KÜLTÜR SANAT - 23 Nisan 2026 Perşembe 10:54

Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’nin düşünce dünyası ele alındı

A
A
A
Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’nin düşünce dünyası ele alındı

Düzce Üniversitesi tarafından düzenlenen Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’yi anlamak başlıklı panel gerçekleştirildi.


Düzce Üniversitesi İstiklal Konferans Salonu’nda Panele; İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Vildan Coşkun, İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emine Gümüş Böke, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı.


İlahiyat Fakültesi Dekanı ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ertuğrul’un yönetiminde gerçekleştirilen panelde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan ve Öğr. Gör. Dr. Filiz Tapan, Türk Dili Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Aslıhan Haznedaroğlu ile Öğr. Gör. Dr. Ayşe Ulu konuşmacı olarak yer aldı.



Anadolu’nun Dönüşüm Süreci ve Şeyh Edebali’nin Rolü


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Ali Ertuğrul, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinin kısa sürede gerçekleşen bir olgu olmadığını, yüzyıllara yayılan tarihi bir dönüşümün sonucu olduğunu ifade etti. Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’nun siyasi yapısında önemli değişimler yaşandığını belirten Ertuğrul, özellikle Moğol istilasının yol açtığı göç hareketlerinin Anadolu’nun sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını derinden etkilediğini dile getirdi. Bu süreçte Şeyh Edebali’nin Osmanlı’nın kuruluş sürecine rehberlik eden önemli bir şahsiyet olarak öne çıktığını belirtti.



13. Yüzyıl’da Anadolu ve manevi yükseliş


Panelin ilk konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, "13. Yüzyıl Anadolu’su ve Şeyh Edebali" başlıklı sunumunda, Osmanlı Devleti’nin ortaya çıktığı dönemin siyasi ve toplumsal yapısını ele aldı. 13. yüzyılın, bir yandan Moğol istilası ve iç karışıklıklarla şekillenen buhranlı bir dönem olduğunu, diğer yandan ise tasavvuf düşüncesinin Anadolu’nun her köşesine yayıldığı bir manevi yükseliş sürecini barındırdığını ifade etti.


Moğol baskısı sonucu Anadolu’ya yönelen göçlerin, özellikle ahi teşkilatlarının ve zanaatkârların Batı Anadolu’da yerleşmesine zemin hazırladığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, bu durumun hem ekonomik hem de toplumsal yapıyı güçlendirdiğini ifade etti.



Osmanlı kuruluş anlatılarında Şeyh Edebali


Panelin bir diğer konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Filiz Tapan, "Osmanlı Kuruluş Efsanelerinde Şeyh Edebali Gerçeği" başlıklı sunumunda, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ilişkin tarihi kaynakların sınırlılığına dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu dönemin anlatımında efsane ve menkıbe unsurlarının öne çıktığını ifade eden Tapan, Şeyh Edebali’nin tarihi kişiliğinin bu anlatılar içinde şekillendiğini belirtti. Osmanlı’nın küçük bir beylikten büyük bir devlete dönüşüm sürecinin açıklanmasında bu anlatıların işlevsel olduğunu da ifade eden Tapan, tarihi gerçekliğin her zaman sorgulanması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.



Kimlik inşasında kuruluş anlatılarının yeri


Panelin diğer konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Aslıhan Haznedaroğlu ise "Dede Korkut’tan Şeyh Edebali’ye Kuruluş Anlatılarının Kimlik Tasavvurundaki Yeri" başlıklı konuşmasında, tarihi kimliğin sabit değil; değişken ve çok katmanlı bir yapı olduğuna dikkat çekti. Osmanlı kimliğinin farklı dönemlerde farklı referanslarla şekillendiğini söyleyen Haznedaroğlu, Dede Korkut anlatılarından Şeyh Edebali figürüne uzanan sürecin bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu ifade etti.


Şeyh Edebali’nin nasihatlerinin modern yorumu


Panelin son konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Ayşe Ulu, "Geçmişin Bilgeliği ve Bugünün Psikolojisi: Şeyh Edebali’nin Nasihatlerinin Modern Yorumu" başlıklı sunumunda, Şeyh Edebali’ye atfedilen nasihatleri çağdaş bir perspektifle değerlendirdi. Nasihatlerin bireysel gelişim, liderlik, sabır, adalet ve hoşgörü gibi değerleri merkeze aldığını ifade eden Ayşe Ulu nasihatlerin, bireyin iç dünyasını düzenlemesine katkı sağlayan psikososyal bir rehber niteliği taşıdığını dile getirerek bu öğretilerin günümüz insanının anlam arayışına da ışık tuttuğunu belirtti.



Vefatının 700. yılında Şeyh Edebali’nin düşünce dünyası ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Çocukların bayramı Gonca’da şenliğe dönüştü Kocaeli’de faaliyet gösteren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde 23 Nisan coşkusu bambaşka bir renge büründü. Çocukların kahkahaları ve ailelerin heyecanı ile düzenlenen etkinliklerle merkez tam bir şenlik alanına dönüştü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocukları ve ailelerini bir araya getiren dopdolu bir şenliğe ev sahipliği yaptı. Birçok farklı kurumun desteği ile hazırlanan etkinlikte, merkezin dört bir yanına yayılan hareketlilik, günün her anına canlılık kattı. Doyasıya eğlendiler Sabah saatlerinden itibaren başlayan şenlikte çocuklar, kurum içinde tur atan UlaşımPark treniyle kısa ama keyifli yolculuklara çıktı. UlaşımPark maskotunun sürpriz ziyareti ise en çok minikleri heyecanlandırdı. Koridorlarda kurulan oyun alanlarında sek sekten halat çekmeye, sandalye kapmacadan geleneksel oyunlara kadar pek çok etkinlikte çocuklar hem yarıştı hem de birlikte eğlenmenin tadını çıkardı. Atölyelerde hayal gücü öne çıktı Şapka yapımı, boyama ve el sanatları atölyelerinde ortaya çıkan renkli çalışmalar günün en güzel karelerini oluşturdu. Çocuklar zeka oyunlarıyla farklı bir heyecan yaşadı; kimi strateji kurdu, kimi sabrını denedi. Konferans salonunda gün boyu süren film gösterimleri çocukları ekran başına toplarken, spor salonunda hareket hiç eksilmedi. Bilim şov gösterisindeki deneyler özel bireylere görsel şölen yaşattı.
Sivas Sivaslı minik vali,hedefinde Cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi Sivas’ta bir günlüğüne valilik koltuğuna oturan Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz, hedefinde cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlk olarak çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Bayram dolayısıyla Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz bir günlüğüne Sivas Valisi oldu. Kendinden emin ve sempatik tavırlarıyla dikkat çeken minik vali, valiliğin hakkını verdi. İl Emniyet Müdürü telefonla arayarak, son günlerde yaşanan okul saldırıları sonrası Sivas’ta okullarda alınan güvenlik önlemlerinden dolayı teşekkür etti. Yılmaz, ileride Cumhurbaşkanı olmak istediğini belirtti. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri ise yağmur muhalefeti dolayısıyla Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşı okunarak başlayan etkinliklerde özel eğitim öğrencileri hazırladıkları gösterilerini sergiledi. Öğrenciler, 7 ayrı coğrafi bölgeye özgü halk oyunlarını oynadı. Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşması İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan yaptı. Erdoğan konuşmasında, "Sevgili çocuklar, Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu anlamlı gün yalnızca bir bayram değil aynı zamanda geleceğin teminatı siz değerli yavrularımızın omuzlarında yükseleceğinin en güçlü ifadesidir. Sizler umudumuzsunuz, yarınlarımızınsınız bilimde sanatta sporda ve hayatın her alanında ülkemizin saha ileriye taşıyacak olan sizlersiniz. Değerli misafirlerimiz, eğitim camiası olarak bizler çocuklarımızın güvenli huzurlu ve nitelikli ortamlarda eğitim alması için var gücümüzle çalışıyoruz. Son zamanlarda bazı illerde yaşanan be hepimiz derinden üzen olaylar bir kez daha göstermiştir ki eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Aynı zamanda değerlerin rehberlik sevgi saygı ve sorumluluk bilincinin kazandırılması akademik başarıdan çok daha önemlidir." İfadelerine yer verdi.
Kütahya Temizlik işçisinin bayrak duyarlılığı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında sokaklara asılan Türk bayrağının rüzgarın etkisiyle katlandığını gören belediye temizlik işçisinin duyarlı davranışı vatandaşların takdirini topladı. Olay, Tavşanlı ilçesi Durak Mahallesi’ndeki bir caddede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, caddede çevre temizliği yapan Tavşanlı Belediyesi personeli, bir binada asılı duran Türk bayrağının rüzgar nedeniyle kapandığını ve düzgün durmadığını fark etti. İşini bir kenara bırakan duyarlı işçi, elindeki süpürgenin sapını kullanarak bayrağı dikkatlice düzeltti. Bayrağın yeniden dalgalanmasını sağlayan işçi, daha sonra görevine geri döndü. O anlara bir pencereden şahit olan Tunahan Zeyrek, temizlik işçisinin bu örnek davranışını cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydetti. Gördüğü manzara karşısında duygulandığını ifade eden Zeyrek, şu ifadeleri kullandı: "Pencere kenarında otururken o anlara şahit oldum. Temizlik görevlisi arkadaşımız, bayrağın rüzgardan kapandığını görünce elindeki süpürge yardımıyla bayrağı düzeltti. Bu güzel ve anlamlı görüntüyü hemen cep telefonuma kaydettim. Gerçekten takdire şayan bir davranıştı." Çevredeki vatandaşların da ilgisini çeken bu anlar, milli bayram coşkusunun yaşandığı günlerde "vatan ve bayrak sevgisinin görev tanımı tanımadığını" bir kez daha gözler önüne serdi.
İstanbul İstanbul Valisi Davut Gül koltuğunu 2’inci sınıfı Asmin Ayşe Aslan’a bıraktı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla İstanbul Valisi Davut Gül, 10 şehirden gelen 30 öğrenciyi kabul etti. Vali Davut Gül, bayram dolayısıyla makamını 2’inci sınıf öğrencisi Asmin Ayşe Aslan’a bıraktı. Temsili Vali, okullarda güvenlik önlemleri arttırılsın talimatı verdi. İstanbul Valisi Davut Gül, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Ağrı, Ardahan, Artvin, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Nevşehir, Rize, Sivas ve Şırnak illerinden, İstanbul’a gelen 30 öğrenci ve öğretmenlerini makamında kabul etti. Valilik binası kabul salonunda düzenlenen törene, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ve okul müdürleri eşlik etti. Vali Davut Gül, öğrencilerin bayramını tebrik etti. "Bu sene bayram sevincini buruk şekilde kutluyoruz" İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, konuşmasında İstanbul Valisi Davut Gül’e teşekkür ederek, "Bu sene bayram sevincini buruk şekilde kutluyoruz. Anadolu’nun farklı illerinden gelen öğrencilerimizle birlikteliği, kaynaşma bilinci ve şuuruyla İstanbul’un çocuklarıyla kutlayalım dedik. Bu bayram coşkusunu beraber yaşasınlar. Elazığ, Erzurum, Diyarbakır’dan, Nevşehir’den gelen öğrencilerimiz var" şeklinde konuştu. "İstanbul’u görmeniz, tanımanız buradaki İstanbullu öğrencilerle tanışmanız bu anlamda çok kıymetli" İstanbul Valisi Davut Gül, kendisini ziyaret eden çocukların bayramını kutlayarak, "Bayramınızı kutluyoruz. Rabbim nice bayramlara kavuştursun. 23 Nisan’ın iki anlamı var. Birincisi çocukların bayramı, ikincisi de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışı. O milli iradenin başlangıç günü. O açıdan da çok önemli. Biz, iki coşkuyu aynı anda yaşıyoruz. İstanbul şehirlerin hası. Bu anlamda İstanbul’u görmeniz, tanımanız buradaki İstanbullu öğrencilerle tanışmanız bu anlamda çok kıymetli. Burada kaldığınız süre içinde gezdiğiniz, gördüğünüz yerlerde daha sonralarda kitaplarda okuyacağınız kitaplarda okuduklarınızı görmüş olacaksınız" dedi. "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ise bizler için bir bayram değil aynı zamanda atalarımızın bizlere bıraktığı emanetin taşıyıcısıdır" Vali Davut Gül’ün koltuğuna oturan Bahçelievler 15 Temmuz Şehitleri İlkokulu 2’inci sınıf öğrencisi Asmin Ayşe Aslan, "Aziz milletimiz Kurtuluş Savaşında birlik ve beraberlik içinde, inanç ve kararlılık içinde kazanmıştır. 23 Nisan 1920’de TBMM açılmıştır. Bu tarih bir dönüm noktasıdır. Milletimizin geleceğine, belleğine tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir gündür. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ise bizler için bir bayram değil aynı zamanda atalarımızın bizlere bıraktığı emanetin taşıyıcısıdır" ifadelerini kullandı. "Dileğim Filistin, Doğu Türkistan, İran, Suriye, Libya başta olmak üzere tüm dünya çocuklarının huzur içinde büyüdüğü, güvenle geleceğe baktığı ve kendi değerleriyle güçlü yarınlar kurduğu bir dünyanın var olmasıdır. Spor alanında yürütülen spor şehri İstanbul Projesiyle çocukların spora yönlendirilmesi teşvik edilmelidir. Sağlıklı, disiplinli ve özgüvenli olması gereklidir. Aynı zamanda Ben Okuyorum İstanbul Okuyorum Projesiyle okuma alışkanlığı kazandırmayı, düşünce dünyamızı geliştirmektedir. Dileğim Filistin, Doğu Türkistan, İran, Suriye, Libya başta olmak üzere tüm dünya çocuklarının huzur içinde büyüdüğü, güvenle geleceğe baktığı ve kendi değerleriyle güçlü yarınlar kurduğu bir dünyanın var olmasıdır" şeklinde konuştu.