KÜLTÜR SANAT - 06 Kasım 2025 Perşembe 11:13

Özel günler, Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileriyle anlam buluyor

A
A
A
Özel günler, Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileriyle anlam buluyor

Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesinde çeşitli enstrümanları çalmayı öğrenen öğrenciler, buradaki tecrübelerini ülkece kutlanan ve anılan özel günlerde izleyicilerle buluşturuyor. Hemen hepsi farklı enstrümanlar çalan öğrencilerin ortak hayali Türkiye’yi dünyada temsil etmek.



Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri öğretmenleri Orhan Öztürk şefliğinde çeşitli enstrümanlar çalmayı öğrenip koro halinde parça seslendiriyor. 95 öğrencinin eğitim gördüğü bölümde hemen her öğrenci en az bir enstrüman kullanırken, şarkı portföyünü de genişletiyor. Aldıkları eğitimlerle kentte organize edilen ülkece kutlanan ve anılan özel günlere hazırlanan öğrenciler, maharetlerini bu programlarda gösteriyor. Keman, bağlama, gitar, tef gibi çalgılara bir virtüöz edasıyla hakim olan öğrencilerin ortak hedefi, enstrümanlarında dünyaca tanınan isimler olmak.


Öğrencilerin başarı oranı yüzde 98


Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmenlerinden Orhan Öztürk, lisenin 1992 yılında kurulduğunu söyledi. Bünyelerinde iki bölümün bulunduğunu bunların da resim ve müzik olduğunu aktaran Öztürk, ’’Burası müzik bölümümüz, mutfağımız. Toplamda 95 öğrencimiz var. İlimizdeki tüm anma ve kutlama programlarını burada hazırlıyoruz. Mezun olan öğrencilerimiz genellikle eğitim fakülteleri, konservatuvarlar ve güzel sanatlar fakültelerine yöneliyor. Başarı oranımız yüzde 98’in üzerinde, bunu özellikle belirtmek istiyorum. Bugün siz repertuar çalışmamıza denk geldiniz. Öğrencilerimizle repertuar çalışması yaparken önce solfej kısmını bitiriyoruz, daha sonra çalma aşamasına geçiyoruz. Önümüzde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var. Bizim için çok önemli bir gün. Şu anda da bu anlamlı gün için küçük bir hazırlık provası yapıyoruz. İnşallah sahada da güzel bir performans sergileyeceğiz, herkesi bekliyoruz. Okulumuzda ağırlıkla Türk müziği ve batı müziği alanında dersler veriyoruz. Toplamda 9 farklı enstrüman mevcut. Okula sınavla öğrenci alıyoruz. Önce kulak sınavı yapıyoruz, ardından öğrencinin hangi enstrümana ilgisi olduğunu belirliyoruz. O enstrümanı sevmesi bizim için çok önemli. Keman, yan flüt, viyola, çello, bağlama veya gitar gibi farklı seçenekler arasında, öğrencinin isteği ve fiziksel uygunluğuna göre yönlendirme yapıyoruz. Tabii öğrencinin isteği her zaman önceliğimiz. Müzik bölümünde hemen tüm öğrenciler piyano eğitimi de alıyor’’ dedi.


Farid Farjad’dan etkilendi, kemanı seçti


Keman çalan 12’nci sınıf öğrencisi Muhammed Berken Alıcı, ’’Koroda keman çalıyorum, asıl branşım keman. Yaklaşık 4-5 yıldır kemanla ilgileniyorum. Hedefim, iyi bir üniversite kazanıp müzik öğretmeni olmak. Farid Farjad’ı çok dinliyorum müziğe başlamamda onun büyük etkisi oldu. Onu dinledikçe heveslendim ve keman çalmaya başladım. Onun izinden giderek güzel bir yol kat etmek istiyorum. İnşallah onun gibi ben de ileride güzel yerlere gelmeyi hedefliyorum’’ diye konuştu.


Masal Duymaz isimli öğrenci de ’’7 yıldır keman çalıyorum. Çevremden ve ailemden görerek müziğe olan ilgim başladı. İleride ünlü bir kemancı olmak istiyorum. Umarım güzel bir virtüöz olabilirim’’ şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.