GÜNDEM - 22 Ağustos 2025 Cuma 11:44

Gurbetçiler akın akın ülkeden ayrılıyor

A
A
A
Gurbetçiler akın akın ülkeden ayrılıyor

Kapıkule Sınır Kapısı’nda yoğunluk oluşturan gurbetçiler, tatil dönüşünde memleketlerinden ayrılmanın burukluğunu yaşadı.


Yaz tatilini memleketlerinde geçiren gurbetçiler, Avrupa’ya dönüş yolunda Kapıkule Sınır Kapısı’nda uzun kuyruklar oluşturdu. Gurbetçiler, ailelerinden ayrılmanın hüznünü dile getirirken Türkiye’nin kendileri için "Cennet" olduğunu vurguladı.


Yaz tatilini Türkiye’de geçiren gurbetçilerin Avrupa’ya dönüş yolculuğu sürüyor. Kapıkule Sınır Kapısı’nda yoğunluk oluşurken, gurbetçiler duygu dolu sözlerle vatan hasretini anlattı. Öte yandan, Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapıs’ında da uzun araç kuyruklarının oluştuğu görüldü.


"Türkiye’miz Cennet gibi"


Almanya’ya dönüş yolunda olan gurbetçilerden Fatma Taşkın, "Ülkemizden ayrıldığımız için çok üzgünüz ama yapacak bir şey yok. Tatilimiz çok güzel geçti, Türkiye’miz çok güzel, Cennet gibi. Tatil bitti, evimize geri dönüyoruz. Seneye inşallah yine görüşmek üzere Ailelerimiz, annelerimiz, kardeşlerimiz geride kaldı. Gönlümüz isterdi Türkiye’de yaşayalım ama şartlar gereği geri dönüyoruz. Ailemi çok seviyorum, onlardan ayrıldığım için çok üzgünüm. Memleketimize sahip çıksınlar, vatan hepimizin. Ezan sesimizi, ailemizi, vatanımızı çok özlüyoruz" dedi.


"Türk bayrağını görünce tarifsiz bir duygu yaşıyoruz"


Almanya doğumlu Türk vatandaşı Enis Taşkın ise izin günlerinin kendileri için tarifsiz bir mutluluk olduğunu dile getirerek, "İzine geldiğimizde büyük bir heyecan yaşıyoruz. Hem güzel hem de biraz hüzünlü oluyor. Dönüşler elbette üzüntülü ama Türkiye’ye girişte Türk bayrağını gördüğümüzde tarifsiz bir duygu yaşıyoruz. Ailelerimizi görüyor, memleketimizi geziyoruz. Bu sene çok güzel geçti, doya doya gezdik, gördük. Vatanımızı çok seviyoruz, gönlümüz burada yaşamak istiyor" diye konuştu.


Avusturya’da yaşayan 13 yaşındaki Mete İçöz ise Türkiye’den ayrıldığı için çok üzüldüğünü söyledi.


"Türkiye’ye büyük katkı sağlıyoruz"


Memleketi Konya’da tatilini tamamlayan Bilal Karatay da Danimarka’ya gitmek için sınırda beklediğini belirterek, "Özlem var, memleket hasreti var. Arkada bıraktığımız ailemiz var; annemiz, babamız var. Biz orada 11 ay çalışıp, burada 1 ay iznimizi yapabiliyoruz. Görüyorsunuz, binlerce insan aynı ıstırabı çekiyor. Gelip ülkeye döviz bırakıp gidiyoruz. Ortalama 4 kişilik bir aile en az 10 bin Euro bırakıyor, daha fazla bırakan da var. Bu Türkiye için çok büyük bir katkı. Tabii dönüşlerde bir hüzün oluyor çünkü aklımızın yarısı memlekette kalıyor" ifadelerini kullandı.


"Kalbimizin yarısı burada kalıyor"


Memleketi Afyon Emirdağ’da tatilini tamamlayan Süleyman Yılmaz da, "Çok özlemişiz, ama artık çalışmalıyız, işe gitmeliyiz. Yani gurbet. Mecbur çalışacağız, ekmek parası için. İnsan vatanın kıymetini bilsin, gerçekten kıymetini bilsin. İsyan etmesin, şükretsin. Bizden daha kötü durumda olanlar var, her halimize şükür. Evet, çok üzülüyorum. İnsan böyle üzülmez. Vatandan ayrılmak, bayrağımızı geride bırakmak zor. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum. Hepsini çok seviyorum. Mecbur gidiyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Tatlı imalathanelerinde Ramazan yoğunluğunda da hijyen ve kaliteden ödün verilmiyor Diyarbakır’ın önde gelen tatlı imalathaneleri, Ramazan ayında da hijyen ve kaliteden ödün vermeden çalışmalarını sürdürüyor. Gıda mühendisleri, ürünleri vitrine çıkmadan önce titizlikle tat, görsellik ve koku açısından test ediyor. Hacıbaba Pastaneleri, Ramazan ayında artan yoğunluğa rağmen temizlik, hijyen ve disiplin konusundaki hassasiyetini sürdürüyor. Firmada görev yapan gıda mühendisleri, yoğunluk artışına rağmen işlerini aksatmayıp, denetimleri daha da sıklaştırıyor. Gıda mühendisleri, vitrine çıkacak ürünleri öncelikle tat, görsellik ve koku açısından test ederek kalite kontrolünden geçiriyor. Sadece tüm kriterleri karşılayan ürünler, müşterilerin beğenisine sunuluyor. Gıda mühendisi Merve Kılıç, tedarikçilerden gelen ürünlerin kontrolleri yapıldıktan sonra depoya alıp birinci kalitede olmasına özen gösterdiklerini söyleyerek, "Aynı şekilde üretim yapılırken personel kılık kıyafetlerinden, kişisel hijyenlerine dikkat ediyor ve düzenli kontrollerini yapıyoruz. Tatlarımızın hazırlandıktan sonra günlük olarak şubelerimizde hijyenik şartlarda sevkiyat araçlarıyla dağıtımı sağlanıyor. Bizim için öncelik temiz bir ortamda en iyi tatlıyı üretebilmek. Tadım olarak burada günlük tadımlarımızı yapıyoruz. Fiziksel analizlerimiz var. Görsel, duyu, tat bu gibi analizler yapılıyor. Her gün bütün katlarımızda, bütün birimlerde bu şekilde tadım yapıyoruz, duygusal fiziksel analizlerimizi sağlıyoruz" ifadelerinde bulundu. Ürettikleri her bir tatlıyı, bütün personel ve kendisi dahil olmak üzere, eve götürdüklerini ve aileleriyle birlikte tükettiklerini aktaran Kılıç, "Çocuklarımla, annem babamla tüketiyoruz. Evimizde annemizle, babamızla, çocuklarımızla yediremediğimiz, yedirmediğimiz hiçbir ürünü de raflarımızda bulundurmuyoruz" diye konuştu.
Samsun OMÜ’de ’Birlik Sofrası’ Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) Ramazan ayı dolayısıyla kurulan ‘Birlik Sofrası’, binlerce öğrenciyi aynı masa etrafında buluşturuyor. OMÜ İftar Buluşmaları kapsamında öğrenciler, Ramazan boyunca her akşam birlikte iftar yapma imkanı buluyor. OMÜ yönetiminin aldığı karar doğrultusunda Yaşam Merkezi Yemekhanesi’nde 19 Şubat-19 Mart 2026 tarihleri arasında iftar programı düzenleniyor. Üniversite çatısı altında gerçekleştirilen organizasyon sayesinde her akşam yaklaşık bin 500 öğrenci ücretsiz iftar yapıyor. Karar, öğrenciler arasında memnuniyetle karşılandı. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma kültürünü güçlendiren özel bir dönem olduğuna dikkat çekti. Üniversite olarak öğrencilerin yalnızca akademik gelişimlerini değil, sosyal ve kültürel hayatlarını da önemsediklerini belirten Pancar, aynı sofrayı paylaşmanın üniversite içindeki dayanışma ruhunu pekiştirdiğini ifade etti. Pancar, "OMÜ olarak öğrencilerimizin sadece akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamlarına da katkı sağlamayı önemsiyoruz. Ramazan ayının manevi ikliminde öğrencilerimizin bir araya gelerek aynı sofrayı paylaşmaları, üniversitemizdeki birlik ve dayanışma kültürünü daha da güçlendirmektedir. OMÜ’de Birlik Sofrası etkinliği ile öğrencilerimizin kendilerini üniversite ailesinin güçlü bir parçası olarak hissetmelerini amaçlıyoruz. Ramazan ayının paylaşma ruhunu kampüsümüzde hep birlikte yaşamak bizim için büyük bir mutluluk" dedi. OMÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen organizasyonun Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi. Programın, öğrencilerin manevi atmosferi birlikte yaşamalarına ve kampüs içinde dayanışma kültürünün güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.