SAĞLIK - 04 Mart 2026 Çarşamba 09:19

Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı

A
A
A
Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı

Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı.



Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi.



Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.



Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya-Konya karayolunda son durum dron ile görüntülendi: 4 kilometrelik kısım sular altında Antalya ve çevresinde günlerdir etkili olan şiddetli sağanak yağışların ardından yaklaşık 20 gündür kapalı bulunan yeni Antalya-Konya kara yolunun son durumu havadan görüntülendi. Özellikle Eynif Ovası ile Gembos Ovası güzergahından geçen yolun bazı bölümlerinin tamamen halen sular altında kaldığı görüldü. Sular altında kalan kısmın yaklaşık 4 kilometrelik bölünmüş yol olduğu, yer yer su yüksekliğinin 1 ila 5 metre arasında değiştiği öğrenildi. Geçtiğimiz günlerde Eynif Ovası bölümünde suların çekilmesiyle birlikte yol yeniden Başlar kavşağına kadar trafiğe açılmıştı. Ancak Konya istikametine doğru, Gembos Ovası’na yakın kesimlerde su seviyesinin halen yüksek olduğu belirtildi. Güvenlik nedeniyle kapatılmıştı Şiddetli yağışların ardından İbradı sınırlarındaki Eynif Ovası ile Derebucak ilçesindeki Gembos Ovası tamamen sular altında kalmış, Antalya-Konya hattı 13 Şubat 2026 tarihinde güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatılmıştı. Trafik akışı alternatif olarak Akseki ve Manavgat güzergahlarına yönlendirilmişti. Karayolları ekiplerinin bölgede su tahliye çalışmalarını sürdürdüğü, suyun tamamen çekilmesinin ardından yol zemininde oluşabilecek hasarın detaylı şekilde inceleneceği bildirildi. "28 kilometrelik eski yol devrede" Öte yandan Karayolları Genel Müdürlüğü ekipleri yeni alternatif yolu devreye aldı. Antalya’nın İbradı ilçesi ile Konya’nın Derebucak ilçesi arasında, Gembos Ovası bitiminde bulunan 28 kilometrelik eski yol gece gündüz süren çalışmalarla bakım ve onarımdan geçirildi. Asfalt bakımı ve trafik işaretlemeleri kısa sürede tamamlanarak yol sabah saatlerinde ulaşıma açıldı. Yeni güzergah kapsamında sürücüler, Konya’nın Derebucak ilçesi yönünden Antalya istikametine gelirken bölünmüş yoldan Gembos Ovası sonundan İbradı eski yoluna sapıyor. Buradan 28 kilometrelik güzergahı takip ederek İbradı ilçe merkezine ulaşan sürücüler, ardından 14 kilometre mesafedeki Başlar Mahallesi yönüne ilerleyip Başlar Kavşağı’ndan yeni Antalya yoluna bağlantı sağlıyor. Yetkililer, bölgede su seviyesinin tamamen düşmesinin ardından ana güzergâhta kapsamlı teknik inceleme yapılacağını belirtti.
Mersin Ramazan’da Mersin’de dayanışma sofraları kuruluyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, birlik ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan ayında da dar gelirli vatandaşları yalnız bırakmıyor. Belediye ekipleri tarafından aşhanede titizlikle hazırlanan sıcak yemekler, iftar öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin kapısına kadar ulaştırılıyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında 13 ilçede hem iftar çadırları kuruluyor hem de evlerinden çıkamayan vatandaşlara iftarlık paketler teslim ediliyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle mutfaklarını doldurmakta güçlük çeken ailelere ulaştırılan menüler; ana yemek, pilav ve tatlıdan oluşuyor. Büyükşehir ekipleri, özellikle dezavantajlı mahallelerde iftar saatinden önce kapıları çalarak sıcak yemekleri teslim ediyor. Ramazan ayı boyunca sürdürülen hizmetle hem ev ekonomisine katkı sunuluyor hem de paylaşma ve dayanışma duygusu güçlendiriliyor. "2019’dan bu yana 1 milyon 200 bin kişilik yemek dağıtımı yaptık" Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında şef olarak görev yapan Başak Gökdal Bayraktar, Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde dayanışmayı büyütmeyi amaçladıklarını belirtti. Bayraktar, "Ramazan ayı boyunca içerisinde kavurma, pilav ve tatlı bulunan iftar paketlerini dar gelirli vatandaşlarımızın evlerine ulaştırıyoruz. Ayrıca belirlenen noktalarda kurduğumuz iftar çadırlarında sıcak yemek ikramında bulunuyoruz. 2019’dan bu yana mahallelerimizde ve iftar alanlarında toplam 1 milyon 200 bin kişilik yemek dağıtımı gerçekleştirdik" dedi. Mahalle sakinlerinden teşekkür Çukurova Mahallesi Muhtarı Murat Öztürk, hizmetten mahalle sakinlerinin memnun olduğunu ifade ederek, "Evlerimize kadar ulaşılıyor. Bölüşürsek tok oluruz anlayışıyla hareket ediliyor. Ramazan dayanışma paketleri ve sıcak yemekler ihtiyaç sahiplerine düzenli şekilde ulaştırılıyor" diye konuştu. İftar öncesinde yemeklerin sıcak şekilde teslim edildiğini belirten vatandaşlardan Tevfik Önek ise belediye ekiplerine teşekkür ederek memnuniyetini dile getirdi. Rahatsızlıkları nedeniyle zorluk yaşayan yaş almış bir vatandaş da belediye ekiplerinin kendilerini düzenli olarak ziyaret ettiğini ve destek sağladığını ifade etti. Engelli çocuğu bulunan bir başka vatandaş ise Büyükşehir Belediyesinin sunduğu sosyal hizmetlerden faydalandıklarını belirterek verilen destekten dolayı teşekkür etti.
Adana Doğadaki zehirli ot kara kazanda şifaya dönüşüyor Doğada zehirli olan yılan pancarı otu, Adanalı kadınların elinde zahmetli bir süreçten geçerek şifalı yemeğe dönüşüyor. Yılda sadece iki ay toplanabilen ve "tırşik" olarak da bilinen ot, kara kazanda saatlerce kaynatıldıktan sonra sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yerini alıyor. Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, iftar sofraları için bahçelerden topladıkları yılan pancarı otunu imece usulü hazırlıyor. İncecik doğranan ot; yoğurt, nohut, yarma ve limonla karıştırılıp üzeri unla kapatılarak 24 saat bekletiliyor. Zehri alınan ot, ardından odun ateşinde kara kazanda yaklaşık 4 saat pişirilerek sofralarda yerini alıyor. "Doğada zehirli ama sofrada şifa" Çukurovalı üretici kadınlardan Özlem Dinler, otu yılın yalnızca belirli döneminde yetiştiğini belirterek, "Otlarımızı ailemizle imece usulü topladık. Bu doğada yılan pancarı olarak geçer, yemeğine ‘tırşik’ deriz. Tohumu olmayan, birkaç ay içinde yetişen zehirli bir ot. Yapraklarını doğradıktan sonra yoğurt, nohut ve limonla zehrini alıyoruz. Kara kazanda 3-4 saat kaynıyor. Acısı ve kaşındırması olur, iyi pişmezse yenmez. Saatler süren pişmenin ardından Ramazan sofralarının vazgeçilmezi oluyor. Kabızlığa ve sağlığa faydalı olduğu biliniyor" diye konuştu. Gülizar Dinler ise yemeğin bölgede "Andırın doktoru" olarak da bilindiğini ifade ederek, "Doğada zehirli olduğu için hayvanlar yemez ama biz buna Andırın doktoru deriz. Doğadan topladıktan sonra ince ince kıyıp 24 saat bekletiyoruz. Ekşi ile acısını almak lazım. Eskiden bakır ve erik koyarak acısını aldırırlardı. Osmaniye, Kahramanmaraş, Kadirli ve Andırın’da düğün yemeklerinin vazgeçilmezidir. Önemli bir besindir. Ramazan’da iftar sofralarında tüketiyoruz. Bağırsak parazitlerini yok ettiğine inanılır. Andırınlılar yılda 6 kez yenmesi gerektiğini söyler, biz de burada yapıp tüketiyoruz" dedi.
İzmir Beton söküldü, umut filizlendi Kültürpark’ta 4 bin 300 metrekarelik gri alan çocukların elleriyle yeşile döndü. 190 fidan toprağa kavuşurken İzmir 190 yeni nefes kazandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Bugün diktiğimiz ağaçlar 100 yıl sonra da bu şehri mutlu edecek" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı gençleştirme çalışmaları kapsamında beton alanlar yeşil dokuya dönüşmeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Atlas Pavyonu’nun kuzeyinde yer alan yaklaşık 4 bin 300 metrekarelik kilit parke taş döşenen beton alanın yeşil alana dönüştürülmesi için çalışma yürütüldü. Alan üzerindeki kilit parke taşlarının sökülmesinin ardından zemin, ağaçlandırmaya uygun hale getirildi. Çalışmalar kapsamında Başkan Dr. Cemil Tugay, Konak Salih İşgören İlkokulu öğrencileri ile alan için hazırlanan ağaçları toprakla buluşturdu. Etkinlikte Başkan Tugay’a miniklerin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik ve Büyükşehir bürokratları, doğa dernekleri ve 7’den 70’e İzmirliler katıldı. "İnsanları mutlu edecek" Ağaçlandırma öncesi konuşan Başkan Tugay, Kültürpark’ın İzmir için önemine vurgu yaparak, "Kültürpark, şehrimizin en değerli, en önemli yeşil alanlarından birisi. İzmir’in her tarafından insanlar temiz hava almak, doğada zaman geçirmek, spor yapmak için buraya geliyor. O yüzden bizim için çok önemli. Yeşil dokuyu korumaya ve geliştirmeye çalışıyoruz. Geliştirmek derken buradaki yeşil dokuyu artırmak için çabalıyoruz. Daha fazla yeşil, daha fazla bitki olsun istiyoruz. Bu alanları koruyup geliştirdiğimiz zaman hem bizler hem de bizden sonra İzmir’de yaşayacak insanlar bu nimetlerden faydalanacaklar. Burası 95 yaşında bir park. Uzun yıllar önce insanlar burasını yeşil alan yapmaya karar vermişler. O yıllardan bugünlere gelen bir sürü ağaç var. Nasıl biz bugün bu ağaçları görünce mutlu oluyorsak, bizim dikeceğimiz ağaçlar da 100 yıl sonra o insanları mutlu edecek" diye konuştu. "190 ağaç şehrimiz için 190 yeni akciğer demek" Miniklere çok önemli bir göreve imza attıklarını hatırlatan Başkan Tugay, ileride Kültürpark’tan geçerken, "İyi ki bu ağaçları dikmişiz" diyeceklerini söyledi. Başkan Tugay, "Bunlar sadece insanlar için değil. Ağaçlar, bitkiler çok olduğunda orada kuşlar da çok oluyor. Diğer canlı türleri de bu tür ortamlarda yaşamaktan büyük keyif alıyor. Onları da kentimizin yaşamına katmış oluyoruz. Ben inanıyorum yakın zamanda Kültürpark’ta sincaplar da gezmeye başlayacak. 50’ye yakın kuş türümüz var. Burada emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Herkesin emeğine sağlık" dedi. Dikilen 190 ağacın, İzmir için 190 yeni akciğer demek olduğunu söyleyen Tugay, "Kirli havayı temizleyip oksijen veren ağaç demek. Bugüne kadar yüz binlerce ağaç diktik ve bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Birbirinden renkli türler miniklerin elinde toprakla buluştu Başkan Tugay, konuşmanın ardından miniklerle beraber ağaçları toprakla buluşturarak can suyunu verdi. Ağaçlandırma çalışması kapsamında alana Doğu çınarı, akçaağaç, tarçın, sığla, ıhlamur, çitlembik, kurtbağrı, tijli defne ve erguvan türleri dikildi. Ağaçlandırma çalışması kapsamında alana doğu çınarı, akçaağaç, tarçın, sığla, ıhlamur, çitlembik, kurtbağrı, tijli defne ve erguvan türleri dikildi. Alanın estetik ve ekolojik düzenlemesiyle yağış sularının doğrudan toprağa sızması sağlanarak kentin doğal su döngüsü desteklenecek. Yüzey su akışının ve erozyonun azaltılmasına, yeraltı su kaynaklarının korunmasına katkı sunacak düzenleme; kent merkezinin oksijen miktarını artırırken, kuşlar, böcekler ve diğer canlı türleri için de yeni yaşam alanları oluşturulacak.
Afyon Topladıkları para ile 3 bakkalın veresiye defterini satın alan öğretmen ve öğrenciler yürekleri ısıttı Afyonkarahisar’da bir öğretmen ve öğrencileri, topladıkları 150 bin lirayla 3 bakkalın veresiye defterini satın alarak panoya astı. Sandıklı ilçesindeki Sandıklı Barbaros Ortaokulu öğrencileri, Sosyal Bilgiler dersinde işledikleri Osmanlı dönemindeki ‘zimem geleneğini’ uygulamak için harekete geçti. Öğrencilerin öğretmenleri Erdem Doğu önderliğinde başlattıkları ‘zimem projesi’ okul geneline yayılarak, 150 bin TL bağış toplandı. Toplanan para ile 3 farklı mahalledeki bakkalın borç defteri satın alınarak, okul panosuna asıldı. "Gelecekteki öğrencilere örnek olmak istedik" İyiliğin herkes tarafından bilinmesi gereken en güzel duygu olduğunu ifade eden Sosyal Bilgiler Öğretmeni Erdem Doğu, "Bu defterler normalde imha edilir. Biz ise panoda sergilemeyi düşündük. Bunun sebebi de şudur; daha sonra gelecek öğrenciler var. Buradaki yazıyı bir öğrencimiz okur, bir öğrencimizin içinde fidan oluşturabilirsek, bu duyguyu katabilirsek etkinliğin devamını sağlamış oluruz. Normal düzeyde olan insanlar da bir araya geldiğinde bu etkinliği yapabilirler. Etkinliğimizde 150 bin liraya yakın para toplandı. 3 farklı mahalleden 3 farklı bakkaldan 3 tane borç defteri satın alınmış oldu" dedi. "Bu projeyi gerçekleştirirken biz iyiliğin herkesin kalbinde çok güzel bir iz bıraktığını hissettik" 6’ıncı sınıf öğrencisi İsmail Gökpınar, "Okulumuzun zimem defteri projesinden gurur duyuyorum. Bu projeyi gerçekleştirirken biz iyiliğin herkesin kalbinde çok güzel bir iz bıraktığını hissettik. Bu projemiz tek değil, daha önce de Osmanlı döneminden geleneğimizi yaşatmak adına geçtiğimiz yıllarda askıda pideli gelenekten gelen askıda tost projesini gerçekleştirdik. Biz bu projeleri gerçekleştirirken iyiliği en iyi anlamanın yolu onu yaşamaktır" dedi. 7’inci sınıf öğrencisi Asude Özdeniz, "Bu projeyi Sosyal Bilgiler dersinde öğretmenimiz anlatırken duymuştum. O an bile benim çok hoşuma gitmişti. Bu projeyi gerçeğe dönüştürünce çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.