GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 14:44

Ödüllerini aldılar

A
A
A
Ödüllerini aldılar

DÜZCE (İHA) –İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü kapsamında, ‘Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ temasıyla Bakanlık tarafından düzenlenen bilgi yarışması, öğrencilerin milli ve manevi değerlerini pekiştirmek, Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasını ve İstiklal Mücadelesinin ruhunu genç kuşaklara aktarmak amacıyla gerçekleştirildi.


Okuldan Türkiye finaline uzanan beş aşamalı yarışmada, temel eğitim kademesinde öğrenim gören öğrenciler bilgi ve birikimlerini ortaya koydu. İl genelinde düzenlenen değerlendirmelerin ardından dereceye giren öğrenciler için Milli Eğitim Müdürlüğü’nde ödül töreni düzenlendi. Törende, il genelinde derece elde eden öğrencilere ödülleri Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer tarafından takdim edildi. Yarışmada dereceye giren öğrenciler İpek Kurtbeyoğlu (4. sınıf) TOKİ Mehmet Akif Ersoy İlkokulu, Azranur Aktürkoğlu (6. sınıf) Nezahat Özdemir İmam Hatip Ortaokulu (Akçakoca), Zehra Zülal Pak (5. sınıf) İsmetpaşa Ortaokulu, Elif Nur Burcu (5. sınıf) Fatih Ortaokulu, Yusuf Rüzgar Güler (7. sınıf) Şıralık Vatan Ortaokulu, Hatice Zülal Eyüpoğlu (8. sınıf) Şıralık Vatan Ortaokulu, Aylin Ece Kılıç (2. sınıf) Fatih İlkokulu ve Mehmet Selim Biçer Uzun Mustafa İlkokulu.


Yetkililer, yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik ederek, başarıda emeği bulunan okul yöneticilerine, öğretmenlere ve velilere teşekkür etti. Açıklamada, "Güçlü Eğitim, Güçlü Düzce" hedefi doğrultusunda öğrencilerin akademik ve kültürel başarılarının artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu.



Ödüllerini aldılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bakan Göktaş: "Adana’ya sel felaketi için 40 milyon liralık destek aktarmış olduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Yakın zamanda Adana’da sel felaketinde zarar gören haneler için 25 milyon lira kaynak aktarmıştık. Bugün de yaşanan sel felaketi için 15 milyon liralık bir kaynak daha aktarıyoruz. Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz" dedi. Adana’nın İmamoğlu ilçesinde bir hayırsever tarafından yaptırılan ’Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılış töreni gerçekleştirildi. "Avrupa’nın birçok yerinde yaşlılar 20-30 gün sonra huzurevinde ölü bulundu" Açılışta konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Biz bugün ne söylüyorsak, ne yaşıyorsak bize atalarımızdan, büyüklerimizden kalan hayatı, geleneği, onların bize aktardığı temiz bilgileri yaşatarak hayatımıza devam ediyoruz. Sen iyi ol ve iyilerle karşılaş. Bizde iyilik bir lütuf değil, bir hayat tarzı. Kovid zamanında daha ilk verilen emirlerden bir tanesi, bütün polis, asker ve bakanlık çalışanlarının yaşlıları gezip evlerinde eksik var mı diye not almasıydı. Avrupa’nın birçok yerinde yaşlılar 20-30 gün sonra huzurevinde ölü bulundu. Bizim bakanlığımız onlara tek tek gidip bakım hizmetini götürdü" diye konuştu. "Bayramların, özel günlerin hikmeti yeni yeni anlaşılıyor" Hayat karmaşıklaştıkça ailesinden uzaklaşan nesiller yetiştiğine de vurgu yapan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Hayat karmaşıklaştıkça, dedesinin nerede olduğunu bilmeyen, ailesinden uzaklaşan nesiller yetişiyor. Tarihi olmayanın tarifi olmaz. Tarihimiz önce dedelerimiz, büyüklerimizdir. Köksüz ve zeminsiz bir nesilde her şeyden uzak oluruz. İnsanın karnının doyması yetmiyor. Önümüzdeki yüzyılın en büyük hastalığı yalnızlık olacak. İnsanlar artık savaşlar, açlık kadar yalnızlığın ruhlarında oluşturduğu yaralar ile hayatını kaybediyor. Kaybolmaya yüz tutmuş bir gelenek yeniden yaşatılmaya başlandı, bayramdan sonra artık tatil yapılıyor. Bayramların, özel günlerin hikmeti yeni yeni anlaşılıyor. Yoksulluk içinde olan, yalnız insanlara gitmek çok önemli." "Siyaset sadece iktidar olmak için yapılmaz" Her evin yuva olmadığını da anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Üzerinize yağmur yağmasın diye karnın doysun diye girdiğiniz yer evdir. Ancak her ev yuva değildir. Oranın yuva olması için insanların birbiriyle anlamlı bağlarının olduğu dünya gerekir. Burada yapılan hobi bahçeleri, spor alanları büyüklerimiz için burayı ev olmaktan çıkartıp yuva yapmıştır. Siyaset sadece iktidar olmak için yapılmaz, pek çok değeri yaşatmak için yapılır" dedi. "Hiç kimseyi geride bırakmadık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise huzurevinin 71 kişi kapasiteli olduğunu anlatarak, "Adana’da sosyal hizmet ağımıza yeni bir kuruluşu katıyoruz. Açılışı yaptığımız 71 kişilik bu huzurevi büyüklerimiz için yeni bir yuva olacak. 24 yılda yaptığımız her yatırımda sosyal politikayı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kalıcı bir güvenceye dönüştürdük. Hiç kimseyi geride bırakmayarak, hizmetlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Depremlerde, kovid zamanında önce yaşlı büyüklerimizi, engellilerimizi ve bakım ihtiyacı olanları güvenli yerlere yerleştirdik. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle sosyal devleti, vatandaşın derdine hızlı çözüm üreten bir sisteme kavuşturdu. Sosyal hizmeti, her haneye erişen bir hizmete dönüştürdük" ifadelerini kullandı. "Adana’ya 2,19 milyar lira kaynak aktardık" Adana’ya geçen yıl bakanlık olarak 2,19 milyar lira kaynak aktardıklarını anlatan Bakan Göktaş, "Büyüklerimiz için bakım, rehabilitasyon ve sosyal hayata katılımla güçlenen bir yapı inşa ediyoruz. Her aşamada yaşlılarımızın aktif bir yaşam sürmesini sağlıyoruz. Sadece Adana’da 3 bin 400 yaşlımıza evinde vefa hizmeti sunuyoruz. Evde bakım yardımıyla bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızı destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sadece Adana’ya 2,19 milyar lira kaynak aktardık. Bu ay evde bakım yardımıyla 16 bin 207 aileye aylık 13 bin 878 lira ödeme gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "Desteklerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz" Adana’da meydana gelen sel felaketinden etkilenen kişiler için toplam 40 milyon liralık kaynak aktarıldığını de vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, daha sonra şunları söyledi: "Bugün Türkiye’de 456 kamu ve özel huzurevinde 28 bin 901 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Adana’da ise 2 huzurevi ve yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezimizde 387 yaşlımıza sıcak yuva hizmeti sunuyoruz. Yakın zamanda Adana’da sel felaketinde zarar gören haneler için 25 milyon lira kaynak aktarmıştık. Bugün de yaşanan sel felaketi için 15 milyon liralık bir kaynak daha aktarıyoruz. Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz. Adanalı vatandaşlarımıza 40 milyon liralık destek sunmuş olacağız. Geçtiğimiz yıl 380 binden fazla aileye bakanlık olarak misafir olduk. Bu senede bakanlık olarak vatandaşlarımızın iftar sofralarına misafir olmaya devam edeceğiz. Ramazan ayında aktardığımız 1,9 milyar liralık kaynakla desteklerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz. Sosyal hizmetlerimizle hayatına dokunduğumuz tüm hanelere hizmetlerimizi kesintisiz ulaştırmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından huzurevinin açılışı gerçekleştirildi. Törene milletvekilleri, kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.
Şırnak Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığından gençlere net mesaj: "Hesabını kullandırma, suça ortak olma" Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde lise öğrencilerine yönelik "Siber Suçlar ve Dolandırıcılık Yöntemleri" konulu bilgilendirme semineri düzenlendi. Gençlerin dijital tuzaklara karşı bilinçlendirilmesinin amaçlandığı programda, banka hesabı kiralamanın ağır cezai sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Şırnak İmam Hatip Anadolu Lisesi iş birliğiyle Şırnak Üniversitesi konferans salonunda gerçekleştirilen seminere Başsavcılık Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunda görevli cumhuriyet savcıları Şeymanur Arslan ve Ali Akdağ konuşmacı olarak katıldı. Cumhuriyet savcısı Şeymanur Arslan, dolandırıcıların özellikle gençlere sosyal medya üzerinden ulaştığını belirterek, "IBAN, banka kartı ve mobil bankacılık bilgilerini paylaşmak ciddi adli sorumluluk doğurur. Hesabınızı kullandırmanız, suç gelirinin aktarılmasına aracılık etmeniz anlamına gelebilir" dedi. Arslan, internet alışverişi dolandırıcılığı, kripto para ve yatırım vaatleri, sahte iş ve evden çalışma ilanları, faizsiz kredi ve burs tuzakları ile sosyal medya üzerinden kurulan sahte arkadaşlıklar konusunda öğrencileri uyardı. Kişisel verilerin korunmasının önemine dikkat çeken Arslan, banka ve kimlik bilgilerinin üçüncü kişilerle kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini ifade etti. Cumhuriyet savcısı Ali Akdağ ise oltalama (phishing) yöntemleri, sahte internet siteleri ve mobil bankacılık dolandırıcılığı hakkında bilgi verdi. Banka hesabı kiralama veya kullandırma eylemlerinin suç teşkil ettiğini belirten Akdağ, "Bu hesaplar yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen gelirlerin transferinde kullanılabiliyor. Böyle bir durumda ilk şüpheli hesap sahibi olabilir" diye konuştu. Dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarına ilişkin hapis ve adli para cezalarının söz konusu olduğunu hatırlatan Akdağ, bu tür eylemlerin hesapların bloke edilmesine ve adli sicile işlenmesine yol açabileceğini kaydetti. Seminerde gerçek olaylardan örnekler paylaşılırken öğrencilerin soruları da yanıtlandı. Program sonunda dijital ortamda güvenli davranış kuralları ve şüpheli durumlarda adli makamlara başvuru yolları anlatıldı. Yetkililer, gençlerin bilişim suçlarına karşı bilinçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmalarının süreceğini bildirdi.
İstanbul Gürsel Tekin’den CHP’ye sert eleştiri: "Aziz İhsan Aktaş’ın ortağına söz var, bize yok" CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP’liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş’ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile’de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız’a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu’nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP’ye ağır eleştirilerde bulundu. "Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir" Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye’nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile’nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye’de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "Medyamızda bu konuda duyarlılık istiyoruz" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019’daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP’nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi’nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP’nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi’ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki ’38 ve 37’nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin’. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP’lilere bir yazı gönderiyor, ’Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin’ diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP’li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "Biz neyin hainiyiz, Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP’ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız’a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu’nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş’ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "Geldiğimiz durum normal değil, bir CHP’li olarak içim acıyor" CHP’nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP’liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP’linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP’de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP’li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "Bu iki yüzlü siyaset CHP’nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM’de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP’yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40’ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce ’Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?’ diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal’ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP’nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.