ASAYİŞ - 07 Aralık 2021 Salı 21:00

Yunan polis ile kız arkadaşı navigasyon mağduru

A
A
A
Yunan polis ile kız arkadaşı navigasyon mağduru

Edirne’ye kız arkadaşıyla gelen Yunan polis, askeri yasak bölgede yakalanması üzerine adliyeye sevk edilmiş, çift yurt dışı yasağı konularak serbest bırakılmıştı.

Edirne’ye kız arkadaşıyla gelen Yunan polis, askeri yasak bölgede yakalanması üzerine adliyeye sevk edilmiş, çift yurt dışı yasağı konularak serbest bırakılmıştı. Çift ifadelerinde, Edirne’ye gezmeye geldiklerini ve navigasyonun yanlış götürmesi sebebiyle askeri yasak bölgeye girdiklerini, havanın karardığı için tabelaları görmediklerini öne sürdü.


Dün Yunanistan’dan Edirne’ye gezmeye gelen Yunanistan’ın Dedeağaç Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan trafik polisi Valasoudis Manolis ve kız arkadaşı Aheni Aohna, alışveriş yaptıktan sonra İpsala Sınır Kapısı’ndan çıkış yapmak üzere yola çıktılar. Çift sınıra yakın Doyran köyünde askeri yasak bölgeye girdikleri sebebiyle gözaltına alınmıştı. Jandarmada işlemleri tamamlanan çift adliyeye sevk edildi. Adliyede çıkarıldıkları mahkemece çift, yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı.



Navigasyonla gitmişler


Yunan polis Valasoudis Manolis’un ifadesine göre, Yunanistan’dan Edirne’ye gezmek için geldiklerini ve kız arkadaşıyla bir süre kafede oturduktan sonra havanın kararmasıyla telefonunda bulunan navigasyon ile yola çıktıklarını ifade ederek, “Hava karardığı için Yunanistan’a dönecektik, telefonumda bulunan navigasyona yazarak yola çıktık. Çalıştığım ve yaşadığım yer İpsala Sınır Kapısı’na daha yakın olduğu için buradan çıkış yapacaktık, bu sebeple navigasyona yazarak Keşan’a doğru yola çıktık. Navigasyonun bizi götürdüğü şekilde devam ettik. Bir süre sonra hava tamamen kararmıştı, toprak bir yolda ilerlediğim esnada önüme askerler çıktılar ve bizi durdurdular, benden ve kız arkadaşımdan pasaport istediler. Bizi durdurdukları yerde araçtan indirdiler, benimle birlikte biraz ilerleyerek uzakta bulunan kırmızı renkli tabelaya fener tutarak gösterip, askeri yasak bölge olduğunu söylediler, ancak ben askeri yasak bölgeye girdiğime dair herhangi bir tabela görmediğim için ve gösterdikleri tabela uzakta olduğu için askeri yasak bölgeye girdiğimi düşünmüyorum, çünkü tabeladan önce durmuştuk” dedi.



"Navigasyon yanlış yere götürdü"


Yunan polis Manolis’un kız arkadaşı Aheni Aohna ise navigasyonun yanlış götürmesinden dolayı askeri yasak bölgeye girdiklerini, havanın kararmasıyla da tabelaları görmediklerini öne sürdü.


Çiftin avukatı Selin Özel, müvekkillerinin hile ve gizli bir şekilde ülkeye girmediklerini belirterek, “Şüphelinin kız arkadaşıyla birlikte yakalandığı Türkiye’ye yasal yollardan sınır kapısından girdikleri kendilerine ait özel araç ile yakalandıkları, sınır çizgisini belirleyebilecek uyarı levhalarının havanın karanlık olması sebebiyle görünemeyecek durumda olduğu hususları dikkate alındığında atılı suçun yasal unsuru olan hile ve gizlice eylemin gerçekleştirilmesi şartları olayımızda bulunmamaktadır. Bu nedenle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından ve şüphelinin suç işleme kasti bulunmadığından serbest bırakılmasına karar verilmesi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi hayata geçiyor Voleybolun Unutulmazları Derneği (VUD) tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, depremde vefat eden voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin hikayeleri özel bir ansiklopedide buluşacak. Voleybolun Unutulmazları Derneği tarafından, Samandağ Belediyesi ve AXA Sigorta desteğiyle hayata geçirilen ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi, 6 Şubat 2023 depreminde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin anısını yaşatmayı amaçlıyor. Tüm ülkeyi sarsan deprem felaketinde Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da; geleceğe umutla hazırlanan genç voleybolcuların da bulunduğu sporcu, antrenör, hakem ve kulüp yöneticilerinden oluşan 56 voleybol emekçisi hayatını kaybetti. Voleybolun unutulmaz evlatları için bir vefa projesi Bu büyük acının ardından bir araya gelen eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, kaybedilen isimleri ve yarım kalan hikayeleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri geliştirdi. Bu çalışmaların en yeni halkası ise ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları Depremle Unutmadıklarımız Anıt Parkı’ oldu. Samandağ’da Anıt Park açılacak Projenin ilk ayağı, 16 Mayıs 2026 tarihinde Samandağ’da hayata geçirilecek. Depremde hayatını kaybeden voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin anısına açılacak parkta bu voleybolcuların isimlerini taşıyan anlamlı bir anıt duvar, voleybol sahaları, yine voleybol sevgisini simgeleyen bir heykel, sosyal alanlar, yürüyüş parkurları ve çocuk parkı yer alacak. Açılışta ve anma gününde depremde yaşamını yitiren genç sporcuların aileleriyle bir araya gelinecek, plaket ve ansiklopediler kendilerine armağan edilecek. Yaşayan sosyal ve sportif bir mekan olması planlanan parkta genç voleybolcular, VUD üyesi eski milli sporcularla birlikte o sahalarda ilk smaçlarını vuracak. Projenin ilerleyen süreçte Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta devam etmesi planlanıyor. Yarım kalan hikayeler ansiklopedide yaşayacak Projenin yayın ayağında ise tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan 352 sayfalık ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ ansiklopedisi bulunuyor. Eserde, depremde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin aileleriyle iletişime geçilerek; hayat hikayeleri, anıları, hayalleri ve fotoğrafları bir araya getirildi. Her sayfa, yarım kalan hayatlara ve unutulmaması gereken anılara ışık tutuyor. Gülnur Özfer Görgün: "Unutmamak ve Unutturmamak Bizim Elimizde" Projenin nasıl ortaya çıktığını anlatan Voleybolun Unutulmazları Derneği Kurucusu Gülnur Özfer Görgün, "Deprem sonrası voleybol ailemizden gelen kayıp haberleri hepimizi derinden sarstı. O gençlerin isimlerini, hikayelerini ve anılarını yaşatmak zorunda olduğumuzu hissettik. ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesini de tam bu duyguyla hayata geçirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma değil; vefa, dayanışma ve kolektif hafızayı geleceğe taşıma sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onları unutmamak ve unutturmamak bizim elimizde. Bu proje, voleybol ailemizin yitirdiği evlatlarına bir vefa borcudur. Bu anlamlı projede yanımızda olan, katkıda bulunan, destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz" diye konuştu.