ÇEVRE - 05 Nisan 2025 Cumartesi 09:33

Hayaldi gerçek oldu, şimdilerde ünü dünyaya yayıldı

A
A
A

Düzce Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenlerin yıllar süren emeğiyle hayata geçirilen ve "20 yıllık bir hayalin ürünü" olarak anılan botanik bahçesi, uluslararası alanda Türkiye’yi temsil eden 12 botanik bahçesinden biri olarak listelendi. Batı Karadeniz’in tek botanik bahçesi olma özelliğini taşıyan alan, zengin bitki çeşitliliğiyle hem bilim dünyasına hem de doğa eğitimine katkı sunuyor.

Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi (DÜSTBB), Botanic Gardens Conservation International (BGCI) tarafından oluşturulan Dünya Botanik Bahçeleri listesinde Türkçe ve İngilizce isimleriyle yer aldı.

BGCI’nin dünya genelinde 3 bin 576 botanik bahçesini içeren veri tabanında, Türkiye’den DÜSTBB’nin katılımıyla birlikte yer alan botanik bahçesi sayısı 12’ye yükseldi. Üniversite bünyesindeki bahçeler arasında ise DÜSTBB, bu listeye giren 6’ncı üniversite botanik bahçesi oldu.

Hayaldi gerçek oldu, şimdilerde ünü dünyaya yayıldı

Avrupa Birliği ülkelerinden İtalya 103, Almanya 92, Çekya 51, Hollanda 45 ve İspanya 42 botanik bahçesiyle listede yer alıyor. Türkiye’nin komşu ülkelerinden ise Rusya 71, Ukrayna 21, Yunanistan 17, Romanya 12, Bulgaristan 10, Gürcistan 5, İran 5, Moldova 3, Azerbaycan 3 ve Irak 3 botanik bahçesiyle listede bulunuyor.

Düzce Üniversitesi kampüsünde 2021 yılında hayata geçirilen ve 60 dönüm alana kurulu olan botanik bahçede, Batı Karadeniz bölgesinde kaybolma riski taşıyan endemik bitki türlerinin korunması hedefleniyor. Şu ana kadar 23 nadir bitki türü çoğaltılarak kayıt altına alındı. Ayrıca Türkiye genelinde, iklim değişikliği nedeniyle kaybolma tehlikesi bulunan yaklaşık 10 endemik bitki türü de peyderpey bahçeye getirilerek koruma altına alınıyor.

"20 yıllık rüyanın ürünü"

Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Aksoy, botanik bahçesinin geçmişine ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Botanik bahçesinin 20 yıllık rüyanın neticesi olduğunu söyleyen Aksoy, "15 yıldır bizler bu bölgenin bitkilerinin korunması için çalışmalar yapıyoruz. Bu botanik bahçesi bir proje ile ortaya çıktı. Bahçemiz yaklaşık 60 dönümlük bir alanda kurulu. Tüm altyapısı Düzce Üniversitesi Rektörlüğü tarafından oluşturuldu. Türkiye’nin ilk botanik bahçelerinden biri olan bu proje ile bu yıl uluslararası listeye girdik. Bu listedeki 6 botanik bahçesi kamuya aitken, diğer 6’sı özel girişimlere ait. Batı Karadeniz Bölgesi’nden listeye giren tek botanik bahçesi de DÜSTBB oldu" dedi.

Aksoy, bahçede 600 farklı bitki türüne ait 10 bin bitki çeşidinin 3 tematik parselde yer aldığını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu bahçenin amacı, öncelikle endemik bitki türlerinin korunması. Ayrıca, Üniversitemizin Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri burada hocalarıyla birlikte çalışıyor. Doğa eğitimlerinin yapılması, doğanın korunması için projeler üretmektir. Botanik bahçemizin özelliği sis ve tıbbi bitkiler konusundaki bitkilerin yer alması. Tıbbi bitkiler üniversitemizin ihtisaslaşmasıdır. Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki saksonu var ve çok zengin bitki florası var. Dolayısıyla Düzce’nin ayrı bir süs potansiyeli var. Yapraklı ağaç üretiminde Düzce, ülkemizin önde gelen illeri arasında yer alıyor. Amacımız, hem Türkiye’nin hem Batı Karadeniz’in endemik bitki türlerini korumaktır. Düzce yaklaşık 100 civarında endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Bütün bunların kurulmasını burada gerçekleştiriyoruz"

Hayaldi gerçek oldu, şimdilerde ünü dünyaya yayıldı

"Burada çalışmak çok keyifli"

Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu da botanik bahçesinin eğitimdeki önemine vurgu yaptı. Müderrisoğlu, "Botanik bahçesinde uygulama derslerini veriyoruz. Öğrencilere hem bu işin nasıl yapıldığını anlatıyoruz hem de bitkileri öğretmeye çalışıyoruz. Botanik Bahçesi peyzaj mimarlığı bölümü için çok faydalı bir alan. Burada çalışmak keyifli. Öğrencilerimizde bu güzelliğe katkı sağlıyor" diye konuştu.

"Öğrencilerimiz için botanik bahçesi büyük şans"

Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Eroğlu ise bir peyzaj mimarı için botanik bahçesi tasarlamanın hayatlarında yapabilecekleri ender çalışmalardan olduğunu belirterek, öğrencilerinin bu şans ile eğitim aldıklarını belirtti. Prof. Dr. Eroğlu, "Görmüş olduğunuz alan bizim gözbebeğimiz. Bu bahçe, öğrencilerimizle, akademisyenlerimizle ve üniversitemizin katkılarıyla ortaya çıkarttığımız değerli bir ürün. Hem bölgemize hem de ilimize oldukça değerli bir ürün kazandırdığımızı düşünüyoruz. Bizde bu değerin içinde yeni değerler üretiyoruz. Bahçemiz mazisi olan bir alan. Öğrencilerimizin tepkisi ise iki yönlü oluyor. Buraya dokunmak, öğrenci için zor olsa da çalışırken büyük keyif alıyorlar. Özellikle kendileri ürettikten sonra buradaki her fidana ellerinin değdiğini, her bitkiye dokunduklarını görünce çok daha heyecanlı oluyorlar. Burası öğrenciler içinde önemli bir uygulama alanı. Bir peyzaj mimarının ömründe tasarlayabileceği nadir eserlerden bir tanesi botanik bahçesidir. Bir peyzaj mimarına botanik bahçesi tasarlamak ya bir kere denk gelir ya da hiç denk gelmez. Öğrencilerimizde şanslılar" ifadelerini kullandı.

Hayaldi gerçek oldu, şimdilerde ünü dünyaya yayıldıSelçuk Akyol – Ali Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.