ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 15:16

Vefat eden kaçak göçmenler Düzce’de defnedildi

A
A
A
Vefat eden kaçak göçmenler Düzce’de defnedildi

Düzce’de geçtiğimiz haftalarda yapılan kaçak göçmen operasyonda yakalanan ve hipotermiden hayatlarını kaybeden 2 Afganlı, Düzce Belediyesi mezarlıklar Müdürlüğü tarafından son yolculuğuna uğurlandı.


Afganistan’dan kaçak yollarla Türkiye’ye girdikleri ve Düzce’ye kadar bir tır kasasında geldikleri belirlenen 2 Afganistan uyruklu şahıs, geçirdikleri hipotermi sonucu hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından cenazelerin ülkelerine gönderilememesi üzerine Düzce’de defin işlemi gerçekleştirildi. Soğuk hava şartlarında uzun süre kaldıkları öğrenilen Afganistan uyruklu Halit Şinvari ve Ahmed Muhammet hayatını kaybetti.


İki kaçak göçmenin ölümü sonrası cenazelerinin ülkelerine gönderilememesi üzerine defin süreci başlatıldı. Cenaze işlemleri Düzce Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü koordinesinde yürütüldü. Afganistan uyruklu iki şahıs için Şehitlik Camii’nde cenaze namazı kılındı. Namazın ardından cenazeler şehir mezarlığında toprağa verildi. Mezarlıklar Müdürlüğü personelleri tarafından gerçekleştirilen defin işlemleriyle birlikte iki kaçak göçmen Düzce’de son yolculuklarına uğurlandı.



Vefat eden kaçak göçmenler Düzce’de defnedildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.