EKONOMİ - 07 Ağustos 2023 Pazartesi 14:34

Gurbetçiler: “Almanya’da hayat şartları çok zor”

A
A
A

Yaz tatilini Türkiye’de geçirmek için ana vatana gelen ve tatillerini tamamlayan gurbetçiler, arabalı treni tercih ediyor. Yaşadıkları Avrupa ülkelerinden gelerek bir süre memleketlerinde sevdikleriyle hasret gidermek için Türkiye’ye ayak basan gurbetçiler, Avrupa’da hayat şartlarının çok zorlaştığını ifade etti.

Avusturya’dan kalkan arabalı tren ile saatler süren yolculuğun ardından gurbetçiler, Edirne Tren Garı’na ulaşmanın sevincini yaşıyor. Yıllık izinlerinin Türkiye’de tamamlayan gurbetçiler ise aynı tren ile yaşadıkları Avrupa ülkelerine geri dönmenin burukluğunu yaşıyor.

Yaz tatilini ve yıllık izinlerini ana vatan Türkiye’de geçirmeyi tercih eden gurbetçilerin akın akın gelişleri sürerken, izinlerini tamamlayan gurbetçiler ise yaşadıkları Avrupa ülkelerine geri dönmenin hüzünlü yolculuğunu yaşıyor.

Demir yolu ile yolculuk yapmak isteyen gurbetçiler, arabalı treni tercih etti. Avusturya’nın Villach şehrinde arabalarını oto kuşet vagonlara yükleyen gurbetçiler, kompartımanda yolculuk yaparak saatler süren yolculuğun ardından ülkeye Yunanistan ve Bulgaristan’a sınırı olan Edirne’den giriş ve çıkış yapıyor.

Avusturya’nın Villach şehrinden hareket eden Optima Express Treni, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan’ın ardından Edirne Tren Garı’na geliyor. Vatan hasreti çeken gurbetçiler, Türkiye’ye giriş yapmanın mutluluğunu yaşadı.

Haftada 1 kez Edirne’ye gelen trenle gurbetçiler, araçlarıyla yeniden yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönüş yapabiliyor.

Edirne Tren Garına gelen gurbetçiler, Avrupa’da yaşam şartlarının çok zorlaştığı ifade etti. Gurbetçilerden Nasip Üreyil, Türkiye’ye her defasında gelmek için can attıklarını ve saatler süren yolculuğun ardından ülkeye gelmenin sevincini yaşadıklarını belirtti.

Gurbetçiler: “Almanya’da hayat şartları çok zor”

“Avrupa’da akşam saat 8’den sonra hayat yok”

Almanya’da hayatın dört dörtlük olmadığını belirten Filiz Üreyil, “Orada da sıkıntılar ve hayat pahalılığı var. Son dönemlerde orada da sıkıntılar devam ediyor. Türkiye’de 3 bin ila euro kadar harcamamız oluyor. Türkiye çok güzel, ben İstanbul doğumluyum. Burada hayat çok güzel. Yaşam kalitesi burada daha iyi. Ben burada istediğim zaman gezmeye gidebilirim. Avrupa’da akşam saat 8’den sonra hayat yok” dedi.

“Burada da çalışarak aynı parayı kazanabilirler”

Gurbetçilerden Gülsemin Tarhan, Almanya’da insanlar geçinebilmek için 2 işe gittiğini ve Almanya’ya gitmek için gençlerin heves ettiğini ama hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını söyledi.

"Almanya’da yaşayan insanların hayatı çalışmaktan ibaret"

Almanya’da üniversite öğrencisi olmasına rağmen çalıştığını vurgulayan gurbetçi Şeyma Kırmacı, eğitimi için çalışmak zorunda olduğunu belirterek, "Almanya’da yaşayan insanların hayatı çalışmaktan ibaret. Biz Türkiye’ye geldiğimizde burada insanlar bir arada dışarda geziyor. Hayat var, neşe var. Almanya’da günde 8 ila 10 saat çalışanlar oluyor. İnsanlar orada her gün aynı şeyleri tekrarlıyorlar. Orada çalışmaktan başka yapacak hiç bir şey yok ama Türkiye’de yaşayanlar bunu görmüyorlar. Almanya’ya gelen akrabalarımda bir düzenin olduğunu ama hayatın olmadığını söylüyorlar. Almanya’ya gelmek kolay değildir. Allah nasip ederse Türkiye’ye gelmeyi düşünüyorum" şeklinde konuştu.

“Türkiye’de de çalışırsan kazanırsın”

Almanya’da işlerin çok zorlaştığını ifade eden gurbetçi Abdullah Kırmacı, bin euro kira verdiğini belirterek, “Orada ailede sadece 1 kişi çalışıyorsa geçinmek daha da zor. Araban, evin, yemen, içmen derken masraflar alıp başını gidiyor. Özellikle koronavirüs ve savaşlardan sonra hayat daha da zorlaştı. Türkiye ile Almanya’nın kıyaslanması çok ayrı bir şey. Türkiye’de de çalışırsan kazanırsın. Almanya’da asgari ücret bin 600 euro, bu parayla bir ailenin geçinmesi çok zor. Dışarıdan bakınca Almanya’da her şey güllük gülistanlık geliyor ama öyle değil. Keşke gelip görseler. Türkiye’de ailede tek kişi çalışıyor ama Almanya’da ben, eşim, kızım, oğlum, hepimiz çalışıyoruz. Benim kızım ve oğlum okula gitmesine rağmen çalışıyor ama burada okula giden birisinin çalıştığı görüyor musunuz? Herkes çalışıp çaba göstersin. İnsanlarımız çalışmayı sevmiyorlar, iş beğenmiyorlar” ifadelerini kullandı.

Mehmet Basmacı - Mesut Çınar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.