GÜNDEM - 06 Mart 2025 Perşembe 22:45

Vali Zorluoğlu: "Terörsüz Türkiye vizyonunun en büyük kazananlarından bir tanesi mutlaka Diyarbakır şehri ve bu bölge olacaktır"

A
A
A
Vali Zorluoğlu: "Terörsüz Türkiye vizyonunun en büyük kazananlarından bir tanesi mutlaka Diyarbakır şehri ve bu bölge olacaktır"

Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) katıldığı iftar programında Türkiye’nin gündeminde "Terörsüz Türkiye" olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye vizyonunun en büyük kazananlarından bir tanesi mutlaka Diyarbakır şehri ve bu bölge olacaktır" dedi.


Vali Murat Zorluoğlu, Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) Mehmet Şirin Açar Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi İftar Buluşması" programında sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Zorluoğlu, burada yaptığı konuşmada, kente geldiği ilk günden beri sanayinin gündemlerinde olduğunu ve olmaya devam edeceğini, kentin ciddi bir sanayi potansiyelinin olduğunu ifade etti.


Türkiye’nin gündeminde "Terörsüz Türkiye" olduğunu kaydeden Zorluoğlu, "Cumhurbaşkanı’mızın ve hükümetimizin riyasetinde ve koordinasyonunda bu süreç devam ediyor. Çok ciddi mesafeler katedildi. Terörsüz Türkiye vizyonunun en büyük kazananlarından bir tanesi mutlaka Diyarbakır şehri ve bu bölge olacaktır. Buna inanıyoruz. İnşallah huzur ortamı ve o güzel zemin üzerine Diyarbakır’da üretimi, istihdamı, sanayi ve ihracatı geliştireceğiz. Sanayi alt yapımızı her geçen gün güçlendiriyoruz" dedi.


OSB’nin 1. ve 2. etabının elektrik sisteminin yer altına alınmasını kararlaştırdıklarını ve birkaç hafta içinde ihalelin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılacağını ifade eden Zorluoğlu, kısa bir sürede 5. etabın altyapı ihalesini de gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.


Karacadağ OSB’de ise altyapının yüzde 90’nın tamamlandığını, buradaki 135 parselden 50’nin üzerinde parselin tahsisinin yapıldığını aktaran Zorluoğlu, "Bir diğer konunun da turizm olduğunu ve bu konunun kentin geleceğinde önemli bir paya sahip olacağını vurgulayan Zorluoğlu, "Diyarbakır’ın önümüzdeki yıllarda çok daha önemli bir turizm kenti olacağına hiç şüphemiz yoktur. Şu anda Diyarbakır turizmini tanıtma stratejisi üzerine çalışıyoruz. Sona gelmek üzereyiz. İnşallah Diyarbakır iyi bir tanıtımla önümüzdeki yıllarda çok daha fazla turist çekecektir. Buna inanıyoruz" diye konuştu.


Sağlık alanında yürütülen çalışmalara değinen Vali Zorluoğlu, "Merkez Kayapınar ilçesinde yapımı süren Şehir Hastanesi’nde fiziki gerçekleşmenin yüzde 40’ın üzerinde. Kentin sağlık alanında çevre illere de hizmet veriyor. Yarın Sağlık Bakanı’mızla ikinci şehir hastanesinin yeri konusunu netleştirip onun da proje aşamasına geçeceğiz. Birkaç sene içerisinde o da inşallah başlayacak. O da 1000 yataklı bir yeni hastane olacak. Aynı zamanda üniversite hastanemiz bu bölgenin en önemli sağlık kuruluşudur. Orası da eskidi ve artık hizmette yetersiz hale geldi. Onunla ilgili de 2025 programında 600 yataklı yeni bir hastane var. Onun da şu anda projesi devam ediyor. İnşallah tamamlandığında hastanenin yapımına geçilecek. Sağlık alt yapısını inşallah güçlendirmiş oluyoruz" şeklinde konuştu.



Vali Zorluoğlu: "Terörsüz Türkiye vizyonunun en büyük kazananlarından bir tanesi mutlaka Diyarbakır şehri ve bu bölge olacaktır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.