EĞİTİM
Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna "Makine" programı açıldı 29 Nisan 2026 Çarşamba - 18:02:25 Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesindeki Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna "Makine" ön lisans programının açılması Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylandı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesinde sanayi sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokuluna yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu doğrultuda Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde "Makine" ön lisans programının açılması Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından uygun bulundu. Gençlerin istihdamına ve geleceğin mesleklerine odaklanılan BARÜ’de, sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanmasına yönelik önemli bir adım daha atılmış oldu. Makine programı, Makine ve Metal Teknolojileri Bölümü altında eğitim-öğretim faaliyetini sürdürecek. BARÜ, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda sektörle uyumlu eğitim programlarını artırmaya yönelik çalışmalarına devam edecek. Programın onaylanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Bartın Üniversitesi olarak öğrencilerimizin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesini hedefleniyoruz. Bu kapsamda sektörün ihtiyaçları doğrultusunda eğitim alanlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulundaki bölüm sayımızı artırmaya devam edeceğiz. Yenilikçi ve uygulamalı eğitim odaklı çalışmalarımıza verdikleri destek dolayısıyla YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve YÖK üyelerimize teşekkür ediyorum" dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:48 Iğdır’da "Ehlibeyt alimleri buluşması" düzenlendi Iğdır Valiliği ile Iğdır Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Ehlibeyt Alimleri Buluşması", Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’in katılımıyla gerçekleştirildi. Programda birlik, kardeşlik ve hoşgörü vurgusu öne çıktı. Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Iğdır’da önemli bir programa imza atıldı. Iğdır Valiliği ve Iğdır Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Ehlibeyt Alimleri Buluşması", geniş katılımla gerçekleştirildi. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonunda düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an’ı Kerim tilaveti ile devam etti. Konuşmalarda, Iğdır’ın tarih boyunca farklı kültür ve inançların bir arada huzur içinde yaşadığı önemli şehirlerden biri olduğuna dikkat çekilerek, bu hoşgörü ikliminin korunmasının önemine değinildi. Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel Iğdır’ın kültürel ve inançsal zenginliğine değinerek; "Kadim medeniyetlerin kesişim noktasında yer alan Iğdır, tarih boyunca barındırdığı kültürel ve inançsal zenginliğiyle daima müstesna bir şehir olmuştur. Bu topraklar, farklılıkların bir ayrışma sebebi değil; aksine bir arada yaşamanın, birbirini anlamanın ve birlikte zenginleşmenin bir imkanı olarak görüldüğü nadide coğrafyalardan biridir. Yüzyıllar boyunca pek çok kültürün huzur içinde kök saldığı bu aziz şehir, bugün de aynı hoşgörü iklimini sinesinde taşımakta ve bu kadim mirası gelecek nesillere büyük bir titizlikle aktarmaktadır." dedi. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ise, "Bugün Ehlibeyt alimleri buluşması vesilesiyle bir araya gelmemiz, ortak değerlerimize sahip çıkma ve aramızdaki kardeşlik köprülerini tahkim etme iradesidir. Özellikle aramızda bulunan Caferî kardeşlerimize "hoş geldiniz" demek istiyorum. Sizlerin Ehlibeyt inancını yaşatma konusundaki hassasiyetiniz, sadakatiniz ve bu mirası nesiller boyu dimdik ayakta tutma azminiz, toplumsal zenginliğimizin en kıymetli parçasıdır. Bizler, Ehlibeyt’in bir gemi olduğuna ve ona binenlerin kurtuluşa ereceğine inanan; bu düsturla yola çıkan insanlar olarak, kültürel farklılıkların bir ayrışma değil, birer rahmet vesilesi olduğunu belirtmek isterim" dedi. Soru-cevap şeklinde devam eden buluşmada Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ersin, vatandaşlardan gelen soruları alarak var olan sorunları tespit edeceklerini ve bunu bakanlık vasıtasıyla Cumhurbaşkanına ileteceklerini söyledi.
Kastamonu Üniversitesi, THE 2026 Asya Üniversiteleri sıralamasında yer aldı
28 Nisan 2026 Salı - 11:12 Kastamonu Üniversitesi, THE 2026 Asya Üniversiteleri sıralamasında yer aldı Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda Türkiye’deki üniversiteler arasında 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, dünyanın saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması sonuçlarında uluslararası görünürlüğünü sürdürdü. THE tarafından açıklanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda, 36 ülke ve bölgeden 929 üniversite değerlendirmeye alındı. Sıralama, üniversitelerin öğretim ve araştırma ortamları, araştırma kalitesi, uluslararası görünüm ve sanayi başlıklarındaki performansları esas alınarak hazırlandı. THE metodolojisinde üniversiteler, toplam 18 performans göstergesi üzerinden değerlendirildi. Türkiye, 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. THE’nin yayımladığı sonuçlara göre Türkiye’den 109 üniversite sıralamada yer alırken, Kastamonu Üniversitesi 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen sonuca ilişkin yaptığı değerlendirmede uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını belirterek, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkan tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından dikkat çekici bir göstergedir. Bu tabloda 601-800 bandında yer almamız ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır" dedi. Elde edilen sonuca ilişkin değerlendirmesinde uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını söyleyen Rektör Topal, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkân tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından önemli bir göstergedir. Üniversitemizin 601-800 bandında yer alması ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır. Eğitim-öğretim süreçlerimizin niteliğini artırmaya, araştırma kapasitemizi geliştirmeye ve topluma katkı üretme sorumluluğumuzu daha etkin şekilde yerine getirmeye yönelik çalışmalarımızın uluslararası sıralamalara yansıması memnuniyet vericidir. Bulunduğumuz noktayı bir sonuçtan ziyade yeni bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz ve Üniversitemizin daha üst sıraları hedefleyebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Rektör Topal, sürece katkı sunan akademik ve idari personele de teşekkür ederek, "Uluslararası sıralamalara veri sağlayan ve kurumsal verilerimizin doğru, düzenli ve zamanında paylaşılmasına katkı sunan tüm personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyor, aynı kararlılık ve iş birliği anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşma alanlarında sağladıkları teşvik ve destekler dolayısıyla YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkürlerini ileten Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası düzeyde daha ileri bir konuma ulaşması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
BUÜ’lü akademisyene "Bilim Akademisi 2026" ödülü
28 Nisan 2026 Salı - 11:03 BUÜ’lü akademisyene "Bilim Akademisi 2026" ödülü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Akbaş, hidro-jeomorfoloji ve taşkın risk yönetimi alanlarındaki yüksek nitelikli çalışmalarıyla Bilim Akademisi tarafından ödüle layık görüldü. Bilim Akademisi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en saygın bilim ödülleri arasında yer alan Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP) 2026 yılı sonuçları açıklandı. BUÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Abdullah Akbaş da bu prestijli ödüle layık görülen genç akademisyenler arasında yer almayı başardı. Doç. Dr. Abdullah Akbaş, Türkiye’de ilk kez ulusal ölçekli FlooDOT (Flood Inventory of Türkiye) taşkın envanterini oluşturan ve bu verileri makine öğrenmesi tabanlı dinamik karar destek sistemlerine dönüştüren özgün bir metodoloji geliştirdi. Doç. Dr. Akbaş, özellikle taşkın süreçlerini ve yüzey suyu değişimlerini tetikleyen iklimsel süreçler ile antropojenik etkileri ileri seviye uzaktan algılama teknikleri ve yüksek çözünürlüklü uydu verileriyle net bir şekilde ayrıştıran araştırmaları ile öne çıkıyor. Akbaş, taşkın duyarlılık analizlerinden stratejik afet politikası üretimine uzanan süreçlerde jeomorfoloji disiplinine de yeni ve bütünsel bir bakış açısı kazandırmayı başardı. BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Doç. Dr. Abdullah Akbaş’ı törende yalnız bırakmadı. Alınan ödülün sadece akademisyen için değil, fakülte için de büyük bir önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu; "Havza ölçeğinde yürüttüğü çok yönlü analizlerle taşkın riskini sosyo-ekonomik süreçlerle entegre eden ve Türkiye’nin afet dirençliliği vizyonuna jeomorfoloji ekseninde kritik referanslar sunan değerli hocamızı, bu seçkin başarısından dolayı içtenlikle tebrik ediyoruz. Bilimsel birikimi ve taşkın hidro-jeomorfolojisi alanındaki öncü çalışmalarıyla Doç. Dr. Abdullah Akbaş’a başarılarının devamını diliyoruz" şeklinde konuştu.
Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 10:57 Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.
Trafik Polis Eğitim Merkezi personeline yapay zekâ eğitimi
28 Nisan 2026 Salı - 10:52 Trafik Polis Eğitim Merkezi personeline yapay zekâ eğitimi Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) tarafından Eskişehir Trafik Polis Eğitim Merkezi Müdürlüğünde, Trafik Başkanlığı ve Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görev yapan personele yönelik "Yapay Zekâ ile Eğitim İçeriği Üretimi ve Düzenlenmesi" eğitimi düzenlendi. Anadolu Üniversitesi AÖF Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt tarafından hazırlanan içerik doğrultusunda eğitimleri Anadolu Üniversitesi AÖF öğretim elemanı Arş. Gör. N. Selin Çöpgeven gerçekleştirdi. Program kapsamında katılımcılara yapay zekâ okuryazarlığı, yapay zekânın günlük yaşamda ve kurumsal süreçlerde kullanım alanları ile eğitsel içeriklerin üretim sürecinde yapay zekâ araçlarından nasıl yararlanılabileceği aktarıldı. İki gün süren eğitimde, yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu imkânlar güncel örnekler üzerinden ele alınırken; doğru, güvenilir ve etik kullanımın önemi de vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli içerik geliştirme süreçleri, öğrenme materyallerinin hazırlanması ve eğitim ortamlarında verimliliği artırmaya yönelik uygulamalar hakkında bilgi edindi. Anadolu Üniversitesi’nin dijital dönüşüm, yaşam boyu öğrenme ve yenilikçi eğitim yaklaşımlarına yönelik bilgi birikiminin paylaşıldığı eğitim, kurumlar arası iş birliğine katkı sunan verimli bir program olarak tamamlandı.
MSKÜ akademik ve idari personeline yangın eğitimi
28 Nisan 2026 Salı - 10:19 MSKÜ akademik ve idari personeline yangın eğitimi MSKÜ akademik ve idari personeline, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından teorik ve uygulamalı yangın eğitimi verildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim ve İdari İşler Şube Müdürlüğü tarafından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) akademik ve idari personeline teorik ve uygulamalı yangın eğitimi verildi. 9-24 Nisan tarihleri arasında aşamalı şekilde gerçekleştirilen eğitim kapsamında, yangın güvenliği konusunda teorik bilgiler aktarıldı ve muhtemel yangın durumlarında doğru ve hızlı müdahalenin önemi vurgulandı. Eğitim süresince yangın türleri, yangının çıkış nedenleri ve yangın anında alınması gereken önleyici tedbirler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Üniversitemiz sivil savunma ve acil durum ekiplerinin yanı sıra; akademik ve idari personeline yangın söndürme tüplerinin çeşitleri ve hangi yangın türlerinde hangi ekipmanların kullanılacağı anlatıldı. Bunun yanında yangın anında panik yapılmaması, tahliye kurallarına uyulması, acil çıkışların kullanımı ve can güvenliğinin öncelikli olduğu konular üzerinde duruldu. Eğitimin ardından yapılan uygulamalı yangın tatbikatı ile katılımcılar, edindikleri bilgileri sahada birebir deneyimleme imkânı buldu. Tatbikat sırasında personel, gerçek yangın senaryolarında olduğu gibi yangın tüpleriyle müdahalede bulunarak öğrendiklerini pekiştirdi. Gerçekleştirilen bu eğitim ile kurum personellinin yangın konusunda bilinç düzeyinin artırılması, muhtemel bir yangın durumunda doğru müdahale edebilme ve güvenli tahliye süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amaçlandı.
Yıllarca hasta iyileştiren doktor, öldükten sonra tıp eğitimine katkı sağlayacak
28 Nisan 2026 Salı - 10:01 Yıllarca hasta iyileştiren doktor, öldükten sonra tıp eğitimine katkı sağlayacak Eskişehir’de görev yapan Dr. Mesut Cevadi, vefatından sonra tıp eğitiminde kullanılması için vücudunu kadavra olarak bağışlama kararı aldı. Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olan 63 yaşındaki Dr. Mesut Cevadi, tıp öğrencileri için anlamlı bir karara imza attı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı yetkilileri ile görüşen Cevadi, hem organlarını hem de vücudunu bağışladı. Yıllarca hastaları iyileştiren doktorun vücudu, vefatından sonra kadavra olarak kullanılarak kendisi gibi yeni cerrahların yetişmesine katkı sağlayacak. "Vücudumuz toprak altında çürüyeceğine bari bir işe yarasın" Bir cerrah olarak vücudunun ve organlarının boşa gitmemesi için bu kararı aldığını söyleyen Dr. Mesut Cevadi, "En azından öldükten sonra da bir hizmet yapmış oluyoruz, insanlığa bir faydamız dokunuyor. Umarım genç doktorların, cerrahların yetişmesine bir faydamız olur. Eşimin bu kararımdan haberi var. Bu benim kararım, bir hizmettir. Karşı gelecek bir şey yok. Eşim de beni destekledi. Vatandaşlarımıza kadavra bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Vücudumuz toprak altında boşu boşuna çürüyeceğine bari bir işe yarasın, değil mi" dedi. "Kadavra tıp eğitiminde çok önemli bir yer teşkil ediyor" ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Engin Özakın, "Hocamız anlamlı bir karar almış. Hem organlarını hem de kendisini kadavra olarak bağışlamış. Aslında çok önemli bir karar. Hocamızın bir hekim olarak kadavra ve organ bağışı yapması, öğrencilerimiz için olmazsa olmaz. Öğrencilerimizin teorik bilgilerini pratik anlamda öğrenebilmesi için kadavra çok önemli bir yer teşkil ediyor. Onun için Mesut hocamıza teşekkürlerimizi, şükranlarımızı bildirmek isterim" şeklinde konuştu. "Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil" ESOGÜ Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Ortadeveci, organ ve kadavra bağışının önemine dikkat çekti. Ortadeveci, şunları söyledi: "Özellikle beden bağışı, kişinin bedenini kadavra olarak tıp eğitiminde kullanılması için bağışlaması bizim için çok önemli. Çünkü gerek anatomi eğitiminde, gerekse tıp fakültesini bitirmiş cerrahların eğitiminde kadavra olmazsa olmaz. Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil. Burada ülkemizde kadavra bağışı konusunda bir problem var. Ülkemizdeki bu kadavra yetersizliğinden dolayı pek çok tıp fakültesinde hala kadavrasız eğitim yapılabiliyor. Bazen cerrahlar kendi operasyonunu, kendi alanının en sık karşılaşılan operasyonlarını bile yapmadan uzman cerrah olabiliyorlar ne yazık ki." "Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı" Vücudunu kadavra olarak bağışlamayı düşünen ancak dini endişeleri olan vatandaşlara da seslenen Doç. Dr. Ortadeveci, "Tabii insanımız, ‘Dinen bu caiz mi?’ diye düşünüyor. Diyanet’in bu konudaki fetvası çok net. Allah bizi yoktan var ediyor ve biz buna inanıyoruz. Diyanet İşleri, kadavra bağışının caiz olduğuna dair çok kez fetva verdi. Bir de insanlarda kültürel olarak, ‘Acaba biz beden bağışında bulunduğumuz zaman bir mezarımız, bir kabrimiz olmayacak mı, torunumuz, nesillerimiz bizi ziyaret edemeyecek mi?’ kaygısı var. Burada sizin tercih edeceğiniz bir sürede bedeniniz kullanıldıktan sonra tıp fakültesi öğrencileri, öğretim üyeleri ve bağışçının yakınlarının katılımıyla birlikte gerçekleştirilen bir törenle ailesine teslim ediliyor. Hem mezarı oluyor hem gerçekten unutulmaz bir tören oluyor. Bugün de bir genel cerrahımızın, Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı. Halk bazen, ’Doktorlar bunu yaptı mı? Madem çok önemli, önce doktorlar yapsın’ diyorlar. İşte bugün önce onu yapmış bir doktor var karşımızda" ifadelerini kullandı.