GÜNDEM - 11 Aralık 2025 Perşembe 10:34

Türkiye’de felsefenin dünü, bugünü ve yarını konuşuldu

A
A
A
Türkiye’de felsefenin dünü, bugünü ve yarını konuşuldu

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümü ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Dünya Felsefe Günü: Türkiye’de Felsefenin Dünü, Bugünü ve Yarını" adlı program gerçekleştirildi.


İstiklal Konferans Salonu’nda ki programa; 65. Hükümet Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ve eşi Prof. Dr. Onur Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Ekinci, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul ile Düzce Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Ekinci, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 20 Kasım 2022 tarihinde Dünya Felsefe Günü’nün ilan edildiğini ifade etti. Felsefenin; bir bilim dalı değil, ağacın dallarını oluşturan tüm bilimlerin çatısı, ağacın gövdesi ve kökleri olduğunu dile getiren Ekinci, evreni, hayatı, var oluşsal denklemi anlamaya çalışan bir yol olduğunu söyledi.


Rektör Nedim Sözbir, felsefeyi; insanın kendisini, dünya ile ilişkisini doğru okumaya yönelik köklü bir arayış şeklinde tanımlayarak "Bu toprakların ilim ve düşünce geleneği, asırlardır İslam medeniyetinin hikmet anlayışıyla şekillenmiştir. Farabi’den İbn Sina’ya, Gazali’den İbn Rüşd’e uzanan güçlü bir irfan çizgisi; hakikati anlama çabasını ilimle, akılla ve hikmetle birleştiren bir zemin oluşturmuştur. Bugün burada Türkiye’deki felsefi düşüncenin gelişimini ele alırken, aynı zamanda bu zengin mirasın bize sunduğu imkanları ve yönlendirdiği ufku birlikte değerlendirme fırsatı sunacağız" şeklinde konuştu.



Açılış konuşmalarının ardından programın panel bölümüne geçildi. Panelin yönetimini gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muhammet Özdemir, dünyanın yeni bir dönüşüm içerisinde olduğunu dile getirerek ülkemizin bu dönüşümde alacağı felsefi role dair önemli değerlendirmelerin yapılacağını ifade etti.


Panelin ilk konuşmacısı Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Türer, bir medeniyet veya toplumun askeri ve ekonomik açıdan güçlü de olsa, kendi tefekkürünü oluşturamaması, kendi içinde eleştirisini yapamaması ve idealleri olmaması durumunda, tarih sahnesinde yer alamayacağını ifade etti. Felsefenin ahlaki duyarlılık içinde var olma üslubu olduğunu belirten Prof. Dr. Celal Türer, felsefenin aynı zamanda birlikte yaşama arayışı olduğuna da dikkat çekerek kuşatıcı felsefe oluşturmanın önemini vurguladı.


Panelin diğer konuşmacısı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden emekli Prof. Dr. Ayhan Bıçak, felsefede her şeyin ya eksik ya hatalı ya da yanlış olduğunu dile getirerek en önemli hususun şüphe ve eleştiri olduğunu sözlerine ekledi. Felsefenin belirli özel bir konusu olmadığını, bireysel bir çaba olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ayhan Bıçak, hukuki görevlerimizi, ahlaki sorumluluklarımızı ve işimizi geliştirebildiğimiz müddetçe sorunları çözebileceğimiz değerlendirmesinde bulundu.


Panelin son konuşmacısı Galatasaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden emekli Prof. Dr. Kenan Gürsoy ise felsefenin bilme ve oluş tarzı olduğunu belirtti. Bütüncül söyleme gidebilmek ve eleştiri yapabilmek için felsefeye ihtiyaç olduğunu dillendiren Prof. Dr. Kenan Gürsoy, "Felsefe, mesafe alabilmek ve ayırt edebilmektir. Bu bilinç, anlam dünyasını ve değer dünyasını tanıtacaktır. Felsefe sadece bilme hali değil, bilinç halidir. Bir tutum ve duruştur." ifadelerini kullandı.


"Dünya Felsefe Günü: Türkiye’de Felsefenin Dünü, Bugünü ve Yarını" adlı program, Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ve eşi Prof. Dr. Onur Özlü ile Rektör Nedim Sözbir tarafından davetli konuşmacılara hediye ve teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.



Türkiye’de felsefenin dünü, bugünü ve yarını konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.