GÜNDEM - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:30

Akçakoca’nın geleceğine ışık tutan sempozyum başladı

A
A
A
Akçakoca’nın geleceğine ışık tutan sempozyum başladı

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından, Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi iş birliğinde, çok sayıda kurum paydaşlığında, yerel potansiyeli verilere dayalı olarak analiz etmek, sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirmek ve Akçakoca’nın geleceğine ışık tutacak bilimsel çıktılar üretmek amacıyla düzenlenen, ‘Akçakoca Turizm ve Ekonomi Sempozyumu’ başladı.


Kortej Yürüyüşü ile başlayan sempozyuma protokol üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, turizm ve ekonominin birbirini tamamlayan iki temel alan olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. Bu disiplinlerin kesişiminde yürütülecek bilimsel çalışmaların şehirlerin gelişimine önemli katkılar sunacağını ifade eden Prof. Dr. Oğuz Kara, sempozyum kapsamında çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilecek oturumların, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımını güçlendireceğini belirtti.


Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Akçakoca’nın tarihi ve doğal zenginlikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bu değerlerin korunarak geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.


Mingeçevir Üniversitesi Rektörü adına açılışta konuşan Doç. Dr. Asim Memmedov, iki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin güçlenmesinden duyulan memnuniyeti dile getirerek, sempozyumun bölgesel kalkınma ve bilimsel üretim açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.



"Turizm ve ekonomi, Düzce’nin gelişiminde temel güçtür"


Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise konuşmasında, Düzce’nin gelişiminde turizm ve ekonominin belirleyici iki temel unsur olduğuna dikkat çekerek, Akçakoca’nın bu noktada önemli bir destinasyon olduğunu vurguladı. Akçakoca’nın sahip olduğu potansiyelin doğru değerlendirilmesiyle bölgeye önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Sözbir, Akçakoca’nın Düzce’nin en önemli ilçesi olduğunu söyledi.



Turizm ve ekonomi çok boyutlu olarak ele alındı


Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun açılış paneline geçildi. "Düzce’de Turizm ve Ekonomi" başlıklı panelin yönetimini Prof. Dr. Oğuz Kara gerçekleştirirken; panelde "Düzce Turizmi ve Gelişimi", "Düzce İli Ekonomisi ve Gelişimi" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Panelde, Düzce’nin turizm potansiyeli, mevcut ekonomik yapısı ve bu iki alan arasındaki etkileşim çok boyutlu olarak ele alınarak bölgenin kalkınmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.



Farklı disiplinlerde zengin içerikli oturumlar


Açılış panelinin ardından gün boyu eş zamanlı olarak düzenlenen oturumlarda, alanında uzman akademisyenler tarafından; turizmde dijital dönüşüm, finansal piyasalar ve kamu ekonomisi, sürdürülebilirlik ve çevre politikaları, tarih ve kültürel miras, tüketici davranışları ve pazarlama, turizmde istihdam ve kadın liderliği, bölgesel kalkınma ile sosyal dinamikler ve alternatif turizm gibi pek çok başlık kapsamlı biçimde ele alındı.



Akçakoca’nın geleceğine ışık tutan sempozyum başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.