EĞİTİM
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:27 GKV’liler "Artiz Mektebi" adlı oyunu sahneledi Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri Tiyatro Kulübü tarafından hazırlanan, Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde sergilenen "Artiz Mektebi" adlı büyük ilgi gördü. Oyunda rol alan öğrencilerin yüksek performansı dikkat çekerken oyunun sonunda izleyiciler ayakta alkışladı. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri Tiyatro Kulübü tarafından hazırlanan, Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde sergilenen "Artiz Mektebi" adlı oyun büyük ilgi gördü. Geceye Gaziantep Kolej Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Tokatlı, Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, idareci, öğretmen, veliler ve çok sayıda davetli katıldı. Oyun öncesi bir konuşma yapan GKV Özel Liseleri Müdürü Sayın Murat Sadık Öngen sahne sanatlarının insan yaşamında ki rolü ve önemine değinerek büyük emekler ve dev bir kadro tarafından sahneye hazırlanan oyunun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Müjdat Gezen ve Kandemir Konduk tarafından yazılan Artiz Mektebi, bir konservatuarda okuyan öğrencilerin ve öğretmenlerin başından geçenleri anlatan bir güldürü. Batı hayranı okul müdüresine karşı öğrencilerin vermiş oldukları mücadeleyi, birbirini seven biri yoksul biri zengin iki gencin hem ailesiyle hemde okulu ticarethane olarak gören okul müdüresiyle olan mücadelesini, yıllar sonra aynı okulda görev icabı karşılaşan iki emekli öğretmenin aşklarını konu alan bir oyun. Artiz Mektebi’ne dev bir kadro Oyunun sahnelenmesinde görev alan GKV Özel Okulları öğretmenlerinden Mehmet Ali Erbudak, Hüseyin Kara, Semra Karakuzulu, Hayal Bazoğlu, Şeyma Aslantaş, Meryem Gürsel, Abdullah Doğan’ın yanı sıra teknik destekte Mehmet Falay, Erhan Çağlı, Mehmet Coroz, Cevdet Yalçın, Hüseyin Bakır, Şahin Güner, Kadir Özçelik, Ümit Doğan ve Sibel Narcı görev aldı. Artiz Mektebi adlı oyunda GKV Özel Liseleri öğrencilerinden Mehmet Emir Uğur, Ecrin Seher Deniz, Hazal Ece Demir, Mehmet Deniz, Cemre Yıldırım, Öykü Yeğin, Kayra Tavuz, Elif Türkmen, Yağmur Baydar, Mina Kayrak, Nil Demirci, Ceylin Köylüoğlu, Minel Özalp, Mevce Kaygısız, Alp Eymen Yüzbaşı, Duru Taşkın, Hanifi Orak, Rüzgâr Özseven, Ela Işıl Aksoy, Nas Benlier, Nazenin Yoldaş, Işılay Kürümlüoğlugil, Almina Potuk, Efe Buğra Erkılınç, İsmet Arıkan, İpek Taşkıran ve Yağmur Yenice rol aldı. Artiz Mektebi adlı oyunda sahne alan Dans Grubunda ise Asya Çağlayan, Birol Gül, Candan Düzen, Alaz Toprak Dereli, Yağmur Yenice, Ali Kemal Sarıoğlu, Naz Ayalp, Anıl Arda Çolak, Dicle Çeri, Doruk Savcı, Efe Onur Narin, Elvin Elif Durmuş, Mehmet Taha Polat ve Doğa Erden görev aldı. İzleyenleri kahkahaya boğan oyunun ardından GKV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Aysel Tokatlı öğrencileri ve projeye destek veren öğretmen ve idarecileri kutlayarak günün anısına birer çiçek takdim etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:26 Akdeniz Üniversitesi’nde 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi düzenlendi Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Basın İlan Kurumu’nca düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temalı proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi amaçlıyor. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Basın İlan Kurumu tarafından, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla hayata geçirilen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde yürütülecek proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi hedefliyor. Teori ve uygulama bir arada Genç iletişimcilerin tarihsel bir olay üzerinden mesleki reflekslerini yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyan atölye, teori ve uygulamayı bir araya getiren iki bölümden oluştu. Programın ilk bölümünde açılış konuşmalarının ardından Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şeker, medya etiği ve sorumlu yayıncılık üzerine sunum yaparak deneyimlerini paylaştı. Kriz haberciliği ele alındı Program kapsamında ayrıca, İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş’ın moderatörlüğünde "Kamu Kurumlarında ve Medya Sektöründe Kriz Haberciliği" başlıklı oturum düzenlendi. Oturumda TRT Antalya Haber Müdürü Muhammed Ahmet Öcal ile Antalya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ramazan Kızılkaya, kriz dönemlerinde habercilik deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Atölye uygulamaları Atölyenin ikinci bölümünde ise öğrenciler uygulama gruplarına ayrıldı. Her gruba sektörden deneyimli gazeteciler eşlik ederken, haber yazımı, görsel düzenleme ve dizgi süreçleri uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar, hazırladıkları içeriklerle gazete birinci sayfalarını oluşturup baskıya hazır hale getirdi. "Gazetecileri hekimlerle özdeştiriyorum" Programın açılışında konuşma yapan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, programa ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını dile getirerek, "Kıymetli katılımcılar, gazetecilik sadece bir meslek, iletme yeteneği ve mücadelesi değil. Gazetecilik, bir toplumun hafızasını, gerçekleri, hakikatleri, bunun için mücadele etmek, bunun savunmasını vermek anlamına geliyor bence. Çünkü ben de bir hekim olarak, bunu yaparken sizler ve hekim grubu özdeşleştirmek istiyorum. Çünkü bir vicdani sorumluluğumuz var. Sadece bir mesleği, bir yazıyı yazmak, bir fotoğrafı çekmek, onu manşetlere taşımak değil sizin mesleğiniz. Bir vicdan taşıyorsunuz. Çünkü bu vicdanla toplumun yolunda bir ışık yakıyorsunuz ve kararlarını etkileyecek ufuk açıyorsunuz. İşte bu yüzden kendi mesleğimle özdeşleştiriyorum. Çünkü hekimlikte de yaptığınız işin icraatından çok vicdanınızın devreye girip, sonuçlarını ona göre değerlendirip, o anda karar vermeniz, aynı sizler gibi hızlıca, o dakikada, o saniyede o işi yapmanız gerekiyor. Sizler çok geniş kitlelere hitap ediyorsunuz. Bu anlamda çok değerli yaptığınız iş ve çok önemli" dedi. Hafızayı koru hakikati yaz Atölyenin temasına değinen Prof. Dr. Arıcı, "Bu atölyenin teması ’Hafızayı koru ve hakikati yaz’. Gerçekten de en önemli motto bu manşetlere taşıdığınız haberlerde. Kriz anında, olağanüstü durumlarda, felaketlerde doğru bilgiye ulaşmayı, dezenformasyonu engellemeyi, bunu yaparak da etik değerlere bağlı kalmayı öğreneceksiniz. Bugün burada edindiğiniz bilgilerle de tecrübeniz desteklenecek" şeklinde konuştu. Tarihe iz bırakma Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, "Konu çok kıymetli. Çünkü basın sadece güncel haberlerin yayılması için bir araç değil, yıllar geçtikten sonra ne olduğunu anlamak için dönüp baktığımız bir arşiv kaynağıdır aynı zamanda. Onun için bu arşiv kaynaklarında olayların nasıl ele alındığı, nasıl yorumlandığı, o günkü hakikatin nasıl kurulduğu konusunda bize bir rehber olur. Bu arşiv kaynağını ya da tarihe iz bırakma işini sizler üstleniyor olacaksınız. Onun için bunun kıymetini anlamak açısından bu etkinliği düşünen, tasarlayan herkese çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Tarihi hafıza diri tutulacak Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel de konuşmasında, "15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümünde, demokrasi şuurunu ve toplumsal sorumluluk bilincini, geleceğin gazetecilerine aktarmak üzere bu anlamlı projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. O gece, basın emekçilerinin kalemi, hakikatin sarsılmaz gücüyle birleşmiş, atılan manşetler milletimizin iradesine tarihi not olarak düşmüştür. Bugün aynı bilinç, kurumumuz ile Akdeniz Üniversitesi’nin iş birliğiyle genç iletişimcilerimizin kaleminde yeniden vücut buluyor. O gece sen olsaydın nasıl manşet atardın sorusuna verilecek her cevap, yalnızca bir uygulamanın değil, mesleki duruşun ve vicdani sorumluluğun da bir tezahürü olacaktır. Zira hafızayı diri tutacak ve hakikati kayıt altına alacak olanlar, yarının gazetecileri, yani sizlersiniz. Biz de sizlerin kalemine inanıyor ve güveniyoruz. Akademi ile kurduğumuz iş birlikleri sayesinde sizleri mesleğe daha donanımlı şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu atölye bir yönüyle tarihi hafızayı diri tutmayı, diğer yönüyle kriz anlarında doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksinin nasıl ortaya konulacağını uygulamalı olarak göstermeyi amaçlıyor" diye konuştu. Program, öğrencilere sertifikalarının takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
BUÜ’lü akademisyene "Bilim Akademisi 2026" ödülü
28 Nisan 2026 Salı - 11:03 BUÜ’lü akademisyene "Bilim Akademisi 2026" ödülü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Akbaş, hidro-jeomorfoloji ve taşkın risk yönetimi alanlarındaki yüksek nitelikli çalışmalarıyla Bilim Akademisi tarafından ödüle layık görüldü. Bilim Akademisi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en saygın bilim ödülleri arasında yer alan Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP) 2026 yılı sonuçları açıklandı. BUÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Abdullah Akbaş da bu prestijli ödüle layık görülen genç akademisyenler arasında yer almayı başardı. Doç. Dr. Abdullah Akbaş, Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekli FlooDOT (Flood Inventory of Türkiye) taşkın envanterini oluşturan ve bu verileri makine öğrenmesi tabanlı dinamik karar destek sistemlerine dönüştüren özgün bir metodoloji geliştirdi. Doç. Dr. Akbaş, özellikle taşkın süreçlerini ve yüzey suyu değişimlerini tetikleyen iklimsel süreçler ile antropojenik etkileri ileri seviye uzaktan algılama teknikleri ve yüksek çözünürlüklü uydu verileriyle net bir şekilde ayrıştıran araştırmaları ile öne çıkıyor. Akbaş, taşkın duyarlılık analizlerinden stratejik afet politikası üretimine uzanan süreçlerde jeomorfoloji disiplinine de yeni ve bütünsel bir bakış açısı kazandırmayı başardı. BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Doç. Dr. Abdullah Akbaş’ı törende yalnız bırakmadı. Alınan ödülün sadece akademisyen için değil, fakülte için de büyük bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu; "Havza ölçeğinde yürüttüğü çok yönlü analizlerle taşkın riskini sosyo-ekonomik süreçlerle entegre eden ve Türkiye’nin afet dirençliliği vizyonuna jeomorfoloji ekseninde kritik referanslar sunan değerli hocamızı, bu seçkin başarısından dolayı içtenlikle tebrik ediyoruz. Bilimsel birikimi ve taşkın hidro-jeomorfolojisi alanındaki öncü çalışmalarıyla Doç. Dr. Abdullah Akbaş’a başarılarının devamını diliyoruz" şeklinde konuştu.
Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 10:57 Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.
Trafik Polis Eğitim Merkezi personeline yapay zekâ eğitimi
28 Nisan 2026 Salı - 10:52 Trafik Polis Eğitim Merkezi personeline yapay zekâ eğitimi Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) tarafından Eskişehir Trafik Polis Eğitim Merkezi Müdürlüğünde, Trafik Başkanlığı ve Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görev yapan personele yönelik "Yapay Zekâ ile Eğitim İçeriği Üretimi ve Düzenlenmesi" eğitimi düzenlendi. Anadolu Üniversitesi AÖF Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt tarafından hazırlanan içerik doğrultusunda eğitimleri Anadolu Üniversitesi AÖF öğretim elemanı Arş. Gör. N. Selin Çöpgeven gerçekleştirdi. Program kapsamında katılımcılara yapay zekâ okuryazarlığı, yapay zekânın günlük yaşamda ve kurumsal süreçlerde kullanım alanları ile eğitsel içeriklerin üretim sürecinde yapay zekâ araçlarından nasıl yararlanılabileceği aktarıldı. İki gün süren eğitimde, yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu imkânlar güncel örnekler üzerinden ele alınırken; doğru, güvenilir ve etik kullanımın önemi de vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli içerik geliştirme süreçleri, öğrenme materyallerinin hazırlanması ve eğitim ortamlarında verimliliği artırmaya yönelik uygulamalar hakkında bilgi edindi. Anadolu Üniversitesi’nin dijital dönüşüm, yaşam boyu öğrenme ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarına yönelik bilgi birikiminin paylaşıldığı eğitim, kurumlar arası iş birliğine katkı sunan verimli bir program olarak tamamlandı.
MSKÜ akademik ve idari personeline yangın eğitimi
28 Nisan 2026 Salı - 10:19 MSKÜ akademik ve idari personeline yangın eğitimi MSKÜ akademik ve idari personeline, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından teorik ve uygulamalı yangın eğitimi verildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim ve İdari İşler Şube Müdürlüğü tarafından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) akademik ve idari personeline teorik ve uygulamalı yangın eğitimi verildi. 9-24 Nisan tarihleri arasında aşamalı şekilde gerçekleştirilen eğitim kapsamında, yangın güvenliği konusunda teorik bilgiler aktarıldı ve muhtemel yangın durumlarında doğru ve hızlı müdahalenin önemi vurgulandı. Eğitim süresince yangın türleri, yangının çıkış nedenleri ve yangın anında alınması gereken önleyici tedbirler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Üniversitemiz sivil savunma ve acil durum ekiplerinin yanı sıra; akademik ve idari personeline yangın söndürme tüplerinin çeşitleri ve hangi yangın türlerinde hangi ekipmanların kullanılacağı anlatıldı. Bunun yanında yangın anında panik yapılmaması, tahliye kurallarına uyulması, acil çıkışların kullanımı ve can güvenliğinin öncelikli olduğu konular üzerinde duruldu. Eğitimin ardından yapılan uygulamalı yangın tatbikatı ile katılımcılar, edindikleri bilgileri sahada birebir deneyimleme imkânı buldu. Tatbikat sırasında personel, gerçek yangın senaryolarında olduğu gibi yangın tüpleriyle müdahalede bulunarak öğrendiklerini pekiştirdi. Gerçekleştirilen bu eğitim ile kurum personellinin yangın konusunda bilinç düzeyinin artırılması, muhtemel bir yangın durumunda doğru müdahale edebilme ve güvenli tahliye süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amaçlandı.
Yıllarca hasta iyileştiren doktor, öldükten sonra tıp eğitimine katkı sağlayacak
28 Nisan 2026 Salı - 10:01 Yıllarca hasta iyileştiren doktor, öldükten sonra tıp eğitimine katkı sağlayacak Eskişehir’de görev yapan Dr. Mesut Cevadi, vefatından sonra tıp eğitiminde kullanılması için vücudunu kadavra olarak bağışlama kararı aldı. Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olan 63 yaşındaki Dr. Mesut Cevadi, tıp öğrencileri için anlamlı bir karara imza attı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı yetkilileri ile görüşen Cevadi, hem organlarını hem de vücudunu bağışladı. Yıllarca hastaları iyileştiren doktorun vücudu, vefatından sonra kadavra olarak kullanılarak kendisi gibi yeni cerrahların yetişmesine katkı sağlayacak. "Vücudumuz toprak altında çürüyeceğine bari bir işe yarasın" Bir cerrah olarak vücudunun ve organlarının boşa gitmemesi için bu kararı aldığını söyleyen Dr. Mesut Cevadi, "En azından öldükten sonra da bir hizmet yapmış oluyoruz, insanlığa bir faydamız dokunuyor. Umarım genç doktorların, cerrahların yetişmesine bir faydamız olur. Eşimin bu kararımdan haberi var. Bu benim kararım, bir hizmettir. Karşı gelecek bir şey yok. Eşim de beni destekledi. Vatandaşlarımıza kadavra bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Vücudumuz toprak altında boşu boşuna çürüyeceğine bari bir işe yarasın, değil mi" dedi. "Kadavra tıp eğitiminde çok önemli bir yer teşkil ediyor" ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Engin Özakın, "Hocamız anlamlı bir karar almış. Hem organlarını hem de kendisini kadavra olarak bağışlamış. Aslında çok önemli bir karar. Hocamızın bir hekim olarak kadavra ve organ bağışı yapması, öğrencilerimiz için olmazsa olmaz. Öğrencilerimizin teorik bilgilerini pratik anlamda öğrenebilmesi için kadavra çok önemli bir yer teşkil ediyor. Onun için Mesut hocamıza teşekkürlerimizi, şükranlarımızı bildirmek isterim" şeklinde konuştu. "Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil" ESOGÜ Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Ortadeveci, organ ve kadavra bağışının önemine dikkat çekti. Ortadeveci, şunları söyledi: "Özellikle beden bağışı, kişinin bedenini kadavra olarak tıp eğitiminde kullanılması için bağışlaması bizim için çok önemli. Çünkü gerek anatomi eğitiminde, gerekse tıp fakültesini bitirmiş cerrahların eğitiminde kadavra olmazsa olmaz. Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil. Burada ülkemizde kadavra bağışı konusunda bir problem var. Ülkemizdeki bu kadavra yetersizliğinden dolayı pek çok tıp fakültesinde hala kadavrasız eğitim yapılabiliyor. Bazen cerrahlar kendi operasyonunu, kendi alanının en sık karşılaşılan operasyonlarını bile yapmadan uzman cerrah olabiliyorlar ne yazık ki." "Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı" Vücudunu kadavra olarak bağışlamayı düşünen ancak dini endişeleri olan vatandaşlara da seslenen Doç. Dr. Ortadeveci, "Tabii insanımız, ‘Dinen bu caiz mi?’ diye düşünüyor. Diyanet’in bu konudaki fetvası çok net. Allah bizi yoktan var ediyor ve biz buna inanıyoruz. Diyanet İşleri, kadavra bağışının caiz olduğuna dair çok kez fetva verdi. Bir de insanlarda kültürel olarak, ‘Acaba biz beden bağışında bulunduğumuz zaman bir mezarımız, bir kabrimiz olmayacak mı, torunumuz, nesillerimiz bizi ziyaret edemeyecek mi?’ kaygısı var. Burada sizin tercih edeceğiniz bir sürede bedeniniz kullanıldıktan sonra tıp fakültesi öğrencileri, öğretim üyeleri ve bağışçının yakınlarının katılımıyla birlikte gerçekleştirilen bir törenle ailesine teslim ediliyor. Hem mezarı oluyor hem gerçekten unutulmaz bir tören oluyor. Bugün de bir genel cerrahımızın, Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı. Halk bazen, ’Doktorlar bunu yaptı mı? Madem çok önemli, önce doktorlar yapsın’ diyorlar. İşte bugün önce onu yapmış bir doktor var karşımızda" ifadelerini kullandı.