EKONOMİ - 18 Aralık 2024 Çarşamba 15:05

Edirne’de kasım ayında 721 konut satıldı

A
A
A
Edirne’de kasım ayında 721 konut satıldı

Edirne’de 2024 yılı Kasım ayında toplam 721 konut satışı gerçekleştirildi. Bu satışların 216’sı ilk satış, 505’i ise ikinci el satış olarak gerçekleşti.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, konut satışlarının yüzde 14,2’sini ipotekli satışlar oluşturdu. Edirne’deki ipotekli konut satışları 94 olarak kaydedildi. Diğer satış türleri ise 627 konutla önemli bir paya sahip oldu.


Türkiye genelinde Kasım ayında konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 63,6 oranında artarak 153 bin 14’e ulaştı. İstanbul 26 bin 320 ile en fazla konut satışı yapılan il olarak öne çıkarken, Ankara 14 bin 916 ve İzmir 8 bin 583 ile sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. En az konut satışı yapılan iller ise Bayburt (89), Tunceli (99) ve Hakkari (121) oldu.


Edirne’deki konut satışlarının 216’sı ilk satışlardan oluşurken, 505’inin ise ikinci el konutlar olduğu belirtildi. Türkiye genelinde 153 bin 14 konut satışının 49 bin 274’ü ilk satış olurken, 103 bin 740’ı ikinci el satış olarak kaydedildi. Edirne’de ise toplam satışların büyük bir kısmı ikinci el konutlardan oluştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Selimiye’nin gölgesinde binlerce kişi iftarda buluştu Selimiye Camii avlusundaki iftar programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Ama biz fitneye zulme, her türlü kargaşaya, adaletsizliğe, bütün olumsuz duygu ve düşüncelere karşı inadına birlik, beraberlik, kardeşlik ve insanlık dersi veren birliktelikler yaşıyoruz" dedi. Edirne’de Balkan Şehirleri İşbirliği Platformu tarafından Selimiye Camii avlusunda binlerce vatandaşın katılımıyla iftar programı düzenlendi. Restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılan ve Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" dediği UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camii’nin avlusunda gerçekleştirilen programda binlerce kişi aynı sofrada buluştu. Balkan ülkelerinden konuk misafirlerin ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un da katılımıyla Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ezanın okunmasıyla birlikte yaklaşık 6 bin kişi hep birlikte orucunu açtı. "Cenab-ı Hak bizleri yaratılışta eş ve kardeş kılmıştır" Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Cenab-ı Hak mükerrem varlık olarak yarattığı bizleri, yaratılışta eş ve kardeş kılmıştır. Bu akşam bu sofrada yaşanan, bu kardeşliğin, bu birlikteliğin tezahürüdür. Bizler için rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan bu güzel günlerde böyle bir ihtişamlı kalabalıkla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ulu mabet Selimiye Cami’miz bütün ihtişamıyla ortada. Bugün ikinci bir ihtişamı ise bizler birlik beraberlik içerisinde bu sevgi ve muhabbet noktasında bir araya gelerek ikinci bir büyük ihtişamı, kardeşliği, birliği ve beraberliği yaşıyoruz" dedi. "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz" Arpaguş, "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Ama biz fitneye zulme, her türlü kargaşaya, adaletsizliğe, bütün olumsuz duygu ve düşüncelere karşı inadına birlik, beraberlik, kardeşlik ve insanlık dersi veren birliktelikler yaşıyoruz. Cenabıhak birlikteliğimizi ilelebet daim eylesin, fitneye, kötülüklere fırsat vermesin. İnsan onurunu, insan haysiyetini ayaklar altına alan her türlü uygulamalara da Cenabıhak fırsat vermesin" ifadelerini kullandı. "Kadir Gecemizi ve Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum" Arpaguş, "Kutlu bir ayın nihayetine yaklaşmış bulunuyoruz. Şimdiden bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gece’mizi tebrik ediyor bir ömrü edebilecek bu güzel gecenin hepimiz için hayırlar getirmesini cenab-ı haktan diliyorum. Cenab-ı hak yaklaşmakta olan Ramazan-ı Şerif Bayramı’nı bizler, ülkemiz, milletlerimiz ve bütün insanlık için hayırlara vesile kılsın inşallah. Bizleri sağlık afiyetle daim ülkelerimizi, şehirlerimizi huzur ve mutluluk yurtları yapsın. Ve bizleri yaratılış gayemiz doğrultusunda insanlık şemsiyesi altında huzur, mutluluk, sulh ve selam içerisinde bir ve beraber eylesin" şeklinde konuştu. İftar programına Edirne Valisi Sezer, Karadağ Diaspora Bakanı Mirsad Azemovic, Bulgaristan Meclis Başkan Yardımcısı Hayri Recebov Sadıkov, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Kırklareli Valisi Uğur Turan, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Gümülcine Seçilmiş İftar programına Müftüsü İbrahim Şerif, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı, Arnavutluk kanaat önderi Admir Salmani, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf, Sırbistan İslam Birliği Riyaseti Belgrad Müftüsü Muhammed Yusufpahiç, Sırbistan İslam Birliği Riyaseti Niş Müftüsü Eldin Asçeriç, Papaz Arhimandrit Haralambi Niçe, Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı Dimitri Yotef, Arnavutluktan Bektaşi dedeleri, konsoloslar, Balkan ülkelerinden konuklar ve vatandaşlar katıldı.
Antalya Döşemealtı eski Belediye Başkanı Turgay Genç tutuklandı Antalya’da Döşemealtı Belediyesine yönelik başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Döşemealtı eski Belediye Başkanı Turgay Genç’in de bulunduğu 2 şüpheli tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik" soruşturması kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Döşemealtı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bütümlü sıcak asfalt ve kaldırım ihalesi mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde ihalelerde eksik imalatlar, aynı imalat için mükerrer hak ediş düzenlenmesi ve sahte kantar fişleri kullanılması suretiyle kamu zararı oluşturulduğu, yapılan hesaplamalara göre ilk ihalede hak ediş tarihi itibarıyla 66 milyon 569 bin 626 TL, ikinci ihalede ise 55 milyon 841 bin 50 TL kamu zararının oluştuğu iddia edildi. İkinci ihaledeki zarar tutarının güncellenmiş haliyle 125 milyon 392 bin 116 TL’ye ulaştığı ileri sürüldü. 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı Soruşturma kapsamında oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen Döşemealtı eski Belediye Başkanı Turgay Genç ile birlikte hareket ettiği belirlenen kişilere yönelik operasyon başlatıldı. Bu kapsamda Genç ile birlikte, 2 belediye başkan yardımcısı, 8 belediye personeli, 6 yüklenici firma çalışanı ve 5 belediye meclis üyesinin de aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 1 kişinin cezaevinde bulunduğu, 2 kişinin yurt dışında olduğu ve 1 kişinin firari olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan 18 şüpheli Antalya Adliyesi’ne sevk edildi. 5 kişi tutuklama talebiyle sevk edildi Savcılıktaki ifadelerinin ardından 13 şüpheli serbest bırakılırken, Turgay Genç ve 4 şüpheli tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme heyeti, aralarında Döşemealtı eski Belediye Başkanı Turgay Genç’inde bulunduğu 2 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cezaevinde bulunan şüphelinin ise 16 Mart 2026 Pazartesi günü ifadesinin alınacağı öğrenildi.
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
Ankara Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.