GÜNDEM - 16 Şubat 2026 Pazartesi 17:15

Düzce yemekleri 138 yıllık restoranda pişti

A
A
A
Düzce yemekleri 138 yıllık restoranda pişti

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, İstanbul’da düzenlediği özel davette alanında uzman isimleri bir araya getirerek Düzce lezzetlerini tanıttı. Düzce Yemekleri Özel Gecesi adıyla düzenlenen davete gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı.


Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün organize ettiği Düzce Yemekleri Özel Gecesi buluşması İstanbul’un simge mekanlarından, 138 yıllık restoranda birbirinden önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Düzceli şeflerin elinden, Düzce’nin yöresel ürünleri ile hazırlanan aralarında coğrafi işaretli ürünlerin de olduğu 20 çeşit ikramlık, İstanbul Valisi Davut Gül, Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık ile gastronomi dünyasının yazarları, şefler ve işletme sahiplerine sunuldu.



"300 çeşit yemek çıktı"


Eşi Prof. Dr. Onur Özlü ile birlikte misafirlerini tek tek selamlayan Başkan Özlü, ikramların ardından yaptığı açıklamada, Düzce’nin gastronomi zenginliğini yerinde deneyimleme tavsiyelerinde bulunarak "Düzce’nin güneyinde çok sayıda yayla ve şelale var, kuzeyinde ise tarih ve Akçakoca’da deniz var. Biz yaklaşık 5-6 yıldır kazılar yapıyoruz. İstanbul’a en yakın antik tiyatro Düzce’dir. Ankara’ya en yakın deniz Akçakoca, Düzce’dir. 2019’da ben belediye başkanı seçildiğimde çok farklı demografik yapıya sahip Düzcelileri davet ettim. Evlerinizde yaptığınız yemekleri bize yapın, tariflerini verin, biz bunları kayda geçirelim dedim. İlk çalışmada yaklaşık 300 yemek çıktı ve bu 300 yemeği bir kitapta topladık. Bu Düzce Yemekleri Kitabı, burada ayrım yapmadık. Çünkü artık hepimiz nereden gelirsek gelelim artık Düzceliyiz. Dolayısıyla bunun adı Düzce Yemekleri Kitabı. Bu kitap çok sade bir şekilde hazırlandı. Burada yaklaşık 11 adet coğrafi işaretli yemeğimiz ve ürünümüz var. Dolayısıyla zengin bir mutfak var, kalıcı hale getirmeye çalıştık. Bu kitaptaki yemeklerin yapıldığı bir yer inşa ettik, Mutfak Sanatları Merkezi. Özgün bir yer oldu. Düzce’ye gelmenizi, bizi şereflendirmenizi istirham ediyorum" dedi.



"En kısa zamanda Düzce’de bu deneyimi tekrar edeceğiz"


İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı açıklamada en kısa zamanda Düzce’nin güzelliklerini bizzat görmek için şehre geleceğini ifade ederek "Göçle birlikte gelen Düzce’nin zenginlikleri çok kıymetli, daha da önemlisi sayın bakanımızın bu işin farkında olması ve bu işe sahip çıkması, sevmeden yapılabilecek bir iş değil. Aslında bu bir zincir, ata tohumundan başlayan, tarımın gelişmesine katkı sunulan, sonra ürünlerin coğrafi işaret aldığı. Bunların yemek reçetelerinin toplandığı, kitaplaştırıldığı ve yapılıp sunulduğu bir sistem var. Bunun içinde de eksik olan ne? Tanıtım. Bugün de bunu yapıyorlar. İstanbullu hemşehrilerimizin gidebilecekleri en yakın ve en güzel lokasyonlardan biri. Allah emeklerinizi zayi etmesin. En kısa zamanda bugün duyduklarımızı ve tattıklarımızı yerinde göreceğiz. Düzce’yi test edeceğiz" şeklinde konuştu.



Düzce lezzetlerini herkes tatsın istiyoruz


Düzce’de verimli toprakların işlenmesi konusunda yatırımların devam ettiğinden söz eden Milletvekili Ayşe Keşir’de; "Şehrimizin lezzetlerini çevremizdekiler de tatsın, aşina olsun istiyoruz. bakanımızın (Faruk Özlü) belediye başkanlığı döneminde yaklaşık 6 yıldır gastronomiye ciddi yatırımlar yapılıyor. Bolu’dan aşçılarımız saraya giderken Konuralp bölgesinden pirinç alıp saraya götürmüşler. O yüzden Konuralp Pirinci saray mutfağının bir ürünü. Düzce’mizde çeltik de yetişir, zahmetli bir ürün olduğu için azalmıştı. Son 5 yıldır ciddi teşvikler ve yatırımlarla ekili alanlarımızı yüzde 70 oranında artırdık. Şu an şehrimiz siyah çeltikte canlanmaya başladı" dedi.


Davetin sonunda yemeklerle ilgili görüşlerini ifade eden davetliler, damakta kalan izin unutulmayacağını belirterek en kısa sürede Düzce’yi ziyaret edeceklerini söyledi. Konuklara Düzce Yemekleri Kitabı takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile buluşma sona erdi.



Düzce yemekleri 138 yıllık restoranda pişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da maskeli şahıslar, iki kardeşe silahlı saldırı düzenledi: 1 ölü, 1 yaralı Samsun’un İlkadım ilçesinde maskeli 2 kişinin motosikletle seyir halindeyken hafif ticari araca düzenlediği silahlı saldırıda iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı. Olay, saat 23.20 sıralarında İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan kar maskeli 2 kişi, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) ise başından vurularak ağır şekilde yaralandı. Kardeşlerin araçlarında bulunan 2 arkadaşları da saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gencin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Polis ekipleri silahlı saldırıda kullanıldığı değerlendirilen park halindeki bir aracın yanına atılmış halde pompalı tüfek ele geçirdi. Kimliği belirsiz saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılırken, soruşturma devam ediyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.