SAĞLIK - 18 Ocak 2026 Pazar 09:46

12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor

A
A
A

Düzce’de yaşayan 12 yaşındaki Hasan Emre, 8 yıldır dinmeyen öksürük krizleri yüzünden ne gece uyuyabiliyor ne de okula odaklanabiliyor. Kullandığı kortizonlu ilaçlar nedeniyle kilo aldığını ve çok sevdiği futboldan uzaklaştığını söyleyen Hasan Emre, "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde beni geriletiyor" dedi.

Aziziye Mahallesi’nde ikamet eden ortaokul öğrencisi Hasan Emre Özkul’un 4 yaşındayken başlayan öksürük şikayeti, son 4 yılda şiddetlenerek krizlere dönüştü. Okulda, evde ve uykuda sürekli öksürük nöbetleri geçiren Özkul, hem eğitim hayatında düşüş yaşıyor hem de yaşıtları gibi sosyal aktivitelere katılamıyor. Hasan Emre’nin ailesi, gitmedikleri doktor kalmamasına rağmen teşhis konulamayan hastalık için yetkililerden yardım bekliyor.

"Tıbbi olarak çare bulamadık"

Anne Emine Özkul, oğlunun hastalığına tıbbi olarak bir türlü çare bulunamadığını söyledi. Çocuğunun okul hayatına sağlıklı devam edemediğini belirten anne Özkul, "Yıllardır gece, gündüz bu durumu yaşıyoruz. Çocuğum okul hayatına sağlıklı devam edemiyor. Bu öksürük çok küçük yaşta başladı. 8 yıldır öksürük krizleri var ama son 4 yıldır bu şekilde fazlalaştı. Alerji dediler, 3 alerji doktoruna götürdüm. Maalesef alerjisi yok. Tıbbi olarak bir şey yapamadılar. Sadece deneme ilaçlar veriyorlar. O ilaçlar kortizonlu ağır ilaçlar. Çocuğumu sağlık olarak da etkilemeye başladı" dedi.

12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor

"Okul ve sosyal hayatı her geçen gün kötüye gidiyor"

Oğlunun derslerinde eskiden çok başarılı olduğunu ancak hastalığı nedeniyle notlarının düştüğünü ifade eden Özkul, "Benim çocuğum zayıf bir çocuktu. Kilo aldı. Oyun oynayamıyor. Futbolu çok seviyor, futbol oynayamıyor. Benim çocuğum bu şekilde çocukluğunu yaşayamıyor. Ortaokula başladığında ilk 10 öğrenci ilk 20 öğrenci içindeydi. Şuanda ders notları maalesef git gide düşüyor. Buna rağmen kendisi mücadele ediyor. Derslerini bırakmıyor" diye konuştu.

"Nereye götüreceğimi de, kime gideceğimi de bilmiyorum"

Gittikleri hastane tecrübelerini de anlatan Özkul, şöyle konuştu:

"Alerji doktorları çocuğumda alerjik bir durum olmadığını söylediler. En son gittiğim alerji doktoru da alerjik durumun bu şekilde olmayacağını söyledi. Çocuk göğüs doktoruna götürdüm. Çok zor buldum. Maalesef ülkemizde çocuk göğüs doktoru çok nadir. Onda da nefes borusunun yumuşak dokuda olduğu söylendi. Ben tıbbi olarak bilmiyorum ama boğazda yaprak bir bölüm varmış. Onun bir tık büyük olduğu söylendi. Ben gerekiyorsa ameliyat edilmesini istedim. Ameliyatlık bir durum olmadığı söylendi. Kulak, burun, boğaz tarafından kurula girdi ve tahlillerin temiz olduğu söylendi. Artık çaresiz kaldım. Büyükşehire, Hacettepe ya da Marmara Üniversitesi hastanelerine gitmem söylendi. Ben nereye götüreceğimi de bilmiyorum, kime gideceğimi de bilmiyorum çünkü bütün doktorlara götürdüm. Artık ben de konuşurken oğlum bu haldeyken tıkanıyorum. Gece, gündüz bu şekildeyiz."

"Benim çocuğum bu şekilde yaşamını yürütemez"

Çocuğunun sağlığına kavuşmasını istediğini söyleyen anne Emine Özkul, "Sadece bir doktor vücudunda farklı bir cisim olabileceğini söyledi. Bunun araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor

"Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor"

Hastalığı nedeniyle çok sevdiği futboldan uzak kaldığını dile getiren Hasan Emre Özkul ise "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor, hayatımı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde geriletiyor. En sevdiğim oyun olan futbol dahi oynayamıyorum. Bu öksürük beni gece de uyutmuyor. Çözüm bulamıyorlar. Kortizonlu ilaçlar bana kilo aldırdı. Dışarı çıkamadığım için kilo aldım" dedi.

Tezcan Solmaz – Selçuk Akyol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AKİB Türkiye Yatırım Komisyon Başkanı Onur Doğan’dan Avrupa’daki Kayserililere çağrı Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Türkiye Yatırım Komisyon Başkanı Onur Doğan; Avrupa’da yaşayan Kayserili iş insanlarına ve yatırımcılara önemli bir çağrıda bulundu. Doğan yaptığı açıklamada Türkiye’nin bugün sunduğu yatırım fırsatlarının tarihi bir eşikte olduğunu vurgulayarak; "Türkiye şanslar ülkesidir; yatırım için doğru yer, doğru zaman" ifadelerini kullandı. Avrupa’da yaşayan Kayserililerin yıllar içinde edindikleri sermaye gücü, ticari tecrübe ve iş kültürünün Türkiye açısından büyük bir değer taşıdığına dikkat çeken Doğan; diaspora ile anavatan arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik köprü kurulması gerektiğini ifade etti. Doğan açıklamasında; "Avrupa’da kazanılan birikimin Türkiye’de doğru sektörler ve doğru iş ortaklıklarıyla değerlendirilmesi hem yatırımcıyı kazandırır hem de ülke ekonomisine ciddi katkı sağlar. Bu birliktelik, sadece bugünü değil gelecek nesilleri de güvence altına alır" dedi. "Kayseri; üretimin, ticaretin ve girişimciliğin merkezi" Kayseri’nin köklü ticaret geleneği, sanayi altyapısı ve girişimci insan kaynağıyla Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Doğan; özellikle imalat, gıda, enerji, lojistik, savunma sanayi, turizm ve teknoloji odaklı yatırımların önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Doğan, "Kayseri; organize sanayi bölgeleri, ulaşım imkanları, nitelikli iş gücü ve yatırımcı dostu yapısıyla yüksek katma değerli projeler için hazır bir şehirdir," ifadelerini kullandı. AKİB Türkiye Yatırım Komisyonu’nun yatırım süreçlerinde aktif rol üstlendiğini belirten Onur Doğan; Avrupa’daki Kayserili iş insanlarına plansız ve bireysel adımlar yerine kurumsal, fizibilitesi yapılmış ve sürdürülebilir yatırımlar çağrısında bulundu. Başkan Onur Doğan; "AKİB olarak yatırımcının yalnızca başlangıç noktasında değil; fizibilite, doğru sektör seçimi, yerel bağlantılar ve yatırım sonrası süreçlerde de yanında oluyoruz. Amacımız güvenli, kazançlı ve uzun vadeli yatırımların önünü açmak" ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Doğan, ekonomik gücün milli güce dönüşmesi gerektiğini ifade ederek şu çağrıyı yaptı; "Avrupa’da yaşayan Kayserili hemşehrilerimizi; anavatanımızın üretimine, istihdamına ve ekonomik geleceğine ortak olmaya davet ediyorum. Türkiye bugün fırsatlar ülkesidir. Gelin, bu fırsatları birlikte değerlendirelim, birlikte büyüyelim." AKİB’in önümüzdeki süreçte Avrupa genelinde yatırım bilgilendirme toplantıları, sektör bazlı buluşmalar ve proje tanıtım organizasyonları düzenleyerek bu çağrıyı somut yatırımlara dönüştürmeyi hedeflediği bildirildi.
Elazığ Elazığ’daki kavga, tuvaletini duvara yapan yolcu nedeniyle çıkmış Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde esnaf, yolcu otobüsü şoförleri ve muavinleri arasında çıkan kavganın nedeni belli oldu. Otobüsten inen bir yolcunun duvara tuvaletini yaptığı, esnafın duruma tepki göstermesi üzerine kavganın çıktığı öğrenildi. Olay, Karakoçan ilçesi Yolçatı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan 34 AT 4949 plakalı yolcu otobüsü lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine durdu. Aşağı inen yolcu duvarın arkasına geçerek, tuvaletini yapmaya başladı. Bunun üzerine dışarı çıkan esnaftan market sahibi Mehmet Baydaş, tuvalet yapılan yerin ev olduğunu ifade ederek duruma tepki gösterdi ve ileride tuvaletin olduğunu söyledi. Baydaş, şoförle konuştuğu sırada muavin gelerek Baydaş’a saldırdı. Bunun üzerine taraflar arasında kavga çıktı. Diğer şoför ise marketin içerisine girerek soba kenarındaki demir çubuğu aldı ve saldırıya dahil oldu. Yaralanan ve darp raporu alan Mehmet ve Gıyasettin Baydaş, durumu jandarma ile polise bildirerek şikayetçi oldu. "Yaptığınız ayıptır. Yukarıda evim, annem, babam ve kardeşlerim var dedim" Olayı anlatan Mehmet Baydaş, "Otobüs durdu. Bir tane yolcu indi. Evin girişinde merdivenin orada tuvaletini yapmaya başladı. Genç biriydi. Kendisini uyardım buna rağmen yine devam etti. Muavini ve şoförü uyardım. Güzel bir dil ile anlattım. Yaptığınız ayıptır. Yukarda evim, annem, babam ve kardeşlerim var dedim. Ben kendilerini nazik bir şekilde uyardım. Gerisini daha görmedim. Muavin bir yerden şoför bir yerden vurmaya başladı. Ellerinde sopalar vardı. Hatta bir şoför içeri giriyor ve sobanın şişi ile bana vuruyor. Ardından bize saldırdılar diyorlar. Onlar bizi darp etti. Darp raporlarımız da var. Şikayetçi de olduk. Şoförün biri ’yatak kısmında silah var, getirin kafasına sıkarım, gebertirim, dükkanını yakarım’ dedi. Burası dağ başı mı eşkıya mısınız. Bir de otobüsüme saldırdılar diyorlar. Biz otobüse nasıl saldıralım. Şikayet eden benim. Jandarmayı da ben aradım. Ben saldırsam neden şikayet edeyim" dedi.