki çocuklar, yaptıkları altın ürünleri Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Çocuklar, bir yandan ustalığı öğrenirken diğer yandan ise ailelerine maddi olarak da katkıda bulunuyor.



Merkez Kayapınar ilçesinde kuyum sektöründe faaliyet gösteren HMT Kuyumculuk, okulu bırakan çocuklar için açtığı altın üretim atölyesinde usta yetiştiriyor. Yaşları 14-21 aralığında olan çocuklar, ürettikleri altınlar ile hem sanat öğreniyor hem ailelerine maddi yönden katkı sağlıyor.


HMT Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Kaya, 2017 yılından bu yana okulu terk eden çocukları yanında yetiştirip usta öğretici olarak piyasaya sürdüğünü söyledi.


Çocukların atölyede ustalığı öğrenirken diğer yandan da meslek lisesinde eğitim gördüğünü ifade eden Kaya, “2017 yılından bu yana Mesleki Eğitim Programı çerçevesinde çocuk usta yetiştiriyorum. Eğitim alan çocukların çoğu zaten meslek lisesinde kuyumculuk bölümü öğrencileridir. Eğitim gören elemanlarımdan en küçüğü 14 en büyüğü 21 yaşında. Bu çocuklar, Diyarbakır’da kaybolmuş zanaatı yeşertmeye çalışıyor. İnşallah çocuklarımızın her biri ileride ayrı usta olacak, onlar da farklı öğrenci yetiştirecektir” dedi.


“Amacımız; eğitim hayatında pek başarılı olamayan çocukları meslek lisesine yazdırıp, mesleki eğitim programından kendi bünyemize çekip en azından zanaatkar yetiştirmektir” diye konuşmasına devam eden Kaya, “Bu yüzden çocuklarımızı topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın bir çoğu mevcut sistem içerisinde altını işlemeyi öğrenmiş oluyor. Bu öğrenciler meslek lisesinden mezun olduktan sonra üniversitelerde takı tasarım bölümlerinde eğitim görebilir, sertifikaları olduğu takdirde meslek liselerinde usta öğretici olarak eğitim de verebilirler” ifadelerinde bulundu.


“Öğrenci bulmakta zorlanıyoruz”


Günde 7 öğrencinin 1,5 kilogram altın işlediğini dile getiren Kaya, “Kapasitemiz yüksek olmasına rağmen öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Meslek liseleriyle bu konu hakkında irtibattayız. Önümüzdeki sene daha fazla öğrenci edeceğiz ki sektör hiçbir zaman geri kalmasın. Tarihin en iyi altın işçiliğinin olduğu Diyarbakır’da o ruhu sürdürmeye çalışıyoruz. Üretim yerimizde çalışan çocukların birçoğu yakın çevremizde çalışan kişilerin çocuğu ve yakınıdır. Ekibimiz, günlük 1,5 kilograma yakın altın üretimi yapabiliyor. Bu altınlar da Halep kordonu, paralı bileklikler, paralı kolyeler gibi birçok ürüne çevriliyor” ifadelerine yer verdi.


Son olarak öğrencilerin ürettikleri altınları dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:


“Çocuk ustalarımızın ürettikleri takıları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Bunlardan bazıları Dubai, Hindistan, Irak gibi birçok Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerindeki pazara gönderiliyor. Hedefimiz kapasiteyi üç katına çıkarıp daha fazla emektar ve sanatkar çocuk yetiştirmektir.”


5 yıl önce çırak olarak başladığı atölyede şu an ustabaşılık yapan 21 yaşındaki Ömer Kaya, lisede 2. sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp kuyum sektörüne başladığını belirtti.


Kaya, “5 yıl önce kuyumcu sektöründe eğitim görmeye başladım. İlk yıl devamlı ustamı izleyerek bu işi tanımaya çalıştım. Ustalarımız bize verdiği bu fırsatı değerlendirip, şu an ustabaşı olarak faaliyet gösteriyorum. Benimle beraber 7 kişi atölyede çalışıyor. Ustabaşı olarak arkadaşlara şu an işi ben öğretiyorum. Onlar da gösterdiğim şekilde altınları işleyerek hazır satılır hale getiriyor. Ben de showroomumuzda sergilenmek üzere arkadaşlara teslim ediyorum. Lise 2’nin ortasında okulu bırakıp tercihimi kuyumcu sektöründen yana kullandım. 5 yıldır sektörün içindeyim ve devam ediyorum” diye konuştu.


Atölyede en küçük yaştaki öğrenci Harun Ölmezoğul (14) ise, 8’inci sınıfı bitirdikten sonra eğitim hayatını bırakıp kuyumcu sektöründe başladığını ifade etti.


Hedefinin iyi bir altın ustası olduğunu söyleyen Ölmezoğul, “8’inci sınıfı bitirdikten sonra okulu bıraktım. Şu an mesleki okula gidiyorum. 10 aydır burada hem altın işlemeyi öğreniyorum hem çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim iyi bir altın ustası olmaktır. Burada ilkin Halep zincirini örmeye başladım. Daha sonra diğer takıları yapmaya başladım. Ustam sağ olsun bana çok yardımcı oluyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
İzmir Aliağa’da 1 Mayıs kutlandı Aliağa’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, yağmurlu havaya rağmen yoğun katılımla kutlandı. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından organize edilen kutlamalarda Aliağa Petrol İş Sendikası önünde bir araya gelen işçiler, sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, Atatürk Caddesi’nden Barbaros ve İstiklal caddelerini takip ederek Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında ellerinde flama, bayrak ve afişler taşıyan işçilere vatandaşlar evlerinin balkonlarından, esnaflar iş yerlerinin önünden alkışlarıyla destek verdi. Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, "Alın teri dökerek bu ülkenin tüm değerlerini ve tüm güzelliklerini üretenler; işçiler, memurlar, emekliler, işsizler, kadınlar, gençler, küçük esnaf ve emeğin en yüce değer olduğuna inananlar, insanca bir yaşam ve güzel bir gelecek isteyenler, eşitlikten ve adaletten yana olanlar, 1 Mayıs İşçi Bayramı, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Bugün burada sömürünün, açlığın, yoksulluğun ve baskının olmadığı, insanca bir dünya özlemiyle bir araya geldik. İş yerlerinde insan onuruna yakışır çalışma şartlarını savunmak için burada toplandık. Dünyada savaş ve yıkım devam ediyor. Emperyalist ABD ve siyonist İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan’dan sonra şimdi İran’a saldırıyor. Tekellerin kârları için halkların geleceğini karartıyorlar, enerji kaynaklarına el koymaya çalışıyorlar. Akan kan ve gözyaşını umursadıkları yok. Bölgemizde emperyalist saldırıları lanetliyoruz. Emekçiler olarak barıştan taraf olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. O nedenle sadece ülkemizde değil, dünyadaki tüm emekçiler gibi bugün sömürü ve zulme karşı sesimizi burada, Ege’nin en önemli işçi kenti olan Aliağa’da yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmasında kıdem tazminatı hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Toptan, "Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi" ile ilgili girişimlere karşı duracaklarını ifade etti. Çocuk işçiliği, iş cinayetleri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellere de değinen Toptan, güvenli ve güvenceli çalışma ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. Basın açıklamasının ardından halaylar çeken işçiler, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.
Mersin Akdeniz’de ikinci ’Bilgi Limanı Kütüphanesi’ hizmete girdi Mersin’in Akdeniz ilçesinde hayata geçirilen ’Akdeniz Bilgi Limanı Kütüphaneleri’ projesi kapsamında ikinci kütüphane hizmete açıldı. Millet Bahçesi Sahil Etabında, doğa ve denizin iç içe geçtiği konumda inşa edilen Dr. Ali Rıza Ongun Kütüphanesi, modern yapısı ve sunduğu imkanlarla öğrencileri ağırlamaya başladı. Akdeniz Kaymakamlığı, Akdeniz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Akdeniz Belediyesi iş birliğinde kente kazandırılan kafe kütüphane, yalnızca kitap okuma alanı olmanın ötesine geçerek sosyal bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Gençler, sessiz ve güvenli bir ortamda ders çalışırken aynı zamanda kafe konseptiyle sunulan hizmetlerden de faydalanabiliyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kütüphaneyi ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Projenin kısa sürede büyük ilgi gördüğünü belirten Şener, "Akdeniz’de eksikliğini hissettiğimiz kafe kütüphane konseptinin ne kadar doğru bir yatırım olduğunu gördük. Bu alanlar sadece ilçemize değil, tüm Mersin’e hizmet eden, gençlerimizin huzur içinde ders çalışabilecekleri modern merkezler haline geldi" dedi. İlk kafe kütüphanenin Turgut Reis Mahallesi’nde açıldığını ve yoğun ilgi gördüğünü hatırlatan Şener, "Bugün denize sıfır konumda ikinci kütüphanemizi hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlerimiz burada hem deniz manzarası eşliğinde vakit geçirecek hem de derslerine odaklanabilecek. Üçüncü kafe kütüphanemizin de proje çalışmalarına başladık" ifadelerini kullandı. Kütüphane kompleksinde yer alan atölye alanlarında ise öğrenciler, rehber öğretmenler eşliğinde kişisel gelişim ve motivasyon etkinliklerine katılabiliyor. Bu sayede gençler hem sınav stresinden uzaklaşıyor hem de sosyal faaliyetlere katılma imkanı buluyor. Mersin’in eğitim altyapısına katkı sunan Akdeniz Bilgi Limanı Kütüphaneleri, haftanın her günü öğrencilere ve kitapseverlere hizmet veriyor.