SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 10:35

Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi

A
A
A
Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi

Ramazan ayına özel beslenme önerilerinde bulunan Uzm. Dyt. Elif Aslan, iftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktararak, "Öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmalı, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmeli. Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır" dedi.


Diyarbakır Memorial Hastanesinde görev yapan Uzm. Dyt. Elif Aslan, sahur ve iftarda tüketilecek olan yiyeceklere yönelik önerilerde bulundu. Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarımızın tamamen değiştiği özel bir süreç olduğunu söyledi. Gün boyu süren açlığın iftarda kontrolsüz beslenmeye sebep olabileceğini kaydeden Aslan, bu süreçte asıl amacın sadece aç kalmak değil, dengeli, düzenli ve kontrollü beslenmeyi sürdürebilmek olduğunu ifade etti. Aslan, güzel bir planlamayla Ramazan ayını kilo artışıyla değil, metabolik dengeyi koruyarak tamamlayabileceklerini dile getirdi. Sahurda öncelikle protein açısından zengin besinler tercih edilmesi konusunda uyarılarda bulunan Aslan, şu ifadeleri kullandı:


’’Yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, söğüş sebzeler ve sağlıklı yağlar tüketilebilir. Avokado veya çiğ kuruyemişler de iyi seçeneklerdir. Geceden kalma yemekler kesinlikle tüketilmemeli, kahvaltı formatında hafif ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Salatalık, marul, dereotu ve kereviz sapı gibi sebzeler de sahurda yer alabilir. Bunlar su ihtiyacımızı bir nebze olsun karşılayan besinlerdir"



"İftarı mutlaka ikiye bölmek gerekir"


İftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktaran Aslan, öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmasını, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmesi gerektiğini aktardı. Aslan, ’’Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır. Karbonhidrat tüketimi mutlaka kontrollü olmalıdır. İftarda hızlı yemek yenmemeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Yemekten hemen sonra uyuma pozisyonu veya uzanmak doğru değildir. İftardan yaklaşık 30-45 dakika sonra hafif tempolu bir yürüyüş yapılabilir. İftardan sahura kadar iki ara öğün yapılabilir. Su tüketimi bir kerede değil, yudum yudum yapılmalıdır. Toplam sıvı tüketimine dikkat edilmeli, yeterli su içilmelidir. Çay ve kahve diüretik etki gösterebildiği için kontrollü tüketilmelidir. İftardan hemen sonra çay ve kahve içilmemeli, en az 1-1,5 saat beklenmelidir. Tatlı tüketimine de dikkat edilmelidir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli ve haftada 1-2 sefer ile sınırlandırılmalıdır. Böylece kan şekerinin ani yükselmesi ve insülin dalgalanmaları önlenebilir" dedi.



Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu BURSA (İHA) – Bursa’da 72 yaşındaki fırıncı Faik Yorgun’un evinde öldürülüp yangın süsü verilmesine ilişkin davada Bölge Adliye Mahkemesi kararını verdi. İlk derece mahkemenin 15 yıl hapis cezası kararını kaldıran mahkeme, üniversite öğrencisi Mustafa P.’nin cezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 10 aya düşürdü. Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun’un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside Yorgun’un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya’dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya’dan Bursa’ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2’nci sınıf öğrencisi Mustafa P.’nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. "Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı" Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın "kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.