ÇEVRE - 23 Mayıs 2022 Pazartesi 16:01

Havsa MYO Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi gelişiyor

A
A
A
Havsa MYO Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi gelişiyor

Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulunun hayata geçirdiği Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi, çeşitlenmeye ve genişlemeye devam ediyor.

Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulunun hayata geçirdiği Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi, çeşitlenmeye ve genişlemeye devam ediyor.


Günümüzde önemi her geçen gün artan tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulu daha önce hayata geçirdiği çalışmalarını farklı alanlarla zenginleştirmeye devam ediyor. Trakya Üniversitesi Genel Sekreterliği, Havsa Belediyesi ve Edirne Orman İşletme Müdürlüğü’nün katkılarıyla Havsa MYO bahçesinde kurulan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi, yeni bitkilerle zenginleşirken elde edilen kazanımlar bölge halkı ile de paylaşılıyor. Havsa MYO ve Havsa Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde Mart-Mayıs ayları arasında 24 katılımcı ile gerçekleştirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursu ile bölge halkına yeni bir istihdam ve üretim kapısı da açılmış oldu.



Öğrenciler, bitkileri bahçede görerek öğreniyorlar


Havsa Meslek Yüksekokulu öğrencileri, alan dışı seçmeli ders havuzunda yer alan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler dersi ile bahçede uygulama yaparak bitkilerin tüm gelişim aşamalarını öğreniyorlar. Öğrendikleri bilgileri uygulamaya döken Havsa MYO’nun öğrencilerinin ürettikleri bitkiler ile hazırlanan kış çayını misafirlere ikram ediliyor.


Tıbbi ve Aromatik Bitkilerle İlgili Her Şey Bir Tık Ötede


Trakya Üniversitesi Havsa Meslek Yüksekokulunun, tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine geliştirdiği tüm bu çalışmalar, web sitesi üzerinden tüm araştırmacıların, meraklıların ve öğrencilerin bilgisine sunuluyor. Yüksekokul Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Tolga Erdoğan’ın tasarladığı tab.trakya.edu.tr adresinden orijinal bilgi ve fotoğraflarla tıbbi ve aromatik bitkilere dair tüm bilgilere ulaşılabilir.



Pandemi ile tüm dünyada tıbbi ve aromatik bitkilere karşı bir merakın ortaya çıktığını ifade eden Havsa Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tan, ülkemizin bu bitkilere yönelik önemli bir potansiyeli olduğunu dile getirdi. Bu potansiyelden yola çıkarak 2020 yılında yüksekokul olarak bir hareket başlattıklarını söyleyen Prof. Tan, “200 adet yağ gülü, 1500 adet lavanta ve 50 adet biberiye dikimi yaparak başlattığımız bu hareket farklı türlerin eklenmesi ile gelişmektedir. Bahçemiz geliştikçe bahçede yer alan türlerin tanıtımı ve kullanım alanı da genişlemeye başladı. Seçmeli ders olarak Yüksekokul öğrencilerimize, Havsa Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile halkımıza tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştiriciliği ve kullanım alanlarıyla ilgili önemli bilgiler verdik. Kursumuzun devamı için de yoğun bir ilgi ile karşı karşıyayız” dedi.


Hayata geçirdikleri çalışmaların ve üretilen bilginin etki alanını genişletmek amacıyla çalışmalar da yürüttüklerini belirten Müdür Mustafa Tan “Müdür Yardımcımız Öğr. Gör. Dr. Tolga Erdoğan’ın tasarımı ile Yüksekokulumuz web sayfasında Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi bölümü oluşturduk. Bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler, orijinal bilgi ve fotoğrafların yer aldığı bu sayfaya tab.trakya.edu.tr adresinden ulaşabilir. Ayrıca bahçedeki etiketlerdeki karekodlarla yine aynı bilgilere ulaşılabiliyor” ifadelerini kullandı.


Tıbbi ve aromatik bitkileri tanıtmak, önemini anlatmak ve yetiştiriciliğini özendirmek amacıyla bu hareketi başlattıklarını ifade eden Havsa MYO Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tan; Edirne Gülü Hasat Etkinliği, Lavanta Şenliği ile Kökboya ve Safran Tarla Günleri düzenlemeyi planladıkları müjdesi ile konuşmasını sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Camdan çıkarak kayıplara karışan Uğur’dan haber alamayan ailenin sesine Bakan Çiftçi kulak verdi Hatay’da evin camından çıkarak kayıplara karışan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 74 gündür haber alamayan yakınlarının sosyal medya paylaşımlarına cevap veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" dedi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmaya başlamıştı. Çalışkan, 19 Şubat günü sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı ve sırra kadem bastı. Ailesinin kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Sahadaki taramalarda taş üzerinde Çalışkan’ın; elbiseleri, telefonu ve cüzdanı ile terliği bulundu. Günlerdir süren arama çalışmalarında herhangi bir ize rastlanmaması üzerine çalışmalar durduruldu. Geride kalan 75 günde Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekleyen aile kendi imkanlarıyla arama çalışmalarını sürdürüyor. Kayıp gencin ağabeyi Tarık Çalışkan, sosyal medya üzerinden yayınladığı görüntüyle İçişleri Bakanı Mustafa Çifçti’ye seslendi. Ağabey Çalışkan, "Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız "sözleriyle kardeşinin bulunması için yardım istemişti. Sosyal medya paylaşımını gören İçişleri Bakanı, söz konusu paylaşım üzerinden ailenin paylaşımına cevap verdi. Bakan Çiftçi paylaşımında, "Değerli kardeşim, konudan haberdarım. Valimizin koordinasyonunda kardeşinizin bulunması için gerekli çalışmalar yapılıyor. Gerekirse, kayıpları bulma, olayları aydınlatma alanında önemli tecrübesi olan JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) timlerimizden bir ekibi görevlendireceğiz. Süreci yakından takip ediyorum, rabbim sağ salim kavuşmanızı nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Lütfen bize bir ışık yakın, bizi görün ve duyun" Kayıp kardeşinden 74 gündür haber alamayan ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim Uğur, 19 Şubat’tan bu yana kayıptır. Günlerdir acı çekiyoruz. Günler geçti, haftalar geçti bir açıklama yok, sonuç yok. Uğur nerede peki, Uğur’a ne oldu ve neden bulamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur neden bulunamadı. Lütfen sizden rica ediyorum. Bir insanlık görevi olarak görmenizi istiyorum ve hem kamuyu hem de basın; bakın, sorun ve sorgulayın. Lütfen Uğur’a ne oldu, Uğur nerede? Kesinlikle kardeşim bipolar hastası değildir. Kesinlikle kardeşime konulan bir tanı yoktur. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Buradan İçişleri Bakanlığımıza sesleniyorum. Sayın Mustafa Çiftçi; Lütfen biz karanlıktayız, lütfen bize bir ışık olun, bize ışığınızı yakın. Günlerdir perişanız, hiçbir şekilde ulaşamıyoruz. Uğur’un elbisesi bulundu ama Uğur bulunamadı. Lütfen bize bir ışık yakın ve bizi görün ve duyun. Burada bir anne, bir baba, bir aile, perişan durumda. Hepinize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Erzincan Okullarda nezaket kültürü güçleniyor Erzincan’da Demirkent TOKİ Ortaokulu, Bilim Söyleşileri kapsamında düzenlenen etkinlikte, öğrencilerde akran nezaketi ve aile içi iletişimin önemine dikkat çekildi. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen "Aile İçi İletişim ve Akran Nezaketi" başlıklı söyleşiye, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Fatma Kurudirek konuşmacı olarak katıldı. Kurudirek, öğrencilerin okula yalnızca ders materyalleriyle gelmediğini belirterek, aile içinde yaşanan olumlu ya da olumsuz davranışların çocukların sosyal ilişkilerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Akran zorbalığına karşı en etkili yöntemin "akran nezaketi" olduğunu vurgulayan Kurudirek, "Bağırılan çocuk arkadaşlarına bağırabilir, sürekli eleştirilen çocuk arkadaşlarını eleştirebilir. Anlaşılan çocuk ise arkadaşlarını anlamaya çalışır. Sağlıklı bir okul ortamı, akranlar arasındaki iletişimin kalitesiyle ölçülür." dedi. Etkinlik sonrası açıklamada bulunan Okul Müdürü Ahmet Sağsöz, akademik başarının yanı sıra değerler eğitiminin de önem taşıdığını belirtti. Sağsöz, "Okul olarak sadece bilgi veren değil, aynı zamanda değer kazandıran bir kurum olma gayretindeyiz. Öğrencilerimizin nezaket, saygı ve empatiyle yetişmesini hedefliyoruz. Bu tür söyleşiler, öğrencilerimizin doğru iletişim becerileri kazanmasına katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı. Program sonunda Sağsöz, katkılarından dolayı Kurudirek’e teşekkür belgesi takdim etti.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde ’change’ operasyonu: 13 gözaltı İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen ’change’ oto operasyonunda 26 şüpheli, gözaltına alındı. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şasilerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekenin, milyonlarca lira tutarında dolandırıcılık yaptığı belirlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürüttü. Change araçlar üçüncü şahıslar üzerinden piyasaya sürülmüş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etti. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edilen şebekenin çökertilmesi için operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul, Samsun ve Antalya’da 28 araca el konuldu Bu sabah İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, ’change’ yaptıkları belirlenen toplam 28 araca el konuldu. Operasyon kapsamında yakalanan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikatın devam ettiği aktarıldı.