ASAYİŞ - 07 Ekim 2023 Cumartesi 12:48

Uzunköprü’de şok uygulama polis ekipleri olumsuzluklara taviz vermiyor

A
A
A
Uzunköprü’de şok uygulama polis ekipleri olumsuzluklara taviz vermiyor

Edirne’nin Uzunköprü ilçe merkezinde ve birçok noktada şok uygulama yapan polis ekipleri, birçok olumsuzluğun önüne geçiyor.


Halkın huzuru, can ve mal güvenliğini korumak amacıyla şehir genelinde ve bağlı ilçelerde geniş çaplı uygulama ve denetimler gerçekleştirildi. Toplam 50 emniyet personelin katılımıyla "şok uygulama" yapıldı. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve İlçe Emniyet Müdürü Yıldıray Yurtseven tarafından da uygulama noktaları denetlendi.


Şehirdeki işlek cadde ve sokaklar başta olmak üzere en ücra noktalarda uygulama ve denetim yapan asayiş ve trafik ekipleri, tüm araçları tek tek durdurdu. Sürücüler ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirilirken, araçta yolcu olarak bulunan şahıslar kimlik kontrolünden geçirildi. Tüm şahısların Genel Bilgi Taraması (GBT) sorgusundan geçirildiği uygulamalarda, trafik ekipleri de araçlar üzerinde denetim yaptı.


Yapılan Uygulamada 200 şahıs, 102 araç kontrol edildi. Denetimler esnasında üzerinde uyuşturucu madde bulunan 2 şüpheli gözaltına alındı, aranma kaydı olan 2 kişi yakalandı ve alkollü sürücülere ise 28 bin 470 lira ceza kesildi.


Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, suça ve suçluya geçit vermemek için ekiplerin aralıksız denetimlerine devam edeceği bildirildi.



Uzunköprü’de şok uygulama polis ekipleri olumsuzluklara taviz vermiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce DERİM uygulamasında pilot il oldu Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçi eğitimini ve bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla geliştirilen Deneyim, Eğitim, Rehberlik ve İletişim Modeli’ (DERİM) uygulaması, Düzce’nin de aralarında bulunduğu 16 pilot ilde hayata geçirildi. Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ihtiyaç analizleri doğrultusunda başlatılan model ile, önder çiftçilerin saha tecrübelerinin diğer üreticilerle paylaşılması, tarımsal yayım faaliyetlerinde deneyim, eğitim, rehberlik ve iletişim temelli yeni bir yaklaşımın yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Gölyaka ilçesi Hacıyakup köyünde bulunan Ari Süt İşletmesinde üreticilere yönelik bilgilendirme ve inceleme programı düzenlendi. Programa Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Burak Durna, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Onur Çolak, Gölyaka İlçe Tarım ve Orman Müdürü Semih Çakar, Çilimli İlçe Tarım ve Orman Müdürü Erhan Kağan Hezen, Cumayeri İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ömer Çalışkan, teknik personel ile hayvancılık faaliyetleriyle uğraşan çiftçiler katıldı. Programda, hayvancılık alanında faaliyet gösteren üreticiler ari işletmeyi yerinde inceleyerek işletmenin üretim yapısı, hijyen uygulamaları, hayvan sağlığına yönelik koruyucu önlemler, bakım-besleme süreçleri ve işletme yönetimi hakkında bilgi aldı. Çiftçiler, işletmede uygulanan iyi hayvancılık uygulamalarını sahada görme fırsatı buldu. Düzce Tarım ve Orman İl Müdürü Esra Uzun, DERİM modelinin tarımsal yayım çalışmalarına katılımcı ve paylaşımcı bir anlayış kazandırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "DERİM modeli; uzmandan çiftçiye, önder çiftçiden çiftçiye deneyim ve bilgi aktarımını esas alan bir yapıdır. Sahada edinilen üretim tecrübelerinin paylaşılması, yanlış uygulamaların sonuçlarının ortaya konulması ve çiftçilerimiz arasında güçlü bir iletişim ağı kurulması hedeflenmektedir. ’Dalında Fındık, Kovanda Bal, Ahırda Bereket: Tecrübemiz Ortak, Geleceğimiz Bir.’ anlayışıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla üreticilerimizin bilgi ve deneyimini ortak bir değere dönüştürmek istiyoruz." Toplantı ve saha gezisi sırasında çiftçilerle birebir görüşen İl Müdürü Uzun, üreticilerin yürüttüğü faaliyetler, kullandıkları yöntemler ve sahada karşılaştıkları sorunlar hakkında bilgi aldı. Üretim sürecinde edinilen olumlu ve olumsuz deneyimlerin doğru zamanda paylaşılmasının, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Program, üreticilerin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından karşılıklı değerlendirmelerle sona erdi.
İstanbul Okul öncesi gelişim, ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçiyor İstanbul Arel Üniversitesi tarafından düzenlenen "Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Çocuk Gelişimci Olmak" başlıklı çalıştay, ArelTekmer’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersin Göse’nin yaptığı çalıştaya, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dedeoğlu Demir, Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi’nin yanı sıra farklı üniversitelerden akademisyenler ile anaokulu öğretmenleri ve kurum yöneticileri katıldı. Alanında uzman isimleri bir araya getiren çalıştayda, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan çocuk gelişimcilerin rolü, sorumlulukları ve çalışma alanlarına ilişkin önemli konular ele alındı. Katılımcılar, çocuk gelişimcilerin okul öncesi eğitim sistemindeki yerinin güçlendirilmesi ve mesleki uygulamaların daha etkin hale getirilmesi için görüş alışverişinde bulunarak öneriler sundu. "Okul öncesi gelişim, ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçiyor" Projenin yürütücüsü, Arel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi, "Projemizde biz çocuk gelişimcilerin okul öncesi eğitim kurumlarında aktif çalışması ve okul öncesi öğretmenleriyle iş birliği yaparak çocukların gelişimini desteklemesine yönelik. Okul öncesi dönemdeki gelişim, çocukların gelişimsel düzeylerinin belirlenmesi, sonraki dönemde ortaya çıkabilecek gelişimsel gerilikler açısından çok önemli. Çünkü okul öncesi eğitim, kişiliğin temellerinin atıldığı dönemdir. Biz de bunun için bir okulumuzda ilk başta pilot uygulama olarak başladık. Bu okuldaki aileleri izin veren çocuklara gelişimsel tarama yaptık. Gelişimsel desteğe ihtiyacı olan çocukları belirledik. Ve bu çocuklara bireysel ya da küçük gruplar halinde desteklenmesi gereken gelişimine bağlı olarak eğitimler verdik. Bu eğitimler sonucunda gelişimlerini tekrar değerlendirdik. Bu alanlarda ne kadar ilerleme kaydettiklerini belirledik. Yaptığımız uygulamalar sonucunda çocukların, tipik gelişim gösteren akranlarıyla aynı düzeye ulaştığını gözlemledik" dedi. 8 hafta gibi kısa bir sürede bile olumlu sonuçların yansıdığını belirten Prof. Dr. Hale Dere Çiftçi, "Okul öncesi dönemde gelişim çok hızlıdır. Desteklendiği zaman çok hızlı bir şekilde ileriye doğru gidebilir. Desteklenmediği zaman gerileme olabilir. Bu çocukları yakalayıp destek verdiğimizde ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçebiliyoruz. Asıl uygulama sonucunda da yaptığımız uygulamaların etkili olduğunu gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Çocuk gelişimcilerin bu yaş grubuna sağlayacağı fayda çok önemli" Mustafa Pars Anaokulu Müdürü Birgül Berna Uysal ise, çocuk gelişimcilerin okul öncesi dönemdeki önemini vurgulayarak, "Çocuk gelişimcilerin okul öncesinde ne tür yetkinliklerini kanalize edebileceklerine ve alana ne kadar fayda sağlayacaklarına vakıf olduğum için, bu projede bizi seçmelerinden dolayı çok heyecanlandım. Projede asıl amaç okul öncesi biriminde olan 3-6 yaş çocuklarının gelişim değerlendirmelerinin gözlemlenmesi, erken müdahaleye ihtiyaç duyan çocuk varsa o çocukların doğru kanalize edilmesi ve tipik gelişen çocuk seviyesine yeniden eriştirilebilmesi. Projenin amacının içinde öğretmenlerle etkileşimli olarak çalışmak var. Çocuklara bir fiil dokunabilmek ve onların gelişimlerini desteklemek var. Aileleri bu konuda bilinçlendirmek ve doğru yönlendirmek var. Okul öncesi eğitim, 3-6 yaş çağı çok kıymetli. Çünkü bireysel gelişimin yetişkinlikte nasıl sergileneceği bu yaş grubunda belli oluyor. Sorumluluklarını alma, gelişimlerini sosyal duygusal olarak ifade edebilme becerilerini kazandıkları yaş grubu bu grup. Bu yaş grubu hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek bir yaş grubu. O yüzden biz de bu projenin uygulanması çok önemli ve çok da değerli" ifadelerini kullandı.