EKONOMİ
14 Mart 2026 Cumartesi - 16:53 BUYSAD üyeleri iftar sofrasında buluştu BUYSAD, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlediği iftar programında sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Programa Bursa Milletvekili Refik Özen de katıldı. Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programı, endüstriyel yemek sektörü temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Dernek üyeleri ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşen programda Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu ön plana çıktı. Endüstriyel yemek sektörünün temsilcilerini bir araya getiren buluşma, sektör içindeki dayanışmanın ve mesleki birlikteliğin güçlenmesine de katkı sağladı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte sektör temsilcileri hem Ramazan ayının bereketini paylaştı hem de sektörün güncel konularına ilişkin görüş alışverişinde bulundu. BUYSAD Başkanı Abidin Şakir Özen, Ramazan ayının toplumda birlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, sektör temsilcileriyle aynı sofrada buluşmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Özen, bu tür buluşmaların sektör içindeki iletişimi ve dayanışmayı daha da güçlendirdiğini vurguladı. Programa katılan Bursa Milletvekili Refik Özen de iftar programında BUYSAD üyeleriyle bir araya gelerek sektör temsilcileriyle sohbet etti. Özen, endüstriyel yemek sektörünün Bursa ekonomisi ve istihdamı açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini yansıtan anlamlı bir buluşma oldu. BUYSAD üyeleri aynı sofrada buluşarak hem mesleki dayanışmayı güçlendirdi hem de Ramazan ayının manevi iklimini birlikte paylaştı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 15:48 İTO BaşkanıAvdagiç : "Projelerinizi bu topraklarda hayata geçirin" Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) iftarında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, BTM’nin portföy büyüklüğünün 2 milyar doları geçtiğini açıkladı. Gençlere seslenen Avdagiç, "Kendi geleceğinizi Londra’da, New York’ta, Silikon Vadisi’nde aramayın. Projelerinizi bu topraklarda hayata geçirin" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) çatısı altında faaliyet gösteren Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), girişimcilik ekosistemindeki rekor büyümesini sürdürüyor. BTM’nin geleneksel iftar yemeğinde iş dünyası ve girişimcilerle bir araya gelen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kurumun ulaştığı boyutu ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Şu ana kadar kendilerine yansıyan rakamlara göre BTM’nin portföy büyüklüğünün 2 milyar doları aştığını belirten Avdagiç, gerçek rakamın bunun çok daha üzerinde olduğuna dikkat çekti. BTM’nin Türkiye’nin en kapsamlı ve sonuç odaklı kuluçka merkezi haline geldiğini vurgulayan Avdagiç, "Sürdürülebilir, yatırım yapılabilir ve küresel ölçekte rekabet edebilir şirketler doğuruyoruz. 9 yıldır ulusal girişimciliğin merkezine oturttuğumuz BTM’yi, artık küresel zirveye taşıma hedefindeyiz" dedi. "Hedeflerinize bu topraklarda ulaşın" Genç girişimcilere ve yatırımcılara önemli tavsiyelerde bulunan Avdagiç, beyin göçünü tersine çevirecek vizyonlarını şu sözlerle özetledi: "Bir Türk evladının elinde bir proje, bir fikir varsa, bunu bu şehirde hayata geçirsin. Kendi geleceğini, istikbalini Londra’da, New York’ta, Silikon Vadisi’nde, Berlin’de aramasın. Bütün dünyaya yayılabilirsiniz ama bu topraklardan çıkan girişimciler olarak hedeflerinize burada ulaşmaya çalışın. Çünkü bu ülkeye kazandırmamız gereken daha çok yenilik var" şeklinde konuştu. Bir dönem daha sinyali Konuşmasında BTM’ye yeni ve devasa bir fiziki mekan kazandırma çalışmalarına da değinen Şekib Avdagiç, Atatürk Havalimanı’nın dış hatlar terminalinde kurulacak 220 bin metrekarelik Ar-Ge ve girişimcilik merkezinden 10 bin metrekarelik bir alan talep ettiklerini belirtti. Avdagiç, bu sürecin detaylarını anlatırken İTO başkanlık seçimlerine yönelik de önemli bir mesaj verdi: "Herhangi bir olumsuzluk olması durumunda B planımız da var. Her halükarda Allah nasip eder de bir dönem daha göreve devam edersek, bu dönemde de inşallah BTM’yi kendine yakışan, fiziki imkanları çok daha iyi olan bir yere kavuşturma konusunda kesin arzumuz ve isteğimiz var" ifadelerini kullandı. "18 firmamızla girişimcileri bir araya getiriyoruz" Gecede BTM’nin yeni dönem hedeflerini paylaşan BTM Genel Müdürü Önder Kul, "Bu yıl Ocak ayındaki CES fuarından başlayarak girişimcilerimizi 14 uluslararası fuara götürüyoruz. Aynı zamanda kurumlar ve liderler için 8 haftalık ’Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Programı’ başlattık. Kalkınma Ajansı destekli ’Kesişim’ projemizle de THY, TOGG, Zorlu Holding gibi 18 dev firmamızla girişimcileri bir araya getirerek stratejik iş ortaklıkları kurmalarını sağlıyoruz. Ayrıca Dubai ve Londra’daki ofislerimiz Ticaret Bakanlığı destekli Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) statüsünde. Buraya açılmak isteyen girişimcilerimizin kira masraflarının yüzde 75’ini devletimiz karşılıyor" dedi.
OYAK Çimento ARKE Arama ve Kurtarma Ekibi kuruldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:12 OYAK Çimento ARKE Arama ve Kurtarma Ekibi kuruldu Çimento sektörünün önde gelen firmalarından OYAK Çimento, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) vizyonunu toplumsal sorumlulukla birleştirerek şirket çalışanlarından oluşan arama kurtarma ekibi ARKE’yi hayata geçirdi. AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurulan ARKE, şirketin afetlere karşı kurumsal hazırlık kapasitesini sürdürülebilir bir modele dönüştürüyor. 6 Şubat depremleri sonrası deprem bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, "ARKE - OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi"ni kurdu. Farklı üretim tesislerinden gönüllü çalışanların katılımıyla oluşturulan ARKE ekibi; arama-kurtarma teknikleri, ilk yardım, enkazda çalışma ve kriz yönetimi gibi kritik alanlarda yoğun teorik ve uygulamalı eğitim süreçlerini tamamladı. 5 Aralık 2025 itibarıyla eğitimlerini başarıyla bitiren ekip, AFAD Kentsel Arama Kurtarma Hafif Seviye Akreditasyon sürecinin ardından profesyonel düzeyde operasyonlara katılabilecek yetkinliğe sahip olacak. "Afet hazırlığını somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürdük" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela şunları söyledi: "OYAK Çimento olarak afetlere karşı hazırlıklı olmayı bir kurumsal ve sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede şirketimizin iş sürekliliğini düşünürken, insan hayatını önceleyen bir yaklaşımı benimsemek ve içselleştirmek zorundayız. Afetlere hazırlığı somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürmek çok önemli bir karar, bunun sonucu olarak AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurduğumuz ARKE - OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi, bu yaklaşımın sahadaki karşılığı olarak konumlanıyor. Farklı tesislerimizden oluşturulan ekibimiz, yoğun eğitimler ile gerçek operasyon senaryolarına hazır hale geldi. ARKE, sadece OYAK Çimento tesisleri için değil ihtiyaç duyulması halinde bulunduğumuz bölgelerde de destek verebilecek donanıma sahiptir. Bu yapıyı sürekli geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." Sürdürülebilir afet yönetimi ve toplumsal katkı Yapılan açıklamaya göre; ARKE, OYAK Çimento’nun sadece kendi tesis ve çalışan güvenliğini korumakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin genel afet müdahale kapasitesine de katkı sunma hedefini taşıyor. Şirketin İSG odaklı dönüşüm stratejisinin bir parçası olan bu girişim, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını da pekiştiriyor.
Erzurum "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı"nda ikinci sırada
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:02 Erzurum "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı"nda ikinci sırada Erzurum’da elde edilen sütün daha sağlıklı şartlarda tüketiciye ulaşması için 2025 yılında 6 adet süt soğutma tankı ve toplamda süte değer projesi kapsamında 764 süt soğutma tankı dağıtıldığını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, "2025 yılı içerisinde 128 adet süt sağım makinesi dağıtıldı" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger , 2025 yılı itibariyle; Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik kapsamında Erzurum’da 4 çiftçi örgütü, 2 serbest olmak üzere çalışan 6 danışman hizmet verdiklerini ifade ederek, "Devlet Destekli Tarım Sigortaları kapsamında yıl içerisinde 18.022 poliçe düzenlenmiş; 9 ürün çeşidi için toplam 42 milyon 300 bin 319 TL hasar ödemesi gerçekleştirildi. 2025 yılında 79 bin 745 dekarı yeni başlanan alan olmak üzere toplam 5 adet Mera Islah Projesi kapsamında 1 milyon 65 bin 520 TL ödenek kullanıldı. Erzurum İlinde tarım sektöründe faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör arasında koordinasyonu sağlamak, sektörün sürdürülebilir büyüme stratejilerinin belirlenmesinde kamu-özel sektör eşgüdümünü, sektör kümelenme ve güç birliğini hayata geçirmek amacıyla 23.12.2024 tarihinde Erzurum Valisi Sayın Mustafa Çiftçi imzası ile Tarım Konseyi yönergesi yayınlandı. Bu kapsamda 8 alt başlıkta çalışma grupları oluşturuldu. Çalışma grupları, konuları ile ilgili toplantılarını yaparak Sayın Valimiz Mustafa Çiftçi’ye sunulmak üzere rapor hazırlandı" diye konuştu. "128 adet süt sağım makinesi dağıtıldı" Kenger 2025 yılında DAP İdaresine sunulan ve idare tarafından kabul edilen Sağlıklı Anne Sağlıklı Buzağı Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada, "İşletme altyapılarının düzeltilip, anaç hayvanların daha sağlıklı olabilmesi ve döl tutma kabiliyetlerinin artması için aşılama ve vitamin mineral takviyelerinin yapılması, yeni doğan buzağılara sindirim yolu enfeksiyonlarını önlemek için immunserum uygulamalarının yapılması ve ilimizde yaygın olarak buzağı ölümlerine sebep olan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı buzağılara aşılama çalışmalarının yapılıp buzağı kayıplarının en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. İlimizde elde edilen sütün daha sağlıklı şartlarda tüketiciye ulaşması için 2025 yılında 6 adet süt soğutma tankı ve toplamda süte değer projesi kapsamında 100 ile 1000 litre arasındaki kapasitelerde 764 süt soğutma tankı dağıtılmıştır. 2025 yılı içerisinde 128 adet süt sağım makinesi dağıtılmıştır" dedi. "Sera OSB kurulumu ile alakalı ön inceleme" Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Dumlu hizmet binasının tamamlanmasına müteakip çiftçi uygulamalı eğitim merkezi olarak hizmet veremeye başlayacaklarını vurgulayarak, "Eğitim Merkezi Planı; tarımsal potansiyelimize önemli katkı sağlayacağı gibi Bakanlığımızın bölgede planlayacağı tüm toplantılara ev sahipliği yapması ilimizde kısıtlı olan yer ve konaklama arayışını sonlandıracaktır. İlimizin sahip olduğu jeotermal potansiyelin, ekonomik ve çevreci jeotermal ısıtmalı seralar vasıtasıyla tarımsal üretimde kullanılmasını kapsayan Sera OSB kurulumu ile alakalı ön inceleme çalışmaları yapılmaktadır. İlimiz, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı başvurularında başvuru sayısı bakımından Türkiye’de ikinci sırada gelmektedir. İlimizde Kırsalda Bereket Projesi Kapsamında 10 bin 604 adet başvuru yapılmıştır. Proje kapsamında 138 asil 207 yedek olmak üzere toplam 345 üreticimiz 4 bin 581 adet hayvan almaya hak kazanmıştır" şeklinde konuştu.
Başkan Ayhan, ’Marmaris’te satılık otel’ haberlerine yanıt verdi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:57 Başkan Ayhan, ’Marmaris’te satılık otel’ haberlerine yanıt verdi Son günlerde "Marmaris’te satılık otel ve kapanacak otel sayısındaki artış" yönünde çıkan haberlere dikkat çeken Marmaris Ticaret Odası (MTO) Başkanı Mutlu Ayhan, bu sürecin sadece Marmaris’e özgü olmadığını ifade ederek "Önceliğimiz turizmde sürekliliği korumak" dedi. Son dönemde basında yer alan "Marmaris’te satılık otel ve kapanacak otel sayısındaki artış" haberleri, turizm sektöründe yaşanan dönüşüm sürecini yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Ticaret Odası (MTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mutlu Ayhan, mevcut ekonomik şartlar ve 31 Mayıs’a kadar tamamlanması gereken bina yangın mevzuatına uyum sürecinin, sektördeki işletme kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Başkan Ayhan, özellikle yüksek finansman maliyetleri, işletme giderlerindeki hızlı artış ve döviz kurundaki yükselişin enflasyonun altında kalması gibi nedenlerle, konaklama sektöründe maliyet dengesinin bozulduğunu ifade etti. Bu tablo nedeniyle bazı işletmelerin yatırım planlarını gözden geçirmek, işletme modellerini yeniden kurgulamak ve farklı seçenekleri değerlendirmek zorunda kaldığını belirtti. Marmaris’te yaşanan gelişmelerin Türkiye genelindeki turizm destinasyonlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Başkan Ayhan, "Benzer süreçler bugün Türkiye’nin tüm turizm bölgelerinde yaşanıyor. ‘Satılık Otel veya Kapanan Otel’ başlığı, aslında sektörün üzerinde biriken ekonomik ve operasyonel baskıların daha görünür hale gelmiş halidir" dedi. "Binalar mevcut yönetmeliğe uyum sağlıyor" Yangın güvenliği sürecine ilişkin kamuoyunda zaman zaman yanlış bir algı oluştuğuna dikkat çeken Ayhan; "Burada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta var. Yeni yayımlanmış bir yönetmelik söz konusu değil. Mevcut binalar, 2007 yılında yayımlanmış Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen eksiklerini gidermek üzere bir uyum süreci yürütüyor" şeklinde konuştu. Başkan Ayhan, Marmaris’te bazı konaklama tesislerinin halihazırda yönetmeliğe uygun olduğunu ve onay raporlarını aldığını, eksikleri bulunan tesislerin ise denetimler ve teknik değerlendirmeler doğrultusunda çalışmalarını hızlandırdığını belirterek "İşletmelerimiz misafir ve çalışan güvenliğini her şeyin önünde tutuyor. Sahada ciddi bir emek ve yatırım süreci var. Nisan ayı sonuna kadar tesislerimizin çok büyük bir bölümü tadilatını tamamlamış ve yangın onay raporunu almış olacak" dedi. "Sorumluluk paylaşımı netleşmeli" Uyum sürecinde en kritik başlıklardan birinin, özellikle kiralama modeliyle işletilen tesislerde yaşanan mal sahibi-kiracı anlaşmazlıkları olduğunu ifade eden Ayhan, yangın güvenliği yatırımlarının bazı yapılarda yüksek maliyetli dönüşümler gerektirdiğini, bu nedenle sorumluluk paylaşımı konusunda ciddi uyuşmazlıklar yaşandığını söyledi. Bazı kira sözleşmelerinde tadilat ve yatırım sorumluluğu açık biçimde tanımlanmadığı için uygulamada anlaşmazlıkların doğabildiğini ifade eden Ayhan; "Bu durum, ne yazık ki bazı tesislerin faaliyetlerine son vermesine kadar uzanabiliyor. Süreci hızlandıracak, tarafları koruyacak ve sorumlulukları netleştirecek daha güçlü bir çerçeveye ihtiyaç var. Aksi halde kapanan tesis sayısında artış olması kaçınılmaz" ifadelerini kullandı. "Yatak arzı azalırsa doluluk artar" Sektörün genel görünümüne ilişkin dengeli bir öngörü paylaşımı yapan Başkan Ayhan; "İşin geneline baktığımızda, bu süreçte kapanan ya da faaliyetine ara veren tesisler olacaktır. Satılık ya da işletme modelini değiştiren tesis sayısındaki artış, yalnızca ekonomik baskıların değil, aynı zamanda sektörün yeniden yapılanma sürecinin de bir sonucudur. Bu durum, bazı tesisler için pazardan çıkış anlamına gelirken, bazıları için de yenilenme, el değiştirme ve daha güçlü bir yapıyla yeniden faaliyete geçme fırsatı oluşturmaktadır. Burada aslında bir kriz değil, sektörün ve rekabetin doğası gereği bir dönüşüm söz konusudur. Bununla beraber Marmaris, 703 konaklama tesisinde, 70 bine yakın yatak kapasitesine sahip bir turizm kentidir. Yıl genelinde ortalama yüzde 62 doluluk oranı söz konusu. Bu çerçevede yatak arzında yaşanabilecek muhtemel bir azalma, doğal olarak doluluk oranlarında artış yönünde bir dengeyi de beraberinde getirecektir" dedi. "Önceliğimiz turizmde sürekliliği korumak" Marmaris Ticaret Odası olarak sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için kamu otoriteleri ve sektör paydaşlarıyla başından bu yana temasların sürdüğünü belirten Başkan Ayhan, oda olarak üyelerin finansman sıkıntısını hafifletmek amacıyla mevcut piyasa şartlarının altında faiz oranlarıyla kredi kullandırılması noktasında da destek mekanizmaları oluşturduklarını söyledi. Ayhan açıklamasının devamında, "Marmaris güçlü ve güvenli bir destinasyondur. Önceliğimiz, güvenlik standartlarını yükseltirken sektörün sürekliliğini korumak, istihdamı ve hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde desteklemektir" ifadelerine yer verdi.
ATP ve Menulux’ten iş birliği
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:31 ATP ve Menulux’ten iş birliği ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP) ile bağlı ortaklığı ATP Capital’in portföyünde yer alan Menulux Yazılım A.Ş. (Menulux), teknoloji yetkinliklerini küresel pazarlara taşımak ve ürün setlerini yeni müşteri segmentlerine ulaştırmak amacıyla karşılıklı lisans iş birliğine imza attı. ATP, Menulux ile iş birliği yaptı. İş birliği, ATP’nin küresel ölçekteki kurumsal çözüm deneyimi ile Menulux’ün orta ölçekli işletmelere yönelik bulut tabanlı (SaaS) uzmanlığını bir araya getiriyor. Anlaşma kapsamında taraflar, yazılım çözümlerini karşılıklı olarak birbirlerinin kullanımına ve yeniden satışına açarak dijital dönüşüm pazarında yeni bir ticari sinerji oluşturmayı hedefliyor. Açıklamaya göre anlaşma; şirketin, kendisine ait ürünlerin Menulux aracılığıyla küçük ve orta ölçekli işletmelere sunulmasına imkân tanırken; Menulux’ün ise bulut tabanlı çözümlerini şirketin dünya genelindeki kurumsal müşteri ağına ulaştırmak üzere ATP’ye yeniden satış hakkı sunuyor. Anlaşmayla birlikte; ATP, bugüne kadar ağırlıklı olarak hızlı servis (QSR) segmentinde sunduğu çözümlerini genişleterek Menulux’ün masaya servis odaklı dijital çözümlerini de ürün portföyüne entegre etmiş oldu. Ayrıca ATP’nin konuk ağırlama sektöründe, ATP Zenia markası altında büyük ölçekli zincir işletmelere sunduğu kurumsal yazılım çözümlerinin şirket tarafından kullanımına ve satışına da imkân tanındı. "Küresel büyümeyi sinerjiyle hızlandırıyoruz" ATP CEO’su Ümit Cinali, iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Şirket ile hayata geçirdiğimiz iş modeli, şirketimizin teknoloji ekosistemini daha kapsayıcı, ölçeklenebilir ve küresel bir yapıya taşıma vizyonunun önemli bir parçası. Büyük ölçekli kurumsal yapılardaki deneyimimizi, Menulux’ün KOBİ segmentindeki çevik ve SaaS odaklı çözümleriyle birleştiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde her iki şirketin yenilikçi ürünleri dünya çapında çok daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşacak. İşletmelerin farklı ölçek ve ihtiyaçlarına yanıt veren, ileri seviye dijital çözümleri tek bir ekosistem altında sunmayı hedefliyoruz." İş birliğinin her iki şirket için oluşturduğu sinerjik etkiye vurgu yapan Menulux CEO’su Özgür Uluçay, "Her iki şirket olarak, konuk ağırlama ve perakende sektörlerinde küresel düzeyde artan SaaS tabanlı çözüm talebini karşılamak için stratejik bir iş birliği başlattık. Bu ortaklıkla, iki şirketin teknolojik birikimlerini birleştirerek ürün portföylerimizi genişletmeyi ve küresel POS pazarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz" dedi. Konuk ağırlama ve perakende sektörlerinde SaaS tabanlı çözümlere yönelik artan küresel talep doğrultusunda hayata geçirilen iş birliği; her iki şirketin teknolojik birikimlerini bir araya getirerek ürün portföylerini ölçeklendirerek küresel POS pazarında daha güçlü bir konum elde etmelerini amaçlıyor.
ETSO heyeti, Güney Kore’de düzenlenen medikal ve kozmetik sektörel fuarına katılacaklar
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:09 ETSO heyeti, Güney Kore’de düzenlenen medikal ve kozmetik sektörel fuarına katılacaklar Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası 4. Meslek Grubu Medikal, Kimya ve Tıbbi Malzemeler sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerden oluşan sektörel ticaret heyeti Güney Kore’de temaslarda bulunacak. Heyet, TOBB Üst Kurul Delegesi, Kobi Politikaları Kurulu Üyesi ve ETSO Meclis Üyesi Haktan Ömeroğlu’nun başkanlığını yürüttüğü program kapsamında; 26-31 Ocak 2026 tarihleri arasında Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenecek Medikal ve Kozmetik Sektörel Fuarı’na katılım sağlayacak, Güney Koreli sektör temsilcileriyle ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirecek ve firmaların ürün ve hizmetlerini uluslararası pazarlarda tanıtma imkânı elde edecek. Ömeroğlu, medikal, kozmetik ve tıbbi malzemeler alanında faaliyet gösteren 19 firmanın bu süreçte yeni iş bağlantıları kurmayı, karşılıklı ticaret imkânlarını değerlendirmeyi ve ihracat potansiyellerini artırmaya yönelik somut adımlar atmayı hedeflediğini belirterek, ‘’Ticaret Bakanlığımızın Sektörel Ticaret Heyeti Programı kapsamında ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odamızın koordinasyonunda gerçekleştirilen bu organizasyon; Erzurum iş dünyasının küresel pazarlarda daha etkin yer almasına ve dış ticaret kapasitesinin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki; Erzurum iş dünyasının her zaman önünü açan, üreticimizin, ihracatçımızın ve müteşebbisimizi her koşulda destekleyen Saim Ozakalın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak ortaya koyduğu güçlü liderlik, bu tür uluslararası açılımların hayata geçirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Yine iş dünyamızın çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Başkanı Rıfat Hisarcıklıoglu’nun; firmalarımızın küresel ölçekte rekabet edebilirliğini artırmaya yönelik vizyoner yaklaşımı ve kararlı duruşu, sahadaki her bir girişimci için son derece kıymetlidir. Firmalarımızın uluslararası pazarlara açılmasına imkân tanıyan destek mekanizmaları ve stratejik yönlendirmeleri dolayısıyla Ticaret Bakanlığı’na da ayrıca teşekkür ediyorum. En önemlisi; Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat odaklı büyüme hedeflerini ve iş dünyasının önünü açan reformları güçlü bir iradeyle destekleyen, ülkemizi küresel rekabette daha iddialı bir konuma taşıyan liderliği için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdogan’a şükranlarımı sunuyorum. İnanıyorum ki bu program; Erzurum’dan çıkan firmalarımızın dünya pazarlarında daha görünür, daha güçlü ve daha rekabetçi hale gelmesine katkı sağlayacak; şehrimizin ve ülkemizin ekonomik geleceğine somut değer katacaktır’ diye konuştu.
Salihli’de 30 yıllık başkan güven tazeledi
25 Ocak 2026 Pazar - 18:29 Salihli’de 30 yıllık başkan güven tazeledi Manisa’nın Salihli ilçesindeki Berberler Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın seçimli olağan genel kurulunda mevcut Başkan Kadir Dilşeker, üyelerin tam desteğini alarak yeniden başkan seçildi. 413 üyesi bulunan Salihli Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odasının, genel kurulunu Beyaz Düğün Salonu’nda gerçekleştirdi. Divan Başkanlığını Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter üstlendi. Seçimlere tek liste ile katılan ve yaklaşık 30 yıldır başkanlık görevini sürdüren Kadir Dilşeker, kullanılan oyların tamamını alarak güven tazeledi. Genel kurulda renkli anlar da yaşandı. Divan Başkanı Hasan Geriter, kendisine yeşil ve kırmızı olmak üzere iki listenin ulaştığını söyleyerek salonda kısa süreli şaşkınlık oluşturdu. Ancak daha sonra kırmızı listenin, Başkan Dilşeker’e şaka amaçlı hazırlandığı ortaya çıktı. Toplantıda ayrıca, oda denetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Melek Kelebek’e, hizmetlerinden dolayı teşekkür plaketi takdim edildi. Genel kurul sonrası konuşan Başkan Kadir Dilşeker, kendisine destek veren tüm üyelere teşekkür ederek, "Hizmete kaldığımız yerden devam edeceğiz" dedi. Kadir Dilşeker başkanlığındaki yeni yönetim kurulu; Kemal Yumrukaya, Salim Yıldız, Murat Şahin, Zafer Kara, Mesut Deler ve Fazlı Gülseren’den oluştu. Denetim kurulunda ise Latife Akkoyun, Birgül Güler ve Asiye Elmacı yer aldı.
Kahramanmaraş’ta yorgancılık mesleği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
25 Ocak 2026 Pazar - 12:14 Kahramanmaraş’ta yorgancılık mesleği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kahramanmaraş’ta 40 yıldır yorgancılık yapan esnaf, yakın gelecekte yorgancılık yapan esnafın kalmayacağını ifade ederek, insanların artık hazır ve makinada yıkanabilir ürünleri tercih ettiğini söyledi. Kahramanmaraş’ta el emeğine dayalı yorgancılık mesleği, değişen tüketim alışkanlıkları ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma noktasına geldi. Dulkadiroğlu ilçesi Kanlıdere Caddesi’nde yaklaşık yarım asırdır esnaflık yapan 62 yaşındaki Ali Kösesakal, mesleğin yok olmaya tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Çocuk yaşlarda mesleğe başladığını belirten Kösesakal, 40 yıldır aynı iş yerinde hizmet verdiğini söyledi. Kanlıdere Caddesi’nin zamanla Kahramanmaraş’ın "Yorgancılar Çarşısı" haline geldiğini anlatan Kösesakal, "Biz buraya dükkan açtıktan sonra diğer yorgancı arkadaşlar da geldi. Burası el emeği göz nurunun merkeziydi" dedi. "El emeği bittiği için artık çıkarta gelmiyor" Kösesakal, "Eskiden çok kalfamız vardı, çok insan yetiştirdik. Maraş’ta ve Türkiye genelinde el emeği bittiği için artık çırak bile gelmiyor, eleman yetişmiyor. Bizim burada yorgancılığı en fazla 3 yıl daha yapabiliriz. Ondan sonra bu insanlara hizmet edecek kimse kalmayacak. Ben burada en az 3 tane kalfa yetiştirdim. Bu insanlar evliydi ve evlerini geçindirebilecek durumdaydı. Eskiden kalfa, evini geçindirirdi. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dedi. "Herşey naylonlaştı" Kösesakal, şöyle devam etti: "Atalarımız bu yünlerle nasıl yaşamışsa, ben de öyle yaşamayı tavsiye ederim. Yün ve pamuk sağlık açısından çok önemlidir. Naylon çıktı, sentetik ürünler çıktı. Ama o naylonların içindeki hücre yapısı yıllar geçse de bozulmuyor. Yün ise yıkandıkça canlılığını korur, insanın rahat uyumasını, dinç kalkmasını sağlar. Sağlık açısından yün ve pamuk her zaman tercihimdir. Tercih edilmemesinin sebebi ise şimdiki neslin makineye atalım, yıkayalım düşüncesi. Değer veren yok, önemseyen yok. Oysa ben döşeğin de, yorganın da, yastığın da yün olmasını tavsiye ederim. Beş kiloluk bir yün döşekle, yün yorganla yatan insan sabah yaylada kalkmış gibi dinç uyanır. Ama bunları anlatamıyoruz. Her şey naylonlaştı. Hazır al, makineye at, yıka. Üç sene sonra yenisini al." Maraş’ta sadece 5 usta kaldığını dile getiren Kösesakal, "Hepsinin yaşı 60’ın üzerinde. Diğer ilçelerde usta neredeyse yok. İç Anadolu’da yün yorgan hala revaçta ama Kahramanmaraş’ta en çok tutulan şey çeyiz yorganı. Bizde ’sarıklı yorgan’ derler. Kadife çeyiz yorganları çok işliyoruz. Kadife yorganlarda yaklaşık yüze yakın modelimiz var. Müşterilerimiz geliyor, rengine ve modeline karar veriyor. Maraş’ın genç kızları gelir, seçimini yapar. Biz de bir hafta, on gün içinde teslim ederiz. Bir yorganın yapımı yaklaşık bir buçuk gün sürer. Altı ilikli, düğmeli melefesiyle birlikte hazırlanır. Bir yorganın fiyatı 4 bin ile 4 bin 500 lira arasında. Bize kalan ise yaklaşık 2 bin 500 lira. Akşama kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz" diye konuştu.
ASO Başkanı Ardıç: "Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz"
25 Ocak 2026 Pazar - 11:48 ASO Başkanı Ardıç: "Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), 2025 Yılı İhracat Değerlendirme Raporu’nu yayımladı. Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansını bir önceki yılla karşılaştırmalı olarak ele alan raporda, sanayi odaklı büyüme modeli ile Ankara’nın yüksek teknolojili üretim kapasitesi öne çıktı. Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASO Başkanı Ardıç, ihracatın artık yalnızca rakamlarla değil; üretim gücü, teknoloji seviyesi ve katma değer kapasitesiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Ardıç, "İhracattaki her artış, arkasındaki sanayi yapısı ve üretimin niteliğiyle birlikte ele alındığında gerçek anlamını bulur" ifadelerini kullandı. 2025 yılı ihracat verilerinin, küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ve Ankara’nın ihracat performansını koruduğunu ve sanayi temelli büyüme modelini güçlendirdiğini belirten Ardıç, "Önümüzdeki dönemde teknoloji, verimlilik ve ölçek ekonomileri yoluyla yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünler ihracatının artması, hedef politika önceliği olarak değerlendirilmektedir" diye konuştu. "Ankara, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor" 2025 yılında Ankara’nın ihracatının bir önceki yıla kıyasla yüzde 24,3 artarak 17,5 milyar dolara ulaştığına ve Ankara’nın en çok ihracat yapan ilk 10 il arasında en yüksek artışı gerçekleştiren şehir olduğuna dikkat çeken Ardıç, bu güçlü artışın tesadüf olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bu tablo, Ankara sanayisinin dönüşüm kapasitesinin ve teknoloji yoğun üretim yapısının ihracatta belirleyici hale geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Ankara bugün; savunma, havacılık, makine, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji odaklı sanayi altyapısıyla, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor. Özellikle ülkemizde lider olduğumuz savunma sanayii ile geliştirilen ileri mühendislik, yazılım ve üretim kabiliyetlerinin diğer sektörlere de yayılması; yalnızca Ankara’nın değil, ülkemizin yüksek teknolojili ihracat kapasitesini büyütecek stratejik bir çarpan etkisi oluşturacaktır." "Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" Ankara Sanayi Odası’nın vizyonunun, Başkent’in yüksek teknolojili, katma değerli üretimin ve ihracatın merkezi konumunu güçlendirmek olduğunu ifade eden Ardıç, "Bu doğrultuda; kurulum çalışmalarını hızla sürdürdüğümüz ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, İhracat Destek Ofisimiz aracılığıyla sanayicilerimize devlet destekleri, pazar bilgisi ve yol haritası desteği sunuyor; Dış Ticaret İstihbarat Merkezimiz ile de uluslararası pazarlara ilişkin güncel ve güvenilir bilgiye erişimlerini sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Ardıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Zorlu küresel şartlara rağmen üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmeyen Ankaralı sanayicilerimizi yürekten kutluyorum. Ankara Sanayi Odası olarak bu yolculukta sanayicilerimizin yanında olmaya ve Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti olarak daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz." Sanayi ve teknolojiyle güçlenen ihracat ASO’nun raporunda, Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansının; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yüksek maliyet ortamına rağmen sanayi odaklı büyüme modelinin dayanıklılığını ortaya koydu. Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaşırken, sanayi sektörünün ihracat içindeki payı belirleyici olmaya devam etti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat payındaki artış, Türkiye’nin ihracatta nicelikten niteliğe geçiş sürecini sürdürdüğünü gösterdi. Raporda yer alan değerlendirmelerde, ihracatta sürdürülebilir büyümenin önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade birim fiyat, ürün niteliği ve pazar derinliği üzerinden sağlanabileceği vurgulandı. Avrupa Birliği başta olmak üzere ana pazarlarda Türkiye’nin yakın coğrafyadan tedarik avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetleri öne çıkarken; ihracata yönelik finansman mekanizmalarının etkinliği, pazar çeşitlendirme stratejileri ve yüksek teknolojili üretimi destekleyen politikaların, ihracatın kalıcı biçimde güçlenmesinde kritik rol oynayacağı ifade edildi.