SAĞLIK - 12 Haziran 2025 Perşembe 11:07

Uzmanı, meme ve rahim kanserinin artmasını doğurganlık hızının azalmasıyla açıkladı

A
A
A
Uzmanı, meme ve rahim kanserinin artmasını doğurganlık hızının azalmasıyla açıkladı

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, "Aile Yılı"nın ilan edilmesini destekleyerek, "Son yıllarda meme ve rahim kanserinin artmasındaki en büyük sebep kadınlardaki doğurganlık rakamlarının düşmesine bağlı olarak bunu tıbbi olarak açıklayabiliriz. Aynı zamanda doğurmuş olmak kanser riskini de azaltıyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğurganlık hızının, tarihimizde ilk kez 1,48’e gerilemiş durumda olduğunu, bunun bir felaket olduğunu ve bu rakamın kritik eşik olan 2,1’in çok altında bir seviye olduğunu geçtiğimiz ay açıklamıştı.


Diyarbakır’da, Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Aile Yılı"nı ilan etmesini desteklediğini, aynı zamanda doğurganlık hızının çok ciddi düşüşüne dikkat çekti.


Çoksüer, İHA muhabirine, bunun en büyük sebeplerinden bir tanesinin kadınlardaki kariyer hırsı olduğunu, ikincisinin doğumun vermiş olduğu estetik kaygılar olduğunu söyledi. Doğurganlık hızı ile annelerin yaşı arasında çok önemli korelasyon olduğunu belirten Çoksüer, kadının yaşı artıkça doğurganlık hızını ciddi anlamda azalmakta olduğuna dikkat çekti.



"İleri yaş olduğu zaman çocuklarda aynı zamanda engelli çocuk riski de artıyor"


Çoksüer, kariyer yapayım derken anneliği geri planda bırakılmasıyla gebe kalma ihtimalinin de çok ciddi anlamda azalmış olduğuna işarete ederek, "Bu yüzden temel sloganımız, "En büyük kariyer anneliktir." En büyük kariyer, doğurganlık yapmış olan kadındır. Bununla beraber kariyeri ön planda tutup doğurganlığını ertelediği zaman ileri yaş olduğu zaman çocuklarda aynı zamanda engelli çocuk riski de artıyor. Özellikle 35 yaşın üstündeki kadınlarda hem doğurganlık azalıyor, hem de engelli bebek doğurma ihtimali artıyor" dedi.


"O yüzden onlardan ricamız doğurganlık programlamasını 20 ila 30 yaş arasında yapmalarını öneriyoruz" diyen Çoksüer, şöyle devam etti:


"Bununla beraber kadın doğum uzmanı olarak sağlık açısından çok önemli faydaları var. Doğurganlığını yapmış bir kadının en büyük faydası rahim kanseri riskini azaldığını görüyoruz. yumurtalık kanseri riskinin ve meme kanseri riskinin azaldığını görüyoruz. Son yıllarda meme, rahim kanserinin artmasındaki en büyük sebep kadınlardaki doğurganlık rakamlarının düşmesine bağlı olarak bunu tıbbi olarak açıklayabiliriz. Aynı zamanda doğurmuş olmak kanser riskini de azaltıyor. Kadınlarda miyom çok sık görülür. Her 4 kadından 1 kişi de rahmin içerisinde miyom görülebilmekte. Aynı zamanda miyom riskini de azaltmakta. Toplumda adet sancısı çeken kadın çok fazla. Ama doğurganlıkla beraber adet sancısı riskinin çok ciddi anlamda azalmakta. Doğurganlığın kadın sağlığı açısından hem kanserlerden koruma, hem de adet sancısı gibi ciddi anlamdaki sıkıntılardan da koruyabilmekte."


Doğumun diğer hastalıklar açısından da faydasına değinen Çoksüer, "Migren ataklarını azaltabilmekte. Doğurmuş kadınlarda bağırsak çalışmasının daha iyi olduğunu biliyoruz. Doğurmuş kadınlarda solunum yolu, astım riskinin daha az olduğunu biliyoruz. Cilt sağlığının da daha iyi bir şekilde ilerleyebildiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı.




Uzmanı, meme ve rahim kanserinin artmasını doğurganlık hızının azalmasıyla açıkladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu KUZKA’dan turizm sektörüne dijital pazarlama eğitimi Bölgedeki turizm sektörünün dijital pazarlama yetkinliklerini artırmak amacıyla Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle sektör çalışanlarına yönelik "dijital pazarlama eğitimi" düzenlendi. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti ortak finansmanıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından kurulan KOBİ Destek Merkezi’nce düzenlenen "Dijital Pazarlama Eğitimi" yüz yüze ve online olarak toplamda 4 hafta olarak planlandı. KUZKA ve Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen eğitimle, turizm sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin, yeni nesil turizm anlayışına uygun olarak nitelikli, profesyonel ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasını amaçlanıyor. KUZKA ev sahipliğinde KOBİ Destek Merkezi’nde yapılan programın ilk haftasında yüz yüze gerçekleştirilen eğitimlerde küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerine; toplam 5 başlıktan oluşan stratejik planlama ve pazar analizi, profesyonel topluluk yönetimi ve iletişim, dijital reklam ve bütçe optimizasyonu, görsel içerik üretimi ve hikâye anlatıcılığı ile web varlığı ve yerel SEO stratejileri konularında eğitimler verildi. Kastamonu’da faaliyet gösteren turizm işletmelerinin talebine uygun olarak gerçekleştirilen eğitimde, ayrıca turizm işletmelerinin, yeni dönemde dijital dönüşüme uyum sağlamaları için stratejik planlama, dijital marka yönetimi, sosyal medya iletişimi, reklam yönetimi ve veri analizi gibi günümüz turizminin temel unsurları uygulamalı olarak aktarıldı. Eğitimin online kısmında ise yapay zekanın pazarlama iletişiminde aktif kullanımı ile ilgili sektör temsilcilerinin katılımıyla workshoplar gerçekleştirildi. Bu kapsamda ileri seviye yapay zeka kullanımıyla kurumlara yönelik yılsonu değerlendirme raporları hazırlama çalışmaları, rapor kurgusu, içerik planlaması, başlık önerileri ve sektörel trend analizleri üzerine yapay zekâ destekli içerik üretim süreçleri uygulamalı olarak gösterildi. Ayrıca yapay zeka tabanlı uygulamalar üzerinden farklı kurum ve marka deneyimleri sunuldu. Atölye çalışmalarının da gerçekleştirildiği programda, kurumsal iletişimden sosyal medya stratejilerine, hedef kitle analizinden sürdürülebilirlik araştırmalarına kadar birçok başlık uygulamalı olarak anlatıldı. Program katılımcıların, sürdürülebilir iletişim odağında, farklı markaların sürdürülebilirlik stratejilerinin incelenmesi, kurumsal iletişimde kullanılan yöntemlerin değerlendirilmesi ve uygulanabilir strateji önerilerinin geliştirilmesiyle tamamlanmış oldu. Bölge turizmini yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil; hizmet kalitesi, dijital kapasitesi ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla gelişmesini destekleyen Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, program ile özellikle bölgedeki küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerinin dijital rekabete hazırlanması için daha düşük maliyetlerle daha yüksek tanıtım gücüne ulaşmasını sağlayacak bir dönüşümü hedefliyor.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta yağışlar barajlar ve sulama kanallarını doldurdu Kahramanmaraş’ta etkili olan sağanak yağmurlar sonrası barajlarda doluluk oranları yüzde 100 seviyelerine ulaştı. Kentin içinden geçerek Hatay’a kadar uzanan sulama kanalı da tamamen doldu. Türkiye genelinde etkili olan yoğun yağışlar, Kahramanmaraş’ta da bereketli bir tablo ortaya çıkardı. Kış mevsiminin yağışlı geçmesiyle birlikte kentteki birçok barajın doluluk seviyesi yüzde 100’e ulaştı. Kahramanmaraş’tan başlayarak Hatay’a kadar uzanan tarımsal sulamada kullanılan kanallar da tamamen suyla doldu. Bölgedeki vatandaşlar, kanalın uzun yıllar sonra ilk kez bu kadar dolu olduğunu ifade etti. Kentte yağışların ardından baraj ve göletlerdeki su seviyelerinde ciddi artış yaşandı. Yağışların ardından Kahramanmaraş’taki bazı barajlardan kontrollü su salınımı yapıldığı öğrenildi. Vatandaşlar, oluşan manzaraları bereket yılı olarak değerlendirirken su tasarrufuna da dikkat çekti. "Suyu israf etmemek gerekiyor" Vatandaşlardan Ali Güngör, "Barajlarımız doldu, ağaçlarımız suyunu aldı. Çok güzel oldu ve vatandaşların su tasarrufu yapmaları dikkatli kullanmaları gerekir. Millet ve memleket için çok önemli, suyu israf etmemek gerekiyor" dedi. "Barajlar doldu taştı" Mustafa Çayır ise, "Bu yıl Allah’ım bereket verdi, barajlar doldu taştı. Yağmurlarımız bol yağdı, ekinlerimiz iyi ve bereketli olacak. Sulama kanalı var, bol su var ve tarım arazileri sulanıyor" diye konuştu.