GÜNDEM - 07 Aralık 2023 Perşembe 11:42

100. yılda engelsiz yaşam etkinliği

A
A
A
100. yılda engelsiz yaşam etkinliği

Düzce Üniversitesi Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü tarafından, Özel Eğitim Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen 100. Yılda Engelsiz Yaşam adlı panel ve sergi etkinliği gerçekleştirildi.


Cumhuriyet Konferans Salonu’nda engelli bireylere yönelik toplumdaki farkındalığı arttırmak ve herkes için daha yaşanabilir bir toplum oluşturmak amacıyla düzenlenen programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, “Hayatımız, ruhumuz ve bedenimiz kendi isteğimiz ile oluşmuyor. Çocuklarımız engelli olabilir ancak, gerçek var oluşumuzu bulmalıyız” ifadelerini kullandı. Bireylerin engelli olmasına rağmen yetenekli oldukları alanları bulmalarını ve bu alanda ilerlemelerini tavsiye eden Genç, programda emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.



Programın panel bölümünde Düzce Üniversitesi Engelsiz Üniversite Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Hakan Özak, “Eğitimde Erişilebilirlik” başlıklı sunumunda, koordinatörlük olarak engelli öğrencilerin kampüsteki özel bireylerine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Türkiye’deki toplumun yüzde 12’sinin özel eğitime ihtiyaç duyduğunu belirten Özak, Türkiye’nin 2030 vizyonunda eğitimde daha erişilebilir bir toplum olmanın hedeflendiğini söyledi.


Düzce Özel Eğitim Anaokulu Müdürü Adnan Kırca, “Engelsiz Yaşamda Eğitim” konulu konuşmasında, bu günün bir farkındalık günü olduğunu dile getirerek, özel eğitim anaokullarının yapısını değiştirdiklerini, erken çocuk müdahale merkezi olacak Düzce’nin, bu uygulamanın pilot ili seçildiğini sözlerine ekledi.


Programın son konuşmacısı Vildan Yalçınkaya ise “Engelsiz Yaşamın İçinden” başlıklı sunumunda, özel eğitim öğretmenliğinin zor bir meslek olduğuna işaret ederek, bu zorlukların bilincinde olarak meslek seçimi yapmanın önemine dikkat çekti. Çocuklara masa başında eğitim değil, oyunun içinde bir şekilde eğitim vermelerini tavsiye eden Yalçınkaya, çocukları sosyalleştirmenin ve topluma karışmalarına destek olmanın gerekliliğine vurgu yaptı.


Program, soru-cevap bölümü ve teşekkür belgeleri takdiminin ardından, Öğretim Görevlisi Yağmur Başaran’ın hazırladığı oyun ve müzik etkinliği ile sona erdi.



100. yılda engelsiz yaşam etkinliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Şimşek: “KDV genel artışı olmayacak, MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Kurumlar vergisinde artış olmayacak. Gelir vergisi oranlarında artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisinde yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik. Polemiklere sosyal medyayı dikkate almıyorum” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. 31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Yerel Seçimlerinden sonra yeni vergilerin getirileceği iddialarına yanıt veren Şimşek, sosyal medyadaki polemikleri ciddiye almadıklarını ifade etti. “Bizim en öncelikli hedefimiz enflasyonu tek haneye indirmek” Yaptıkları ekonomi planlarının 3 hedefi olduğunu söyleyen Şimşek, “Bizim en öncelikli hedefimiz enflasyonu tek haneye indirmekti. Enflasyonu ideal olarak düşük tek haneye indirmek. Fiyat istikrarından çok uzağız ama hedefimiz bu. Programın özü dezenflasyondur. İkinci hedefimiz bunu destekleyecek nitelikte mali disiplinin yeniden tesis edilmesidir. Mali disipline baktığımızda bütçe performansı iyi. Deprem felaketi yaşadık. Bütçe açığı çok arttı. Bütçe açığının yüzde 3’ün altına çekilmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir. Borcun da milli gelire oranını kalıcı şekilde yüzde 40’ın altında tutmaktır. Cari açığı uygulayacağımız politikalarla milli gelire oranla yüzde 2,5’in altına çekmek. Sürdürülebilir cari açık. Dış borcu aşağı çekmek, ihtiyaç duyulan rezervi kalıcı şekilde sağlamak. Bu da üçüncü hedefimiz” açıklamasında bulundu. “KKM’den kademeli olarak tam çıkış öngörüyoruz” Ekonomik çalışmalar çerçevesinde iki unsur öne çıktığını söyleyen Şimşek, “Bu hedeflere ulaşmada ayak bağı olan Kur Korumlaı Mevduattan (KKM) çıkış stratejimiz var. Rezerv birikimi de gereklidir. KKM’den kademeli olarak tam çıkış öngörüyoruz. Bütün bunları kalıcı hale getirecek, mali disiplini kalıcı hale getirecek yapısal reform hedefimiz var” diye konuştu. “CDS’nin gerilemesi piyasanın programa inandığını gösteriyor” Ekonomide uyguladıkları programın çalıştığına dikkati çeken Şimşek, “Bizim bazı alanlarda öngördüğümüzden çok daha güçlü çalışıyor. İçeride ve dışarıda tüm kesimlerin, piyasa aktörlerinin programa inanmasıdır. Risk priminde özetlendiği kanısındayım. Türkiye’nin dış kaynağa çok daha makul maliyetlerle erişmesinin önünü açtı. Baktığınız zaman Türkiye’nin Ağustos’a kadar risk primi farkı gelişmekte olan ülkelerin çok üstündeydi. Ağustostan itibaren gelişmekte olan ülkelerden çok daha düşük spreadlerle uluslararası finansmana erişim sağladık. 700 CDS’ten 300’e gerileme piyasanın bu programa inandığını gösterir” ifadelerine yer verdi. “Döviz dönüşümlü mevduatı dikkate alırsanız rezervlerdeki artış 60 milyar dolar civarında” Türkiye’ye yapılan finansman girişi hakkında konuşan Bakan Şimşek, ülkeye Haziran 2023’te 11,4 milyar dolar net portföy girişi olduğunu belirtti. Şimşek, “Türkiye geçen sene uluslararası piyasalardan 10 milyar dolar borçlandı ama yüksek faizlerden borçlandı, faizler şimdi aşağı indi. Türkiye’de rezervler Mayıs itibarıyla 98,5 milyar dolara inmişti, şu anda 130 milyar doların üzerinde. Döviz dönüşümlü mevduatı dikkate alırsanız rezervlerdeki artış 60 milyar dolar civarındadır. DDM’deki azalmayı izlerseniz ve rezerv artışıyla birlikte düşünürseniz 60 milyar dolar düzeyinde artış var. Programın neresi iyi çalıştı derseniz bu boyutu iyi çalıştı. Bankalar Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç öderken 96 dolar bulabiliyorlardı. Şu anda yüzde 138’e çıktı. Bankalar 100 dolar borç öderken 138 dolar bulabiliyor” dedi. “Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları şu anda hazırlanıyor” Bakan Şimşek, ekonomide yeniden dengelenme, iç talebin ılımlı hale geldiği, dış talebin büyümeyi destekleyici noktaya geldiği bir yapı istediklerini vurgulayarak “Böyle bir ekonomide büyümenin kompozisyonda enflasyonu aşağı çekmemizi ve cari açığı aşağı çekmeyi sağlayacak temel koşuldur. 2023’ün ikinci çeyreğinde yurt içi talebin büyümeye katkısı 10.2 puan. Net ihracatın etkisi -6,3 puan. 3. çeyrekte düzelmeye başlıyor. Net ihracatın etkisi -6,3’ten -2,6’ya düşüyor. 4. çeyrekte 2023 yılı yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi -0,6, yani sıfıra yaklaşıyor. Net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim istediğimiz bu. Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları şu anda hazırlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. “Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir” Şimşek, 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerine çıktığını ve aralık ayında 45 milyar dolara gerilediğini belirterek, “2 aylık dış ticaret rakamlarına bakarsak 13,2 milyar dolarlık iyileşme var. Cari açık Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor, program çalışıyor. Bunlar değerli şeyler. Finansal piyasaların gördüğü resim var, bir taraftan bizim sürekli şekilde ana hedefimiz enflasyon düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net şekilde piyasalar diyor ki inanıyoruz, enflasyon düşecek diyor” şeklinde konuştu. Bakan Şimşek, aylık bazda trendlerin incelendiğinde ocak, ayında ve kısmen şubat ayında trendlerin programla uyumlu bir şekilde olduğunu söyleyerek, “Geçen sene eylül sonrasında çok net bir trend var. Trend bizim ortaya koyduğumuz hedef patikasıyla yüzde 36 orta nokta. 30-42 arasında belirsizlik noktası var. Ocak ayında sizin bahsettiğiniz faktörler nedeniyle bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta da etkileri olabilir. Mart’ta da yeni baştan çok net trende oturacak. Dezenflasyon hedeflerimizle uyumlu hale gelecek” ifadelerini kullandı. “Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz” Gelecek dönemde iç talepte ılımlı seyrin net olarak gözükeceğini dikkati çeken Şimşek, “2021’de dolar/TL kuru 18’e çıkıyor, 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar aynı seviyede kalıyor. Kuru serbest bıraktık, geçici olarak enflasyonist. Geçen sene gelir politikalarının etkisi var, deprem olmuş, inşaat malzemeleri özellikle orada inşaat malzemelerinde çok ciddi artış var. Bu sene böyle birşey olmayacak. Vatandaşlar deprem bölgesinden göçmek zorunda kaldı, kiralar arttı. 2023’ü besleyen bir sürü enflasyon faktörü ortadan kalkacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak. Vergilerin etkisi çıkacak” açıklamasında bulundu. “KDV genel artışı olmayacak, MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik” Şimşek, Merkez Bankası’nda işini çok iyi bilen kişilerin çalıştığını belirterek, Orta Vadeli Planda (OVP) maliye politikası konusunda ifade edilen vizyonu uyguladıklarını açıkladı. Şimşek şu ifadelere yer verdi: “Biz vatandaşımıza da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. İlk geldiğimiz gün dedik ki, öngörülebilirlik, şeffaflık. OVP’de bizim maliye politikası konusunda ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Biz vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. O istisnalardan verimli olmayanla ilgili çalışma yapacağız diyor. KDV genel artışı olmayacak. Kurumlar vergisinde artış olmayacak. Gelir vergisi oranlarında artış olmayacak. MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik. Polemiklere sosyal medyayı dikkate almıyorum. Piyasalarda belirsizliği artımak, seçime yönelik olarak spekülatif amaçlı bir sürü iddia ortaya konuyor. Koyanlar da saygın olması gereken kişilikler. Kaynağını sormadan. Arasınız bana ulaşamazsan basın danışmanına ulaşırsın, iddiaları sorarsın. Bunların niyeti kötü. Gündemimizde kayıt dışılıkla mücadele dışında ve bazı istisnaların verimli olup olmadığı dışında özel çalışmamız yok” Yapılan tüm harcamaların ayrıntılı bir şekilde gözden geçirildiğini söyleyen Şimşek, bu doğrultuda her bakanlığın bir sonraki sene için parayı ne için istediğini ortaya koyması gerektiğini söyledi. Bakan Şimşek, vatandaşların kendilerinden tasarruf beklediğini ve kendilerinin de Bakanlık olarak bu tasarrufları uygulayacaklarını dile getirdi. “Program başarılı şekilde uygulandığında lira itibar kazanacak, değer kaybetmeyecek” Merkez Bankası’nın Türk Lirası’nı destekleyen politika setlerinin olduğunu dikkati çeken Şimşek, “MB’nin politika faizi 45. Bu haftalık, yıllığı yüzde 56’lara geliyor. TL’yi destekleyen politika seti var. TL’yi cazip hale getiren politika seti var. TL neden değer kaybetsin? 56 ülkede 100 tane enflasyon şoku incelendi dedim. Vatandaşın portföy tercihlerine saygılıyım. Sosyal medya ya da diğer mecralarda, hepsini biz görüyoruz. Biz programımızı uygulayacağız, program başarılı şekilde uygulandığında lira itibar kazanacak, değer kaybetmeyecektir” ifadelerini kullandı. Şimşek, piyasaları tedirgin edecek adımlar atmayacaklarını da belirterek, bu doğrultuda adaletli bir vergi sistemi üzerinde çalışacaklarını belirtti. Ne borsa ne de başka bir alana piyasayı bozacak vergi düzenlemesinin gündemlerinde olmadığını söyleyen Şimşek, Kur Korumalı Mevduattan (KKM)’den çıkışı da kademeli olarak yaptıklarını aktardı. “Türkiye çok büyük ihtimalle gri listeden çıkacak” Kara para aklama önlenmesi anlamında Türkiye’nin eylem planının tamamını yerine getirildiğini söyleyen Şimşek, “FATF (Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü) bu kararı verdi. Mayıs ayında yerinde denetim için bir heyet gönderecekler. Haziran 2024 yılında çok büyük olasılıkta Türkiye gri listeden çıkmış olacak” açıklamasında bulundu. “Kripto kanunu seçimden sonra çıkacak” Şimşek, Kripto Yasası hakkında da sorulan soruları yanıtlayarak, yasanın büyük ihtimalle seçimden sonra çıkacağını söyledi. Şimşek, kripto alanının tanımlanmadığını ve bu kanun doğrultusunda tanımlanacağını ifade ederek, burada engelleme yerine düzenlemeyi tercih ettiklerini vurguladı. “Kredi kartı konusunda uluslararası normları uygulayacağız” Şimşek bütçeyi çalışanlar, emekliler ve memurlar için seferber ettiklerini söyleyerek, “Hükümet olarak ne asgari ücretliyi ne memuru enflasyona ezdirmedik ezdirmeyeceğiz. Ülkenin imkanları arttıkça bunları tabi ki halkımızla paylaştıracağız. Kredi Kartı konusuna gelince; Merkez Bankası’nın çalışmaları var. Bankaların kurallara uyması gerekiyor. Limit belirlerken gerçekçi olunması büyük önem arz ediyor. Limitlerin bütünlük arz etmesi ve farklılık göstermemesi de önemli. Önümüzdeki dönemde piyasayı bozmadan oturup çalışacağız ve uluslararası normlar ne istiyorsa onu uygulayacağız” diye konuştu.
Antalya Selanik mübadillerinin Antalya’ya gelişinin 100’üncü yılında denize kırmızı karanfiller bırakıldı Antalya’da Selanik mübadillerinin kente gelişinin 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen törende, denize kırmızı karanfiller bırakıldı. Törene katılan mübadil torunu Dr. Abdurrahim Kaplan, rahmetli dedesinin ‘bizi hatırla ve hatırlat’ sözünü tutmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Cumhuriyet Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan etkinliğe 100’e yakın mübadil yakını katıldı. Mübadil bir dedenin torunu olan Dr. Abdurrahim Kaplan, yaptığı konuşmada, 26 Şubat 1924 yılında Ümit Gemisi ile başlayan maceranın bundan tam 100 yıl önce bugün, 8 gün süren gemi yolcuyla Antalya’da başladığına dikkat çekti. Rahmetli dedesinin kendisine bir vasiyet bıraktığını aktaran Kaplan, “1983 yılında tıp fakültesini kazandığımda benden, ’Evladım 100. yılımızda ben 114 yaşında olacağım. Muhtemelen ben o yaşı göremem. Senden ricam ve vasiyetim bizleri hatırla ve hatırlat. Tüm mübadil dostlarımızı bir araya topla, bizleri yad et evladım’ diye söz almıştı. Ben de o söze istinaden sizleri buraya çağırmış oldum. Verdiğim sözü tuttuğum için çok mutluyum. Hepinize çok teşekkür ederim” dedi. Konuşmanın ardından birlikte fotoğraf çekinen grup, ardından Kaleiçi Yat Limanı’nda Selanik mübadilleri ansına denize kırmızı karanfil bıraktı. Anma töreninde lokma ikramında da bulunuldu.
Denizli Mustafa Kocabey: "Futbol takımlarının başına futbolcuların geçmesi gerekli" DENİZLİ(İHA) – Papen Mustafa lakaplı eski futbolcu Mustafa Kocabey, futbol takımlarının başına iş insanlarının yerine futbolcuların geçmesi gerektiğini söyledi. Galatasaray altyapısında yetişen, 1992-1993 sezonunda Galatasaray A takımına yükselen ve o dönemin ünlü Fransız Futbolcusu Jean-Pierre Papin’e benzetildiği için ’Papen Mustafa’ lakabını alan eski futbolcu Mustafa Kocabey, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. 2019 yılında aktif futbolculuk kariyerini noktalayan ve yaklaşık 2 aydır Denizli Galatasaray Futbol Okulu Sportif Direktörü ve U15 takımı Teknik Sorumlusu olarak görev yapan Kocabey, Türk futbolunda altyapının önemini ve yapılması gerekenleri anlattı. Türk futbolunun başında futbolu bilen adamlar olmadığını belirten Kocabey, "Takımların başında neden futbol oynamış kişiler yok? Aslında bu durum konuşulması gereken bir konu. Niye ticaretle uğraşan birileri ya da fabrikatörler, iş insanları var? Bu yıllardır benim kendi kendime sorduğum sorulardan bir tanesidir. Futbolun gelişmesini istiyorsan bunu futbolcu geliştirir. Çünkü futbolcu her şeyi yaşamıştır, görmüştür. O futbolcuların yaşadıklarını da yaşamıştır. Bu yüzden her şeyi anlatma ihtimali çok yüksek. Benim buralara gelmemdeki en büyük sebeplerden bir tanesi bu oldu" dedi. "Futbolun başında futbolcuların olması gerektiğini düşünüyorum" Tecrübeli bir futbolcu olarak neler yaşanabileceğini görebildiğini ifade eden Kocabey, "Bu anlamda bütün deneyimlerimi anlatma ihtimalim çok yüksek. Bir golcünün gol kaçırdığı, gol kaçırmadığı zaman pozisyona girdiğinde neler yaşadığını biliyorum. Çünkü bunların hepsini yaşadım. Bir oyuncunun galip geldiği zaman neler göreceğini, nasıl bir psikolojiye bürüneceğini çok iyi biliyorum. Mağlup olunduğunda neler yaşandığını da iyi bilirim. Futbolun başında futbolcuların olması gerektiğini düşünüyorum. Alt yapıların başına da futbolcu gelir zaten. Ben kendime yıllardır sordum. Aslında kendi kulübümden de şikayetçiyim. Onlar da bizi hiç düşünmediler. Eski futbolcuyuz bizi çağırıp ’Mustafa gel, futbolcularımızı yetiştir’ demediler. Türkiye’nin en çok gol atan futbolcusuyum. Kendi kulübüm bu anlamda bana sahip çıkmadı. Sonuç olarak Türk futbolunun başına bir futbolcunun gelmesi gerekiyor. Bunun yanında da zaten alt yapılarda futbolcuların görev yapacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.