EĞİTİM
Yaşar Üniversitesi’nde 25’nci yıl gururu
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:50 Yaşar Üniversitesi’nde 25’nci yıl gururu 2001 yılında 52 öğrenciyle eğitime başlayan Yaşar Üniversitesi, 25’inci kuruluş yıldönümünü coşkuyla kutladı. Geride kalan çeyrek asırda, tam 3 bin 750 eğitim günü boyunca bilim dünyasına katkı sağlayan Yaşar Üniversitesi, kuruluşundan bugüne kadar 21 bin 500 mezun vererek binlerce gencin geleceğine ışık tuttu. 7 bin 439 akademik yayın ve 316 araştırma projesine imza atan üniversitede; 4 bin 572 konferans ve panel düzenlendi, bin 482 sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirildi, ayrıca 2 bin 789 uluslararası öğrenci eğitim gördü, 125 sportif başarı elde edildi. Üniversitenin 25’inci kuruluş yılı için Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen törene yoğun katılım gerçekleşti. Müzik bölümü öğrencilerinin dinletisiyle başlayan programda, akademik ve idari çalışanlara ‘Bilim, Birlik, Başarı’ plaketleri verildi. Kurumsal ödüller, ‘Başarılı İdari Birim, Temsiliyet Başarısı, Eğitimde Başarı, Başarılı Araştırmacı, Akademik Onur’ adı altında akademisyen, idari çalışan ve öğrencilere takdim edildi. Ayrıca başarılı sporcu öğrencilere takdir belgeleri verildi. Beşinci, onuncu, on beşinci ve yirminci hizmet yılını dolduran akademik ve idari personel ise rozet ve belge ile onurlandırıldı. Törene; Slovenya Cumhuriyeti Ege Bölge Fahri Konsolosu Dr. Mazhar İzmiroğlu, Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş ile önceki dönem rektörlerinden Prof.Dr.Cemali Dinçer ve Prof. Dr. Murat Barkan da katıldı. Tören, açık alanda gerçekleşen "İzmir Lezzetleri" kokteyli ve deneyimleme alanındaki "25 Yılın Yansıması" adlı dijital eserin gösterimiyle sona erdi. "Büyük bir eser" Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Üniversitemiz bugün 25 yaşında. 25 yıl insan ömrü için de bir kurum için de karakterin şekillendiği, geleceğe yönelik büyük adımların atıldığı en önemli dönemdir. Üniversiteler sadece binalardan, dersliklerden, kampüsten ibaret değildir. Üniversiteler fikirlerin doğduğu, cesaretle araştırmaların yürütüldüğü, insana verilen değer, bilgi ve emekle geleceğin inşa edildiği yerlerdir. Vakfımız adına, gurur duyduğumuz bu değerli eğitim kurumunu bizlere ve Türkiye’ye kazandıran kurucumuz merhum Selçuk Yaşar’ı şükranla anıyorum. Çeyrek asır önce atılan sağlam temellerin bilimin aydınlığında nesiller boyu güçlenmeye, geleceğimizi şekillendirmeye devam edeceğine yürekten inanıyorum." "Fidan çınara dönüştü" Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı ise şöyle konuştu: "2001 yılında, 52 öğrenciyle yola çıktığımızda; Kurucumuz ve Ebedi Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın zihninde tek bir hedef vardı: Vatanına ve milletine faydalı, bilimle donatılmış çağdaş nesiller yetiştirmek. O gün dikilen fidan, bugün dalları dünyaya uzanan dev bir çınara dönüştü. Bugün ne mutlu bize ki; 8 bin 400 öğrencimiz, 21 bin 500 başarılı mezunumuz, 880 akademik ve idari personelimiz ve dünya çapındaki başarılarımızla örnek gösterilen bir kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün kampüsümüzde 49 farklı ülkeden gelen 412 uluslararası öğrencimizi ağırlıyor; tam 12 projemizle Erasmus Plus Jean Monnet programında Türkiye birinciliğimizi koruyoruz. Yaşar Üniversitesi Teknoloji şirketi YUTECH ve BTTO ofisimiz bünyesinde, toplam bütçesi 33 milyon TL’yi aşan 191 farklı kamu-üniversite-sanayi iş birliği projesini başarıyla hayata geçirdik. Sadece geçen yıl 14 ulusal ve uluslararası patent başvurusu yaptık, sürdürülebilirlikten dijitalleşmeye, tarım-gıda zincirinden yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir yelpazede 22 uluslararası projeyi de başarıyla yürütüyoruz. 150 projeyi başarıyla tamamlamış olmamız ve sadece bir yıl içerisinde hazırladığımız 60 yeni proje başvurusu, araştırma kapasitemizi küresel standartlara taşıma azmimizin bir yansımasıdır. Toplam bütçesi 4 milyon Euro olan 11 projemiz hibe desteği alırken, 26 projenin de aktif ortağı olarak Avrupa araştırma ağının vazgeçilmez bir parçası olmayı sürdürüyoruz." Bilim ve başarıyla dolu çeyrek asır Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller de bilim dünyasına yaptıkları katkılardan mutluluk duyduklarını belirterek "25 yıl önce, büyük bir vizyon ve cesaretle çıkılan bu yolda; ’Bilim, Birlik, Başarı’ ilkesiyle büyüdük, geliştik ve küresel çapta başarılar elde eden kocaman bir aile olduk. Times Higher Education 2026 verilerine göre; İşletme, İktisat ve Sosyal Bilimler alanlarında Ege Bölgesi’ndeki zirve ortaklığımızı sürdürürken, İşletme ve İktisat kategorisinde dünya genelinde 401-500 bandına yükselme başarısı gösterdik. Disiplinler arası bilimsel çalışmalarda ise küresel ölçekte 351-400 bandına tırmanarak akademik yetkinliğimizi bir kez daha kanıtladık. Gelecek vizyonumuzun temelinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’ sözünden aldığımız ilhamla; insanlığa, doğaya ve geleceğe değer katan yenilikçi gençler yetiştirmek yer alıyor" diye konuştu.
Bilecik’te ’TÜBİTAK Proje Yazma Eğitimi’ gerçekleştirildi
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:40 Bilecik’te ’TÜBİTAK Proje Yazma Eğitimi’ gerçekleştirildi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından Tıp Fakültesi araştırmacılarına yönelik "TÜBİTAK Proje Yazma Eğitimi" düzenlendi. Üniversitenin Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörlüğü tarafından, bilimsel araştırma kültürünü desteklemek ve proje kapasitesini artırmak amacıyla düzenlenen eğitim Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Erhan Aptullahoğlu’nun koordinasyonunda gerçekleştirildi. Eğitim, Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Alanyalıoğlu ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşah Çongur tarafından verildi. Program kapsamında; TÜBİTAK proje destek programlarına başvuru süreçleri, başarılı bir proje teklifi hazırlamanın temel unsurları, bütçe planlaması ile projenin özgün değeri ve yaygın etkisinin etkili biçimde ifade edilmesine yönelik konular ele alındı. Ayrıca proje yazım süreçlerinde karşılaşılan yaygın sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de katılımcılarla paylaşıldı. Üniversitenin bilimsel araştırma ve geliştirme vizyonuna katkı sunan eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından görüş ve değerlendirmelerin alınmasıyla devam etti. Program, katılım ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörlüğü tarafından, proje yazım süreçlerini destekleyici benzer eğitimlerin ilerleyen dönemlerde de sürdürülmesi planlanmaktadır.
Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır"
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:16 Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır" Milyonlarca öğrencinin hazırlandığı YKS ve LGS öncesi artan sınav kaygısına dikkat çeken uzmanlar, kaygının tamamen yok edilemeyeceğini, sınav anını yakından etkileyen bu duygunun doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu. YKS ve LGS sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde sınav kaygısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, kaygının sınav anında öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanmasını zorlaştıran bir stres ve endişe durumu olduğunu söyledi. Sınav kaygısının nedenleri arasında aile ve öğrencilerdeki yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik duygusu olduğuna değinen Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının doğal duygularından biri olduğunu belirtti. Aladağ, "YKS ve LGS sınavlarının yaklaştığı bu dönemlerde, öğrencilerde sınav kaygısının üst seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Kaygı, öğrencilerin öğrendiği bilgilerin sınav anında kullanmasını engelleyen endişe ve stres durumudur. Kaygının nedenlerine baktığımız zaman öğrencilerdeki ve ailelerdeki yüksek başarı beklentisi, öğrenciler arasındaki rekabet, mükemmel olma duygusu, sınavlara olan yetersiz hazırlandım duygusu ve bunun yanında sınavı hayatın merkezine koyma ve sınavla kişiliği özdeş olma durumlarını söyleyebiliriz. Ama sınav kaygısı, kaygı durumu insanlardaki normal olan duygulardan biridir. Sevinç, öfke, nefret, aşk duygulardan biridir. Bu nedenle kaygının sıfıra indirilmesi söz konusu değildir. Dengeli bir kaygı öğrencilerdeki sınav başarısını, akademik başarıyı artırabilecektir" dedi. "Öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilirler" Öğrencilerdeki kaygı belirtilerini sıralayan Özcan Aladağ, "Karın ağrısı, terleme, titreme, mide bulantısı gibi etkenlerin kaygı belirtisi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında başaramama duygusu öğrencilerdeki kaygının en büyük belirtilerinden biridir. Kaygının ortadan kaldırılması mümkün olmadığına göre öğrencilerin bu kaygıyı dengede tutması gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilir. Bütün öğrencilerin sınavda kaygısı olacaktır. Her öğrenci nasıl kaygı durumu varsa ‘bende de bu duygu normaldir, çalışarak bu duyguyu normal hale getirebilirim’ düşüncesi, kaygı yenmedeki en büyük etkendir. Uyku ve beslenme alışkanlıkları öğrencilerdeki kaygıyı normale düşürecektir. Bunun yanında baharın gelmesiyle beraber öğrenciler sportif faaliyetler, hafif egzersizler buradaki kaygıyı normal düzeye getirecektir. Bununla beraber nefes egzersizleri, kaygı ile baş etmedeki en büyük yardımcı elemanlarımızdan biridir" şeklinde konuştu. "Başarı beklentisi kaygıyı son derece yükseltmektedir" Sınava giren öğrenci ile beraber anne ve babaların da bu soruna ortak olduğuna aktaran Aladağ, "Anne ve babalardaki çocuklarındaki başarı beklentisi bu kaygıyı son derece yükseltmektedir. Bu nedenle anne ve babalar öğrencilerin potansiyellerine göre bir başarı beklentisi, çocuklarını etrafındaki çocuklarla kıyaslamayarak bu kaygıyı normal hale getirebilirler. Sınava girerken nasıl bir duygu varsa sınav anında aynı duygu devam edecek ve sınav sonunda da anne ve babalar çocuklarında şu duyguyu oluşturmak durumundalar; Türkiye birincisi olsalar da, sonuncusu olsalar da anne ve babalık ve çocukluk duyguları, bağlar değişmeyecektir. Bu nedenle velilerin o aradaki bağı zedelememek adına normal bir beklenti seviyesinde olmaları öğrencilerin akademik başarısını artıracaktır" diye konuştu. Bazı öğrenciler ise sınav kaygısının olduğunu ve bunu çözebileceklerini söylerken, bazıları aile destekleriyle bu sorunun kendilerinde olmadığını ifade etti.
Yüksekovalı öğrenci ezan okuma yarışmasında bölge birincisi oldu
09 Nisan 2026 Perşembe - 08:44 Yüksekovalı öğrenci ezan okuma yarışmasında bölge birincisi oldu Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması’nın bölge birincisi, Hakkari Yüksekova Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Üveys Miraç Tatlı oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen yarışmada, adaylar jüri önünde performanslarını sergiledi. Ses, makam ve uygulama kriterleri üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda, Yüksekova Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Üveys Miraç Tatlı, rakiplerini geride bırakarak bölge birinciliğine ulaştı. Elde edilen başarının ardından açıklamalarda bulunan Yüksekova Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mustafa Can, öğrencinin başarısından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Can, Tatlı’nın disiplinli bir hazırlık süreci geçirdiğini belirterek, "Öğrencimizin sergilediği azim ve disiplinli çalışma meyvesini verdi. Bu başarıda emeği geçen öğretmenlerimize ve her zaman destek olan ailesine teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki öğrencimiz, Konya’da yapılacak olan Türkiye finallerinde de hem ilimizi hem de bölgemizi en iyi şekilde temsil edecektir" ifadelerini kullandı. Bölge birincisi Üveys Miraç Tatlı, 5 Mayıs tarihinde Konya’da düzenlenecek olan Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması Türkiye Finalleri’nde Hakkari ve Doğu Anadolu Bölgesini temsil edecek.