EĞİTİM
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:42 Bakan Tekin: "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Hep beraber bir travma süreci yaşadık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Mesleğe Yöneltme Testleri Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitim süreçlerinde rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, mesleğe yöneltme testlerinin öğrencilerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Bakan Tekin, söz konusu uygulamanın öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına imkan sunacağını ve eğitim hayatındaki tercih süreçlerini daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olacağını belirtti. Toplantı kapsamında mesleğe yöneltme testlerinin kapsamı, uygulanma süreci ve hedefleri hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Ayrıca programda, bu testlerin öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra bireysel yetkinliklerini de geliştireceği vurgulandı. "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Mesleki ve teknik eğitimin 2010 yılından sonra yakaladığı ivme ile yükselişe geçtiğini belirten Bakan Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Mesleki ve teknik eğitimde hep beraber bir travma süreci yaşadık. 2010’dan itibaren mesleki ve teknik eğitimde yeniden bir canlanma dönemi başladı. Bilhassa kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla beraber mesleki ve teknik eğitime yeniden bir yönlenme oldu. Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı tepeden tırnağa revize ettik. Programları ve alanları yeniledik. Yeni okul modelleri ve proje okul modelleri geliştirerek sektörle ilişkisini sağladık. İşbaşı eğitimleri için okullarda çocuklarımızın uygulamalarını yaygınlaştırdık. Bunu yaparken çocuklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si oranında cep harçlığı uygulamasını başlattık. İşletmelere beceri eğitimi için giden çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı risklere karşı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çocuklarımıza sigorta imkanı getirdik" diye konuştu. "Bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü bir adımı hep beraber atmış olacağız" Mesleğe yöneltme testlerinin gençlere birçok fırsat sunacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bugün tanıtımını yaptığımız bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü, çok daha sağlıklı bir adımı hep beraber atmış olacağız. Çünkü bu yaptığımız şey, kamunun diğer kurumları tarafından da destekleniyor. Bizim ne yaptığımızdan onların haberdar olması, onların yapmak istediklerine bizim temel teşkil edilecek işler yapmamız, yapacağımız işlerdeki bereketi arttıracak, sağlıklı sonuçlara erişimimizi sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:10 BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Ordu’da "Anne Üniversitesi" açıldı
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:57 Ordu’da "Anne Üniversitesi" açıldı Ordu Üniversitesi (ODÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Türkiye’de ve dünyada uygulanan nadir sosyal sorumluluk projelerinden biri olan ‘Anne Üniversitesi’ projesinin ikinci döneminin başladığını açıkladı. Ordu Üniversitesi ile Ordu Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Anne Üniversitesi’ projesinin ikinci dönemi, düzenlenen açılış töreniyle başladı. Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Cemil Yapar Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan ODÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma merkezleri olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorumluluk projelerinde aktif rol alması gerektiğini dile getirdi. Anne Üniversitesi’nin önemli bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirten Baş, öğrenmenin yaşının olmadığını ve hayat boyu öğrenme anlayışıyla anne adaylarının bilgi ve farkındalık düzeylerinin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplumda annelerin önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Rektör Baş, çocukların yetiştirilmesinde sorumluluğun sadece annelere yüklenmemesi gerektiğini belirterek, aile içi sorumlulukların paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Üniversitenin Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ebru Şahin, proje kapsamında annelere sağlık, psikoloji, iletişim, aile içi ilişkiler ve sanat atölyeleri gibi birçok alanda eğitim verileceğini ifade etti. Şahin, annelerin güçlenmesinin sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Programda konuşan birinci dönem mezunu Hülya Güneş, Anne Üniversitesi’nin kendisi için sadece derslerden ibaret olmadığını belirterek, "Anne Üniversitesi benim için hayat koşturmacasında nefes aldığım bir durak oldu. Biz sadece anne değil, öğrenmeye aç ruhlarız. Burada öğrendiklerimizle hem kendimize hem çevremize yatırım yaptık" dedi. Proje kapsamında katılımcılara ‘Değerler Eğitimi’, ‘Sağlık Bilgisi ve Çevre Bilinci’, ‘Eğitimde Ailenin Rolü’ ile ‘Sanat, Kültür ve Toplum’ başlıklarında 8 hafta sürecek eğitimler verileceği öğrenildi. Açılış törenine üniversite yöneticileri, kurum ve kuruluş temsilcileri, akademik ve idari personel ile Anne Üniversitesi katılımcıları katıldı.
Erzincan’da öğretmenler şiddete karşı toplandı
16 Nisan 2026 Perşembe - 07:56 Erzincan’da öğretmenler şiddete karşı toplandı Erzincan’da eğitim sendikaları ve öğretmenler, farklı illerde okullarda yaşanan saldırıları protesto ederek eğitim kurumlarında artan şiddete dikkat çekti. Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen eğitimciler, okulların güvenli alanlar olması gerektiğini vurguladı. Eylem kapsamında eğitime bir gün ara verildiği bildirildi. Sendikalar adına açıklama yapan Nebi Gül, son dönemde yaşanan olayların eğitim camiasını derinden etkilediğini belirtti. Şiddetin artık münferit olmaktan çıktığını ifade eden Gül, bunun ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Eğitimcilerin asli görevlerinin eğitim sisteminin niteliğini artırmak olduğunu dile getiren Gül, "Ancak gelinen noktada okullardaki şiddet olaylarını konuşmak zorunda kalıyoruz. Eğitim kurumlarında can güvenliği öncelikli mesele haline gelmiştir." dedi. Açıklamada, eğitimcilere yönelik şiddetin giderek yaygınlaştığına dikkat çekilerek, öğrencilerin de şiddete başvurabildiği ve tehlikeli araçlara erişimin kolaylaştığı bir ortamın oluştuğu ifade edildi. Şiddetin yalnızca bireysel bir suç olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan açıklamada, sorunun eğitim, aile ve toplum politikaları çerçevesinde ele alınması gerektiği kaydedildi. Eğitimciler, yetkililere okullarda güvenliğin artırılması ve gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen’den okullarda şiddete tepki
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:29 Türk Eğitim-Sen’den okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirtti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, "Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin, "Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:05 Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, Siverek’teki silahlı saldırı sonrası okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanmasının ardından Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, saldırıda öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanmasından büyük üzüntü duyduklarını belirti. Şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirti, kısa süre önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın ardından yaşanan bu saldırının kaygıları daha da derinleştirdiğini ifade etti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, " Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin," Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.