EKONOMİ
GTB başkanlarından "12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü" mesajı 11 Mart 2026 Çarşamba - 17:20:53 Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümü yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. GTB Başkanları yayımladıkları mesajda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık azmini, iman gücünü ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan milli iradenin simgesi olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın sadece bir marş değil, aynı zamanda milletimizin ortak hafızasını ve bağımsızlık ruhunu yansıtan bir milli mutabakat metni olduğunu vurgulayan GTB başkanları, "Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen İstiklal Marşımız, aziz milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği destansı mücadelenin en güçlü sembollerinden biridir. ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım’ dizelerinde anlamını bulan bu ruh; tarih boyunca esareti kabul etmeyen, özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutan bir milletin iradesini ve karakterini ortaya koymaktadır. Milletimizin bağımsızlığı için büyük fedakârlıklar verdiği Millî Mücadele yıllarında kaleme alınan İstiklal Marşı, yalnızca cephede savaşan kahraman ecdadımıza moral ve güç veren bir eser olmakla kalmamış, aynı zamanda milletimizin ortak vicdanını ve sarsılmaz inancını da kelimelere dökmüştür. Bu yönüyle İstiklal Marşı; bağımsızlığımızın, birlik ve beraberliğimizin en güçlü sembollerinden biri olarak bugün de aynı heyecan ve aynı gururla okunmaktadır. ‘Korkma’ hitabıyla başlayan ve milletimizin özgürlük inancını ebediyete taşıyan İstiklal Marşı, sadece geçmişimizin değil, aynı zamanda geleceğimizin de en güçlü ilham kaynaklarından biridir. Bu eşsiz eser, milletimizin karakterini, imanını ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan bir milli miras olarak daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin yıl dönümünü gururla kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:20 Çarşamba’da istiridye mantarı üretimi artıyor Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi her geçen gün artarken, düzenlenen hasat etkinliği üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi gelişerek devam ediyor. Çarşamba’da üretim yapan Mürsel Aksar’a ait mantar işletmesinde düzenlenen istiridye mantarı hasat etkinliği, üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu işletme, 2021 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından sağlanan 480 bin TL hibe desteği ile kuruldu. Son teknolojiye sahip 7 üretim odası bulunan işletme, yıllık 84 ton üretim kapasitesine ulaştı. Öte yandan işletmede yer alan yıllık 11 bin ton kapasiteli istiridye mantarı kompost üretim tesisi, üreticinin kendi ihtiyacını karşılamanın yanı sıra bölgedeki diğer üreticilerin kompost ihtiyacına da katkı sağlıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise mantar üretiminin artırılması, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla üreticilere verilen desteklerin devam edeceği belirtildi. Açıklamada, üretim yapan ve bölge ekonomisine katkı sağlayan üreticilere teşekkür edilerek bereketli hasatlar dilendi. Yetkililer, istiridye mantarı üretiminin bölgede önemli bir alternatif gelir kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 16:13 Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi Garanti BBVA, BonusFlaş’ı uçtan uca yeniledi. Modern arayüzü, hızlandırılmış NFC ile Mobil Temassız ve QR ödeme akışları, gelişmiş kart yönetimi, kişiselleştirilmiş kampanya altyapısı ve dijital cüzdan özellikleriyle BonusFlaş, cüzdan, kampanya, ödeme ve kart deneyimini tek platformda sunuyor. Garanti BBVA, BonusFlaş’ı kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından yeniden tasarladı. BonusFlaş, yapılan güncelleme ile birlikte, müşteri deneyimi, teknoloji altyapısı ve dijital cüzdan kabiliyetleri açısından uçtan uca yenilenmiş bir platform olarak hayata geçti. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri ekibinin stratejik yönlendirmeleri, proje yönetimi, uygulama geliştirme ve önyüz tasarımı desteğiyle güçlendirilen yeni versiyon, kampanya ve ödeme deneyimini tek bir ekosistemde birleştirerek kullanıcılara hızlı, akıllı ve kişiselleştirilmiş bir dijital deneyim sunuyor. 2015 yılında "Kart bilgileriniz ve kampanyalarınız tek uygulamada" yaklaşımıyla sektörde önemli bir adım olarak hayata geçen BonusFlaş, kısa sürede Garanti BBVA’nın çok kullanılan mobil bankacılık uygulamalarından biri hâline gelmişti. GarantiPay, harcama kontrol, dijital slip gibi birçok yeni özellik BonusFlaş üzerinden kullanıcılarla buluşmuştu. Değişen müşteri beklentileri ve dijital standartlar doğrultusunda uygulama şimdi daha bütünleşik bir yapıya kavuştu. "Uçtan uca yeniledik" BonusFlaş’ın uçtan uca yenilenmesiyle ilgili konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Garanti BBVA olarak müşterilerimizin hayatını gerçekten kolaylaştıran anlamlı deneyimler oluşturmanın bir yolu olarak görüyoruz. Bugün artık mesele sadece teknoloji sunmak değil; müşteriyi gerçekten tanıyan, ihtiyacı doğru anda anlayan ve bütünleşik bir finansal deneyim sunabilmek. Kullanıcıların beklentisi de bu yönde değişiyor; bir uygulamadan öte, kendilerini anlayan ve doğru anda öneri sunan akıllı bir asistan deneyimi bekliyorlar. BonusFlaş’ı da tam bu noktada bir adım ileri taşıyoruz. Yapay zeka ile güçlendirdiğimiz yeni BonusFlaş, kampanya ve sadakat deneyiminin ötesine geçerek harcama, tasarruf ve öneriyi aynı çatı altında buluşturan akıllı bir dijital cüzdana dönüşüyor. Müşterilerimize daha kişisel, daha bütünleşik ve daha proaktif bir finansal deneyim sunuyor; bankacılığın geleceğini bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "İhtiyaçlara göre kampanyalar öneriyoruz" Yeniliklerden bahseden Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, "Bonus ve BonusFlaş markalarımızla Türkiye’de ödeme sistemleri alanında birçok yeniliğe imza attık, kart ve kampanya deneyimini dijitalleştiren, sektörde referans noktası haline gelen yenilikleri hayata geçirdik. Yine bu öncü yaklaşımın devamı niteliğinde, yenilediğimiz BonusFlaş’ı, kullanıcılarımızın ödeme deneyimini uçtan uca yeniden tasarlayan bir platform olarak hayata geçirdik. Kullanıcılarımız artık günlük hayatın içinde ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi tek platform üzerinden yapabiliyor. Kullanıcılar, tüm kartlarını tek bir yerden yönetebiliyor, kampanyalara tek dokunuşla katılabiliyor ve harcamalarını sektör bazlı grafiklerle takip edebiliyor. Ödeme, sadakat, kampanya, analiz ve kişisel önerileri tek bir platformda entegre ederek, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran ve değer katan bir dijital cüzdan olarak konumlandırıyoruz. Kişiselleştirme yaklaşımımızı ise hiper-kişiselleştirme boyutuna taşıdık. Müşterilerimizin harcama alışkanlıklarını, tercihlerini ve etkileşimlerini analiz ederek ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına göre kampanyalar ve öneriler sunuyoruz. Ana sayfa deneyimini de kullanıcı tercihlerine göre dinamik olarak kurguladık; en sık kullanılan işlemler, takip edilen markalar ve öne çıkan fırsatlar kişiye göre farklılaşabiliyor. Böylece BonusFlaş, her kullanıcı için kendine özgü bir deneyime dönüşüyor. Garanti BBVA’nın dijitalleşme ve inovasyon vizyonunun somut bir örneği olan bu yeni versiyonla kullanıcılarımızın finansal deneyimini daha güvenli, hızlı ve kişisel hâle getirmeyi amaçlıyoruz." Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, "Dijitalleşme, ödeme deneyimini kartın ötesine taşıyarak kullanıcıların hayatını her geçen gün daha da kolaylaştırıyor. Bu dönüşümü yalnızca teknolojimizle değil, danışmanlık ve strateji yetkinliklerimizle de destekliyoruz. BonusFlaş’ın yenilenme yolculuğunda Garanti BBVA ile yakın bir iş birliği içinde çalışarak ürün stratejisinden tasarım ve yazılım süreçlerine kadar geniş partner ekosistemimizin gücünü bu projeye taşıdık. Hiper-kişiselleştirme yetenekleriyle BonusFlaş’ın, müşterilere doğru anda doğru değeri sunan bir alışveriş katalizörüne dönüşmesine katkı sağlamaktan ve bu güçlü iş ortaklığıyla ekosisteme yeni bir değer kazandırmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" açıklamalarında bulundu. Sade ve hızlı arayüz BonusFlaş ile kullanıcılar daha sade ve yönlendirici bir ana sayfa deneyimiyle karşılaşıyor. Sık kullanılan işlemlere daha hızlı erişilebiliyor, kampanyalara tek tıkla katılım sağlanabiliyor ve kazanım durumları net biçimde takip edilebiliyor. Kampanya önerileri ve bildirimler, kullanıcıların harcama alışkanlıklarına göre anlamlı şekilde sunuluyor. Tüm kartlar tek cüzdanda Ödeme tarafında ise süreçler hızlandı ve sadeleşti. Android kullanıcıları ödeme öncesinde kayıtlı kartları arasından hızlıca seçim yapabiliyor. GarantiPay ve 3D Secure ile internetten ödemeler, kredi kartı borcu, fatura ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemeleri ile karttan karta yurt dışı para transferi gibi işlemler fiziki karta ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebiliyor. Çoklu kart sahibi müşteriler için kart yönetimi de yeniden kurgulandı. Toplam limit, kalan limit ve toplam borç bilgisi tek ekrandan görüntülenebiliyor; toplu borç ödeme yapılabiliyor. Harcama grafikleri sayesinde tüm kartlardaki işlemler sektör bazlı analiz edilebiliyor. Günlük, haftalık ve dönemsel harcama dağılımları karşılaştırılabiliyor. Garanti BBVA, kullanıcı deneyimini sürekli iyileştirmeyi ve müşterilerinin beklentilerini her zaman odağında tutmayı temel öncelik olarak konumlandırıyor. Yeni BonusFlaş ile dijital ödeme ve kampanya ekosistemini daha da geliştirecek yenilikleri önümüzdeki dönemde de kullanıcılarıyla buluşturmayı hedefliyor.
Hasan Fehmi Kinay: "Kütahya’da ortaklık kültürünü güçlendirmeliyiz"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:28 Hasan Fehmi Kinay: "Kütahya’da ortaklık kültürünü güçlendirmeliyiz" AK Parti önceki dönem Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay, Kütahya’da yatırım ve girişimcilik kültürünün geliştirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Kinay, Kıdemli Gazeteciler Gezek Gurubu’nun etkinliğinde konuşan Kinay, Kütahya’da ortaklık kültürü üzerine yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Kinay, günümüzde başarılı olmanın yolunun kaynaklar ile girişim ruhunu bir araya getirmekten geçtiğini ifade etti. Artık sermaye yoğun yatırımların, emek yoğun yatırımlara göre başarı şansının çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Kinay, bu tür yatırımların deneyimli müteşebbislerin öncülüğünde, nitelikli personel çalıştırabilecek işletmeler bünyesinde toplanarak hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Konya, Kayseri ve birçok şehirde ortaklık kültürünün, sermaye yoğun yatırımların gerçekleşmesinde büyük rol oynadığını hatırlatan Kinay, Kütahya’da da çevredeki başarılı iş insanlarının ortaklığa teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Bunun başarılması halinde Kütahya’dan çok sayıda sanayici, ihracatçı ve güçlü şirketlerin çıkabileceğini dile getiren Kinay, "Kimse dışarıdan Kütahya’ya gelip bize öncülük etmesini beklemesin. Ne varsa içimizden çıkacak. Kütahya kendi cevherlerini kendisi bulacak" dedi. Kütahya’da özgüveni zedeleyen olumsuz örneklerin ön plana çıkarılmaması gerektiğini de vurgulayan Kinay, eleştirmek yerine birbirini yüceltmenin ve desteklemenin önemine dikkat çekti. Çalışmanın ve üretmenin altını çizen Kinay, "Haketmediğimiz hiçbir şeyi elde edemeyiz. Allah, ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir’ buyuruyor. Sanırım bize düşeni yapmadan karşılık beklemek doğru değil. Çalışmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Kütahya’nın yatırım açısından son derece uygun coğrafi ve kültürel şartlara sahip bir şehir olduğuna işaret eden Kinay, devletin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğinin her zaman hissedileceğini belirterek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kinay, bu süreçte başta tüm sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü sözlerine ekledi.
İş Bankası’ndan Visa altyapısıyla Logo Yazılım Platformuna ticari kredi kartı entegrasyonu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49 İş Bankası’ndan Visa altyapısıyla Logo Yazılım Platformuna ticari kredi kartı entegrasyonu Türkiye İş Bankası, Visa ve Logo Yazılım iş birliğiyle ticari kredi kartı hareketlerinin işletmelerin ERP sistemlerine otomatik olarak aktarılmasını sağlayan entegrasyonu hayata geçirdi. İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmeler, kart hareketlerinin Logo ERP sistemlerine otomatik olarak aktarılması ve izlenebilirliğinin sağlanmasıyla operasyonel verimlilik elde edecek. Şube ağı ya da dijital kanalların artık bankalar için tek temas noktası olmadığı günümüzde İş Bankası; ERP & muhasebe yazılımları, e-ticaret siteleri ve pazaryerleri gibi alanlarda da hesap, kredi ve ödeme gibi birçok finansal servisi arka planda görünmez bir şekilde sağlıyor; müşterilerinin ihtiyaç duydukları anda finansal çözümlere hızlı ve kolay ulaşabilmesine imkân tanıyor. Bankanın, bu yaklaşımla Visa ve Logo Yazılım ile hayata geçirdiği iş birliğiyle Logo Yazılım platformunda İş Bankası ticari kredi kartlarının entegrasyonu tamamlandı. Yapılan açıklamaya göre, İş Bankası ticari kredi kartı sahibi müşteriler, kart hareketlerini otomatik olarak Logo Yazılım’ın ERP çözümlerine aktararak kaynaklarını etkin kullanabilecek. Ayrıca, söz konusu entegrasyon ile banka müşterileri, muhasebe ve masraf yönetimi gibi alanlarda da verimliliğini artırabilecek. "İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmelere kolaylık" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle açıklamasında iş birliğinin İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmelere kolaylık sağladığına dikkat çekti. Bankanın insanı odağına alan yenilikçi yaklaşımını vurgulayan Lüle, "Haziran 2021’de hayata geçirdiğimiz hesap özeti entegrasyonu ile işletmeler, tüm hesap bilgilerini tek platformdan ERP çözümlerine aktarabiliyordu. Şimdi ise Visa ve Logo Yazılım ile olan iş birliği ile birlikte ticari kredi kartı hareketlerini ERP sistemlerine otomatik olarak entegre ediyoruz. Bu iş birliğini, gömülü finans çözümlerinin geleceği ve işletmelerin dijital dönüşümü açısından son derece önemli bir adım olarak görüyoruz. Çözümlerimizle, işletmelerin yalnızca muhasebe gibi iç süreçlerini kolaylaştırmanın ötesinde sürdürülebilirliklerine katkı sunmayı, akıllı ve çevik ticari kararlar almalarına imkân sağlamayı hedefliyoruz" dedi. "İşletmelerin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz" Bankalarla gerçekleştirilen entegrasyon projelerinin işletmelere değer kattığını vurgulayan Logo Grup Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Başak Kural, "Proje ile İş Bankası ticari kredi kartlarıyla yapılan işlemler Logo ERP çözümlerinde otomatik olarak muhasebeleştirilebiliyor. Harcamalar, muhasebe fişlerine ve ilgili hesaplara otomatik yansıtılarak hata riski azalıyor. Kredi kartı işlemleri tek platformdan güncel şekilde takip edilebiliyor; süreçler ERP dışına çıkmadan bütünsel olarak yönetilebiliyor. Müşteri deneyimini odağımıza aldığımız bu projede, işletmelere zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni banka entegrasyonlarıyla ekosistemimizi genişletmeye ve daha fazla işletmenin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Dünya çapındaki ağımız ve teknolojimiz ile işletmelerin operasyonel yüklerini azaltıyoruz" Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, iş birliği ile ilgili değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: "İşletmeler için bugün en kritik konulardan biri, finansal veriye hızlı, doğru ve zahmetsiz şekilde erişebilmek. İş Bankası ve Logo Yazılım ile hayata geçirdiğimiz bu entegrasyon sayesinde, ticari kredi kartı harcamaları muhasebe ve ERP sistemlerine manuel işlem gerektirmeden, iş süreçlerinin doğal bir parçası olarak aktarılıyor. İşletmelerin zamanlarını operasyonel detaylara değil, büyüme hedeflerine ayırabilmeleri için küresel ağımızı ve teknoloji gücümüzü onların hizmetine sunuyoruz. Visa olarak 200’ü aşkın ülkede sahip olduğumuz küresel ağ ve farklı iş kollarını bir araya getirme kabiliyetimizle, finansal çözümlerin günlük operasyonlara sorunsuz biçimde entegre edilebilmesi için çalışıyoruz. Bu iş birliğinin, işletmelerin verimliliklerini ve büyüme potansiyellerini destekleyeceğine inanıyoruz."
MediaMarkt’ın kombi ve petek bakım hizmetine talep 2 ayda yüzde 40 arttı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:20 MediaMarkt’ın kombi ve petek bakım hizmetine talep 2 ayda yüzde 40 arttı MediaMarkt Türkiye’nin geçtiğimiz aylarda müşterileriyle buluşturduğu Kombi ve Petek Bakım Hizmeti, havaların soğumasıyla birlikte tüketicilerden yoğun ilgi gördü. MediaMarkt satış verilerine göre, bakım paketinin kullanım oranı son 2 ayda yüzde 40 arttı. Evde kullanılan cihazlardan daha uzun süre verim alınabilmesi için geçtiğimiz aylarda Kombi ve Petek Bakım Paketini müşterilerine sunan MediaMarkt Türkiye, son 2 aya dair satış verilerini paylaştı. Buna göre tüketiciler özellikle kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte Kombi ve Petek Bakım Hizmetine yoğun ilgi gösterdi. Şirketin satış verilerine göre, bakım paketinin kullanım oranı ilk bir ayda yüzde 26, iki ay toplamında ise yüzde 40 oranında arttı. Kombi bakımı hem güvenlik hem de tasarruf için önemli Kombi ve peteklerin düzenli bakımının yapılmaması öncelikle güvenlik söz konusu olduğunda tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca kombinin performansını da etkilediğinden verimliliğin azalmasına ve yakıt masrafının artmasına neden olabiliyor. Ayrıca kombilerde fan, genleşme tankı ve pompa gibi parçalar kirden zarar gördüğü için arızaya yol açabiliyor. Peteklerde ise çamur ve tortu oluşumu sıcak suyun eşit dağılımını engelliyor ve kombi bakımlı olsa dahi optimum ısınma sağlanması mümkün olmuyor. Bunun yanında sık karşılaşılan basıncın azalması (su eksilmesi), peteklerin hava yapması, sensörlerin kirlenmesi neticesinde su basıncı dengesinin bozulması, peteğin bir kısmının sıcak diğer kısmının soğuk kalması ve kombinin sesli çalışmaya başlaması gibi sorunlar da kullanıcılar için daha büyük sıkıntılara yol açabiliyor. Kombi bakımından baca temizliğine detaylı hizmet Yapılan açıklamaya göre, Kombi ve Petek Bakım Paketi kapsamında, kombi ya da petekler nereden alınmış olursa olsun MediaMarkt güvencesiyle tüm bakım ve temizlik işlemleri bizzat evde veriliyor. Uzman hizmet sağlayıcılar; kombinin genel kontrolü, baca temizliği, gaz kaçağı testi, eşanjör kontrolü, peteklerde iç temizlik ve su dolaşımı testi, elektronik kart ve su basıncı kontrolü gibi işlemlerle derinlemesine bakım yapıyor, böylece olası arızaların önüne geçiliyor. Cihazların performansı korunurken kullanım ömrü de uzatılıyor. Kombi ve Petek Bakım Paketi 1 yıllık kullanım seçeneğiyle sunuluyor. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra hizmet paketi 24 saat sonra aktifleşiyor. Paket kapsamında kombi bakımına ek olarak petek temizliği hizmeti de yer alıyor ve hizmet 3 taksit fırsatı ile sunuluyor.
Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar sezona hazırlanıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:07 Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar sezona hazırlanıyor Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar 2026 yılı sezonu için hazırlıklarına başladı. 600 bin kovan varlığı ile Ordu, Türkiye’de en fazla bal üretimi yapan il konumunda. 3 bin 500 kayıtlı arıcının bulunduğu ilde yaklaşık 10 bin aile, geçimini bu sektörden sağlıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerini dolaşarak bal üreten Ordulu gezgin arıcılar, 2025 yılında yaklaşık 18 bin ton üretim yaptı. 2025 yılını verimli geçiren arıcılar, kar yağışı ve soğuk havaların ardından bahar bakımları için hazırlıklara başladı. Arıcılar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kendilerine ödenen kovan başı destekleri can suyu olarak gördüklerini, sahte ballara karşı yapılan denetimlerin ise balın hak ettiği değere ulaşması adına önemli olduğunu söyledi. "Desteklerin bakım öncesi ödenmesi arıcıları memnun etti" Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, kovan başı destek ödemelerinin, bu sene arı bakımlarının başlayacağı zamanın öncesinde hesaplara yatırılmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi. Bu desteklemeleri alan arıcıların bakım hazırlıklarına başladıklarını ifade eden Çiftçi, arıcıların 2026 sezonuna en iyi şekilde hazırlanacaklarını kaydetti. "Balımızın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" Çiftçi, 2025 yılında Ordu’da yaklaşık 18 bin ton bal üretimi yapıldığını belirterek, "Ordu’da 600 bin kovan varlığımız var. Sezon şartları ne getirir bilinmez, şu anda küresel ısınma var, bunlardan etkilenmezsek en iyi şekilde üretim yapacağız diye düşünüyoruz. 2026 yılının tüm arıcılarımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Tüm maliyetleri hesaplayıp balın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" dedi. Arıcılar, sahte bala karşı yürütülen mücadelelerden memnun Bakanlık tarafından geçen yıllarda belirli yerlere yapılan baskınlar olduğunu ifade eden Çiftçi, "Bu baskınlardan dolayı bal fiyatlar hak ettiği değere gidiyor. İnşallah bundan sonra da bakanlığımızın denetimleri devam eder. Hem üreticilerimiz, hem de tüketicilerimiz kazanır" diye konuştu. "Şu anda yapacağımız bakımlar önemli" Yaklaşık 33 yıldır arıcılık yapan Coşkun Baş ise yeni sezona hazırlandıklarını belirterek, "Hazırlıklarımızı tamamladık, kış sezonu sonrası bakımlarımıza başlıyoruz. Geçimimizi arıcılıktan sağlıyoruz, sene boyunca bal üretimlerimizi yapıyoruz. Şu anda yapacağımız bakımlar önemli. Arılarımız kar altından yeni çıktı. Yiyecek ve ilaçları var mı diye kontrol ediyoruz. Beslemelerini kontrol edip, yayla zamanına hazırlayacağız" ifadelerine yer verdi.
Fahiş fiyat ve stokçuluk yapanların canı çok yanacak
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:57 Fahiş fiyat ve stokçuluk yapanların canı çok yanacak Ticaret İl Müdürlükleri, Ramazan ayına yönelik denetimlerini başlatırken, fahiş fiyat ve stokçuluk yapanlara ciddi para cezaları yazılacak. Ramazan ayına sayılı günler kala Ticaret İl Müdürlükleri, denetimlerini hızlandırdı. Fiyat, etiket ve menü kontrollerini yapan görevliler, ramazan ayına girildiğinde karşılaştırma yapacak ve uygunsuzluk durumunda gerekeni yapacak. İftar ve sahur menülerini denetim kapsamına alan ekipler, özellikle gıda toptan ve marketlere yönelik daha ciddi adımlar atacak. Haksız fiyat ya da fahiş fiyat denilen uygulamalar karşısında 180 bin 617 liradan 1 milyon 816 bin liraya kadar idare para cezası uygulayacak görevliler, stokçuluk yapanlara ise 21 milyon 674 bin 133 liraya kadar ürün başına eza yazabilecek. İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, tüketicilerin haklarının korunması için ilgili kanun ve yönetmeliklerle piyasa denetimleri yaptıklarını belirtti. Paylaşım ve kardeşlik ayı Ramazan’da talep artışından kaynaklı olduğu söylenen ama az da olsa fırsatçı olarak değerlendirilen fiyat artışlarıyla karşılaştıklarına dikkati çeken Menteşe, bu konuda işletme ve kişilere ciddi yaptırımlar uygulandığını anlattı. Fiyat etiketinden kaynaklı, ürün üzerinde bulunması gereken özelliklerin bulunmaması halindeki her bir işlem için ceza miktarının 3 bin 973 liraya çıkarıldığına işaret eden Menteşe, "Haksız fiyat ya da fahiş fiyat dediğimiz uygulamalar karşısında idari para cezası tutarı 1 milyon 816 bin liraya kadar çıkarıldı" dedi. Sahur ve iftar menüleri denetim kapsamına alındı Etiketin düzgün olması, fahiş fiyata gidilmemesi, vatandaşların aldatıcı reklamlarla kandırılmaması gerektiğini vurgulayan Menteşe, özellikle Ramazan ayına yönelik denetimlere bugünden başladıklarını kaydetti. Ramazan ayında iftar ve sahur menülerini denetim kapsamına aldıklarını ve yoğun denetim yapacaklarını belirten Menteşe, şöyle konuştu: "Tüketici restorana girmeden dışarıdan fiyatları görebilsin ve tercih yapabilsin. Özellikle fahiş fiyat konusunda duyarlıyız. Fahiş fiyat tespit edimesi durumunda, artışı makul olmayan bize makul gelmeyen artış espit edilirse gerekeni yapacağız. Fahiş fiyatta, makul olmayan, gerçekleri uyuşmayan durumlarda uygulacayacağımız idari yaptırımın alt limiti ilk kez yapılmışsa 180 bin 617 lira oldu. İkinci üçünçü kez yapılmışsa etki alanına ve satış ebatına bakılarak fahiş fiyat tespit edilmesi durumunda ürün başına 1 milyon 816 bin 177 liraya kadar çıkabiliyor." Menteşe, "Ürüne ulaşılmasını engelleyici yani stokçuluğa ise 1 milyon 816 bin 177 liradan başlıyor ve 21 milyon 674 bin 133 liraya kadar ürün başına cezai işlem uygulayabiliyoruz" ifadesini kullandı.
Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:32 Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, dağ köylerinde ahududu üretimine ilişkin çalışma yürüttüklerini belirterek, ilk etapta 10 dönümlük ahududu bahçesi kurduklarını ve bunu 100 dönüme çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Aydın, yakmaşık 1,5 yıl önce Gazi Tarım A.Ş’yi kurduklarını belirterek, özellikle çok önemsedikleri ata tohumlarının korunması, geleceğe aktarılması konusunda çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Yerel tohumlara ilişkin baharda takas şenliği düzenleyeceklerini dile getiren Aydın, "Malumunuz üretimde ilaç ve zehir kullanılıyor. Toprağın zehirlenmesi, ilacın fazla atılması, tohumların genetiğiyle oynanması nedeniyle kanserler ve diğer genetik hastalıklar çok fazla arttı. Biz daha doğal üretim ve tüketim olsun diye çaba içindeyiz" dedi. Özellikle dağ köylerinde gelir artırıcı alternatif ürünlere ilişkin çalışmalar yaptıklarını aktaran Aydın, şöyle konuştu: "Yiğitali’de 10 dönümlük alanda ahududu üretimi başlattık. Sertifikalı ilaçsız katkısız üretim yapıyoruz. Bu sene daha da artıracağız ve çiftçiye sağlanacak desteklerle 100 dönüme kadar çıkartacağız. Kırsalı bu şekilde üretime endeksli destekleme modelini benimsiyoruz. Bir kere ürünün pazarı hazır alıcısı var.  Organik üretim dediğinizde ise tarladan satılıyor, talebi yüksek oluyor." Altın gibi ürün ahududu Bugün işsizlik çeken, köyü terkedip buraya göç yaparak aslında geçim sıkıntısı yaşayan bir çok insanın 10 dönümlük bir alanda yıllık 1 -1,5 milyon lira gibi ekstra gelir sağlayabileceği bir ürün sunduklarını dile getiren Aydın, "Altın gibi bir ürün. Altını madende aramayın alın size altın gibi ürün ahududu." ifadesini kullandı. Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesiyle iş birliği içinde çalışma yürüttüklerini belirten Aydın, "Liseye ait tarım alanında üretimimiz var. Patlıcan, karnahabar, pırasa, domates, biber gibi birçok çeşitte üretim yapıp belediyeye ait Kent Lokantası’nda vatandaşlarımıza sunuyoruz. Tamamen organik, ilaçsız, kimsayal gübresiz üretim yapıyoruz ve hasıdını da yemeğini de kendimiz yapıyoruz" diye konuştu. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin yüzde 2’si kullanılıyor Aydın, çiftçiyi üretim endeksli desteklediklerini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bedelini hasatta ödemek üzere çiftçiyi desteklerseniz çiftçi sahipleniyor katma değer üretiyor. Hasat ettiğinde para kazanıyor borunu ödüyor iş büyüyor. Biz alım garantisiyle köylüyü destekleme modelini seçtik. Biraz daha ayakları yere basarak gidiyoruz bir anda çok büyük yapmak istemiyoruz. Birkaç sene sonra dağ yöresinde daha fazla alanda üretimin yapılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin sadece yüzde 2’si kullanılıyor. Biz yüzde 98’lik kısımda da üretimi sağlarsek tersine göçü bile başlatabiliriz."
Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:17 Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı Türkiye’deki 2 milyon 315 bin 504 traktörün yüzde 34’ü 10 şehirde yer alırken, geçen yıl 50 binden fazla traktörün bulunduğu "50 binler kulübü"ne Afyonkarahisar ve Gaziantep de katıldı. TÜİK’in geçen yıla ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise kamyonette yüzde 49,6 ve otomobilde yüzde 35,3 artarken motosiklette yüzde 38,1 ve traktörde yüzde 33,2 geriledi. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267’den 50 bin 237 artışla (yüzde 2,2 yükseliş) 2 milyon 315 bin 504’e çıktı. Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu Manisa’da sayı 2 bin 944 artarak 111 bin 999’a ulaşırken, takip eden Konya’da bin 86 adetlik ilaveyle 105 bin 42’ye çıktı. Üçüncü sıradaki İzmir’de traktör sayısı 2 bin 709 adetlik yükselişle 87 bin 213, bu kenti izleyen dördüncü sıradaki Bursa’da 2 bin 301 adet artarak 81 bin 204 oldu. En fazla traktörün bulunduğu illerde sırasıyla Ankara’da 2 bin 684 artışla 75 bin 82’ye, Balıkesir’de bin 684 yükselerek 73 bin 816’ya, Denizli’de bin 309 ilaveyle 65 bin 715’e, Samsun’da bin 759 artarak 65 bin 328’e, Antalya’da bin 563 yükselerek 64 bin 927’ye ve Adana’da 344 ilaveyle 63 bin 157’ye ulaştı. Ülkedeki her 3 traktörden biri 10 kentte bulunuyor Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu 10 tarım kentindeki toplam sayısı 18 bin 351 adetlik artışla 793 bin 483’e çıktı. Ülkedeki traktörlerin yüzde 34,3’ü, başka bir ifadeyle her üç traktörden biri bu 10 kentte yer aldı. Traktör sayısında 11’ince sırada yer alan Aydın’da ise artış bin 502 adet oldu. Bu kentte traktör sayısı 61 biz 547’ye çıktı. 50 binler kulübüne Afyonkarahisar ve Gaziantep katıldı Türkiye’de 50 bin adedin üzerinde traktör bulunan şehir sayısı 2024’te 11 iken, geçen yıl 13’e ulaştı. Afyonkarahisar, 970 adetlik artışla 50 bin 645 traktöre ulaşarak 12’nce sıraya yerleşirken; Gaziantep, 1387 adetlik ilaveyle 50 bin 34 adede çıktı ve 13’ncü sırada yer aldı.
"Yapamazsın" diyenlere inat yetiştirdiği safran ve salebi evinde tüketiyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 08:55 "Yapamazsın" diyenlere inat yetiştirdiği safran ve salebi evinde tüketiyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan 20 yıllık çiftçi Kerim Erişmiş, "Burada yetişmez, başaramayacaksın" diyenlere inat ürettiği dünyanın en pahalı bitkileri arasında yer alan safran ve salebin tadını çıkarıyor. Genellikle yüksek rakımlı dağ yamaçlarında yabani olarak yetişen salep ve iklim seçiciliğiyle bilinen safran, bu kez Yüksekova’nın uçsuz bucaksız ovasında hayat buldu. 52 yaşındaki tecrübeli çiftçi Kerim Erişmiş, iki yıl önce çevresinden gelen "Boşuna uğraşma, bu iklimde bu ürünler tutmaz, başaramayacaksın" diyenlere kulaklarını tıkadı ve tarlasını bir inovasyon merkezine dönüştürdü. Erişmiş’in 20 yıllık çiftçilik tecrübesini sabırla harmanladığı deneme süreci, geçtiğimiz günlerde muazzam bir sonuç verdi. İlk hasadını başarıyla gerçekleştiren Erişmiş, şimdi kendi elleriyle topladığı safranları demliyor, saleplerini pişiriyor. Kerim Erişmiş, "Toprağımın gücüne inandım. İnat ettim ve başardım. Şimdi ’olmaz’ diyenlerin hayret içerisinde bakışları arasında kendi ürettiğim safran çayımı yudumluyorum. Bundan büyük bir huzur yok" dedi. Başarılı çiftçiyi evinde ziyaret eden Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, bu girişimin bölge için stratejik önemine dikkat çekerek tam destek sözü verdi. Erişmiş de başarısının arkasındaki teknik gücü şu sözlerle vurguladı: "Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odası’nın teknik desteği ve teşvikleri, bugün bu ürünleri evimde içebiliyor olmamın en büyük sebebidir." Bu başarı, sadece bireysel bir zafer değil; Yüksekova Ovası’nın prestijini değiştirecek bir adım olarak görülüyor. Geleneksel tarım ürünlerinin dışına çıkmak isteyen bölge çiftçileri için Kerim Erişmiş’in tarlası artık bir "başarı rehberi" niteliğinde. Yüksek katma değerli bu ürünlerin yaygınlaşmasıyla Hakkari tarımında yepyeni bir gelir kapısı aralanmış oldu.
ATO Başkanı Baran: "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır"
01 Şubat 2026 Pazar - 18:02 ATO Başkanı Baran: "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır" dedi. ATO Başkanı Baran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi değerlendirdi. Baran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine yönelik olarak getirilen kısıtlayıcı kararları dikkatle takip ediyoruz. Enflasyonla mücadele hedefi çerçevesinde atılan her adımı önemsiyor, mali disiplinin korunmasını destekliyoruz. Ancak kredi kartı limitlerine getirilen bu tür sınırlamaların reel sektör ve vatandaşlarımızın günlük hayatı üzerindeki etkilerinin de bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bugünün ortamında kredi kartları sadece tüketim aracı değil, ticaretin, hizmet sektörünün ve hane halkı ödemelerinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Eğitim ücretleri, özel okul ve üniversite ödemeleri, hastane ve sağlık harcamaları, sigorta primleri, ulaşım, konaklama gibi pek çok gider, kişinin ödeme gücüne göre bankalar tarafından verilen kredi kartları aracılığıyla ödeniyor. Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır. Öte yandan parasal gelişmelere paralel olarak nakit taşıma imkanları da fiilen sınırlanmış durumda. Artan fiyatlar karşısında yüksek tutarlı ödemelerin nakit olarak yapılması hem güvenlik hem de pratiklik açısından mümkün olmaktan çıktı. Nakit para kullanımının azalması yönündeki genel eğilim de dikkate alındığında, kredi kartı limitlerinin kısıtlanması ekonomik hayatın işleyişini zorlaştıracaktır. Bu durumun en önemli yansımalarından biri de ticarette hissedilecektir. Kredi kartı kullanımının daralması iç talebi baskılayarak, özellikle perakende, hizmet ve KOBİ ölçeğindeki işletmelerin satışlarını ve nakit akışını olumsuz etkileyecektir. Finansmana erişimde güçlük yaşanan bu süreçte nakit döngüsünün yavaşlaması, zincirleme bir reaksiyonla üretimden istihdama kadar pek çok alanı etkileme potansiyeline sahiptir. Finansal istikrarı korumaya yönelik düzenlemelerde ticari hayatın gerçekleri ve vatandaşlarımızın zorunlu harcamalarının dikkate alınmasının hem ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği hem de toplumsal refah açısından faydalı olacağı kanaatindeyiz. Ekonomide kalıcı istikrarın yolunun üretimi, ticareti ve tüketimi birlikte gözeten, sahadaki etkileri doğru okuyan düzenlemelerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede tüm kurum ve kuruluşlarımızla istişareye açık olduğumuzu ve reel sektörün sesini aktarmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururum."