GÜNDEM - 31 Mart 2026 Salı 13:19

Bilişim sistemleri öğrenci zirvesine ev sahipliği yaptı

A
A
A
Bilişim sistemleri öğrenci zirvesine ev sahipliği yaptı

Yönetim Bilişim Sistemleri Enstitüsü ve Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü iş birliğinde düzenlenen ve Türkiye’nin en kapsamlı öğrenci organizasyonlarından olan 10. Ulusal Yönetim Bilişim Sistemleri Öğrenci Zirvesi gerçekleştirildi.


Cumhuriyet Konferans Salonu’nda "Bağ Kur, İlham Al, Geleceği Yönet!" temalı iki gün süresince gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver Bozdemir, YBS Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Vahap Tecim, alanında uzman konuklar, kamu kurumlarının yöneticileri, sektör temsilcileri, akademisyenler ve ülkemizin farklı üniversitelerinden yönetim bilişim sistemleri bölümü öğrencileri katıldı.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren 10. Ulusal Yönetim Bilişim Sistemleri Öğrenci Zirvesi Genel Koordinatörü Adem Demiröz, bu organizasyonu düzenledikleri için büyük gurur duyduklarını belirterek bugünü sadece bir etkinlik olarak görmediklerini, aylarca emek verdikleri bir hayalin gerçekleşmesine şahitlik ettiklerini dile getirdi. Zirvenin 6 aylık bir fedakarlığın ürünü olduğuna işaret eden Demiröz, kendilerine ilham verecek ve iz bırakacak bu etkinlikte emeği geçen YBS Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Vahap Tecim, Kamu Bilişim Derneği Başkanı Prof. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin başta olmak üzere kişi ve kurumlara teşekkür etti.


Programda konuşan YBS Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Vahap Tecim, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünün 2003 yılında ilk kez Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edildiğini ifade ederek alanın bu kadar büyüyeceğine kimsenin inanmadığına işaret etti. Şu anda ülkemizde 86 Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü olduğunu dillendiren Tecim, bölümün; tek bir alan olarak değil, sisteme genel bir bakış açısıyla yaklaşarak sorunlara çözüm ürettiğini söyleyerek bu interdisipliner alanı büyük zenginlik olarak nitelendirdi.


Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver Bozdemir, bu tür organizasyonların akademi ile sektör arasında güçlü köprüler kurarak, öğrencilerin vizyon sahibi olmalarına katkı sağladığını vurguladı. İşletme Fakültesi olarak Düzce Üniversitesi öğrencilerini dijital yetkinliklerle donatmaya çalıştıklarına dikkat çeken Bozdemir, 2025 yılında Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü olarak 5 yıllığına akredite olan Türkiye’de ilk ve tek devlet üniversitesi olduklarının altını çizdi. Sektörle iş birliği protokollerine devam ettiklerini söyleyen Bozdemir, zirvede öğrencilerin sektör temsilcilerinin bilgi ve deneyimlerinden ilham alarak geleceklerini şekillendireceklerini sözlerine ekledi.


Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, programda emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerine başladı. Bugün sadece bir bölümü değil, iş dünyasının dönüşen çehresini konuşmak için toplandıklarını ifade ederek, Yönetim Bilişim Sistemlerinin bilgisayar ve kodlama alanı dışında, veri ile insan arasında kritik bir köprü olduğunu da dile getirdi. Bölümün teknolojinin insanların hayatını iyileştirmek, organizasyonlarının daha verimli çalışmasını sağlamak için kullanılan insan odaklı bir disiplin olduğunu belirten Öztürk, öğrencileri farklı kılacak olan şeyin, hem algoritmalara hem de insan ruhuna aynı anda dokunabilme yeteneği olacağına dikkat çekti.


Açılış konuşmalarının ardından programın oturumlar bölümüne geçildi.


Teknolojinin hızıyla işletme dünyasının dinamiklerini aynı potada eriten ve öğrencilere vizyon kazandıran 10. Ulusal Yönetim Bilişim Sistemleri Öğrenci Zirvesi’nin kapanışında konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, zirvenin uluslararası arenaya açılmasını arzı ettiklerini dile getirdi. Bu tarz organizasyonlarda öğrencilerin geleceğinin de şekillendiğini ifade eden Kara, artık sosyal transkriptin de önemli olduğunu vurguladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasası) Bu büyük bir insanlık suçudur" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasasıyla ilgili, "Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin Şeyh ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Rawhi Fattouh ile Meclis’te bir araya geldi. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarının Filistin’e destek olmak için seferber olduğunu dile getirerek, "Milletin temsilcileri olarak bizler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Filistin meselesini her zaman en üstteki dış politika meselemiz olarak gördük. Parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak uluslararası platformlarda Filistin devletinin ve halkının hakkını korumak için gayret sarf ettik, sarf ediyoruz" ifadesini kullandı. Kurtulmuş, Batı Şeria’da Müslümanların evlerini ve arazilerini işgal eden soykırımcıların işi fiili şiddete döktüğünü söyleyerek, "Netanyahu çetesinin özellikle son iki uygulaması, bütün sabır taşlarını çatlatmıştır. Asla kabul edilemez ve bütün Müslümanların, bütün insanlığın gözünü açmalıdır. Bunlardan birincisi ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasıdır. Bu doğrudan doğruya 2 milyarlık İslam alemine ve Müslümanların inançlarına karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu kapatma kararının arkasındaki esas meselenin bir güvenlik gerekçesi olmadığını gayet iyi biliyoruz. İsrail hükümetinin esas niyeti Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır. Siyonist yönetim, kendi sapkın dini ideolojilerinden kaynaklanan nihai bir kıyamet savaşına hazırlanıyor ve bunun için de Mescid-i Aksa’nın yıkılmasını bir kilometre taşı olarak görüyor olabilir. Ancak boşuna hayal kurmasınlar, ham hayal içinde olmasınlar, Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına asla ve asla ne İslam dünyası ne insanlık izin verecektir. Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir. Bakalım böyle cılız bir iki tane protesto cümleleriyle bunu geçiştirecekler mi yoksa başta Batı dünyası olmak üzere bütün dünya böylesine önemli bir hukuki alandaki çifte standardı, bu yanlış uygulamayı bir şekilde durdurmak için harekete geçecekler mi? Bunu göreceğiz. Bu kararıyla da İsrail’in, Gazze’deki soykırımı hukuki yollarla Batı Şeria’da genişletmek istediğini anlıyoruz. Buna dünya müsaade etmemelidir. Biz sonuna kadar bu konuda uluslararası alanda neler yapılabilirse bunun mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle Filistinli şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, bütün Filistin halkına sabır, direnç ve cesaret diliyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde nehirden denize özgür bir Filistin devletinin kurulmasını görmek hepimize nasip olur. Sizlere de böylesine özgür bir Filistin devletinin yöneticileri olarak halkınıza hizmet imkanı doğar diye ümit ve temenni ediyorum. Türk milleti olarak hepimizin ortak duası budur. Bu duaların gereğini yerine getirmek için bütün gücümüzle gayret sarf ediyoruz" dedi. Batı Şeria ve Kudüs’teki saldırılara da işaret eden Şeyh, "Filistin halkımızın sebatı ve direnişi gerçekten takdire şayandır. Bu halk büyük bir fedakarlıklarla toprağına bağlı kalmak için çalışmaktadır" dedi. Şeyh, Filistin halkının, Araplar ve Müslümanların, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin desteğini takdirle karşıladığını belirterek, "Filistinliler hürriyetlerine, bağımsızlıklarına kavuşmak için çabalarını devam ettirmektedir. Nihai amacımız başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır" ifadesini kullandı.