EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz" 15 Mart 2026 Pazar - 12:21:55 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye yolunda zincirdeki her halkayı bir bir tamamlıyoruz" dedi. Türk enerji filosu, bir yandan Karadeniz’deki operasyonlarına aralıksız devam ederken diğer taraftan da Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi ile Somali açıklarında petrol aramaya hazırlanıyor. Uluslararası arenada operasyon yürütme kabiliyetine erişen enerji filosunun arkasında ise çok güçlü stratejik bir altyapı bulunuyor. Filyos Bakım Merkezi, sadece filodaki gemilerin değil her türlü ekipmanın da operasyonlara hazır halde tutulmasında görev üstleniyor. Yıldırım ve Osman Gazi sahaya çıkacak Zonguldak Filyos Limanı’nda kurulan Filyos Bakım Merkezi’nde, bugünlerde hummalı çalışmalar yürütülüyor. Merkez, filonun yeni üyelerinden olan ve boğazları geçtiği için kulesi sökülen Yıldırım’ı sefere hazır hale getirmeye çalışırken Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’yi de Sakarya Gaz Sahası’ndaki görevine hazırlıyor. Yıldırım’ın nisan ayında Karadeniz’deki ilk görevine uğurlanması bekleniyor. Osman Gazi’nin de yılın üçüncü çeyreğinde göreve başlaması planlanıyor. Çok amaçlı merkez Toplamda 60 bin metrekare alana kurulu olan Filyos Bakım Merkezi, enerji filosundaki gemilerin, deniz altı sistemleri ve çeşitli ekipmanlarının bakım, test ve revizyon işlemlerini gerçekleştiriyor. Merkez bünyesinde talaşlı imalat, kaynak, kumlama-boya ve yüzey kaplama atölyeleri bulunuyor. Ayrıca hidrolik, elektrik ve tahribatsız muayene birimleri ile birlikte sondaj ekipmanları ve gemi pervanelerine yönelik bakım çalışmaları da yürütülüyor. Özel test havuzları Merkezde sondaj makinesi test düzeneği ile sualtı robotları ve kuyu başı kontrol ekipmanlarının test edildiği özel test havuzları yer alıyor. Bu altyapı sayesinde sahada kullanılacak ekipmanlar operasyon öncesinde kapsamlı test süreçlerinden geçiriliyor. Uluslararası standartlarda Filyos Bakım Merkezi’nde tüm faaliyetler, petrol ve doğal gaz endüstrisinde kabul gören uluslararası kalite ve teknik standartlar çerçevesinde yürütülüyor. API Q1 ve API Spec 7-2 başta olmak üzere uygulanan standartlar bakım ve test süreçlerinde güvenlik, kalite ve operasyonel sürekliliğin temel dayanağını oluşturuyor. Daima hazır Filyos Bakın Merkezi sayesinde başta derin deniz sondaj gemileri ve sismik araştırma gemileri olmak üzere Türk enerji filosunun her bir parçası göreve hazır halde tutuluyor. Merkez, bakım sürelerini kısaltırken operasyonel verimliliği arttırıyor. Böylece hem bu alandaki dışa bağımlılık azaltıyor hem de maliyetler en aza indiriyor. "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz" Bakan Bayraktar, Filyos Bakım Merkezi’ne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Mavi vatan ve ötesinde arama ve üretim kabiliyetimizin sürekliliği, karada kurduğumuz güçlü bakım ve hazırlık altyapısıyla sağlanıyor. Enerji filomuzun yuvası haline gelen Filyos Bakım Merkezimizde, Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Bu merkezle dışa bağımlılığı azaltıyor, operasyonel sürekliliği güçlendiriyor ve yüksek katma değerli teknik hizmetleri ülkemizde üretir hale geliyoruz. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz."
15 Mart 2026 Pazar - 12:03 Bayram öncesi Gaziantep’te baklava mesaisi Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, baklavanın başkenti Gaziantep’te üretim yoğunluğu başladı. Bayram öncesi artan talebi karşılamak için üretim kapasitesini artıran Hamido Baklavaları üretimini 5-6 katına çıkardı. Türk mutfağının vazgeçilmez tatlıları arasında yer alan ve tescil almış olup adı Gaziantep’le özdeşleşen baklava üretiminde bayram yoğunluğu başladı. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen baklava siparişlerini yetiştirmek için kolları sıvayan Gaziantepli baklava ustaları, vardiya sistemine geçti. Hamido Baklavaları işletme sahibi Behzat Bozkurt, ustaların hummalı bir şekilde çalıştıklarını ve bayram dolayısıyla çeşitli illerden gelen siparişleri yetiştirebilmek için üretimi 5-6 kat artırdıklarını söyleyerek, günde 5 ton baklava üretimi yaptıklarını ifade etti. "Baklava üretiminde ciddi bir yoğunluk başladı" Ramazan bayramı dolayısıyla Gaziantep’te baklava üretiminde ciddi bir yoğunluk yaşandığını söyleyen İşletme Sahibi Behzat Bozkurt, "Ramazan Bayramı yaklaşırken Gaziantep’te baklava üretiminde ciddi bir yoğunluk başladı. Biz bayram döneminde vardiyalı sisteme geçtik. Normal günlere göre üretimimiz yaklaşık 5-6 kat artıyor. Şu anda günlük ortalama 5 ton civarında baklava üretimi yapıyoruz ve Türkiye’nin birçok şehrine, aynı zamanda yurt dışına sipariş gönderiyoruz" dedi. Bayram öncesi vatandaşların çok ucuz satılan baklavalara karşı dikkatli olması gerektiğini vurgulayan ve Gerçek Gaziantep baklavasını farklı kılan en önemli unsurun kullanılan ham maddeler olduğunu ve halk tarafından Hamido Baklavanın Gaziantep’teki en iyi üç baklavacı arasında gösterilmesinde en başta kalitenin çok büyük bir faktör olduğunu söyleyen Bozkurt, "Gaziantep baklavasını farklı kılan en önemli şey kullanılan ham maddedir. Gerçek Antep baklavasında boz iç Antep fıstığı, kaliteli sade yağ ve pancar şekeri kullanılır. Bunun yanında bu iş ciddi ustalık isteyen bir zanaattır. Bayram döneminde vatandaşlarımızın merdiven altı üretimlere dikkat etmesi gerekiyor. Çok ucuz baklava gördüklerinde mutlaka sorgulasınlar. Çünkü kaliteli baklava iyi ham maddeden ve ustalıktan gelir" ifadelerini kullandı. Artan maliyetlerin baklava fiyatlarına da yansıdığını söyleyerek, Gaziantep’te gerçek Antep baklavasının fiyatının ortalama bin 800 TL’den başladığını söyledi. Bozkurt, "Şu anda Gaziantep’te gerçek Antep baklavasının fiyatı ortalama bin 800 TL civarından başlıyor. Fıstık, sade yağ ve diğer maliyetler ciddi şekilde arttığı için kaliteli baklava belli bir fiyatın altında üretilemez. Bayramlar bizim kültürümüzde tatlıyla güzelleşir. Gaziantep baklavası da bu geleneğin en önemli temsilcilerinden biridir. Biz de Hamido Baklava olarak hem Türkiye’ye hem dünyaya gerçek Antep baklavasını ulaştırmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
15 Mart 2026 Pazar - 12:03 Muğla Büyükşehir, GES’lerden 17 milyon kW elektrik üretti Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Sonsuz Kaynağımız Güneş’ projesi kapsamında Mezbahane Tesisine kurduğu Güneş Enerjisi Santrali (GES), Türkiye’de TEDAŞ tarafından kabulü yapılan ve şebekeye bağlı çalışan ilk lisanssız elektrik üretim tesisi olarak tarihe geçmişti. Büyükşehir Belediyesi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak amacıyla mezbaha tesislerinin ardından Menteşe şehirlerarası otogar ve ardından Menteşe Denizova Mahallesinde kurduğu GES tesisleri ile güneş enerjisinden elde ettiği enerji üretimi ile son olarak yıllık 17 milyon kW enerji üretimi gerçekleştirdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurduğu GES ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü güneşten karşılayarak yılsonuna kadar yaklaşık 1 milyon TL üzerinde tasarruf sağlamayı hedefliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Bugüne kadar il genelinde kurduğumuz GES’lerden 17 milyon kilovat elektrik üretimi gerçekleştirdik ve yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde ettik. Ürettiğimiz bu enerji, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde faaliyet alanlarımızda kullandığımız elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye ulaştı. 2026 yılında da yatırımlarımıza devam ederek, planlamamız kapsamında 4 farklı arıtma tesisimizin çatısına daha GES kurulumu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın temiz enerji ve tasarruf odaklı vizyonu sayesinde, kaynaklarımızı verimli kullanarak Muğla’mız için tasarruflu çalışmaya ve yeni projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz" denildi.
15 Mart 2026 Pazar - 11:39 ASO Başkanı Ardıç: "Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir; fakat kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği ile Hindistan arasında siyasi mutabakata varılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye ve özelde Ankara sanayisine muhtemel etkilerini bütün boyutlarıyla ortaya koyan kapsamlı araştırma raporunu yayımladı. ’AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Türkiye Sanayisi İçin Riskler ve Stratejik Fırsatlar’ başlıklı rapor; küresel ticaret dengelerinde yaşanan değişimi, risk alanlarını, sektör bazlı rekabet dinamiklerini, Ankara sanayisine muhtemel yansımalarını ve yeni dönemde nasıl bir strateji izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticaret düzeninin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, Avrupa Birliği ile Hindistan STA’sının da yeni düzenin en somut işaretlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 2 milyar insanı kapsayan bu ekonomik entegrasyonun, yalnızca iki ekonomi arasındaki ticaret hacmini artırmakla kalmayacağını belirten Ardıç, AB-Hindistan STA’sının Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı Avrupa Birliği’nin tedarik zinciri mimarisini ve rekabet dinamiklerini önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. "Amacımız, sanayicimizi bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir" Ardıç, ASO’nun araştırma raporunun yalnızca bir analiz değil aynı zamanda Türkiye sanayisi için stratejik bir yol haritası niteliği taşıdığını vurgulayarak, "Raporumuz; güncel veriler, sektörel analizler, uluslararası karşılaştırmalar ve saha görüşmeleri ışığında ülkemiz sanayisi için risk ve fırsatları ortaya koyuyor ve somut bir eylem planı sunmayı hedefliyor. Amacımız, sanayicimizi bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir" diye konuştu. Etki ani değil, kademeli rekabet baskısı şeklinde hissedilecek ASO’nun raporunda, AB pazarının Türk sanayisi açısından taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Verilere göre AB’nin Türkiye’den ithalatı 115 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatı ise 81,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, Hindistan’ın STA ile bazı sektörlerde ihracat performansını artırabileceğine, bunun da Türkiye’nin güçlü bir tedarikçi olduğu AB pazarındaki konumunun zayıflayabileceğine işaret ediyor. Raporda, AB-Hindistan STA’sının Türkiye açısından oluşturacağı etkinin ani ve yıkıcı bir pazar kaybı şeklinde değil, daha çok kademeli bir rekabet baskısı olarak hissedileceği vurgulandı. Özellikle standart, fiyat duyarlılığı yüksek ve seri üretime konu olan ürün segmentlerinde, Türk firmalarının tercih avantajında aşınma yaşanabileceği; bunun da pazarlık gücünde zayıflama ve kar marjlarında daralma olarak ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu baskının her sektör için aynı olmayacağı, ürün grubuna ve katma değer düzeyine göre farklılaşacağı belirtildi. Hangi sektörler risk alanında? Raporda en önemli risk alanlarından birinin elektrikli makine ve cihazlar sektörü olduğuna dikkat çekildi. AB’nin Türkiye’den bu alandaki ithalatı 7,1 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatı ise 11,6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Hindistan’ın AB pazarındaki yıllık ihracat artış hızının yüzde 41,5, Türkiye’nin ise yüzde 8,2 seviyesinde kalmasının; bu sektörde Hindistan’ın çok daha yüksek bir ivme yakaladığını ortaya koyduğuna dikkat çekilerek, bu alanın acil müdahale gerektiren birinci öncelikli sektörlerden olduğu vurgulandı. Makine ve mekanik aksamlar ile belirli otomotiv aksamlarının da benzer şekilde rekabet baskısının artabileceği alanlar arasında olduğu ifade edildi. Rekabet artık sadece fiyatla belirlenmiyor ASO raporunda, yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat üzerinden okunamayacağına dikkat çekildi. Menşe kuralları, teknik standartlara uyum, sertifikasyon hızı, tedarik zinciri şeffaflığı ve teslim süresi gibi tarife dışı unsurların belirleyici rol oynadığı ve Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğu ifade edildi. AB müktesebatına uyum konusundaki tecrübesi, coğrafi yakınlığı ve hızlı teslimat kabiliyetinin, Türkiye sanayisinin elindeki stratejik kozlar arasında gösterildi. Türkiye’den Avrupa’ya kara yolu ile 48-72 saat içinde teslimat yapılabilmesi, Avrupalı üreticiler için kritik bir tedarik avantajı olarak değerlendirildi. Raporda, doğru destek mekanizmaları ve güçlü bir dönüşüm programıyla bu avantajların daha da güçlendirilebileceği vurgulandı. "Yeşil dönüşüm hızı, Hindistan’a karşı stratejik savunma hattı olarak kurgulanabilir" Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu da Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) oldu. 2026 yılı itibarıyla yeni ticaret denkleminin en kritik belirleyicilerinden biri haline gelen SKDM’nin, Türkiye açısından aynı zamanda önemli bir rekabet avantajı oluşturabileceği ifade edildi. Türkiye’nin özellikle demir-çelik sektöründe elektrik ark ocaklarına dayalı üretim altyapısının, Hindistan’ın kömüre daha bağımlı yapısına kıyasla önemli bir karbon avantajı sunduğu belirtildi. Raporda, Türkiye’nin bu avantajını koruması ve yeşil dönüşümünü hızlandırması halinde, Hindistan’ın tarife avantajının SKDM maliyetleriyle kısmen hatta tamamen dengelenebileceğine dikkat çekildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, bu noktada yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, "Yeşil dönüşüm hızı, Hindistan’a karşı stratejik savunma hattı olarak kurgulanabilir. Rekabet gücümüzü korumanın yolu, katma değerli ve düşük karbonlu üretimi hızlandırmaktan geçmektedir" şeklinde konuştu. Hindistan yalnızca rakip değil, aynı zamanda büyük bir fırsat alanı Raporda, AB-Hindistan STA’sının yalnızca riskler doğurmadığı, aynı zamanda Türkiye sanayisi için yeni fırsat kapıları da araladığı vurgulandı. Hindistan’ın 1,4 trilyon dolarlık ulusal altyapı yatırım programının, 500 GW’lık yenilenebilir enerji hedefinin ve ’China+1’ stratejisi kapsamında yeni tedarik ortakları arayışının; Türkiye ve Ankara sanayisi için önemli bir iş birliği zemini oluşturduğu ifade edildi. İnşaat makineleri, tarım teknolojileri, enerji ekipmanları ve müteahhitlik hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanda Hindistan pazarının Türkiye açısından önemli fırsatlar taşıdığı belirtildi. Ankara’nın mühendislik gücü, esnek üretim kapasitesi ve AB standartlarında üretim yapabilme kabiliyetinin bu pazarda önemli avantaj sağlayabileceği kaydedildi. Bu fırsatların değerlendirilebilmesi için Hindistan pazarına yönelik daha hazırlıklı, seçici ve stratejik bir yaklaşım gerektiği; yerel içerik şartları, eyalet bazlı düzenleme farklılıkları ve ortaklık modellerinin dikkatle ele alınmasının şart olduğu vurgulandı. ASO Teknoloji Üssü raporda öne çıktı ASO tarafından hazırlanan raporda, sanayinin rekabet gücünü artıracak en önemli unsurlardan birinin katma değerli üretime geçiş olduğu vurgulandı. Bu kapsamda Ankara sanayisinin teknoloji kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen ASO Teknoloji Üssü projesi de raporda önemli başlıklar arasında yer aldı. Raporda, firmaların test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler alt sistem geliştirme kabiliyetlerini artıracak bir teknoloji ekosisteminin kurulmasının, küresel rekabette Türkiye’nin konumunu güçlendireceği ifade edildi. "Rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümüyor" Ardıç, teknoloji ve inovasyonun sanayinin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, "Bugün rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümüyor. Teknoloji geliştirme kapasitesi, sertifikasyon altyapısı ve Ar-Ge yetkinliği artık belirleyici hale geldi. ASO Teknoloji Üssü projemizle Ankara sanayisinin katma değerli ve yüksek teknolojili üretim kapasitesini güçlendirmeyi ve firmalarımızın küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. ASO’dan 6 başlıkta stratejik yol haritası Ankara Sanayi Odası’nın hazırladığı raporda, risk tespitlerinin yanı sıra somut ve uygulanabilir bir yol haritası da sunuldu. Raporda yer alan politika önerileri altı ana başlık altında toplandı; Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, Türkiye’nin maruz kaldığı yapısal asimetrinin azaltılması, AB-Hindistan STA sürecinin yakından izlenmesi ve sektörel etki analizlerine dayalı stratejik politika çerçevesinin oluşturulması, risk altındaki sektörlere yönelik geçiş destek paketi hazırlanması, Yeşil Dönüşüm ve SKDM Uyum Fonu kurulması, katma değerli üretimi hızlandıracak test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler alt sistem ekosisteminin geliştirilmesi, aylık veri takibine dayalı bir Erken Uyarı Mekanizması’nın kurulması. "Hedefimiz, Ankara sanayisini ve ülkemiz ekonomisini bu dönüşüm sürecinden güçlü şekilde çıkarmaktır" ASO Başkanı Ardıç, raporun ortaya koyduğu yaklaşımın yalnızca bir alarm çalışması olmadığını vurgulayarak, "Bu rapor, üyelerimiz, politika yapıcılar ve ülkemiz sanayisi için detaylı bir durum analizi ve somut bir yol haritasıdır. Hedefimiz, Ankara sanayisini ve ülkemiz ekonomisini bu dönüşüm sürecinden güçlü şekilde çıkarmaktır. Bu kapsamlı çalışmanın; başta politika yapıcılar, sanayicilerimiz, akademi dünyası ve uluslararası muhataplarımız olmak üzere tüm paydaşlar için ortak bir akıl zemini oluşturacağına, stratejik bir rehber niteliği taşıyacağına inanıyorum. Unutmayalım ki yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir; fakat kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır" şeklinde konuştu.
TORKU’ya siyah tabutlu eylem
24 Ocak 2026 Cumartesi - 15:55 TORKU’ya siyah tabutlu eylem TORKU tarafından işletilen Soma Termik Santrali’nde örgütlü bulunan TES-İŞ Sendikası, toplu iş sözleşmesinden doğan geçmişe dönük maaş farklarının tek seferde ödenmemesine tepki gösteren işçiler santral önüne siyah tabut ve siyah çelenk bıraktı. TORKU tarafından işletilen Soma Termik Santrali’nde örgütlü TES-İŞ Sendikası, toplu iş sözleşmesinden doğan geçmişe dönük maaş farklarının taksitlendirilmesine karşı santral önünde siyah tabutlu eylem yaptı. Sendika, "Bu bir lütuf değil, işçinin alın terinin geciktirilmesidir. İşçinin hakkı şirketin keyfine bırakılamaz" mesajını verdi. Eylemde konuşan TES-İŞ Soma Şube Başkanı Mustafa Girginler, işçilerin alın terinin geciktirilmek istendiğini belirterek sert açıklamalarda bulundu. "Bugün buraya keyfimizden gelmedik" Eylemin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Girginler, "Değerli emekçi kardeşlerim, bugün burada keyfimizden toplanmadık. Bugün burada hakkımızı istemek, alın terimizin hesabını sormak için toplandık. Bu santralde gecemizi gündüzümüze kattık. Soğukta, sıcakta, bayramda, tatilde çalıştık. Ürettik, kazandırdık, bu çark dönsün diye omuz verdik" dedi. "Bu bir lütuf değil, hakkın geciktirilmesidir" Toplu iş sözleşmesinden doğan maaş farklarının taksitlendirilmek istenmesine tepki gösteren Girginler, "Toplu iş sözleşmesinden doğan geçmişe dönük ücret farklarımızı, kanunda yeri olmayan bir şekilde tek seferde değil, üç taksitte ödemek istiyorlar. Buradan açıkça söylüyorum: Bu bir lütuf değil, bu bir iyilik değil. Bu, işçinin alın terinin geciktirilmesidir" diye konuştu. Kanun ve sözleşmenin açık olduğunu ifade eden Girginler, işverenin keyfi tutumunu kabul etmeyeceklerini belirterek, "Kanun açık, toplu sözleşme açık, hak edişimiz açık. Ama şirket ‘Ben böyle uygun gördüm’ diyor. Biz de buradan diyoruz ki; işçinin hakkı şirketin keyfine bırakılamaz" ifadelerini kullandı. Siyah tabut ve çelengin anlamı Eylemde kullanılan siyah tabut ve siyah çelengin sembolik bir mesaj taşıdığını dile getiren Girginler, "Önümüze koyduğumuz siyah tabut, emeğin görmezden gelinmesini, işçinin hakkının mezara gömülmek istenmesini simgeliyor. Siyah çelenk ise adaletin geciktirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine karşı bir uyarıdır" dedi. "Hakkımız ödenene kadar mücadele sürecek" TES-İŞ Soma Şubesi olarak sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayan Girginler, "Biz kavga etmeye, yakıp yıkmaya gelmedik. Ama susmaya da gelmedik. Hakkımız tam ve eksiksiz ödenene kadar bu mücadele bitmeyecek. Bugün buradayız, yarın daha kalabalık oluruz" şeklinde konuştu. Konuşmasını birlik ve dayanışma vurgusuyla tamamlayan Girginler, "Çünkü biz bir aradayız. Çünkü biz haklıyız. Çünkü emeğin gücü, sermayenin keyfinden büyüktür. Bu birlik bozulmadıkça hiçbir hak yerde kalmaz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın işçinin onurlu direnişi" dedi.
Düzgün marketler 25’nci şubesini törenle açtı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 14:55 Düzgün marketler 25’nci şubesini törenle açtı Düzgün Marketler zinciri 25’nci şubesini Palandöken ilçesi Yıldızkent Yeni bulvar bölgesinde hizmete açtı. Açılış törenine; Anayasa Mahkemesi Üyesi Yılmaz Akçil, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı, ETSO Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, Erzurum 1. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç, Düzgün Marketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İskender Düzgün, PERDER Genel Başkanı Ömer Düzgün, STK ve siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış töreninde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, şehrin istihdam ve gelişimine katkı sağlayan yatırımlarından dolayı memnuniyet duyduklarını belirterek Düzgün Marketler grubuna teşekkür etti. Düzgün Marketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İskender Düzgün ise "Erzurumlu vatandaşlarımıza hizmet için bugün 25’nci şubemizi Yıldızkent bölgemizde açıyoruz. Önümüzdeki süreçte de yatırımlarımızı artırarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Şehrimizin kalkınması noktasında elimizden gelen çabayı ortaya koymaya devam edeceğiz" diye konuştu. Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı’nın duasının ardından yeni şubenin açılış kurdelesi törene katılan protokol tarafından kesildi.
Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su oldu
24 Ocak 2026 Cumartesi - 13:51 Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su oldu Aksa Enerji, 2030 stratejik hedefleri kurumsal yönetişim yapısını dönüştürmek amacıyla üst yönetiminde önemli bir yeniden yapılanmaya gitti. Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su oldu. 2026 yılı sonu itibarıyla 11 ülkede 22 santral ve 4200 MW’ı aşan kurulu güce ulaşacak olan Aksa Enerji, kurumsallaşma hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısının dönüşümünü sağlamak amacıyla üst yönetiminde değişiklikler yaptı. Bu kapsamda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi Cemil Kazancı tarafından yürütülürken, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanlığı ve CEO’luğu görevlerine, Naci Ağbal atandı. Naci Ağbal ayrıca Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürecek. Naci Ağbal, şirketin devam eden yatırımlarının hızlı bir şekilde devreye alınmasını, global operasyonların büyümesi ve şirketin 2030 hedeflerine ulaşması için atılan adımların daha da ileri taşınmasını hedeflemektedir. Naci Ağbal yeni görevine 26 Ocak 2026 tarihinde başlayacak. Aynı zamanda, şirketin stratejik hedeflerine daha çevik ve etkin bir yönetim organizasyonuyla ilerlemesi amacıyla İcra Kurulu da yeniden düzenlendi. Serdar Nişli İcra Kurulu Üyesi olarak görevine devam ederken; Cevdet Yalçın (CFO), Soner Yıldız (CIO) ve Senlav Güner (COO) Aksa Enerji’deki mevcut pozisyonlarına ek olarak İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Yeni Aksa Enerji İcra Kurulu oluşturulurken, kurumsal yönetim ilkelerine uyumun artırılması ile şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde operasyonel etkinliği ve hızlı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflendi. Tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer üretmeyi odağına alan bu yeni yönetim yapısı ile Aksa Enerji’nin global rekabet gücünü daha ileri bir seviyeye taşıması hedefleniyor.
MÜSİAD Antalya’dan iş dünyasını buluşturan dost meclisi etkinliği
24 Ocak 2026 Cumartesi - 13:04 MÜSİAD Antalya’dan iş dünyasını buluşturan dost meclisi etkinliği MÜSİAD Antalya Şubesi tarafından düzenlenen Dost Meclisi – Mangal Etkinliği, iş dünyası ve siyasetin önemli isimlerini bir araya getirdi. Çok sayıda MÜSİAD üyesinin katılım sağladığı program, birlik ve beraberlik vurgusuyla dikkat çekti. Etkinliğe, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz ile milletvekilleri Atay Uslu ve Kemal Çelik de katıldı. Programda konuşan MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, MÜSİAD’ın sadece bir iş insanları platformu değil, aynı zamanda üretimi, istihdamı ve toplumsal dayanışmayı önceleyen güçlü bir sivil toplum yapısı olduğunu vurguladı. Akgül, derneğin yerel ve ulusal ölçekte yürüttüğü projeler, girişimcilere sunulan destekler ve iş dünyasını güçlendirmeye yönelik çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinlikte söz alan Ali İhsan Yavuz ise konuşmasında, Türkiye ekonomisinin büyümesinde iş dünyasının stratejik rolüne dikkat çekti. Yavuz, güçlü bir ekonomik yapı için üretim, yatırım ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yaparak, sivil toplum kuruluşları ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin ülkenin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, üyeler arasındaki dayanışmayı pekiştirirken, yeni iş birlikleri ve ortak projeler için de önemli bir zemin oluşturdu. Program, networking görüşmeleri ve karşılıklı istişarelerle sona erdi.
Murzioğlu: "Dijitalde güçlenen firmalar geleceği yakalıyor"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:33 Murzioğlu: "Dijitalde güçlenen firmalar geleceği yakalıyor" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, dijital dönüşümünü tamamlayan firmaların sadece bugünü değil geleceği de kazandığını belirterek, e-ticaret ve dijital pazarlama alanlarında güçlenen işletmelerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha etkin konuma yükseldiğini ifade etti. Samsun TSO koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren Avrupa İşletmeler Ağı (AİA) Karadeniz Projesi kapsamında Samsunlu firmaların dijital becerilerinin geliştirilmesi, dijital dünyada daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelmelerini desteklemek amacıyla "E Ticaret ve Dijital Pazarlama Stratejileri" bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Samsun TSO Toplantı Salonu’nda düzenlenen eğitim programında, deneyimli eğitmen Miray Hazal Akkahve’nin sunumuyla katılımcılara, ‘E-Ticaret Ekosistemi ve Fırsatlar’, ‘Pazar Yerlerine Giriş ve Hesap Yönetimi’, ‘E-Ticarette Başarılı Ürün Stratejileri’, ‘Dijital Pazarlama ve Görünürlük Artırma’, ‘E-İhracata Giriş’ başlıklarında geniş bir perspektifte bilgiler aktarıldı. "Dijitalde güçlenen firmalar geleceği yakalıyor" Toplantının sonunda konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, dijitalleşmenin işletmeler için artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak, "Odamız, Avrupa İşletmeler Ağı Karadeniz Projesi’nin koordinatör kuruluşu olarak, bölgemizdeki firmaların rekabet gücünü artırmaya, yenilikçi ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirmelerine katkı sağlamaya devam ediyor. Dijital dönüşüm, günümüz iş dünyasında firmalarımızın ulusal ve uluslararası pazarlarda varlık gösterebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda üyelerimize yönelik düzenlediğimiz eğitim ve bilgilendirme toplantılarıyla, e-ticaret, dijital pazarlama ve e-ihracat gibi alanlarda farkındalık oluşturmayı ve firmalarımızın bu alanlarda yetkinlik kazanmasını hedefliyoruz. Yeni yılın ilk eğitiminde ‘E Ticaret ve Dijital Pazarlama Stratejileri’ başlığıyla üyelerimizle bir araya gelmekten memnuniyet duyuyoruz. Katkı sunan değerli eğitmenimize ve programa ilgi gösteren tüm üyelerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Bursa’da tarımın kalbi güçleniyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:55 Bursa’da tarımın kalbi güçleniyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, ‘Geçinen Bursa’ hedefi doğrultusunda kentin önemli tarımsal üretim merkezlerinden birisi olan Yenişehir’e ‘Yaş Sebze Meyve Ticareti ve Toptancı Hali’ kazandırıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentte kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarımsal verimliliği artırmak hedefiyle projeler geliştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz Ağustos ayında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel arasında imzalanan ortak hizmet protokolü kapsamında ‘Yaş Sebze Meyve Ticareti ve Toptancı Hali’ çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, 40 bin metrekarelik proje alanını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Esnafla da bir araya gelerek sohbet eden Başkan Mustafa Bozbey ve Başkan Ercan Özel, sorunları yerinde dinleyerek çözüm önerilerini anlattı. Yenişehir Belediyesi tarafından Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilen 40 bin metrekarelik alanda projelendirme sürecinin devam ettiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Mustafa Bozbey, imar durumunun bu ay itibariyle kesinleştiğini açıkladı. Yakın zamanda projeleri tamamlayarak inşaata başlayacaklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Esnafımızın istediği ölçülerde ve istedikleri standartlarda hayata geçireceğiz. Esnafın güvenle çalışabileceği bir ortamı oluşturmak istiyoruz. Önümüzdeki yıl toptancı halinin açılışını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yenişehir’in önemli bir tarım kenti olduğunu ifade eden Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, taleplerini Başkan Mustafa Bozbey’e ilettiklerini, 40 bin metrekarelik alanın üst kullanım hakkını Büyükşehir Belediyesi’ne verdiklerini ifade etti. Başkan Mustafa Bozbey’e ilgi ve alakasından dolayı teşekkür eden Ercan Özel, ilçeye şimdiden hayırlı olmasını diledi.