ASAYİŞ - 02 Haziran 2022 Perşembe 12:35

CHP’li Edirne Belediyesi’nde tecavüz iddiası

A
A
A
CHP’li Edirne Belediyesi’nde tecavüz iddiası

Edirne’de evi selden zarar gören kadın belediye görevlisi tarafından otelde tecavüze uğradığını iddia etti.

Edirne’de evi selden zarar gören kadın belediye görevlisi tarafından otelde tecavüze uğradığını iddia etti.


Geçtiğimiz sene Temmuz ayında selden zarar gören C.G. durumu Edirne Belediyesine durumu bildirdi. C.G. bölgeye gelen ekipler zararın büyük olduğunu yardım gelene belediyenin anlaşmalı oteline yerleştirdiklerini ifade etti. C.G yapılacak maddi yardım için gelen belediye görevlisi E.A.’nın tecavüzüne uğradığını iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.


“Resepsiyon görevlisi çığlık sesimi duyunca odama yardımıma geldi”


C.G. olayın geçen sene Temmuz ayında olduğunu selden evinin zarar gördüğünü ve belediyeden yardım istediğini belirterek, “Olay, geçen yaz Temmuz ayında sel baskınında yaşandı. Kirada kaldığım evimi sel bastı. Daha sonra belediyeden yardım istedim ve eve Alttan Güzeli geldi. Belediye kültür turizm müdürü olduğunu sonradan öğrendim. Beni bir memurun gelip alacağını belediye ile anlaşmalı otele yerleştireceğini söylediler. Otele yerleştirdikleri bir hafta sonunda belediyede görevli memur Ersin Al, teras kapalı olduğundan dolayı odama geldi ve bana yardım parasının yarına kadar hesabıma yatacağını söyledi. Yardım için bilgilerimi aldıktan sonra çantasından alkol çıkarttı. Ben de kendisine alkol kullanmadığımı söyledim ama kendisi bana yardımcı olmak için geldiğini ve benimde hoş görmemi söyledi. İlk önce bana sözlü tacizde bulundu. Daha sonra tecavüz olayı gerçekleşti. Resepsiyon görevlisi çığlık sesimi duyunca odama yardımıma gelerek şahsı çıkarmama yardımcı oldu. Sonrasında sabah hemen orayı terk ettim. Evime geldim sonrasında beni aradı yine engelledim” dedi.


“Konuyu kapatalım biz onun cezasını vereceğiz dediler”


Hemen belediyeyi aradığını söyleyen C.G., “Belediyeden Edirne Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Altan Güzelli’yi aradım. Sonrasında CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Reyhan Güzeli’yi aradım ve sonrasında bir tane daha memur geldi. 3 kişi birden beni parkta dinlediler. Özür dilediler gereğinin yapılacağını söylediler, görevini kötüye kullandığını söylediler. Ama hiç kimseye söylemem gerektiği hakkında bana baskı uyguladılar. Hem ben yanarmışım hem de onlar yanarmış. Konuyu kapatalım biz onun cezasını vereceğiz gibi konuştular. Sonra ben kimseye söyleyememiştim. Hem şoktaydım hem de tecavüz artık daha kötü ne olabilir gibi. Olaydan sonra ben ilca tedavisi görmeye başladım psikolojik olarak. Kendime gelmeye başladım. Olaydan 1,2 ay sonra o şahsı başkanın Recep Gürkan’ın yanında gördüm. Düşündüğüm kadarıyla bana öyle konuştular ama hiçbir şey yapmamışlar. Hala görevine devam ediyor ve başkanın yanında. Sonra tekrar belediyeyi aradım. Her şeyi çıkıp anlatacağımı söyledim. CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Reyhan Güzel’e dedim siz hiçbir şey yapmamışınız, bana hep yalan söylemişsiniz o şahısta ceza görmemiş gibi. Bana sakın yapma öyle bir şey biz hemen geliyoruz deyip beni bir çay bahçesine çağırdılar. Ellerinde bir kağıt vardı. Her hangi bir taciz, tecavüz olamamış gibi imzalamamı istediler. İmzaladım. Oradan ayrıldılar ama CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Seyhan Güzeli’nin üzerimde baskısı vardı. Hiç kimseye anlatma seni kullanırlar, bütün kötülük sana olur gibi dedi. Sonra zaten bir araştırma yapmıştım yani. Bir gazetecinin işkencesini okumuştum. Tek yaşadığım için korktum” ifade etti.


“Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan olayla ilgileneceğini, onların cezasını bulacağına söyledi, sonrasında hiçbir şey olmadı”


Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın konuyu örtbas ettiğini söyleye C.G., “Bu sefer Recep Gürkan’a ulaştım sosyal medyadan. Her şeyi anlattım. Daha sonra koruması ile beraber geldi. Beni dinledi ve olayla ilgileneceğini, onların cezasını bulacağına, evimi tekrardan yapacağını söyledi. Bende rahatladım biraz olsun. Sonrasında hiçbir şey olmadı. Meğer Kültür Turizm Müdürlüğünün yerini değiştirmiş. O tecavüzcü şahısın yerini değiştirmiş. Yani olayla ilgili bütün delilleri yok etmiş ilgilendiği konu tek o. Her şeyi örtbas etmişler sanki ben rüya gördüm, uydurdum, kurgu yaptım gibi beni suçlu gösterdiler. Sanki mağdur olan ben değilim suçlu olan benmişim gibi. Ben onlara güvendim ama bütün delilleri yok etmişler. Yani ben belediyeye güvenmişken belediyeden darbe yedim. Herkes görevine devam ediyor” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.