SAĞLIK - 29 Haziran 2025 Pazar 11:38

Uzmanı uyardı: "Yaşlılar, gebeler ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerekir"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Yaşlılar, gebeler ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerekir"

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Ömer Kaçmaz, sıcak havalarda yaşlıların, gebelerin ve çocukların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiği uyarısında bulundu.


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son günlerde artan sıcak hava dalgası yaşamı olumsuz etkiliyor. Diyarbakır Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü tahminlerine göre hava sıcaklığının 40 derece, ancak termometrenin 42 derecenin üzerinde olduğu görüldü. Acil Tıp Uzmanı Dr. Ömer Kaçmaz, sıcak çarpmasının özellikle hava sıcaklığının 35-40 dereceyi geçtiği durumlarda vücut ısısını da 37 dereceyi geçip 40 derecelere ulaştığı dönemlerde vücudun maruz kaldığı sıcağa ve neme bağlı oluşan çeşitli semptomların ismi olduğunu söyledi.


Sıcak çarpmasının özetle yaz günlerinde çok sık olduğunu, özellikle gündüz saatlerinde, öğle saatlerinde dışarıda çalışan işçiler, askerler, sporcular veya aşırı nemli ortamda yoğun iş yapan kişilerde ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Kaçmaz, hipertermi denilen vücut ısısının çok yüksek olması durumu olduğunu kaydetti. Kaçmaz, "Bu bazı belirtilere yol açar özellikle ilk başlarda kimse sıcak çarpması olduğunu anlamayabilir basit bir bulantı hissi, çarpıntı, nefes darlığı sonrasında kusma hali gittikçe ajitasyon, huzursuzluk, sinirlilik sonrasında kusmalara ve sıcak çarpması artmasına bağlı komaya kadar gidebilen bazı semptomlara yol açar. Diyarbakır ve çevresinden sıcak çarpmasından çok sayıda vaka geliyor. Genelde hafif semptomlar oluyor. Daha çok vücutta kuruluk, sıcaklığa bağlı bulantı hissi, sinirlilik bu tarz şeyler. Komayı yılda bir kez olabiliyor. Genelde belli bir yerde çalışan bir kişinin baygınlık geçirmesi sonrası o sıcağa maruziyetinin süre olarak uzamış olmasına bağlıdır diğerleri hafif semptomlarla geçer ama özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler yoğun sıcaklığın olduğu saatlerde dışarıda çalışan kişilerin dikkat etmesi gerekir semptomları çok da ağır olabiliyor bazen tıbbi destek almak gerekir sıcak çarpmasına şüpheleniyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir" ifadelerini kullandı.


Hastaneye ulaşılamayan durumlarda ise sıcaktan korunma yöntemlerine de değinen Kaçmaz, "Serin bir yere geçeceğiz, vücut ısımız artmışsa bol sıvı tüketeceğiz, sıvı tüketebilirsek özellikle böbreği korumuş oluruz. Sıcak çarpmasına bağlı en çok etkilenen organlar böbrek ve karaciğerdir. Bunları korumak için bol sıvı almamız lazım. Bir de düşürebilirsek hemen vücut ısısını düşürmemiz lazım. Serin bir yer bulursak serin bir yer yoksa suya girerek soğuk uygulamayla vücut ısısını düşürerek sıcak çarpmasının önüne geçebiliriz" diye konuştu.


Sıcak çarpmasının sadece güneşte kalmaya bağlı oluşmadığını aktaran Dr. Kaçmaz, "Aynı zamanda aşırı nemli ortamda çalışmaya bağlı da oluşur. Özellikle inşaat işçileri bu konuda yüksek risk altındadır. Kapalı bir alanda sıcak saatlerde uzun süre çalışırsak ki bu bazen 45 dakikada bile oluşabiliyor zaten 8 saate kadar maruziyet olursa iş ciddi bir duruma gelebilir. O yüzden bu tür konularda dikkatli davranmamız lazım. Bölgemizde sıcak çarpmasından korunmak isteniyorsa özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmamaya özen göstereceğiz. Dışarı çıksak bile en kısa sürede işimizi bitirip yine serin bir yere geçmeliyiz. Nemli ortamlarda çok bulunmamalıyız, güneşten sakınmak için şemsiye ve benzeri şeyler kullanabiliriz. Hafif ve hava geçirebilen açık renkli elbiseler giymeliyiz, suyu tutan elbiselerden uzak durmalıyız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.