GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 15:12

Bilim Kafe bu kez minik kalplere konuk oldu

A
A
A
Bilim Kafe bu kez minik kalplere konuk oldu

Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen ve bilimi toplumun her kesimiyle buluşturmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında bu kez "Bilimin Penceresinden Duygularımızı Tanımak" başlıklı buluşma, Uzun Mustafa İlkokulu’nda gerçekleştirildi.


Bilim Kafe buluşmasına; Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim İletişimi Ofisi personeli ile Uzun Mustafa İlkokulu öğretmen ve öğrencileri katılım sağlarken programda, Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Seda Çolak Turan konuşmacı olarak yer aldı.


Öğrencilere, duyguların ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı ve günlük yaşamımızda ne tür etkiler oluşturduğunu sade ve anlaşılır bir dille aktaran Turan; sevinç, üzüntü, öfke, korku, güven ve şaşkınlık gibi temel duyguları tek tek ele aldı. Duyguların bedenimizde ve davranışlarımızda nasıl yansımalar oluşturduğu örneklerle açıklayan Öğretim Üyesi Turan, uygulamalı etkinliklerle öğrencilere duygularını tanıma fırsatı sundu. İnteraktif soru-cevap bölümleriyle çocukların aktif katılımı sağlanırken, zorlayıcı duygularla başa çıkma konusunda basit nefes egzersizleri ve küçük farkındalık çalışmaları da paylaşıldı.


Öğrencilerin hem eğlenerek öğrenmelerine hem de duygusal farkındalık kazanmalarına katkı sağlayan etkinlik, bilimsel bilginin yalnızca akademik ortamlarla sınırlı kalmadığı, erken yaşlardan itibaren çocukların hayatına dokunabildiğini bir kez daha ortaya koydu.



Bilim Kafe bu kez minik kalplere konuk oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Her 10 kadından birini etkileyen sinsi hastalık: Endometriozis Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülerek önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, belirtileri pek çok hastalıkla karıştırılabildiği için tanı sürecinin gecikebildiğine dikkat çekiyor. Hastalığın teşhisinin bazı vakalarda 10 yılı bulabildiği belirtilirken, bu süreçte hastalar farklı branşlarda birçok doktora başvurarak zaman kaybedebiliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadını etkilediği tahmin edilen endometriozis, bel ve sırt ağrısı, kronik yorgunluk, karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi toplumda sık görülen şikayetlerle kendini gösterebiliyor. Ancak bu belirtiler çoğu zaman başka nedenlere bağlandığından hastalık fark edilmeden ilerleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nuray Bozkurt, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, "Rahmin iç duvarını döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesi olarak tanımlanan endometriozis, bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebilirken; çoğu hastada kronik karın ağrısı, özellikle adet döneminde şiddetli ağrı ve aşırı kanama gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" dedi. Aynı zamanda Endometriozis ve Adenomyozis Derneği yönetim kurulu üyesi olan Bozkurt, hastalığın erken tanısının yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kısırlığa kadar gidebilen riskler taşıyor Endometriozisin bağırsakları etkilemesi durumunda ağrılı dışkılama; mesaneye yayılması halinde ise kanlı idrar ve yanma gibi şikayetler görülebiliyor. Üreme organlarında oluşturduğu hasar ise kısırlığa kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlardan önemli uyarı Bozkurt, şiddetli adet ağrısı, geçmeyen karın ve bel ağrısı, ağrılı ilişki ve aşırı kanama gibi şikayetlerin normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, bu belirtileri yaşayan kadınların vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarını önerdi. Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı dolayısıyla uzmanlar, erken teşhisin hem hastalığın ilerlemesini önlemede hem de kadınların yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını hatırlatarak toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğinin altını çiziyor.