SAĞLIK - 18 Nisan 2026 Cumartesi 09:44

Yeni doğan bebek 79 günde 4 ağır ameliyat geçirerek hayata tutundu

A
A
A

Diyarbakır’da yeni doğan bebek, atrezi teşhisiyle 79 günde geçirdiği 4 ağır ameliyatın ardından sağlığına kavuşarak ailesine teslim edildi.

Yaklaşık 80 gün önce dünyaya gelen Kaan Araz Görmez, kusma şikayetleriyle hastaneye götürüldü. Memorial Dicle Hastanesinde Çocuk Cerrahı Op. Dr. Taner Kamacı, yaptığı tetkik ve muayenede bebeğin bağırsaklarında doğuştan atrezi denilen tıkanıklık olduğunu tespit etti. 79 günde 4 ağır ameliyat geçiren minik Kaan, sağlığına kavuşarak ailesine teslim edildi.

Op. Dr. Taner Kamacı, İHA muhabirine, doğumdan sonra hastanın bağırsağı tıkalı şekilde geldiğini açıkladı. Anne karnındayken de annenin suyunda artma ve bağırsaklarında problem olabileceğinin aileye söylendiğini belirten Kamacı, doğduktan sonra çocuğun kusmaları olması üzerine hastanın yönlendirildiğini ifade etti.

Hastayı yeni doğan yoğun bakımına aldıklarını kaydeden Dr. Kamacı, "Burada yaptığımız tetkiklerde ve muayenesinde bebeğin bağırsaklarında doğuştan atrezi dediğimiz bir tıkanıklıkla doğduğunu fark ettik ve acil olarak ameliyata aldık. İnce bağırsağının son kısmında bir atrezi vardı, düzelttik. Fakat bebeğin bağırsaklarında tıkalı yerin üstünde çok ciddi bir genişleme vardı. Bu genişleme olan yerde ve bağırsaklarda genel olarak bir kan dolaşımında bozukluk vardı. İlk ameliyattan sonra çocuğu besledik, neredeyse taburcu etme aşamasına geldik" dedi.

Dr. Kamacı, bağırsaklarda yapışıklık olması üzerine hastayı tekrar ameliyata almak durumunda kaldıklarını söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"İkinci ameliyatta bağırsaklarında genişlemiş olan kısımda daralma olmadığını, düzelme olmadığını fark ettik ve o kısmı çıkardık. İkinci ameliyatından yaklaşık bir hafta sonra çocuğu bağırsaklarında delinme şüphesi ile üçüncü kez ameliyata almak zorunda kaldık. Bu sefer bağırsaklarında dolaşım bozukluğundan kaynaklı bir delinme olduğunu fark ettik. Üçüncü ameliyatında da o bağırsağındaki delinme olan kısımları çıkardık. İnce bağırsağın 35’inci santiminden açmak zorunda kaldık. Buradan açtığımızda çocuk kakasını artık karnından yapabiliyordu fakat daha kısa bir bağırsak segmentini kullanabildiği için çocuk aldığını çok fazla içeride tutamıyordu. İçtiği sütün çoğunu hemen bağırsağından karnından dışarı atıyordu. Bu yüzden biraz kilo almasını bekledik. Çocuğa besleyici serumlarla kilo aldırdık."

Bebeğinin kendilerine gelişinin 79’uncu günü olduğunu aktaran Dr. Kamacı, "79 gündür ciddi bir yoğun bakım süreci geçirdi. 10 gün önce yaptığımız 4. ve son ameliyatla da bağırsağını tekrar karna alıp kapattık. Çocuk, 79 günlük zorlu bu sürecin içinde 4 kez ameliyat olmuş oldu. Hem ailesi için hem bizim için stresli bir süreçti. Çocuğun bağırsakları normal diğer çocukların bağırsakları gibi değildi. Sebebini hala çözemediğimiz bir kanlanma sorunu vardı. Bu nedenle sürekli problemler çıkardı. Çok şükür bebeğimizi toparladık. 10 gündür ağızdan besleniyor. Normal yoldan kakasını yapıyor. Kilo almaya da başladı. Bugün hastamızı şifa ile taburcu ediyoruz" diye konuştu.

"Bu hastalar genellikle tek ameliyatla sağlığına kavuşur"

Bağırsak atrezilerinin yaklaşık bin doğumda bir görülen ve anne karnında teşhis konulması genelde çok zor olan bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Dr. Kamacı, "Hafif ve ağır tipleri mevcut. Genellikle tek ameliyat ile bu hastalar sağlığına kavuşur ancak bu hastamıza bağırsağının kan dolaşımındaki sorun nedeniyle 4 kez ameliyat olmak zorunda kaldı ancak sabırla yapılan ameliyatlar ve 80 günlük zorlu bir yoğun bakım tedavisi sonrası bugün hastamızı şifa ile taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

Yeni doğan bebek 79 günde 4 ağır ameliyat geçirerek hayata tutundu

Kaan Araz Görmez’in babası Hüseyin Görmez ise 79 günlük bir sürecin kendileri için çok zor olduğunu belirterek, "Hocalarımız bize çok yardımcı oldu. Çok şükür bugün taburcu oldu. Zor bir süreçti, her gün stres. Bir şey yapamıyorsun, elin kolun bağlı" dedi.

Rıdvan Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Araç muayene istasyonlarında aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak" dedi. Palandöken, hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın bir an evvel kaldırılması gerektiğini söyledi. Araç muayene ücretlerinin yüksek olduğunu ve uygulamada çift ücretlendirme sistemi bulunduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 lira civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret alınıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasıran ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz, 3 bin 750 lirayı cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil hem de adil değil." "Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış" Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 milyon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım" diye konuştu. "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor" Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor. Sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV’yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım" ifadelerini kullandı.
Hatay Fırtınanın uçurduğu çatı araçlara zarar verdi: O anlar kamerada Hatay’da kuvvetli fırtınanın uçurduğu çatının park halindeki 3 otomobil ve 1 motosiklete zarar verdiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Meteorolojinin yağışlı hava ve fırtına uyarısında bulunduğu Hatay’da akşam saatlerinde yağış ve fırtına etkisini göstermeye başladı. Sahil ilçeleri olan; İskenderun, Arsuz, Dörtyol, Payas ve Dörtyol’da fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Akşam saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar kendini gösteren kuvvetli fırtına çevreye zarar verdi. Arsuz ilçesinin Karaağaç Mahallesi’nde etkili olan fırtına apartmanın çatısını uçurdu. Uçan çatı park halindeki 3 otomobil ve 1 motosiklete zarar verdi. Çatının uçarak araçlara zarar verdiği anlar anbean kameraya yansıdı. ’Kızım gibi bakıyordum’ dediği aracı çatının uçmasıyla zarar gören Yunus Emre Batıayaz, "Rüzgardan dolayı çatı uçtu ve aracıma zarar verdi. Telaşla aşağı indik, şu an perte çıktı ve maddi büyük bir zararımız var. Ayrıyeten can kaybımız da olabilirdi. Sadece benim arabam değil, üç dört araba birlikte gitti. Bu arabanın dün alıcısı çıkmıştı, müşterisi çıktı. Ben de satmak istemedim ve şu an arabam bu halde. Kızım gibi bakıyordum, ne diyeceğimi bilemiyorum. Şikayetçi olduk, tutanak tutuldu. Mahkeme yoluyla ilerleyeceğiz, Hüseyin bey geldi hemen apartman sahibi ve masrafları karşılayacağını söyledi" dedi.