SPOR - 06 Temmuz 2023 Perşembe 11:34

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde doping tehlikesi!

A
A
A
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde doping tehlikesi!

Edirne 39. Bölge Eczacılar Odası Kurucu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde mücadele edecek sporcuların doping riski taşıyan ilaçları kullanmaması gerektiğini söyleyerek, "İddia ve hırs sonucu ciddi bir yarışma sonucu ya da duygularının etkisinde kalarak veya başka yollarla, para ihtiyacı nedeniyle bu yola gidilebilir. Asla ve asla hiçbir sporcumuza bunları tavsiye etmiyoruz" dedi.


Son yıllarda güreş ve diğer spor müsabakalarında adını çokça duymaya başladığımız dopingli ilaç ya da takviyeler sonucu kabullenilemez sonuçlar ortaya çıkıyor. Sporcular tarafından kullanılan ilaçlarda yasaklı madde varlığının kontrol ve bilgilendirmesi de masum görülen gıda takviyesi, vitamin gibi sporcuların çok tercih ettiği ürünlerin, yasaklı madde yönünden içerik kontrolü de eczacıların çalışma alanlarında olduğu bildirildi.


2000’li yıllarda da Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde yapılan doping kontrollerinde, alınan numunelerde söz konusu maddelere rastlanmış ve hukuki süreçler yaşanmıştı.


Yasaklı madde olan ‘methenolone’, kas kuvvetini artırmaya yarayan ilaçların içinde bulunuyor. Sporcuların bilerek ya da bilmeyerek kullandığı hormon ilaçları, soluk yolunu açan ilaçlar ve idrar söktürücüler de yasaklılar listesinde yer alıyor.



"Önemli bir performans artışı da sağlarlar"


Edirne 39. Bölge Eczacılar Odası Kurucu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, yasaklı madde içeren ilaçların soğuk algınlığı ilaçlarının içerisinde bile bulunduğunu belirterek, "Bu ilaçları 2 grupta mütalaa etmek gerekir. Bir tanesi vücut görünümünü daha diri göstermek amacıyla bazı branş sporcularının da kullandığı ilaçlar. Bunlardan önemli olan bir grup, steroid grubu orman preparatları. Bunlar büyüme hormonu olarak kullanılan ilaçlar. Fakat bu ilaçlar doktor kontrolü dışında ve amacı haricinde kullanıldığında vücutta kas görünümünü artırdıkları gibi önemli bir performans artışı da sağlarlar. Çok ciddi de zararları ve yan etkileri söz konusu. Bu durumda önemli miktarda yağ kaybına yol açıp, birçok tamir edilemez zararlara yol açarlar" dedi.



"İnternette her yerde temini çok kolay"


İlaca ulaşımın çok kolay olduğunu ifade eden Ciravoğlu, "Süreç içerisinde bunların piyasada bulunması normal kanallardan, yani eczane kanallarından temini, doktor kontrolü dışında zor ancak maalesef internet piyasasında ve başka kanallarda piyasada bulunabildiğini ve önemli bir bölümünün de yurda kaçak yollardan girdiğini görmekteyiz. Son derece sakıncalı bir durum, hırsa kapılıp insanlar geçici bir süre için bunu kullanmaya tevessül edebilirler. Ancak bu sakıncaların gençlerimize anlatılması gerekiyor, bu yollara başvurulmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Sadece güreşlerde değil, tüm spor dallarında da doping var"


Kırkpınar güreşleri münasebetiyle güreşçilerin bu ilaçları kullanım konusunun da gündeme geldiğini dile getiren Ciravoğlu, "İddia ve hırs sonucu ciddi bir yarışma sonucu ya da duygularının etkisinde kalarak veya başka yollarla, para ihtiyacı nedeniyle bu yola gidilebilir. Asla ve asla hiçbir sporcumuza bunları tavsiye etmiyoruz. Kendi doğal imkanlarıyla yarışsınlar ve her sonucu başarı olarak kabul etmelerini diliyoruz" şeklinde uyarıda bulundu.


Şükrü Ciravoğlu, son olarak da, "Vitaminler yasaklı maddeler grubundan değildir. Yalnız patentsiz ve uluslararası ilaç denetim kurullarından geçmemiş ilaçların doping riski taşıyabileceği unutulmamalı. Bu durum vitamin ilaçları için de geçerli. Bunun sebebi bazı üretim alanlarında kural dışı olarak, aynı kazanlar kullanılarak hazırlanmasıdır. Bir doping ilacının hazırlandığı aynı kazanda vitamin ilaçları da üretilebiliyor. Yarışma sırasında kafein miktarının yüksek bulunması o sporcunun takibe alınmasını gerektirir. Tekrarlayan uygulamalarda doping kabul ediliyor” cümlelerine yer verdi.


Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde doping tehlikesi!

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Misket elma tadında baklava Amasya’nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. Fıstık yerine elma Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. "Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık" Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya’nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, "Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor" dedi. "Elma, kalp sağlığını korur" Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, "Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor" diye konuştu.
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan metruk yapılar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle yıkılıyor. Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve uzun süredir kullanılmayan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, yasal süreçleri tamamlanan Kazanlı ve Hürriyet mahallelerindeki harabe yapıların kontrollü yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, Kazanlı Mahallesi Mersin Caddesi ile Hürriyet Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve yıllardır atıl durumda olan yapıların yıkımı için harekete geçti. Çökme tehlikesi nedeniyle çevre sakinleri için risk oluşturan yapılar, iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde ortadan kaldırıldı. Çevre güvenliği sağlandı Yıkım çalışmaları sırasında Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde; emniyet güçleri ve zabıta ekipleri tarafından çevre güvenliği sağlandı. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan molozlar kamyonlara yüklenerek mahallelerden çıkarıldı. Akdeniz Belediye Encümeni kararıyla gerçekleştirilen yıkımlara tanık olan mahalle sakinleri, uzun süredir tehlike oluşturan yapıların kaldırılmasından memnuniyet duyduklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Mücadele sürecek Akdeniz Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini bozan, çevresel kirliliğe yol açan ve zaman zaman sosyal sorunlara neden olan metruk yapılarla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, sahadaki ekiplerin tespitleri ve muhtarların talepleri doğrultusunda belirlenen, yasal işlemleri tamamlanan metruk yapıların, encümen kararının ardından kontrollü şekilde yıkılmayı sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Arnavutköy’de kadın kuaföründe "ödeme yapmadan kaçtı" iddiası İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir kadın kuaföründe işlem yaptıran kişi, yaklaşık 3 saat süren hizmetin ardından ödeme yapmadan iş yerinden ayrıldı. İşletmeci, durumu gece saatlerinde fark etti. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde bulunan bir kadın kuaföründe meydana geldi. İddiaya göre, Nezahat Kocayiğit’in işlettiği kuaföre müşteri gibi gelen bir kişi, yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra işlem yaptırmaya başladı. İşlemler sırasında farklı hizmetler de talep eden kadının, bu şekilde iş yerinde uzun süre vakit geçirdiği ve yaklaşık 3 saat boyunca saç ve makyaj işlemleri yaptırdığı belirtildi. Ardından da ödeme yapamadan kuaförden ayrıldı. Yoğunluk nedeniyle durumun fark edilmediğini belirten işletmeci Nezahat Kocayiğit, "Normal bir çalışma günümüzdü. Kendisi müşteri gibi içeriye girdi, yaklaşık yarım saat sıra bekledi. Daha sonra işlemlerini yapmaya başladık. Farklı işlemler de yaptıracağını söyleyerek burada vakit geçirdi. Yaklaşık 3 saat ilgilendik ve 2 bin TL’nin üzerinde işlem yaptık. O gün çok yoğunduk, ayrıca yakınımızın nişanı vardı, ona hazırlanıyorduk. Olay saat 17.00-18.00 civarında oldu ama biz dolandırıldığımızı gece 02.00’de fark ettik" dedi. Şahsın işlemlerin ardından iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği ifade edilirken, kadının kuaför dükkanına geldiği içeride sıra beklediği ve hızla dükkandan ayrıldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.