POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 14:02

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa’nın savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vaktinin çoktan geldiğini belirterek, "Türkiye’yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Muhtemel bir İran-ABD savaşının kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine bölgenin kaybedeceğini söyleyen Erdoğan, gelen davet üzerine Türkiye’nin Gazze Barış Kurulu toplantısına katılacağını da belirterek, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti.

"Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik"

Etiyopya’nın Afrika’nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz Etiyopya, Afrika’daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika’daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa’da açılması, Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu.

"Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız"

Etiyopya’nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa’da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı’na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika’daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya’dan geçmektedir. Ankara sürecinden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı.

"Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz"

Türkiye’nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika’daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de, sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu.

"Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor"

Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44’e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara’da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika’da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi.

"Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz"

Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye’ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye’de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu.

"İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"

Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.

"Barış Kurulu toplantısı için davet geldi, Türkiye olarak toplantıya katılacağız"

Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu’nun Gazze’de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze’deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze’ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu’nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi.

"Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir"

Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği’ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye’nin Avrupa’yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa’nın gücüne güç katmaktır. Türkiye’yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa’nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır."

"Anayasa konusunda henüz bir takvim ortaya çıkmış değil, biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz"

Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep Hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir’de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.

"Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara’nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasındaki küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP’de siyaset yapan bir politikacıysanız, genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın, sabırlı olacaksın. Vakti, saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu.

"Biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz, sadece işimize bakıyoruz"

Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğini ve ‘Umudumu kestim’ şeklindeki sözlerini sorması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu’nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP’nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın genel başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi.

"Aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şunları söyledi:

"Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya’nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Ömer Faruk Karataş - Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da ‘sinekle mücadele’ idari yargıya taşınıyor Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Fatih Gürer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından, önce cenaze hizmetlerinden elini çeken CHP’li belediyeler şimdi de haşere ile mücadeleden elini ayağını çekmeye çalıştığını belirtti. Konunun idari yargıya taşındığını kaydeden Gürer, "Geldiğimiz noktada aynı CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına geldiler" dedi. "Sıcaklar başladığında CHP’li belediyelerde ciddi bir kaos yaşanabilir" Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından Aydın’daki CHP’li belediyelerin cenaze defin hizmetlerini bırakmasının ardından şimdi de Aydın’da 17 ilçe belediyesinin yönetimi CHP’de olan 10 ilçede CHP’li belediyelerin ‘para yok’ gerekçesi ile sinek ve haşere ile mücadeleyi bırakmak istediğini ileri süren Fatih Gürer, CHP’li belediyelerin bu tutumun şehirde ciddi bir kaosa neden olabileceğini söyledi. Güler konuyla ilgili açıklamasında "Bilindiği üzere CHP’li belediyeler; maddi yetersizliklerini "paramız yok" bahanelerini öne sürerek cenazelerimizi dahi defnedememiş, CHP Belediyelerinin olduğu ilçelerimizde defin hizmetlerini 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana Aydın Büyükşehir Belediyemiz vermeye başlamıştı. AK Parti tarafından yönetilen ilçelerimizde defin hizmetleri eksiksiz bir biçimde yapılırken CHP’li belediyeler ipe un sermiş, hemşehrilerimizin cenazelerini dahi defnetmekten aciz olduklarını ilan etmişlerdi. CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına gelmişlerdir. Cenazemizi gömmekten aciz CHP belediyeleri bu sefer de ‘sinek ilacını biz atamıyoruz, paramız yok, beceremiyoruz’ diyerek, ‘bunu da Büyükşehir Belediyesi yapsın’ demektedir. Artık yakında ‘biz çöpü de toplayamıyoruz’ derlerse şaşırmayacağımız. CHP’li ilçe belediyeleri yapamıyorlarsa, beceremiyorlarsa bu işi bırakmalı, halkımıza çile çektirmemelidir" ifadelerini kullandı. CHP’li belediyelerin ilaçlama konusunda aldıkları kararın yasaya aykırı olduğunu ve bu kararın şu an idari yargıda kesinleşmeyi beklediğini kaydeden Gürer, "Kesin karar verildikten sonra da idari yargının nihai kararına göre işlem tesis edilecektir. CHP’li belediyelere tavsiyemiz, yasaların sizlere milletimize hizmet etmek üzere verdikleri görevlerden usulsüz meclis kararlarıyla kaçmak yerine, zamanlarını hemşehrilerimize hizmet etmeye ayırmalarıdır. Özetle; AK Partili Belediyelerce defin ve sinekle mücadele hizmeti verilmekte, ancak CHP’li Belediyelerce verilmemektedir. Şu an idari yargıdaki süreç tamamlanmadığından, istinaf mahkemesi tarafından kesin karar verilmediğinden; CHP’li belediyeler bu hizmeti de vermeyerek şehrimizi açıkça kaosa sürüklemektedirler" dedi.
Erzurum Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı Türkiye Diyanet Vakfı Hamza-Gülümser Uzun Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışı törenle yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) vizyonuyla Erzurum’a kazandırılan Hamza Gülümser Uzun Kız Öğrenci Yurdu, düzenlenen resmi merasimle kapılarını açtı. İl Müftülüğü yerel koordinasyonu ve TDV’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen proje, üniversite eğitimi için şehre gelen kız öğrencilerine yönelik kurumsal bir hizmet alanı olarak faaliyet gösterecek. "Müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenecek" Açılış programı, İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın hitabet bölümünde; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ve TDV Genel Müdürü İzani Turan, yurdun Erzurum’un ilim hayatına sağlayacağı katkıları ve kurumun gençliğe verdiği önemi vurgulayan konuşmalarının ardından İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından gerçekleştirilen dua ile yurdun açılış kurdelesi kesildi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in de katılımıyla gerçekleşen merasim, heyetin binada yaptığı incelemelerle devam etti. TDV çatısı altında hizmet edecek olan yurt, standart bir konaklama merkezinden ziyade, müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenen kapsamlı bir eğitim kompleksi olma özelliğini barındırıyor.
Gaziantep GTB’de yerel kalkınma hamlesi ve yeni teşvik sistemi anlatıldı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ile İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) iş birliğinde düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ve Yeni Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı", sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile İKA Genel Sekreteri Ahmet Paksu’nun da yer aldığı toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan GTB Başkanı Akıncı, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Her ilin kendi potansiyeline göre belirlenen yatırım başlıklarıyla desteklenmesi, kalkınmanın daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacaktır. Üretim, istihdam ve ihracat odaklı bu yaklaşımın reel sektöre doğrudan katkı sunacağına inanıyoruz" dedi. Akıncı, yerel kalkınma hamlesinin yatırımcılar açısından önemli fırsatlar barındırdığına dikkat çekerek, bu süreçte iş dünyasının doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. İKA Genel Sekreteri Paksu ise konuşmasında, kalkınma ajansları koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında yatırımcılara sunulan desteklere değinerek, "Program çerçevesinde her il için belirlenen dört yatırım konusu üzerinden yatırım yapan girişimcilere çeşitli teşvik imkanları sağlanmaktadır. Gaziantep’te bu kapsamda başvurular alınmış ve 2025 yılı için çağrı süreci tamamlanmıştır. 2026 yılı Ocak ayında yapılan revizyonlarla birlikte yatırım konuları güncellenmiş ve her bir başlık için yeniden başvuru alınmaya başlanmıştır" diye konuştu. Paksu, Gaziantep’in yanı sıra bölgesel iş birliklerinin de önemine işaret ederek, "Kilis Yatırım Destek Ofisi ile iş birliği içerisinde, özellikle tarımsal üretim ve hayvancılık alanında geliştirilen entegre projelere ilişkin bilgiler de yatırımcılarımızla paylaşılmaktadır. Bu süreçlerin hem ilimiz hem de bölgemiz açısından önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Toplantı, program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunun ardından sona erdi.
Balıkesir Zeytinyağında tecrübe paylaşımı Bandırma Ticaret Borsası’ndan 41 kişilik heyet, Edremit Ticaret Odası ve Borsası’nı ziyaret ederek sektörel temaslarda bulundu. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe markalaşma ile teknik iş birliğinin ele alındığı ziyarette, iki ilçe arasındaki ekonomik köprüler güçlendirildi. Balıkesir’in iki önemli ekonomik merkezi olan Bandırma ve Edremit, zeytincilik sektöründeki güçlerini birleştirmek için bir araya geldi. Bandırma Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Can Ata Tan liderliğindeki 41 kişilik geniş katılımlı heyet, Edremit Ticaret Odası’na gerçekleştirdiği ziyarette bir dizi inceleme ve görüşme yürüttü. Sektör temsilcilerinin yanı sıra akademisyenler ve yerel üreticilerin de yer aldığı heyet; Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Edremit Ticaret Borsası Başkanı A. Tarkan Denizer ile yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Edremit Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda, bölge ekonomisinin lokomotifi olan zeytin ve zeytinyağı sektörü ana gündem maddesini oluşturdu. Görüşmeler sırasında özellikle Bandırma bölgesinde yetişen Edincik Su Zeytini üzerine yürütülen markalaşma projeleri değerlendirilirken, Bandırma heyetinin Edremit’teki kurumların sahip olduğu köklü sektörel tecrübelerden faydalanmak üzere bu teknik geziyi planladığı vurgulandı. Toplantının ardından saha incelemelerine geçen heyet, üretim ve araştırma süreçlerini yerinde görmek amacıyla Nermin Hanım Zeytinliği, Zeytincilik Yetiştirme İstasyonu ve Edremit Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret etti. Bu duraklarda üretim tekniklerinden akademik araştırma faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede bilgi alan heyet üyeleri, Edremit’in modern tarım altyapısını yakından tanıma fırsatı buldu. Ziyaretin son bölümünde ise protokol üyeleri arasında karşılıklı plaket takdimi gerçekleştirildi. Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Bandırma Ticaret Borsası Başkanı Can Ata Tan’a günün anısına plaket sunarken, Meclis Başkanı Bayram Kayahan da eski Meclis Başkanı Ersin Koç’a teşekkürlerini iletti. Program, Edremit Ticaret Odası bünyesindeki Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı’nda düzenlenen özel bir tadım etkinliğiyle sona erdi. Bu etkinlikte katılımcılara, kaliteli ve kusurlu zeytinyağının ayırt edilmesine yönelik profesyonel ve uygulamalı bilgiler aktarıldı.