GÜNDEM - 12 Aralık 2025 Cuma 11:46

Çocuklarda özgüven gelişi

A
A
A
Çocuklarda özgüven gelişi

Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Çocuğumda Özgüveni Nasıl Geliştiririm?" adlı Bilim Kafe etkinliği gerçekleştirildi.


Düzce Mehmet Akif İnan Hafız İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen bilimin toplumla buluşması, üniversitelerde üretilen bilginin toplumda anlaşılır ve erişilebilir hale gelmesi amacıyla düzenlenen etkinliğin davetli konuşmacısı Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdi Güngör, çocuklarda özgüven gelişimine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.



"Çocuk, anne ve babasının aynasıdır"


"Çocuk, anne ve babasının aynasıdır" sözüyle konuşmasına başlayan Güngör, çocukların özgüveninin düşük veya yüksek olmasının sebebinin yine anne babalar olduğunu ifade etti. Çocukların da bir birey olduğunu söyleyen Güngör, ailelerin büyük çoğunluğunun çocukları birey olarak kabul etmediklerine işaret etti.



"Çocuklar çok iyi bir gözlemci ama yanlış değerlendiricidir"


Çocukların çok iyi bir gözlemci ama yanlış değerlendirici olduğunu dile getiren Düzce Üniversitesi öğretim üyesi Güngör, kişiliğin ilk 5-6 yılda oluştuğunu sözlerine ekledi. İhmal edilmiş ve şımartılmış çocuk kavramlarından da söz eden Doç. Dr. Abdi Güngör, yeterli ilgi görmeyen çocukların özgüveninin düşük olduğunu belirterek şımartılmanın da maddi durumla ilgisi olmadığını söyledi.



"Sınırsız sevgi, optimum sınır"


Konuyla ilgili en net formülü, "Sınırsız sevgi, optimum sınır" şeklinde açıklayan Güngör, en büyük tehlikenin de çocuklarda suçluluk duygusu oluşturmak olduğu uyarısında bulundu. Çocuklarda tembellik kavramının temelinde cesaretin kırılması, ertelemecilik kavramının temelinde ise mükemmeliyetçilik olduğunu ifade eden Doç. Dr. Abdi Güngör, çocuklara nasihat, öğüt veya tavsiye vermenin hiçbir etkisinin olmadığına dikkat çekerek, değişimin yaşayarak olabileceğini dile getirdi.


Soru-cevap şeklinde devam eden Bilim Kafe etkinliği, Düzce Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şule Çeviker Ay tarafından Doç. Dr. Abdi Güngör’e teşekkür belgesi takdim edilmesinin ardından sona erdi.



Çocuklarda özgüven gelişi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.