- 30 Mayıs 2022 Pazartesi 10:57

Tayini çıkan öğretmenin peşinden gittiler

A
A
A
Tayini çıkan öğretmenin peşinden gittiler

Otizmli çocuğunun eğitimi için Eskişehir’de birçok okul ve öğretmen değiştirdikten sonra Özel Eğitim Öğretmeni ile yolları kesişen Yaşar ailesi, ataması yapılan öğretmenin peşinden 550 kilometre yol gelerek Edirne’nin Uzunköprü ilçesine taşındı.

Otizmli çocuğunun eğitimi için Eskişehir’de birçok okul ve öğretmen değiştirdikten sonra Özel Eğitim Öğretmeni ile yolları kesişen Yaşar ailesi, ataması yapılan öğretmenin peşinden 550 kilometre yol gelerek Edirne’nin Uzunköprü ilçesine taşındı.


Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı ile doğan çocukları Çınar Deniz Yaşar’ın eğitimi için türlü fedakârlık gösteren ailesi, bu kez de çocuklarının çok sevdiği Gamze öğretmen için Eskişehir’den Edirne’nin Uzunköprü ilçesine taşındı. İki yaşından bu yana özel eğitim alan Çınar’ın hayatı 2019 yılında tanıştığı Gamze öğretmen ile değişti. İki okul ve üç öğretmen değiştirdikten sonra Gamze öğretmen ile tanışan Çınar, önceleri çekingen davranırken, şimdi ise isteklerini rahatça ifade edebiliyor.



Eskişehir Osmangazi İlkokulu’nda ücretli öğretmenlik yaparken Edirne’nin Uzunköprü ilçesindeki Gazi Mahmut İlkokulu’na ataması yapılan Özel Eğitim Öğretmeni Gamze Çimen’den ayrılmak istemeyen çocukları Çınar için Uzunköprü’ye taşındıklarını söyleyen anne Gülden Yaşar, “Çınar eğitimlere iki yaşında özel kreşlerde başladı. Sonrasında devlet anaokullarına gitti. Sonra birinci sınıfa başladığında sıkıntılarımız başladı biraz. Özel eğitim alması gerektiği için kaynaştırmada problemler yaşandı. Üç senede iki okul üç öğretmen değiştirdik. O arada özel eğitimler de aldı. Çok güzel bir ilerleme de kaydettik o sırada bu sıkıntılarla beraber. Bayağı güzel yol almıştık. Eskişehir Osmangazi İlkokulu’nda Gamze öğretmen ile tanıştık. Orada Çınar ile Gamze hocanın birlikteliği başlamış oldu. Gamze öğretmen orada ücretli öğretmen olarak çalışıyordu. Daha sonra ataması Edirne Uzunköprü’ye çıkınca o sırada pandemi başladı zaten okullar tatil oldu. Biz bu sırada Çınar’ın eğitimi aksadığı için ne yapsak diye düşünürken ben vakit kaybetmemek için eşimle birlikte çocukları alıp Edirne Uzunköprü’ye gelmeye karar verdim. Çınar gerçekten çok özel bir çocuk. Türkçe kelimeler söylemeden İngilizce kelimeler ile başladı konuşmaya. Bilgisayara çok ilgisi var. Yaşıtlarıyla beraber okuma yazmayı öğrendi. Matematikte çok iyi, daha doğrusu ilgisi Matematiğe. Bu süreçte Gamze öğretmenle de tanışınca derslerinde çok çok daha ilerledi. Çok iyi uyum sağladılar. Gamze öğretmen alanında çok başarılı. Eğitimleri çok güzel tamamlamış bir öğretmen. Anadolu Üniversitesinden mezun olmuş, Anadolu Üniversitesi’nde Engelliler Entegre Yüksekokulu var. Orada uzun yıllar çalışmış. Yani akademik durumun haricinde Çınar ile arasında çok iyi bir diyalog var. Gamze öğretmenin eğitim verme şeklini çok beğeniyoruz. Çınarla diyalogları çok iyi. Çınar onu çok seviyor, o da Çınar’ı. Bu da tabii verimli olmalarına sebep oluyor. Pandemi de gelip araya uzun süre girince Çınar’ın eğitiminde aksamalar oldu. Biz de hiç düşünmeden Gamze öğretmenin arkasından yollara düştük geldik. Babasıyla ben Çınar’ın geleceğini çok önemsiyoruz. Hani okula gidip vakit geçirip gelsin değil bizim için. O yüzden eğitimin en iyi en kaliteli şekilde alınması gerektiği taraftarıyız. Maalesef Eskişehir’de öyle bir öğretmenle, okulla yollarımız kesişmedi, biz de Gamze öğretmenle yolumuza devam edelim diye düşündük. Eğitim verme şekilden çok memnunuz. Çınar’ın neye ihtiyacı olduğunu bizden daha önce biliyor. Aslında aynı zamanda aynı şeyleri düşünüyoruz diyebilirim. Bizim ailece olan diyaloğumuz da çok iyi. Zaten Özel Eğitim Öğretmenleri ile ailelerin aralarının bence çok iyi olması gerekiyor ki çocuğa bir faydası dokunsun. Aynı dili konuşabiliyor olmaları gerekiyor. Yani bu sebeple Gamze öğretmeni bırakmayacağız” dedi.



"Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi"


Çınar’ın annesi Gülden Yaşar, gelecek yıl Eskişehir’e dönmek zorunda olduklarını belirterek; “Cumhurbaşkanımızdan bir ricam var. Seneye bizim Eskişehir’e dönmemiz gerekecek ve Gamze öğretmenimizden ayrılmak istemiyoruz. Gamze öğretmenimizi Çınar’dan ayırmayalım. Eskişehir’e o da bizimle birlikte gelsin, atamasının Eskişehir’e yapılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.



"Çınar’ın bir bakışından ne istediğin anlıyorum"


Çınar ile aralarında özel bir bağ olduğunu ifade eden Özel Eğitim Öğretmeni Gamze Çimen, “Eskişehir Anadolu Üniversitesi mezunuyum. Üniversite eğitimim devam ettiği sırada Engelliler Araştırma Enstitüsünde yardımcı öğretmen olarak çalıştım. Gerek Enstitü gerekse Eğitim Fakültesi’nden çok kıymetli hocalardan çok değerli bilgiler edindim. Özel eğitim alanında kendimi olabildiğince geliştirmeye çalıştığımı düşünüyorum. Üniversite bittikten sonra rehabilitasyonda çalışmaya başladım. Bir yıl kadar rehabilitasyonda çalıştım. Sonra ücretli öğretmenlik yapmaya başladım. Çınarla da zaten yolumuz orada kesişti. Eskişehir Osmangazi İlkokulu’nda ücretli öğretmen olarak başladığımda Çınar benim ilk öğrencim oldu. Çınar da her çocuk gibi çok özel bir çocuk. Çok farklı yeteneklerinin olduğuna inanıyorum. Elimizden geldiğince desteklemeye çalışıyoruz imkânlar dâhilinde. Özellikle; İngilizceye, müziğe, dansa, spora, bilgisayara çok farklı alanlara aşırı ilgisi var. Zaten ailesi de Çınar’ın eğitimini çok fazla önemsiyor. Onun kendi bağımsızlığını kazanıp iyi yerlere gelmesini istiyorlar. Umarım Çınar’ı gelecekte daha güzel yerlerde görebiliriz. Biz Çınar’la başladığımızda tabii birbirimize ilk başta yabancıydık ama çok kısa bir süre içinde çok uyumlu bir hale geldik. Ben Çınar’ın bir bakışından ne demek istediğini çok rahat bir şekilde anlayabiliyorum. O da benim aynı şekilde bir davranışına kızıp veya çok sevineceğimi biliyor. Beni nereden mutlu edebileceğini de biliyor. Çok güzel yol aldı aslında. Umarım bu şekilde devam eder. Ailesi çok büyük bir fedakârlık yaparak yuvasını buraya taşıdı. Uzunköprü’ye geldiler onlar da. Umarım güzel şeyler olur, elimden geldiğince Çınar’a ve ailesine destek olabileceğimi söyleyebilirim. Engelli bireylerin gerek akademik anlamda gerekse sosyal anlamda desteklenmeye ihtiyaçları oluyor. Biz de Çınar ile birlikte okul ortamımızda veya okul dışında onun akademik ve sosyal yönünü desteklemek için eğitimler yapıyoruz. Sınıf ortamında veya okul ortamında özellikte akran etkileşimine dikkat ediyoruz. Akranları ile birlikte oyun oynaması, onlarla birlikte etkileşim kurması ve bunun desteklenmesi için çalışıyoruz. Aynı zamanda okul dışında veli etkileşimini de arttırmak adına veliler ile birlikte piknik, gezi şekillinde bazı etkinlikler planlıyoruz. Bunların hepsi özel gereksinimi ihtiyacı olan öğrencilerin sosyal anlamda da desteklenmesini sağlıyor. Çınar’ın akademik anlamda güzel ilerlediğini düşünüyorum. Çünkü çok çabuk öğreniyor. Ne verirseniz onu alabilen bir çocuk. Güzel yerlere geleceğini düşünüyorum” diye konuştu.


Gamze Çimen ile aynı sınıfta görev yapan Neslihan Serbest ise, “Özel gereksinimi olan çocuklarla çalışmaktan dolayı çok mutluyum. Onların bir şeyleri başarabildiklerini görmek beni çok mutlu ediyor. Her alanda desteklenmeleri için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Onları çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."