EĞİTİM
Kaymakam Dalak çğrencilerle birlikte iftar açtı 10 Mart 2026 Salı - 05:44:14 Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşarak Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen iftar programında protokol, öğretmenler ve öğrenciler aynı sofrada buluştu. Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi pansiyonunda düzenlenen iftar programına Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak ve eşi Ayfer Dalak, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşan Kaymakam Halil Dalak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Dalak, "Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte iftar yemeğinde bir araya gelerek mübarek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Bu ortam bana kendi okul yıllarımı hatırlattı. İftar programını düzenleyen okul idaresine teşekkür ediyorum." dedi. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da iftar programına katılım sağlayan Kaymakam Halil Dalak’a teşekkür ederek, "Okulumuzun düzenlediği iftar programında öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduk. Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. Programda İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da bir süre öğrencilere iftar yemeği ikram etti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:10 Dijital dünyada kadının görünürlüğü tartışıldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından "Dijital Dünyada Kadın: Görünürlük, Eşitlik ve Mücadele" konulu panel gerçekleştirildi. Üniversitenin Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılışın ardından müzik kulübü öğrencileri tarafından katılımcılara mini konser sunuldu. Panelde Ayşegül Özdemir, Günseli Durmaz ve Elif Nagihan Türköz konuşmacı olarak yer aldı. Programın içeriğine ilişkin bilgi veren İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Aybüke İnan Şimşek etkinliğin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlendiğini belirterek dijitalleşme çağında kadın emeği ve karşılaşılan sorunların ele alındığını ifade etti. Şimşek, konuşmasında dijitalleşmenin kadın emeği üzerindeki etkilerine dikkat çekerek konferansta özellikle kadın emeğinin görünürlüğü, dijital şiddet ve uluslararası kurumların bu sorunlara yönelik yaklaşımlarının ele alınacağını söyledi. Programda ayrıca dijital dünyada kadınların görünürlüğü, eşitlik mücadelesi ve toplumsal hayattaki konumlarının dijitalleşme süreciyle nasıl değiştiğinin de değerlendirildiğini dile getirdi. Öğretim Üyesi Dr. Şeyda Gülek Gölçek ise programda üç temel başlığın ele alınacağını belirtti. İlk olarak iş piyasasında kadınların karşılaştığı sorunların ele alınacağını ifade eden Gölçek, bu konuda İŞKUR’dan katılan konuşmacının değerlendirmelerde bulunacağını, ikinci başlıkta ise dijitalleşmenin etkisiyle ortaya çıkan cinsiyetlendirilmiş kültürün kadınlar üzerindeki etkilerinin inceleneceğini ifade etti. Özellikle dijital kamusal alanda kadınların maruz kaldığı eşitsizlikler ve dezavantajların masaya yatırılacağını ifade eden Gölçek, panelin son bölümünde ise dijital dünyada artan şiddet eğilimleri ve kadınlara yönelik dijital şiddet konusunun ele alınacağını dile getirdi. Konuşmacılar, özellikle yeni kuşakların dijital ortamda karşılaştıkları cinsiyet temelli sorunlar konusunda bilinçlenmelerinin önemine dikkat çekerek öğrencilerin bu tür etkinliklere katılımının büyük önem taşıdığını vurguladı. Panel, konuşmaların ardından katılımcıların sorularının alınmasıyla sona erdi.
Bayındır, İtalyan Erasmus ve eTwinning öğrencilerini ağırlıyor
10 Şubat 2026 Salı - 14:52 Bayındır, İtalyan Erasmus ve eTwinning öğrencilerini ağırlıyor İzmir’in Bayındır ilçesinde, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı Erasmus ve eTwinning projeleri kapsamında İtalya’dan gelen öğretmen ve öğrenciler, ilçede çeşitli eğitim ve kültürel faaliyetler çerçevesinde ağırlandı. Bayındır İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Ökay’ın da eşlik ettiği program kapsamında, kültürlerarası etkileşim, yabancı dil becerilerinin geliştirilmesi ve uluslararası eğitim iş birlikleri ön plana çıktı. Bu çerçevede misafir öğretmen ve öğrenciler, Bayındır Kaymakamı Murat Mete’yi makamında ziyaret etti. Kaymakam Murat Mete, yürütülen Erasmus ve eTwinning projelerinin öğrencilerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Uluslararası projeler sayesinde öğrencilerimiz farklı kültürleri tanıma, yabancı dil becerilerini geliştirme ve küresel bakış açısı kazanma imkânı elde ediyor. İlçemizde bu tür projelerin artarak devam etmesini önemsiyoruz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla misafirlerimize teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Bayındır İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Ökay ise yaptığı açıklamada, "Erasmus ve eTwinning projeleri, öğrencilerimizin akademik kazanımlarının yanı sıra özgüven, iletişim ve kültürel farkındalık becerilerini de güçlendirmektedir. İtalya’dan gelen öğretmen ve öğrencilerimizi ilçemizde ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu tür uluslararası iş birliklerinin eğitim kalitemize önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Program, eğitimde uluslararası iş birliklerinin önemine vurgu yapılmasının ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken, gerçekleştirilen buluşmanın, Bayındır’da yürütülen Erasmus ve eTwinning projelerine yeni bir ivme kazandırması ve ilçenin uluslararası eğitim ağındaki görünürlüğünü artırması bekleniyor.
Lise öğrencilerinin projeleri Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde sergileniyor
10 Şubat 2026 Salı - 14:25 Lise öğrencilerinin projeleri Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde sergileniyor TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Bursa Bölge Sergisi açılışı, Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Eskişehir’de gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 12 alanda toplam 29 bin 739 proje başvurusunun yapıldığı yarışmada, jüri değerlendirmeleri sonucunda bin 200 proje bölge yarışmalarına katılmaya hak kazandı. 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması bölge aşaması kapsamında Bursa Bölgesi’ne Eskişehir’den 13 okuldan 20 proje davet edildi. "29 bin proje, 60 bin öğrenci başvurdu" Açılışta konuşan TÜBİTAK Bursa Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Aytaç Yıldız, yarışmanın kapsamına ilişkin bilgi vererek, "Ülkemizin gelişimine katkı sağlayacak en önemli unsurlardan birinin proje üretimi olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, gençlerimizin fikirlerini desteklemeye ve geleceğe yatırım yapmalarını teşvik etmeye çalışıyoruz. Türkiye genelinde 12 bölgede eş zamanlı olarak düzenlenen 57’nci Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na bu yıl toplam 29 bin proje başvurusu yapıldı ve 60 bin öğrenci bu sürece dâhil oldu. Bursa Bölge Koordinatörlüğü olarak çevremizdeki 7 ilin organizasyonunu yürütüyoruz" dedi. "57’ncisinin düzenlenmesi ülkemiz için önemli" Eskişehir’de TÜBİTAK yayınlarının okullara kazandırılmasıyla başlatılan çalışmalara da değinen İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, bu sayede TÜBİTAK yarışmalarına yapılan başvuruların hem nicelik hem nitelik açısından arttığını ifade etti. Yarışmanın sürekliliğine dikkat çeken Aydın, "57’nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bursa Bölge Sergisi vesilesiyle bir aradayız. Eskişehir olarak 13 okulumuzdan 20 projeyle sergide yer alıyoruz. Bu yarışmanın 57’ncisinin düzenleniyor olması, ülkemizde bilimsel farkındalık açısından önemli bir dip dalga oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Dereceye giren öğrencilere ödüller takdim edilecek Açılış konuşmalarının ardından Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TÜBİTAK Bursa Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Aytaç Yıldız ve öğrenciler tarafından serginin açılış kurdelesi kesildi. Yarışma kapsamında projelerin değerlendirme sürecinin ardından, 12 Şubat Perşembe günü düzenlenecek ödül töreniyle dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edileceği belirtildi. Açılış törenine Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TÜBİTAK Bursa Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Aytaç Yıldız, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
AYT ve TYT sınav ücretleri Büyükşehir Belediyesi’nden
10 Şubat 2026 Salı - 14:13 AYT ve TYT sınav ücretleri Büyükşehir Belediyesi’nden Sosyal belediyecilik anlayışıyla önemli çalışmalara imza atan Malatya Büyükşehir Belediyesi, eğitim alanındaki desteklerini sürdürerek 2026 yılında yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında TYT ve AYT sınavlarına girecek öğrencilere önemli bir katkı sağlıyor. Eğitimde fırsat eşitliğini önceleyen Malatya Büyükşehir Belediyesi, yetim öğrenciler ile Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı kurslarda eğitim gören üniversite adaylarının sınav giriş ücretlerini karşılayacak. Uygulama ile hem öğrencilerin hem de ailelerin sınav sürecindeki maddi yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. Eğitim alanında her zaman öğrencilerin yanında olan Malatya Büyükşehir Belediyesi, bu destekle gençlerin eğitim yolculuğuna katkı sunmayı ve şehrin eğitim seviyesinin yükselmesine destek olmayı hedefliyor. Yükseköğretim sınav ücretlerinin Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmasını isteyen öğrenciler; TYT ve/veya AYT sınav giriş ücretlerini yatırdıktan sonra, ödeme yaptıklarına dair dekont (makbuz) ile birlikte Malatya Büyükşehir Belediye binası karşısında bulunan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğüne 10-25 Şubat 2026 tarihleri arasında şahsen müracaat ederek, ödemiş oldukları sınav giriş ücretlerini geri alabilecekler. Başvuru şartları ve gerekli belgeler Sınav ücret desteğinden yararlanmak isteyen öğrencilerin, sınav ücretini yatırdıktan sonra aşağıda belirtilen belgelerle başvuruda bulunmaları gerekiyor: Yetim öğrenciler için; Nüfus kayıt örneği Malatya Büyükşehir Belediyesi kurslarında eğitim gören öğrenciler için; Kurs kaydını gösteren belge gerekiyor. Tüm başvurular için; Sınav ücretinin ödendiğine dair dekont ile birlikte 10-25 Şubat tarihleri arasında Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğüne şahsen başvurabilecekler.
Samsun’da siber güvenlik zirvesi:  "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak"
10 Şubat 2026 Salı - 13:29 Samsun’da siber güvenlik zirvesi: "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak" Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi’nde, savunma sanayinde yerlileştirme, siber güvenlikte inovasyon ve gençlerin rolü ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı yetkilileri, siber güvenlikte asıl oyun değiştiricinin gençlerin fikirleri olacağını vurguladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi düzenlendi. Savunma Sanayii Başkanlığı, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Türkiye Siber Vatan programından yetkililerin katıldığı bu programda; siber güvenlikte yerlileştirme stratejisi, kişisel verilerin korunması, dijital dünyada bireysel güvenlik, SİBERVATAN Programı ve SİBERAY ile ilgili konuşma ve panel oturumları gerçekleştirildi. Akademisyenler, üniversite öğrencileri, kamu kurumları ve özel sektör temsilcileri programa katıldı. "Siber güvenlik ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir" Programda ilk olarak konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletlerin altyapıları, kurumların iş süreçleri, üniversitelerin akademik verileri ve bireylerin günlük yaşamları büyük ölçüde dijital ortama taşınmıştır. Bu dönüşüm bizlere büyük imkânlar sunarken, aynı ölçüde ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bugün bir ülkenin enerji sistemleri, bankacılık altyapısı, ulaşım ağları, sağlık hizmetleri ve hatta savunma mekanizmaları siber uzayda hedef alınabilmektedir. Artık savaşlar yalnızca karada, havada ya da denizde değil; klavyelerle, algoritmalarla ve veri merkezleri üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle siber güvenlik, yalnızca bir bilişim konusu değil; ulusal egemenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir. Bu perspektifinden baktığımızda, siber güvenliği güçlü olmayan bir devlet; dış müdahalelere, ekonomik kayıplara ve itibar zedelenmesine açık bir yapı demektir. Nitelikli insan kaynağına, güçlü akademik çalışmalara ve yerli teknolojilere yatırım yapmadan, bu alanda sürdürülebilir bir güvenlikten söz etmemiz mümkün değildir. Üniversiteler olarak bizim sorumluluğumuz tam da burada başlamaktadır. Siber güvenlik alanında yapılacak her akademik çalışma, her disiplinler arası yaklaşım ve her yetiştirilen nitelikli insan kaynağı; ülkemizin dijital geleceğine yapılmış bir yatırımdır. Ancak mesele yalnızca devletler ve kurumlarla sınırlı değildir. Bireysel düzeyde siber güvenlik, artık herkesin günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kişisel verilerimizin korunması, dijital kimliğimizin güvenliği, özel hayatımızın mahremiyeti; hepsi siber güvenlik bilinciyle doğrudan ilişkilidir. Ve doğru önlemler alınmadığında ciddi tehditlerle karşı karşıya kalınabilmektedir. "Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır" Savunma Sanayi Başkanlığı Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Murat Çizgel, "Bugün itibarıyla savunma sanayinde girmediğimiz bir ürün, yapmadığımız bir platform; önümüzdeki dönem itibarıyla da yurt dışına satmayacağımız bir platform yok. Hepsini bir şekilde Allah’ın izniyle gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Savunma sanayinde bu noktaya gelmenin temel sebeplerinden birincisi inançtır. Yapabileceğimize ve daha da önemlisi bunu yapmamız gerektiğine inandık. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı bize şunu göstermiştir: Başkasının silahıyla ancak onun izin verdiği ölçüde sahada güçlü olabiliyorsunuz. Türkiye olarak hem kendi coğrafyamızda hem de dost ve müttefik ülkelerle birlikte güçlenme politikası izleyen bir ülke olarak, savunma sanayisini kendimiz üretmediğimiz takdirde savaş alanında gerçek anlamda güçlü olamayacağımızı gördük. Yaklaşık 25 yıl önce bu bir inançtı; "Ben bunu yapmak zorundayım ve yapabilirim." Ancak sadece inanmak yeterli değildi, bunun için bir strateji ortaya koymak gerekiyordu. Strateji, bugünden yarına sonuç alınabilecek bir süreç değildir. Öncelikle "yapmayı öğrenmek" kavramını oluşturduk ve yabancılarla iş yaparken onlardan nasıl yapılacağını öğrendik. Daha sonra sözleşmelerimizi bu doğrultuda oluşturduk ve süreçleri daha iyi kavradık. Ardından ortak üretim aşamasına geçtik; Biz de bir şeyler yapmaya başlayabiliriz, gelin beraber yapalım dedik. Bu süreçte kendimize olan güvenimiz daha da arttı. 2004 yılı çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yıl, artık belli bir noktaya geldiğimizi ve kendi gücümüzle bir şeyler yapabileceğimizi gördük; siyasi irade ortaya kondu ve bugün adını andığımız birçok savunma sanayi ürününün yurt içinde geliştirilmesi kararı alındı. Çünkü inovasyonun en güçlü olduğu dönem, siz gençlerin şu anda sahip olduğu hayal gücüdür. Siber güvenlik alanında, uçak geliştirmek gibi devasa altyapılar kurmaya ihtiyaç olmadığını biliyoruz. Burada sizlerden beklentimiz; olmayanı, farklı olanı düşünmeniz ve hayallerinizi gerçeğe dönüştürmenizdir. Devlet olarak gençlerimize diyoruz ki, inovatif fikirlerinizle bize destek olun; biz de devlet olarak bu inovatif fikirleri öncelikli olarak destekleyelim. Yerli olmayan, henüz millîleştiremediğimiz ürünler varsa, onları yerli hâle getirmek için devlet desteği sunmaya devam edeceğiz. Ancak biri çıkıp ’Ben klasik bir firewall yerine farklı bir yapı öneriyorum ve bu yapı çok daha iyi olacak. Biz bunu üç arkadaş düşündük, lütfen bizi destekleyin’ dediğinde, bizim önceliğimiz bu inavasyon fikirler olacaktır. Çünkü bu tür yaklaşımların küresel ölçekte başarı şansı çok daha yüksektir. Artık 25–30 yıldır yapılan bir ürünün yerine yeni bir yaklaşım sunduğunuzda ve bunun çok daha güvenli olduğunu ortaya koyduğunuzda, sürdürülebilir bir ürün geliştirmiş olursunuz. Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır. Bizler de devlet olarak bu fikirlerin destekçisi olacak ve sizlerin yanında duracağız. Elbette yerli olmayan siber güvenlik ürünlerini millîleştirme hedefimiz devam etmektedir; ancak inovatif yaklaşımlarla bize gelmeniz durumunda bu fikirler destekleme süreçlerinde çok daha öncelikli olacaktır. Bunun haricinde de devletin sizlere sunması gereken destekler bulunmaktadır" diye konuştu. Programda ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen de bilişim suçlarının bireysel etkileri üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Programa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu katıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin bilgilendirmesiyle program sona erdi.
Yozgat Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak: "Öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılmalı"
10 Şubat 2026 Salı - 13:15 Yozgat Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak: "Öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılmalı" Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, kademeler arası geçiş sınavlarında öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Milli Eğitim Bakanlığı Bireysel Öğrenme Platformu (MEBİ) ve Ortaöğretim Genel Müdürlüğü Materyal (OGM) sistemleri değerlendirildi. Toplantıda sunum yapan Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, öğrencilerin sınavlarda kolaylıkla kullanabileceği dijital ortamlardan bahsederek, Milli Eğitim Bakanlığı’nca ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyallerin okul kurumlarında kullandırılmaması ve bu uygulamalardan kaçınılması hakkındaki genelgeyi hatırlattı LGS, TYT ve AYT gibi kademeler arası geçiş sınavlarında öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Altınkaynak, MEBİ isimli bireysel öğrenme platformunun 80 bin 183 soru bulundurduğunu, 90’dan fazla deneme imkanı tanındığı, bin 584 konu anlatım videoları ve bin 293 adet ders notu bulunduğunu ifade etti. OGM Materyal’de ise 30 binden fazla çözümlü soru ve deneme sınavları bulunduğunu söyleyen Altınkaynak üç boyutlu kitapların da olduğunu belirtti. Dijital platformların tanıtılması aşamasında ise her okuldan birer müdür yardımcısı, bir rehber öğretmen ve bir bilişim teknolojileri öğretmeniyle deneme sınavlarının nasıl yapılacağının sistem üzerinden uygulamalı olarak anlatıldığı ise yapılan çalışmalar arasında gösterildi. Yetiştirilecek olan öğrencilerin bilgili, donanımlı öğrendiği bilgileri beceriye dönüştürmüş bireyler olmasını hedeflediklerini belirten Altınkaynak, "Biz işimizi de seviyoruz vatanımızı da seviyoruz ve görevimizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içerisinde çalışıyoruz" dedi.
Kütahya, Avrupa ülkelerinden gelen gençlerin buluşma noktası oldu
10 Şubat 2026 Salı - 12:41 Kütahya, Avrupa ülkelerinden gelen gençlerin buluşma noktası oldu Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen gençlerin buluşma noktası oldu. 2071 Tavşanlı Erdemli Nesiller Derneği tarafından yürütülen uluslararası proje kapsamında bir araya gelen gençler, kültürel etkileşim ve kardeşlik mesajı verdi. Tavşanlı, kültürel mirasın geleceğe aktarılması hedefiyle dev bir gençlik hareketliliğine ev sahipliği yapıyor. 2071 Tavşanlı Erdemli Nesiller Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği koordinatörlüğünde yürütülen "Kültürün İzinde: Gençlerden Geleceğe Miras" (Tracing Culture: A Legacy From Youth To The Future) projesi; Polonya, Macaristan, Hırvatistan ve Portekiz’den gelen temsilcileri ilçede bir araya getirdi. "Kafede kahvaltı programı" İlçedeki bir kafede düzenlenen kahvaltı programına Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, dernek yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Farklı coğrafyalardan gelen gençlerin aynı masada buluştuğu programda, projenin temelini oluşturan "hoşgörü ve kültürlerarası bağ" vurgusu ön plana çıktı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, yerel ve Avrupa kültürü arasında güçlü bir köprü kurdu. "Hedefimiz Tavşanlı’nın yerel değerlerini Avrupa’ya taşımak" Projenin detaylarını paylaşan 2071 Erdemli Nesiller Derneği Başkan Vekili ve Tarih Öğretmeni Mesut Kocaman, Tavşanlı’nın yerel değerlerini Avrupa’ya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Kocaman, yaptığı açıklamada, "Bu proje ile kültürel mirasımızı sadece bir anı olarak değil, gençlerin omuzlarında geleceğe taşınacak canlı bir değer olarak görüyoruz. Mayıs ayında Avrupa’dan yaklaşık 30 gencimizi 5 gün boyunca ilçemizde misafir edeceğiz. Bugün burada İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün de katılımıyla gerçekleştirdiğimiz hazırlık toplantısı ve kahvaltı buluşması, kuracağımız güçlü bağların ilk adımıdır" dedi. "Projenin amacı" Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen proje kapsamında gençler; geleneksel leblebi üretiminden iğne oyasına, yerel mutfak sanatlarından kültürel oyunlara kadar pek çok değeri yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Programın saha uygulamaları bölümünde ise Aizanoi Antik Kenti gibi tarihi mekânlara geziler düzenlenerek Kütahya’nın tarihi ve turistik zenginliği uluslararası boyutta tanıtılacak. Projenin sadece bir gezi programı olmadığını vurgulayan dernek yetkilileri, Tavşanlılı gençlerin kendi değerlerini tanıtırken misafir gençlerin de kendi ülkelerine ait sunumlar yapacağını ifade etti. Bu karşılıklı etkileşim sayesinde gençler arasındaki önyargıların yıkılması ve kalıcı bir kültürel iş birliği ağının oluşturulması hedefleniyor.