ASAYİŞ - 16 Şubat 2026 Pazartesi 14:12

Ekrem İmamoğlu’nun ‘sahte diploma’ davası ertelendi

A
A
A
Ekrem İmamoğlu’nun ‘sahte diploma’ davası ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme heyeti, İmamoğlu’nun İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’ne açtığı karşı davanın reddedilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesine ve gerekçeli kararın istenmesine hükmederek bir sonraki celseyi 6 Temmuz’a erteledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu'nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül'de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda 4'üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, 'yolsuzluk' ve ‘casusluk' soruşturmalarından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmaya ayrıca, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu ile çok sayıda partili ve izleyici de katıldı.

Duruşmada savunma yapan sanık İmamoğlu, "Son dönemde olmaz denilen her şey bize yaşatılıyor. Önümüzdeki günlerde ‘çirkin' olarak geçen saçma bir dava ile karşınızda olacağım. Skandal ötesi bir iddianame ile karşınızdayım. Yaklaşık 16 aydır planlanmış operasyonlar ve davalar zinciri ile karşı karşıyayız. 19 Mart darbesinin maliyeti 19 milyonu aşmıştır. Cumhurbaşkanı adayı olarak seçimi kazanacağımı bildikleri için kirli tezgahlarla buradayım. Benim diplomam sahte değil, çok samimidir. Kimseden korkmadan, özgüveni yüksek bir biçimde buradayım. Millete gözdağı veriliyor. Olan millete oluyor. Beni seçimlerde rakip gördükleri için buradayım. Benim nasıl tutuklanıp, hapse atılmam hak mahkumiyeti ise, diğer arkadaşlarımın da içeride olması aynı durumdur. Cumhuriyet Halk Partisi ve ben bir hedefiz. Buraya 12 metrekare hücreden geliyorum. Doğum belgeme ne zaman dava açacaklar merak ediyorum. Kapalı kapılar ardında pazarlık yapmadım. Ben ne sahteyim, ne de sahteciyim. Sahteci sizsiniz, ben gerçeğim" ifadelerini kullandı.

"İstanbul Üniversitesi diplomaya ilişkin sunduğu raporda, ismim yok"

Savunmasına devam eden İmamoğlu, "Benim jetim varmış, olsa binerim. Böyle bir şey yok. Milletin huzurunda ailem aşağılandı. Burası benim siyasi şov yaptığım yer değil, üzerime atılan iftiraları haykırdığım yerdir. Avukat Recep Seyhan ile Hamza Uçar, Fatih Keleş'in, bir azmettirici vasıtasıyla, Aziz İhsan Aktaş'ı öldürme senaryosu anlatıyorlar. Keleş, bu iki avukatı yanından kovuyor. Bunlar çeşitli gazetelerde manşet oldu. Keleş, tetikçi tuttu diye manşet atıldı. Sanki biri perde arkasına oturmuş, senaryoyu karartıyor. Fatih Keleş'in avukatının şikayetine rağmen iki avukat hala gözaltına alınmadı. 1 buçuk sene boyunca benim her şeyime hakaret eden gazetelere tek bir işlem yapılmadı. Ben hapis yatarken siyasi şov yapmam, sadece derdimi anlatırım. İstanbul Üniversitesi diplomaya ilişkin sunduğu raporda, ismim yok. Üniversitenin avukatları, ‘doğrudan Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı bir eylemden bahsetmiyoruz' dedi. Ben ne yapabilirim bu durumda? Suç fiili olmayan bir insana nasıl suç isnat edilebiliyor? Faili olmayan bir suçlamaya nasıl kast isnadı yüklenebiliyor? Burada başka bir senaryo yapılıyor" şeklinde konuştu.

Bir sonraki celse 6 Temmuz'a ertelendi

Mahkeme, İstanbul 5'inci İdare Mahkemesine açılan diploma iptaline ilişkin davanın reddedilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesine ve gerekçeli kararın istenmesine hükmederek bir sonraki celseyi 6 Temmuz'a erteledi. 

Gamze Şenyiğit - Emirhan Toplu 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da tulum peyniri için zorlu yayla yolculuğu başladı Erzincan’da tulum peyniri üreticileri, yaz sezonunda üretim yapmak üzere yüksek rakımlı yaylalara gitmeye başladı. Türkiye’nin önemli peynir çeşitleri arasında yer alan Erzincan tulum peynirinin üretimi için hazırlıklarını tamamlayan üreticiler, Erzincan’ın Akyazı Mahallesi’nden kamyonlarla yaylalara hareket etti. Üreticiler, koyunlarını, yaşam malzemelerini ve ev eşyalarını araçlara yükleyerek yaz boyunca kalacakları yaylalara ulaştırıyor. Aileleriyle birlikte yayla yaşamına başlayan üreticiler, doğal ortamda beslenen koyunlardan elde edilen sütlerle geleneksel yöntemlerle tulum peyniri üretecek. Üretici ve kamyon şoförü Özcan Çakmak, zorlu kış sezonunun ardından yayla döneminin başladığını söyledi. Üreticilerin yeniden yaylalara çıkmasının bölge ekonomisi açısından önemli olduğunu belirten Çakmak, "Üreticilerimizi yaylaya götürüyoruz. Orada koyunlarını sağarak orijinal mayayla Erzincan tulum peynirini üretecekler. Vatandaşlarımız da doğal ve kaliteli peynire ulaşmış olacak." dedi. Tarım ve hayvancılığa verilen desteğin artırılmasını isteyen Çakmak, üreticinin kazanmasının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Kamyon şoförü ve üretici Sefer Demirol da koyunların yaylalara taşınmaya başladığını, sezon sonunda üreticilerin yeniden köylerine döneceğini kaydetti. Yaklaşık 7 aylık köy yaşamının ardından yeniden yaylaya çıktıklarını belirten üretici Naim Uyrun ise bu yıl yağışlı hava nedeniyle sezonun geciktiğini dile getirerek, "Bugün hayvanlarımızı yaylaya götürüyoruz. Sağım başlayacak, peynir üretilecek. Sonbaharda tekrar köyümüze döneceğiz." diye konuştu. Üretici ve tulum peyniri tüccarı Özkan Beydili de kış boyunca köyde hayvanların bakımını yaptıklarını, ilkbaharla birlikte yeniden yayla hayatının başladığını söyledi. Üretici Mustafa Beydili ise bu yıl Sivas tarafındaki yaylalara gideceklerini belirterek, yaz boyunca peynir üretimini sürdüreceklerini ifade etti.
Kırıkkale Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu: Yüzlerce vatandaş, metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüdü Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu, metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağıyla düzenlenen fener alayında sokaklara taştı. Konser programında şarkılara eşlik eden vatandaşlar, bayram sevincini gece boyunca sürdürdü. Kırıkkale’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, fener alayı yürüyüşü ve konser programıyla coşkuyla kutlandı. Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında vatandaşlar, Çalılıöz Köprüsü’nde bir araya geldi. Ellerinde Türk bayrakları ve meşaleler taşıyan kalabalık, bando eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağının da taşındığı fener alayı, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek Büyük Şehir Parkı’nda sona erdi. Programda konuşan Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, 19 Mayıs’ın bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu belirterek, gençliğin Cumhuriyet’in en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Önal, milli bayramların birlik ve beraberliğin güçlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Konuşmanın ardından sanatçılar Okan Babacan ve Duygu Kutlu sahne aldı. Alanı dolduran vatandaşlar, seslendirilen şarkılara eşlik ederek bayram coşkusunu yaşadı. Fener alayına elektrikli bisikletini Türk bayraklarıyla donatarak katılan Gülhan Mutlu, "Milliyetçi bir bayan olarak böyle etkinlikleri hiç kaçırmıyorum. Atatürk’ün izinde ilelebet yürümeye devam ediyoruz" dedi. Vatandaşlardan Arap Mustafa Çakır ise, "Atatürk’ün ‘Doğum günüm’ dediği, aslında Türk milletinin doğduğu ve Cumhuriyet ateşinin yandığı gün bugün. 19 Mayıs, tüm gençlerimize kutlu olsun. Allah Atatürk’e rahmet eylesin, yattığı yer nur olsun" diye konuştu. Ertuğrul Baloğlu da, "Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Mutluyuz, gururluyuz. Nice bayramlara diyoruz. Herkesin bayramını buradan kutluyorum" ifadelerini kullandı.