EKONOMİ
Ülker, 2025 finansal sonuçlarını açıkladı 10 Mart 2026 Salı - 18:42:56 Türkiye’de gıda sektöründeki lider markalarından Ülker Bisküvi, 2025 yılını 112 milyar TL ciroyla kapattığını, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Ülker Bisküvi, 2025 yılındaki cirosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Şirket, geçen yılı yüzde 16,5 Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjıyla tamamladı. Ülker Bisküvi, herkesi etkileyen küresel ölçekteki ekonomik dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin ön planda olduğu 2025 yılında, tüm zorlu koşullara rağmen tüketicilerinin değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından takip ederek, yatırımlarını yaparak çevik, verimli ve yenilikçi bir şekilde yoluna devam etti. Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı "Mutlu et, mutlu ol" felsefesinden hareketle, "istikrarlı, rekabetçi, kârlı, sürdürülebilir ve insan odaklı büyüme" anlayışıyla oluşturdukları "5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli"nin, sürdürülebilir gelecek için rehber niteliği taşıdığını kaydetti. "Made in Türkiye" etiketli ürünleri 100’den fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Kölükfakı, "2025 yılında üretim gücümüz, yenilikçi markalarımız, modern üretim altyapımız, ihracatımız ve oluşturduğumuz istihdamla ülke ekonomisine değer katmayı sürdürdük. Tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü, dijital eğilimleri ve atıştırmalık kategorisindeki yeni motivasyonları, bilim, veri ve teknolojiyle birleştirerek Ar-Ge merkezlerimizde yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Türkiye’de 55 yeni ürün raflarda yerini aldı" dedi. S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre gıda şirketleri arasında global ölçekte yüzde 3’lük dilimde yer alarak başarılı bir performans gösterdiklerini dile getiren Kölükfakı, "Uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirmesinde 504 halka açık gıda şirketi arasında Aralık 2025 itibarıyla en yüksek puanı alarak üçüncü kez dünya birinciliğini kazandık. Ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören tüm sektörler arasında da üçüncü kez birinci sırada yer aldık. Bu sonuçlar, Ülker olarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında benimsediğimiz uzun vadeli, tutarlı ve odaklı yaklaşımın güçlü bir göstergesi. Ülker olarak, paydaşlarımızdan aldığımız güçle sorumluluk bilinci yüksek, dayanıklı ve istikrarlı bir gelecek inşa edebilmek için çalışacağız" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 17:47 İranlı turist krizi Bodrum turizmini vurdu: "Nevruz öncesi rezervasyonların yüzde 70’i iptal" ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin turizme yansımaları Ege Bölgesi’nde hissedilmeye başlandı. Nevruz dönemi öncesinde özellikle İranlı turistlerden yoğun talep bekleyen turizm merkezlerinde rezervasyonların büyük bölümü iptal edilirken, uçuşların da tamamen durduğu öğrenildi. Turizm sektörü temsilcilerinden edinilen bilgilere göre Ege Bölgesi’ne gelen turist sayısında yüzde 70’e yakın düşüş yaşandı. Nevruz döneminde İran pazarındaki kaybın yüzde 80’e ulaşabileceği belirtilirken; özellikle Muğla, İzmir, Antalya, Van ve İstanbul’un bu durumdan en çok etkilenen şehirler olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl Nevruz döneminde yaklaşık 120 bin İranlı turistin Türkiye’ye geldiği belirtilirken, bu yıl yaşanan gelişmeler nedeniyle söz konusu hareketliliğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği bildirildi. "Rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Artuk, yaşanan gelişmelerin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. Artuk, "Nevruz döneminde İran’dan turizm hareketliliği başlıyordu. Nevruz şu anda halihazırda kutlanmayacak. Bu nedenle bölgemizde birçok otelin açılışı ertelenecek. Özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgesi bu durumdan ciddi şekilde etkilenecek diyebiliriz. Bu yıl aslında erken rezervasyonla başlamıştık. İran genelde son dakika rezervasyonlarıyla çalışan bir pazar ama bu yıl ciddi bir ön rezervasyon almıştık. Olayların başlamasıyla rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu. Uçakların ise yüzde 100’ü iptal edildi" dedi. "120 bin turistin yüzde 80’i kayıp" Geçen yıl Nevruz döneminde Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin İranlı turistin ağırlandığını belirten Artuk, bu sayının büyük bölümünün kaybedildiğini ifade etti. Artuk, "Bu turistlerin büyük bölümü İzmir, Antalya, Van, İstanbul ve Muğla’ya geliyordu. Muğla’da ise özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum yoğun talep görüyordu. Ancak şu anda bu 120 bin kişinin yaklaşık yüzde 80’i, yüzde 85’i kayıp vaziyette. Uçuşlar olmadığı için yalnızca kara yolu ile bir hareketlilik olabilir. Muhtemelen önce otobüslerle bir akım oluşacak. Turizm hareketliliğinin nisan ortası gibi yeniden başlamasını bekliyoruz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 17:41 Van TSO’dan ‘Outlet Fest’ açıklaması Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), 12-29 Mart tarihlerinde düzenlenmesi planlanan "Outlet Fest" organizasyonun Van’ın gerçeğinde yerel esnafa ağır darbe vurabilecek bir girişim olduğunu duyurdu. Van TSO’dan yapılan yazılı açıklamada, 12-29 Mart 2026 tarihlerinde Van Expo Fuar Merkezi’nde yapılması planlanan "Outlet Fest" etkinliğine ilişkin yerel ekonominin can damarı olan esnaf ve tüccarın sesini duyurmak, endişelerini dile getirmek amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Açıklamada, "Outlet Fest, dışarıdan bakıldığında ‘büyük indirim, ünlü marka’ diye cazip gösterilse de Van’ın gerçeğinde yerel esnafımıza ağır darbe vurabilecek bir girişimdir. Biz bunu iyi niyetli bir ticari faaliyet olarak değil, daralmış pazarımızı daha da daraltan, ailelerimizin geçim kapılarını tehdit eden bir tehlike olarak görüyoruz. Daha önce Van Valimiz ile yaptığımız görüşmede ve vali yardımcımız başkanlığında gerçekleştirdiğimiz toplantıda ortak görüş olarak; İran’daki ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaten İranlı misafirlerimiz büyük oranda gelmiyor. Ramazan Bayramı öncesi dönem, Van tüccarı ve esnafı için yılın en kritik, en sınırlı kazanç fırsatı olan zaman dilimidir. Tam bu hassas dönemde büyük markaların dev indirimlerle Van’a gelmesi, mahalle esnafından butiğe, ayakkabıcıdan tekstilciye kadar tüm esnafımızın müşteri kitlesini çekip götüreceği kanısına varılmıştır. Van’ın ekonomisi büyük zincirlerden değil, alın terinden, aile işletmelerinden, nesilden nesile aktarılan emekten yükselir. Kısa vadede ‘ucuz alışveriş’ keyfi yaşatırken, uzun vadede binlerce Vanlı ailenin ekmeğiyle oynanmasına göz yumamayız. Biz Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak her zaman üyelerimizin yanında olduk, bugün de dimdik yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle açık ve net çağrımızdır. Yetkililerden ve organizatörlerden talep ediyoruz; Outlet Fest etkinliğinin bu tarihlerde yapılmamasını ya da en azından Van ekonomisine ve yerel esnafa zarar vermeyecek, yerli tüccarımızı koruyacak, bir tarihe ertelenmesini istiyoruz. Van’ın geleceği, güçlü bir yerel ekonomiyle mümkündür. Bu çağrımızın dikkate alınmasını umuyor, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet ediyoruz" denildi.
Samsun Merkez OSB’de kritik toplantı: Gündem Samsun-Mersin Sanayi Koridoru
03 Şubat 2026 Salı - 20:03 Samsun Merkez OSB’de kritik toplantı: Gündem Samsun-Mersin Sanayi Koridoru Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Yönetim Kurulu Toplantısı, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Master Planı’nın ilk fazında yer alan Samsun–Mersin Sanayi Koridoru ile uyumlu yürütülen çalışmalar başta olmak üzere, bölgesel teknopark, kreş ve üniversite-sanayi iş birlikleri ele alındı. Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Master Planı’nın ilk fazında yer alan Samsun–Mersin Sanayi Koridoru çalışmalarıyla uyumlu şekilde yürütülen Samsun Merkezli Bölgesel Teknopark Projesi oldu. Proje kapsamında mevzuat, yönetim yapısı, ortak kurum ve kuruluşlar, finansal kaynaklar ile Merkez OSB’ye ait taşınmaz ve binaların bölgesel teknoparka tahsisi konuları ele alındı. Ayrıca, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile birlikte teknoparkın kurulması ve kurucu şirketin oluşturulmasına ilişkin süreçler görüşülerek, bu çalışmalar için OSB Bölge Müdürü’nün yetkilendirilmesine karar verildi. Halihazırda yürütülen çalışmalar hakkında OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, Yönetim Kurulu’na bilgilendirmede bulundu. Gündemdeki projeler Toplantıda ayrıca Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Yeşilyurt Demir Çelik Meslek Yüksekokulu ile Merkez OSB arasında yürütülmesi planlanan projeler gündeme geldi. Yük taşıma robotu, güneş paneli otomatik temizleme ve taşıma sistemi, üç fazlı asenkron motorlara yönelik PLC ve RF kumandalı yıldız-üçgen yol verme sistemi, endüstriyel atıkların ileri biyolojik yöntemlerle arıtılması ile otonom mini dron tasarımı ve uygulamalı eğitim projeleri hakkında OMÜ Yeşilyurt Demir Çelik MYO Müdürü Prof. Dr. Gökhan Demir tarafından Yönetim Kurulu’na bilgi verildi. Toplantı, Samsun Merkez OSB’de sanayi, teknoloji ve eğitim alanlarında yürütülen çalışmaların daha da güçlendirilmesi hedefiyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Çankırı’da ihracat Aralık ayında 40 milyon 165 bin dolar oldu
03 Şubat 2026 Salı - 18:15 Çankırı’da ihracat Aralık ayında 40 milyon 165 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2025 yılı Aralık ayında ihracat 40 milyon 165 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2025 yılının Aralık ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 165 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 29 milyon 96 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 6 milyon 888 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 1 milyon 62 bin dolar ile "ana demir ve çelik imalatı" ürün grubu takip etti. Aralık ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 54 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Aralık ayında Çankırı’dan 86 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 9 milyon 955 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 5 milyon 281 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 2 milyon 904 bin dolar ile Macaristan bulundu. Çankırı’nın 2025 yılı Aralık ayındaki ithalatı ise 17 milyon 286 bin dolar oldu. 94 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 4 milyon 955 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 2 milyon 143 bin dolar "temel kimyasal maddelerin imalatı" ve 1 milyon 605 bin dolar ile "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ürün grubu yer aldı. Aralık ayında 29 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 2 milyon 274 bin dolar ile Çin yer aldı. İkinci sırada 1 milyon 408 bin dolar ile Japonya, üçüncü sırada 1 milyon 229 bin dolar ile Tayland takip etti. Öte yandan, Aralık ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da yüzde 232,4 oldu.
UzOman, Hektaş Özbekistan’a ortak oluyor
03 Şubat 2026 Salı - 17:30 UzOman, Hektaş Özbekistan’a ortak oluyor Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile Özbekistan Hükümeti’nin ortak yatırım şirketi UzOman, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın Özbekistan’daki yatırımı Hektaş Asia LLC’ye, sermaye artırımı yoluyla 24.9 Milyon USD bedel karşılığında yüzde 33,3 oranında ortak oldu. OYAK, Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile devam eden stratejik ortaklığı kapsamında Orta Asya’daki yatırımlarını güçlendiren yeni bir iş birliğini hayata geçirdi. Bu kapsamda, OIA ile Özbekistan Hükümeti tarafından kurulan ortak yatırım şirketi UzOman Investment Company, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın, Özbekistan’da kurduğu ve ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları fabrikası inşası devam eden yatırımı Hektaş Asia LLC’nin yüzde 33,3’üne ortak oldu. Yapılan açıklamaya göre, iş birliği, şirket ve OIA’nın gelişmekte olan pazarlarda sanayinin geliştirilmesi, bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi ve kalıcı ekonomik değer üretilmesine yönelik ortak stratejik vizyonunu yansıtıyor. Taşkent’te, Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen proje; ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları üretimiyle hem bölgesel gıda arz güvenliğine katkı sağlamayı hem de Orta Asya’da yerel üretim ve ihracat kapasitesini artırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir kârlılık ve nemaya katkı Şirketin uluslararası pazarlarda uzun vadeli değer oluşturma vizyonunun önemli bir adımı olarak öne çıkan iş birliği, İstanbul’da düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Anlaşma, Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi ve UzOman Yatırım Direktörü Mohammed Al Abri tarafından imzalandı. Ortaklık anlaşmasının imza töreninde konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Şirket olarak, yurt dışından doğrudan yatırım ve finansman girişi sağlayan, katma değer oluşturan projelere öncelik veriyoruz. Hektaş Asia ortaklığı kapsamında yurt dışından kaynak sağlarken, çoğunluk payın Hektaş’ta olması stratejik bir kazanımdır. Şirketin sürdürülebilir kârlılığına katkı sunacak bu yatırım, aynı zamanda OYAK ve üyelerimiz için uzun vadeli ve istikrarlı nema oluşturma hedefimizi de desteklemektedir" diye konuştu. Orta Asya’da büyüme vizyonu UzOman’ın Hektaş Asia’ya ortak olmasının OYAK’ın küresel büyüme yaklaşımını yansıttığını vurgulayan Yalçıntaş, şunları söyledi: "Hektaş Asia LLC tarafından Orta Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden Özbekistan’da hayata geçirilen bu önemli yatırım, şirketin uluslararası üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirirken OYAK’ın uzun vadeli ve bölgesel etki oluşturan yatırım stratejisini de doğrudan desteklemektedir. Bu yatırım, yalnızca bir üretim tesisi olmanın ötesinde; bilgi, teknoloji ve insan kaynağını merkeze alan entegre bir sanayi yaklaşımının somut bir yansımasıdır. Şirket olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada yerel kalkınmayı destekleyen, bölgesel entegrasyonu güçlendiren ve uzun vadede kalıcı ekonomik değer üreten projelere odaklanıyoruz. Bu proje de Orta Asya’daki büyüme vizyonumuzun önemli yapı taşlarından biridir." UzOman Investment Company CEO’su Omar Bahram da iş birliğinin Özbekistan açısından stratejik önemine dikkat çekerek, "UzOman aracılığıyla, ileri tarımsal girdi üretimini Özbekistan’da yerelleştirmek üzere şirket ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım; gıda güvenliğini destekleyecek, ithalat bağımlılığını azaltacak ve Özbekistan’ı Orta Asya’da tarımsal çözümler için bölgesel bir merkez konumuna taşıyacaktır" dedi. Uzun vadeli ve kalıcı değer üretecek Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi de Hektaş’ın Orta Asya’yı büyüme ve uluslararası genişleme stratejisinin öncelikli coğrafyalarından biri olarak konumlandırdığını, özellikle Özbekistan’ın bu stratejide özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Terzi, aldığımız uluslararası finansman katkısıyla şirketin küresel tarım ekosisteminde uzun vadeli ve kalıcı değer üretmeye odaklanan etkin bir oyuncu olma hedefiyle ilerlediğini ifade etti. Anlaşma kapsamında UzOman Investment Company ve Hektaş, Özbekistan’da faaliyet gösteren Hektaş Asia LLC şirketi aracılığıyla bitki koruma ürünleri ile organo-mineral gübrelerin yerel üretimine odaklanacak. Bölgesel üretim ve ihracat odağı Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde, Taşkent yakınlarında yaklaşık 100 hektarlık alanda yapımı süren tesisin 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor. Yatırım, iç pazarın yanı sıra komşu Orta Asya ülkelerine yönelik ihracatı da kapsayacak şekilde kurgulanarak, şirketin bölgesel ölçekte rekabet gücü yüksek sanayi yatırımları oluşturma hedefini destekliyor.
ATO Başkanı Baran: "100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 17:11 ATO Başkanı Baran: "100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve tüm imalat sanayi işletmelerimizi kapsayan, 100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini iş dünyamız adına büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. ATO Başkanı Baran, kabine toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar liralık finansman paketini değerlendirdi. Baran, açıklanan paketi iş dünyası adına büyük memnuniyetle karşıladıklarını, bu paketin üretimin sürdürülebilirliği, ticaretin ve ihracatın devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Baran, 100 milyar liralık paketin, istihdamın korunması ve sanayi işletmelerinin rekabet gücü açısından büyük bir destek olacağını ifade etti. "Bu destek, önemli bir adım olmuştur" Destek paketinin üretimin sürdürebilirliği açısından büyük bir dönüm olduğunu belirten Baran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve tüm imalat sanayi işletmelerimizi kapsayan, 100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini iş dünyamız adına büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bu destek, üretimin sürdürülebilirliği, ticaretimizin ve ihracatımızın devamı, istihdamın korunması ve sanayi işletmelerimizin rekabet gücü açısından önemli bir adım olmuştur. Özellikle finansman maliyetlerinin arttığı ve başta KOBİ’lerimiz olmak üzere işletmelerimizin finansmana erişimde sıkıntılar yaşadığı bu süreçte, 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, piyasa şartlarının altında sunulacak bu kredi imkanı, imalat sanayimiz için rahatlatıcı bir imkan oluşturacaktır. Finansman paketinin, kredi kefalet paketiyle desteklenmesini de ayrıca çok kıymetli buluyoruz. Paketin istihdam yoğunluğu esas alınarak işletme başına 50 milyon liraya kadar kredi imkanı sunması ve istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığıyla 10 puan indirim imkanı sağlaması, paketin üretim ile birlikte istihdamı da önceleyen yaklaşımının bir göstergesidir. Bu finansman paketinin, başta imalat sanayimiz olmak üzere tedarik zincirinin tüm halkalarına olumlu yansıyacağına, yatırımı, üretimi ve istihdamı destekleyerek, ekonomik büyümeye katkı sağlayacağına inanıyoruz. İş dünyası adına, bu önemli destek mekanizmasının hayata geçirilmesinde irade koyan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor, kredi paketinin ülkemiz, iş dünyamız ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" cümlelerine yer verdi.
Marmaris Bozburun Tersane bölgesinde yatırım alanlarına yerinde inceleme
03 Şubat 2026 Salı - 17:04 Marmaris Bozburun Tersane bölgesinde yatırım alanlarına yerinde inceleme Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Tersane Bölgesi’nde planlanan yatırım alanlarına yönelik yerinde incelemeler gerçekleştirildi. İncelemeler kapsamında, Loca Türk Tersanesi ile Tümer Tersanesi’nin Yeşilova Mahallesi sınırları içerisinde kalan alanları ile Ege Bozburun Marina ve tersane sahalarının bulunduğu Bozburun Mahallesi’ndeki bölgeler değerlendirildi. Söz konusu alanların, Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından verilen ön izinler ile Milli Emlak Müdürlüğü’nün Ege Bozburun Marina İşletmeciliğine sağladığı kullanma izinleri çerçevesinde incelendiği öğrenildi. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Bozburun Tersane Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelere yönelik ziyaretlerini; Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat ve Milli Emlak Müdürü Hakkı Kapçak ile birlikte gerçekleştirdi. Heyet, bölgede faaliyet gösteren şirketlerin yeni yatırım taleplerine ilişkin ihtiyaç duyulan arazilerin yatırıma uygunluğunu yerinde değerlendirerek mahalli incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında, Milli Emlak Müdürlüğü tarafından kullanma izni verilen mevcut dolgu alanlarının kullanım durumları incelenirken, kullanma izni sözleşmelerinin tadiline yönelik konularda da görüş alışverişi yapıldı. Ayrıca Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından dolgu alanlarına verilen ön izinler kapsamında süreçlerin mevcut durumu ele alındı. Yetkililer, yapılan incelemelerin bölgedeki yatırımların mevzuata uygun şekilde ilerlemesi ve tersane alanlarının planlı gelişimi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Bakan Işıkhan: "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 16:56 Bakan Işıkhan: "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" dedi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında ‘Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü’ İmza Töreni gerçekleşti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, SGK’nın görev ve yetki alanına giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik; bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ile üretime yönelik olanlar da dahil olmak üzere proje faaliyetleri gibi benzeri hususlarda iş birliği yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlandı. "İmzalayacağımız protokolüm ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Programda bir konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, akademi camiasıyla ilgili kamu kurumlarının ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışlarını güçlendirecek bir işbirliği protokolüne atacaklarını belirtti. Ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik olduğu sürece başarının kaçınılmaz olduğunu bildiren Işıkhan, "İş birliğinin var olduğu yerde; çözüm vardır, dayanışma vardır, katma değer ve üretim vardır. Bugün burada imzalayacağımız protokol; ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Akademi kökenli bir Bakan olarak, hem sosyal güvenlik hizmetlerimizi, hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerimizi ilgilendiren bu önemli mevzuda, akademi camiamızın inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını, ayrıca değerli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim" açıklamasında bulundu. Işıkhan, SGK’nin GSS kapsamında yer alan hizmetleri sunduğunu söyleyerek, bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri de hayata geçirdiklerini ifade etti. Son dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sağlık alanında gerçekleştirdiği hizmetlere de değinen Işıkhan, bütün bu adımların sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve sağlık finansman yapısını dengeli biçimde sürdürmek amacıyla hayata geçirildiğini dile getirdi. "Bir taraftan ekonomimizi büyütürken diğer taraftan da daha sağlıklı bir ülke bırakmak için yeni hedefler üretiyoruz" Işıkhan, toplumun sağlıklı bireylerden oluşmasını amaçladıklarını ve bunun devamının sağlanmasının ise ekonomik kalkınma açısından önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini vurgulayarak, "Hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan Genel Sağlık Sigortası ve nüfusumuzun nereyse tamamını kapsayan Sosyal Güvenlik Sistemimiz, sadece sosyal kalkınmamızın değil aynı zamanda ekonomik kalkınmamızın geleceği açısından da oldukça mühim bir husustur. Bir taraftan ekonomimizi büyütüp, kamu kurumlarımızı geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için her geçen gün yeni projeler ve hedefler üretiyoruz. Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz; sadece sağlık finansmanı sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenilir ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa edebilmektir" değerlendirmesinde bulundu. "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" GSS uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin çalışmalarını bilimsel ve teknik danışmanlık desteği ile yürütmeye önem verdiklerini aktaran Işıkhan, bu hususta üniversiteleri; eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak gördüklerini aktardı. Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerimizin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Dolayısıyla, Sosyal Güvenlik Kurumumuz ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen bu iş birliği, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir modeldir. Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutacaktır. Bizler, üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak görüyor; bu tür iş birliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle destekliyoruz." "İmzalanacak protokoller çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır" SGK Başkanı Raci Kaya ise, kamu yönetimi ile akademik bilginin aynı hedef doğrultusunda buluştuğu bir iş birliği için bir araya geldiklerini belirterek, "İmzalanacak protokoller; genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik olarak bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ve proje faaliyetlerini kapsayan çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır. Bu iş birliğiyle amacımız; uygulamadan gelen tecrübeyi akademik bilgiyle buluşturarak, kanıta dayalı, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sunmaktır. Bilimsel üretim gücü ile kamu kurumlarımızın saha deneyiminin birleşmesi, sağlık sistemimizin geleceği açısından son derece değerlidir" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK Başkanı Raci Kaya, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın ve Ankara Üniversitesi Rektörü Naci Ünüvar tarafından işbirliği anlaşması imzalandı.
DSO Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi
03 Şubat 2026 Salı - 16:35 DSO Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi Denizli Sanayi Odası (DSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Denizli Sanayi Odası (DSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra Denizli sanayisinin mevcut durumu, sektörler bazında yaşanan sorunlar ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleriyle zenginleşen toplantıda, Oda faaliyetleri ve yürütülen çalışmalar hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu. Konyalıoğlu: "Belirsizlikleri doğru yönetenler öne çıkacak" Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, son dönemde artan küresel ve yerel belirsizliklerin başta tekstil olmak üzere tüm ana sektörler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Konyalıoğlu, üretim ve fiyatlama kararlarına ilişkin soru işaretlerinin sektörlerde yoğun şekilde gündeme geldiğini belirterek, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişimlerin sanayi üzerindeki etkilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu süreçte belirsizliği doğru yöneten firmaların daha güçlü konumlanacağını vurguladı. 53. Yıl: kurumsal hafıza ve gelecek perspektifi Toplantının devamında Yönetim Kurulunu temsilen kürsüye çıkan Başkan Yardımcısı Osman Uğurlu, konuşmasına DSO’nun 9 Ocak itibarıyla 53. kuruluş yılını geride bıraktığını belirterek başladı. İki bini aşkın sanayici üyeyle birlikte yola devam etmenin memnuniyetini ve gururunu yaşadıklarını ifade eden Uğurlu, yarım asrı aşan kurumsal birikimin Denizli sanayisinin gelişiminde önemli rol oynadığını vurguladı. Uğurlu, 53. yılın hem geçmişin değerlendirilmesi hem de gelecek vizyonunun güçlendirilmesi açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi. Sanayide güncel görünüm ve oda çalışmaları Güncel ekonomik gelişmelere de değinen Uğurlu, imalat sanayinde son yıllarda yaşanan istihdam kaybının dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirterek, kapasite artışına rağmen istihdamdaki gerilemenin sektör için önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Para politikası, enflasyon beklentileri ve finansmana erişimin sanayici üzerindeki belirleyici etkisinin sürdüğünü vurguladı. Ocak ayı faaliyetleri ve tekstil sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğurlu, küresel ölçekte yaşanan daralmanın sektörü olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ihracat kapasitesi ile mevcut sipariş hacmi arasındaki dengesizliğin ciddi bir fiyat rekabetine yol açtığını ifade etti. Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen Heimtextil Ev Tekstili Fuarı’nın önceki yıllara kıyasla daha verimli geçtiğine dikkat çeken Uğurlu, Denizli’den ev tekstili sektöründe faaliyet yürüten 57 firmanın fuara katıldığını, DSO Yönetimi olarak üye firmaları desteklemek amacıyla fuarda yer aldıklarını aktardı. Yeni yatırımlara GEKA desteği: öncelikli sektörler DSO Meclisinde paylaşıldı Denizli’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Yönetim Kurulu Başkanımız Selim Kasapoğlu’nun katıldığı 172. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Yönetim Kurulu Toplantısında, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında sunulan teşvikler gündeme alındı. Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğurlu, GEKA tarafından ilan edilen teşvik başlıklarının detaylarını DSO Meclis Üyeleriyle paylaştı. Makine ve otomasyon sistemleri, yedek parça üretimi, yüksek katma değerli tel ve kablo üretimi ile teknik tekstil ve fonksiyonel kumaş üretimi alanlarında gerçekleştirilecek yeni yatırımlar için sağlanacak devlet desteklerine dikkat çeken Uğurlu, DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin yatırım süreçlerinin tüm aşamalarında sanayicinin yanında olduğunu vurguladı. Uğurlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne destekleri için teşekkür ederken; teşvik konularının belirlenme sürecinde DSO’nun görüş ve çalışmalarını dikkate alan GEKA’ya da ayrıca teşekkür etti. Mesleki eğitim ve Model Fabrika odaklı dönüşüm Konuşmasında Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) kapsamında meslek liseleriyle yürütülen çalışmalara da yer veren Uğurlu, sanayi-okul iş birliklerinin sahada somut çıktılar ürettiğini söyledi. Velilerle yapılan buluşmaların mesleki eğitimin öneminin daha net anlaşılmasına katkı sağladığını ifade eden Uğurlu, DSO’nun 9 meslek lisesine destek verdiğini, 25 sanayicinin de Protokol Yürütme Kurulu üyesi olarak sürece katkı sunduğunu kaydetti. Ocak ayında özellikle Atatürk MTAL ile Gülay Kaynak Sarıkaya MTAL’e hibe edilen makine ve teçhizat desteklerine katkı koyan DSO üyelerine teşekkür etti. Denizli Model Fabrika çalışmaları hakkında da bilgi veren Osman Uğurlu, Ocak ayı içerisinde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ve beraberindeki heyetin Model Fabrika’da ağırlandığını, yürütülen çalışmaların yerinde değerlendirildiğini söyledi. Toplantıda söz alan Yönetim Kurulu Üyesi Enis Emre Boz ise Model Fabrika eğitimlerinin yüksek verimlilik sağladığını belirterek, yıl içinde daha fazla firmaya ulaşmak amacıyla eğitim sürelerinin yeniden planlanabileceğini ve hizmet alan firmalarda verimlilik alanında sağlanan çarpıcı dönüşümün yakında kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. DSO Verimlilik Merkezi, Teşvik Ofisi ve Model Fabrika’nın entegre yapısının Denizli sanayisi açısından stratejik önem taşıdığını söyleyen DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş ise Model Fabrika’nın resmi açılışının Şubat ayı sonunda gerçekleştirileceğini Meclis üyeleriyle paylaştı. SKDM’nin Denizli sanayisine etkileri değerlendirildi Toplantıda, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan kesin uygulama dönemine ilişkin gelişmeler ve Denizli sanayisine yansımaları ele alındı. Yapılan değerlendirmelerde, SKDM’nin sektörlerine ilişkin Avrupa pazarına ihracat gerçekleştiren firmaların tedarik zincirinde yer alan işletmeleri de yakından ilgilendirdiği vurgulandı. DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, SKDM sürecinde Türkiye’nin önemli bir uyum çabası içerisinde olduğunu belirterek, uygulamanın sahadaki etkilerinin firmalar tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini dile getirdi. Okan, sürecin doğru yönetilememesi halinde belirsizlikler ve ek maliyetlerle karşılaşılabileceğine dikkat çekti. DSO Genel Sekreter Yardımcısı Cansun Özdülger ise sürecin sanayi açısından sağlıklı ilerleyebilmesi için ulusal düzeyde gerekli altyapıların zamanında devreye alınmasının önemini vurguladı. Meclis toplantısında ayrıca, Denizli Sanayi Odası’nın SKDM sürecine ilişkin üyelerden gelen görüş ve saha geri bildirimlerini ilgili kurumlara ilettiği ve süreci TOBB ve ilgili bakanlıklarla koordinasyon içerisinde yakından takip ettiği bilgisi paylaşıldı. Denizli Sanayi Odası’nın, SKDM’nin kesin uygulama dönemine geçiş sürecinde üyelerin bilgilendirilmesi, sürecin doğru yönetilmesi ve sanayinin rekabet gücünün korunması amacıyla çalışmalarını sürdüreceği belirtildi. Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, sektörler bazında değerlendirmeler ve Ocak ayı faaliyetlerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Akıncı: "Finansman paketi reel sektöre nefes olacak"
03 Şubat 2026 Salı - 16:22 Akıncı: "Finansman paketi reel sektöre nefes olacak" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, tüm imalat sanayi işletmelerini kapsayan 100 milyar TL tutarındaki finansman paketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel talepteki dalgalanmalar, maliyet baskıları ve sıkılaşan finansal şartlarının üretici kesim üzerinde belirleyici olduğu bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Akıncı, açıklanan paketin reel ekonomi açısından zamanlaması doğru ve stratejik bir hamle olduğunu ifade etti. Akıncı, "Bugün sanayi işletmelerimizin en temel ihtiyacı; öngörülebilirlik, sürdürülebilir nakit akışı ve erişilebilir finansmandır. Açıklanan bu paket; 6 aylık geri ödemesiz dönem, 36 aya uzanan vade yapısı ve piyasanın altında maliyet yaklaşımıyla, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı artan firmalarımız için önemli bir denge unsuru oluşturacaktır. Kredi kefalet mekanizmasıyla teminat yapısının desteklenmesi ve istihdamını muhafaza eden KOBİ’lere sağlanacak ilave avantajlar ise paketin sosyal ve ekonomik boyutunu güçlendiren tamamlayıcı unsurlardır. Finansmana erişimin rahatlatılması; yalnızca firmaların kısa vadeli yüklerini hafifletmek anlamına gelmez. Aynı zamanda üretim kapasitesinin korunması, siparişlerin zamanında karşılanması, ihracat bağlantılarının sürdürülebilmesi ve tedarik zincirlerinin aksamadan işlemesi açısından da kritik rol oynamakta. Bu yönüyle söz konusu paket, büyümenin temel dinamiği olan imalat sanayisini doğrudan destekleyen yapısal bir adımdır" dedi. Gaziantep gibi üretim gücü yüksek, ihracata dayalı şehirlerde bu tür hedefli finansman araçlarının rekabetçiliğin devamı ve istihdamın kalıcı şekilde korunması açısından ayrı bir önem taşıdığını aktaran Akıncı, "Elbette asıl belirleyici olan, uygulama sürecinin hızlı, sade ve sahaya temas eden bir anlayışla yürütülmesidir. Özellikle KOBİ’lerin krediye erişiminde zaman kaybına yol açabilecek bürokratik engellerin minimumda tutulması, paketin etkinliğini doğrudan etkileyecektir" diye konuştu. Akıncı, açıklanan finansman paketi dolayısıyla emeği geçenlere teşekkür ederek, atılan bu adımın Türkiye ekonomisinin reel temellerini güçlendirme yönünde önemli bir katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
Ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 30,65 oldu
03 Şubat 2026 Salı - 16:10 Ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 30,65 oldu Ocak ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,84 artarken, yıllık yüzde 30,65 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,65 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,98 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 31,69 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,69 artış, ulaştırmada yüzde 29,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,36 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 7,82, ulaştırmada 4,64 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,74 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 6,59 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59 artış, ulaştırmada yüzde 5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 4,43 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,61, ulaştırmada 0,88 ve konutta 0,51 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla, 14 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 3 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 157 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,11 arttı, aylık yüzde 4,22 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,22 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,22 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,82 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,17 arttı, aylık yüzde 2,67 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 2,67 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 2,67 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,17 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,39 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,10 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,97 artış, imalatta yüzde 27,10 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 25,94 artış ve su temininde yüzde 37,21 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 25,69 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,07 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,44 artış, enerjide yüzde 22,14 artış ve sermaye mallarında yüzde 29,24 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,24 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,84 artış, imalatta yüzde 3,24 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,57 azalış ve su temininde yüzde 2,02 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,96 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 4,02 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,16 artış, enerjide yüzde 1,69 azalış ve sermaye mallarında yüzde 2,82 artış olarak gerçekleşti.