GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:21

Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı

A
A
A
Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı

Düzce Üniversitesi, Sağlık İl Müdürlüğü ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Tüberkülozun Güncel Yüzü: Sosyal Riskler, Bölgesel Veriler ve Halk Sağlığı Perspektifi" başlıklı toplantı gerçekleştirildi.


Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’ın yaptığı toplantıya; Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Dr. Ege Güleç Balbay, davetli misafirler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.


Derneğin Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, Tüberküloz Haftası’nın 1940’lardan beri kutlandığını hatırlatarak, her yıl ocak ayının ilk haftasında yapılan farkındalık etkinliklerin; yıllardır bu hastalığa büyük bir önem verildiğini ve veremle savaşın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yapılacak toplantı hakkında kısa bir tanıtım yapan Balbay, etkinliğe katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür etti.



Yıllardır süre gelen bir hastalık


Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, veremin yıllardır süre gelen bir hastalık olduğunu ifade ederek, Sağlık Bakanlığı’nın bu mücadeleye büyük bir destek sağladığını ve ilaçların da bakanlıkça karşılandığının bilgisini verdi. Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon, göğüs hastalığı olduğunu söyleyen Yasin Yılmaz, aslında bu hastalığa yakalanılmadan korunması gerektiğinin altını çizdi. Toplantının yararlı olması temennisinde bulunan Yılmaz, bilgi ve deneyimlerini paylaşan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti.


Gerçekleştirilen açılış konuşmalarından sonra Dr. Yasir Haşim, "Tüberküloz ve Sosyal Risk Faktörleri", Dr. Pelin İnce "Düzce’de Tüberkülozda Son Durum" başlıklı sunumlarını yaparken, Prof. Dr. Pınar Yıldız Gülhan ise "Tüberküloz Hala Bir Halk Sağlığı Sorunu mu" adlı çalışmasını katılımcılarla paylaştı.



Tedavi edilir mi, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir?


Tüberküloz (Verem hastalığı), hasta bir kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaştığının bilgisini paylaşan konuşmacılar, tüberkülozun günlük temasla, tokalaşmayla ve aynı eşyayı kullanmakla bulaşmayacağını söylediler. Hastalığa yakalananların 6 aylık bir ilaç tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini vurgulayan konuşmacılar, bu hastalığın belirtilerini ise; uzun süren öksürük, halsizlik ve kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş, göğüs ağrısı şeklinde sıraladı.


Tüberküloz hastalığının insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip olduğunun vurgulandığı toplantıda, günümüzde tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaya devam ettiği anlatıldı. Tüberkülozun her yıl dünyada 10 milyon kişiyi etkilediğini ve 1 milyondan fazla ölüme neden olduğunu vurgulayan konuşmacılar, yapılan mücadelelerle Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de gerilediğinin bilgisi verildi.


Tüberküloz hastalığının dünya çapında tüm hastalıklara bağlı ölüm nedenleri arasında ilk on hastalık içerisinde yer aldığını söyleyen konuşmacılar, yoksulluğun, aşırı kalabalığın, yetersiz beslenmenin, genel sağlık bilinci eksikliğinin ve HIV enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı artışının bu hastalığın artışına neden olduğunu vurguladı.



Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN Bilim Kafe’de Bağımlılıkla Mücadelenin Önemine Dikkat Çekildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), "Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında düzenlediği "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM): Kumar Bağımlılığı" başlıklı programla, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki etkilerini bilimsel bir perspektifle ele alarak önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. BEUN tarafından toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisinin "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen program, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yükseköğretim Kurulunun karar ve teşvikleri doğrultusunda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen söyleşi, Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin, kumar bağımlılığının çoğu zaman bireylerin ve ailelerin hayatında derin yaralar açabildiğine dikkat çekerek, böylesine önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şahin, ardından programın konuşmacısı TBM Eğitim Formatörü Elvan Özdoğan Güler’i sahneye davet etti. Elvan Özdoğan Güler, söyleşide kumarın türleri, çevrim içi kumarın taşıdığı riskler, küçük yaş gruplarında bağımlılık tehlikesi, sosyal çevrenin etkisi ve bağımlılığın bir hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler paylaştı. Kumar bağımlılığının birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Güler, özellikle ebeveynlere yönelik önemli tavsiyelerde bulunarak erken farkındalığın ve doğru iletişimin önemine vurgu yaptı. Güler’in ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Yeşilay Danışmanlık Merkezinden Gül Kaya, Merkezin çalışmaları kapsamında katılımcılara bilgi verdi. Yeşilay Danışmanlık Merkezinin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aktaran Kaya, katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi. Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında yapılan sunum sayesinde konuya dair bilinçlerini artırma ve merak ettikleri sorulara doğrudan yanıt alma imkânı buldu. Program sonunda yöneltilen sorular, konuşmacı tarafından ayrıntılı biçimde cevaplandırıldı. Zonguldak halkı ile öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademik bilginin toplumla buluştuğu verimli bir platform olarak öne çıktı. Katılımcılar, böylesine önemli bir toplumsal meselenin üniversite öncülüğünde ele alınmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. Programı düzenleyen BEUN temsilcileri ve katılımcılar, etkinliğin gerçekleştirilmesine öncülük eden Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Program, konuşmacılara Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin’in teşekkür belgelerini takdim etmesi ile sona erdi.
Denizli Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi. Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.