ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:55

Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar

A
A
A
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar

Burdur’da ormanlık alanda yanmış halde bulunan kadın cesedi hakkında, şüphelilerin ilk olarak halı ile birlikte kadının cesedini 3 kez benzin dökerek yaktıkları, daha sonrasında ise balyoz yardımı ile cesedin yanmayan kısımlarını parçaladıkları bildirildi.


Antalya’da yaşayan Kübra Yapıcı’dan 30 Nisan gecesi saat 02.00’den sonra haber alınamaması üzerine korku dolu süreç başladı. Baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Derhal başlatılan çalışmalar, Türkiye’de faili meçhul dosyaların kararlılıkla takip edildiğini bir kez daha ortaya koydu. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez’deki bir kafede iki erkekle olduğu ve saat 04.45’te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi.



Şüpheli isimlere ulaşıldı, çelişkili ifadeler dikkat çekti


Soruşturma derinleştikçe İlyas Umut D. ve Ataberk S. isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. İlyas Umut D., Kübra’yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı.



Olaya dair yeni detaylar ortaya çıktı


Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada olaya dair yeni detaylar ortaya çıktı. İki şüpheli şahsın ilk olarak Kübra Yapıcı ile birlikte köye geldikleri, daha sonrasında ise ormanlık alanda silahla vurarak öldürdükleri öğrenildi. Yapıcı’nın cesedi ilk olarak toprağa gömen şahıslar, daha sonrasında İstanbul’a gitmek için yola çıktı. İstanbul’dan buldukları bir halı ile Burdur’a geri dönerken bir benzin istasyonundan cesedi yakmak için benzin alan şüpheliler bölgeye gelerek Yapıcı’nın cesedini topraktan çıkararak halıya sardılar. Daha sonrasında bir varil içerisine halıya sarılmış cesedi koyan şüpheliler, benzin yardımı ile cesedi yakmaya çalıştı. 3 kere benzin döken şahıslar daha sonrasında ise cesedin yanmayan kısımlarını yanlarında getirdikleri balyoz ile parçalayarak bölgede bulunan bir gölette attı.



Olay, bulunan kamera görüntüsü ve itiraf ile ortaya çıktı


Baba Yunus Yapıcı’nın kayıp başvurusu üzerine çalışmaya başlayan ekipler genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez’deki bir kafede iki erkekle olduğu ve saat 04.45’te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.’nin alınan ifadesi ile yaşanan vahşet gün yüzüne çıktı. İlyas Umut D.’nin itirafı sonrasında olayın diğer şüphelisi Ataberk S. ekipler tarafından gözaltına alındı. Şahısların ifadelerinin sürdüğü öğrenilirken işlemlerin tamamlanmasının ardından tutuklama talebi sevk edilecekleri öğrenildi.



Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Yapılan iğne sonrası ölen Abdurrezzak Baysal’ın acılı annesi: "Hastanenin kapatılmasını istiyoruz" Gaziantep’te 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi gördüğü Özel Bossan Hastanesi’nde vurulan iğne sonucu şüpheli şekilde hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal’ın ailesi duruşma sonrası açıklamada bulundu. Acılı anne Rabia Baysal, "Hastanenin kapatılmasını istiyoruz. Olayı gerçekleştiren hemşiren neden hala görevini yapıyor" dedi. Gaziantep’te 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi gördüğü Özel Bossan Hastanesi’nde hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal’ın ölümüne ilişkin hastane çalışanlarının yargılandığı davanın 8’inci duruşması görüldü. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya, maktulün ailesi, maktul avukatları ve sanıkların avukatı katıldı. Maktulün ailesi, suçluların en ağır cezayı almasını talep etti. "Hastanenin kapatılmasını istiyorum" Duruşmanın ardından açıklamada bulunan acılı anne Rabia Baysal, "Bu kişinin tutuklanmasını istiyorum. 4 yıldır adliye kapılarında gidip geliyorum. Hastanenin kapatılmasını istiyorum. Bu süreçten bir şey anlayabildik. Katilimiz hala dışarıda serbest şekilde dolaşıyor. Olayla ilgili ne hastaneden ne de karşı taraftan kimse gelip özür dilemedi, halimizi sormadı. Tek isteğim, katilin yakalanması ve tutuklanmasıdır. Onu görüp adaletin yerini bulduğunu bilmek istiyorum ki içim rahat etsin. 4 yıla yaklaşan bu süreçte sürekli ertelemeler yaşandı, önce 3 ay, ardından 4 ay denilerek dosya uzatıldı. Artık bu belirsizliğin sona ermesini ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyorum" dedi. "Hemşire mesleğine devam ediyor" Olayı gerçekleştiren hemşirenin tutuklanmasını istediğini söyleyen teyze Nazmiye Tunç, "Olayın ilk günden itibaren nasıl gerçekleştiği ortadayken sürecin neden bu kadar uzadığını anlamıyorum. Tek isteğim, adaletin yerini bulmasıdır. Gerçekler bu kadar açıkken, yapılanın bilinçli olduğu ortadayken ilgili hemşirenin hala dışarıda olmasını kabul edemiyorum. Buna bir anlam veremiyoruz. Bu şekilde devam ederse gerçekten çok üzülmeye devam edeceğiz. Biz adalete güveniyoruz. Adalet arkamızda olduğu sürece böyle bir durumun yaşanmasını istemiyoruz. Buna rağmen neden gereken hassasiyet gösterilmiyor, bunu anlayamıyoruz. Mahkemeye geliyoruz, sürekli erteleme kararları veriliyor. Gerçekten çok zor durumdayız, çok perişanız. Özellikle o kişiyi, o hemşireyi dışarıda görmek bizi daha da yaralıyor. Hala çalışıyor olması ve insanların ona güvenmeye devam etmesi bizi derinden üzüyor. Böyle bir durumda nasıl görevine devam edebildiğini anlamıyoruz. Yetkililerden tek beklentimiz, sorumluların tutuklanması ve adaletin sağlanmasıdır. Bu süreçte bizim de biraz olsun içimizin rahatlatılmasını istiyoruz" diye konuştu. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, olayda yapılan iğnenin tıbben gerekli bir işlem olup olmadığının ve uygulanmaması gerekip gerekmediğinin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sorulmasına karar verdi. Heyet ayrıca, bu olayda hangi tıbbi işlemlerin yapılması gerektiği ile hastanenin doğru ve uygun müdahalede bulunup bulunmadığının da Adli Tıp tarafından değerlendirilmesini istedi. Söz konusu soruların yanıtlanması için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine hükmeden mahkeme, davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, Gaziantep’te bulunan Özel Bossan Hastanesi’nde yaşandı. İddiaya göre, 3 yıl önce trafik kazası nedeniyle hastaneye kaldırılan Abdurrezzak Baysal, bilinci açık şekilde tedavi altına alındı. Sadece dizinden yaralanan ve ayağına platin takılan Baysal’ın genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen hasta, yakınları tarafından düzenli olarak ziyaret ediliyordu. Ancak hasta, bir hemşire ile yaşadığı tartışmanın ardından kas gevşetici olduğu öne sürülen başka bir hastaya ait bir ilacın enjekte edilmesi sonucu hayatını kaybetti. Önceki duruşmalarda dinlenen tanıklar, Baysal’ın şırınga yapıldıktan sonra hayatını kaybettiğini iddia etmişti.